18 Aralık 2019 Çarşamba

ORGANİK TARIM YETİŞTİRİCİLİĞİ


BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı; ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
Madde 2 — Bu Yönetmelik; her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi ile kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya temini, orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün toplanması, bu ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması, pazarlanması, kontrolü, sertifikalandırılması, denetimi ile cezai hükümlere ilişkin teknik ve idari hususları kapsar.
Dayanak
Madde 3 — Bu Yönetmelik, 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde 4 — Bu Yönetmelikte geçen;
Bakanlık: Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,
İl Müdürlüğü: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Müdürlüğünü,
Komite: Organik Tarım Komitesini,
Kanun: Organik Tarım Kanununu,
Organik tarım faaliyetleri: Toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemlerini,
Organik tarım metodu: Organik tarımın uygulanması esnasındaki faaliyetlerin tümünü belirten metodu,
Konvansiyonel tarım metodu: Organik tarım metodu dışındaki tüm metotları,
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu: Organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek ve sertifikalandırmak üzere Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Kontrol kuruluşu: Organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek üzere, Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Sertifikasyon kuruluşu: Tüm kontrolleri tamamlanmış organik ürün veya girdiyi, kontrol kuruluşunun yaptığı kontrol ve bu kontrole ilişkin bilgi ve belgeler ile gerek duyulan hallerde yaptıracağı analizlere dayanarak sertifikalandırmak üzere Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Yetkilendirilmiş kuruluş: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu olarak Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Kontrol: Organik tarım faaliyetlerinin bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, düzenli kayıtların tutulması, sonuçların rapor edilmesi, gerek görülmesi halinde ürünün organik niteliğinin laboratuvar analizleri ile test edilmesini,
Kontrolör: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu adına veya kontrol kuruluşu adına, organik tarım faaliyetlerinin her aşamasının ilgili mevzuata göre uygulanmasını kontrol etmek üzere, Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek kişiyi,
Sertifiker: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu adına, kontrolü tamamlanmış ürünün veya girdinin organik olduğunu onaylamak üzere, Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek kişiyi,
Denetim: Organik tarım faaliyetlerinin, bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmek amacıyla, yetkilendirilmiş kuruluşlar, işletmeler ve müteşebbisler ile kontrolör ve sertifikerlerin, Bakanlık veya Bakanlık tarafından denetim yetkisi verilen kuruluşlarca yapılan her türlü denetimini,
İşletme: Yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolü altında, söz konusu kuruluşlarla sözleşme yapılmak suretiyle organik ürün üretilen, işlenen, depolanan ve pazarlanan yerleri,
Müteşebbis: Organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiyi,
Organik bitkisel üretim: İnsan gıdası, hayvan yemi, bitki besleme, çoğaltım materyali elde edilmesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere organik hammadde temini, tıbbi ve bilimsel amaçlarla her aşaması bu Yönetmeliğe göre üretilen, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan üretim faaliyetini,
Organik hayvansal üretim: Damızlık hayvan veya sperma kullanılarak hayvan üretilmesi, hayvansal ürünlerden insan gıdası ile hayvan ve bitki besleme ürünleri üretilmesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere ve bilimsel çalışmalara organik hammadde temini, her aşaması bu Yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan üretim faaliyetini,
Organik su ürünleri üretimi: Denizler, iç sular, havuz, ağ kafes, baraj, göl, gölet, dalyan ve çiftliklerde organik tarım metoduyla yetiştirilen balık, su bitkisi, sünger, yumuşakça, kabuklu, memeliler gibi canlılarla bunlardan imal edilen ürünlerden, insan gıdası, stok takviyesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere organik hammadde temini, sportif, tıbbi ve bilimsel amaçlarla, her aşaması bu Yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluşun denetiminde kontrol edilen ve sertifikalandırılan üretim faaliyetlerini,
Sertifikasyon: Bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve girdinin mevzuata uygun olarak belgelendirilmesini,
Sertifika: Bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve organik girdinin mevzuata uygun olduğunu gösteren belgeyi,
Çalışma izni: Bu Yönetmeliğe göre çalışacak kontrolör, sertifiker ile yetkilendirilmiş kuruluşlara, Bakanlık tarafından verilen izni,
Organik ürün: Organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilmiş ham, yarı mamul veya mamul haldeki sertifikalı ürünü,
Konvansiyonel ürün: Konvansiyonel tarım metotları ile üretilmiş ürünü,
Geçiş süreci: Bu Yönetmelik hükümlerine göre faaliyete başlanmasından, ürünün organik olarak sertifikalandırılmasına kadar geçen dönemi,
Organik girdi: Organik tarım faaliyetlerinde kullanılan materyali,
Organik ürün etiketi: Organik ürün veya ambalajı üzerinde yer alan, ürünü tanıtan veya içindekini belirten herhangi bir kelime, detay, ticari marka, tescilli marka, paket üzerinde yer alan resim, sembol, doküman, ilan, tabela veya tasma gibi her türlü yazılı ve basılı bilgi ve materyali,
Organik ürün logosu: Bu Yönetmeliğin Ek- 3 (C) bölümünde yer alan basılı işaretleri,
Biyolojik mücadele: Zararlı, hastalık, yabancı ot ve diğer canlıların kullanılmasıyla, zararlı etmenin ekonomik zarar seviyesinin altında tutulabilmesi için yapılan mücadele stratejisini,
Biyoteknik yöntemler: Hedeflenen zararlı türlere karşı, tuzak ve tuzak sistemleri, feromonlar, cezbediciler, uzaklaştırıcılar, beslenmeyi ve yumurtlamayı engelleyiciler kullanılarak yapılan mücadeleyi,
Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO): Çiftleşme ve/veya doğal melezlemelerle yani türlerin kendi içindeki gen alışverişleriyle meydana gelmeyen, biyoteknolojik yöntemler kullanılarak farklı türlerden ve mikroorganizmalardan alınan genlerle yeni bir genetik materyal kombinasyonu yaratılmış olan herhangi bir canlı organizmayı,
GDO ürünleri: GDO içeren, GDO’lardan oluşan veya GDO’lardan elde edilen ürünleri,
ifade eder.
İKİNCİ KISIM
Organik Tarımın Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Faaliyetlerine Göre Genel Üretim
Organik tarımın genel kuralları
Madde 5 — Organik tarımın genel kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Bu Yönetmelikte belirtilen kurallara uymak kaydıyla tüm ülke sathında organik tarım metodu uygulanabilir. Çevre kirliliğinden şüphe duyulan alanlarda organik tarım yapılıp yapılmayacağına, kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu tarafından karar verilir.
b) Organik tarım, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşme esasına dayanır. Bu sözleşme; tarımsal faaliyetin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder.
c) Organik tarım, yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolünde yapılır.
d) Konvansiyonel üretimde kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar, bu Yönetmeliğin Ek-8’inde verilen maddeler ile yıkanıp temizlendikten sonra organik üretimde kullanılır.
Organik tarıma başlama
Madde 6 — Organik tarıma başlama kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Aşağıda yer alan bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip sözleşme imzalanır. Bu bilgi ve belgeler;
1) Müteşebbisin adı, adresi, T.C. kimlik numarası ve vergi numarasını içeren kimlik bilgi ve belgeleri,
2) İşletmenin yeri ve konumu,
3) Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda ise araziye ait kroki,
4) Müracaat edilen arazinin veya arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna dair bilgi ve belgeleri,
5) Gıda işleyen işyeri ise "Çalışma İzni ve Gıda Sicili Belgesi", "Üretim İzin Belgesi".
Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce sözleşme imzalamış olan müteşebbisler en geç altı ay içerisinde yukarıda belirtilen bilgi ve belgeleri tamamlamak zorundadır.
b) Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu, başvuruda bulunan müteşebbisin organik tarım metoduyla üretime başlayıp başlayamayacağına karar verir.
c) Organik tarıma başlaması uygun bulunan müteşebbis, başvurduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu ile sözleşme yapar. Müteşebbis, organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu ile de yapabilir. Bu durumda, müteşebbis üretici grubu adına kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu ile sözleşme yapar. Müteşebbis; aracı tüccar, depolama, işleme ve benzeri fason hizmetleri yaptırdığı gerçek ve tüzel kişi ile de sözleşme yapar.
d) Yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme imzalamış olan, orman ve doğal alanlardan ürün toplayacak müteşebbis, ürün toplamadan önce, bu alanların mülkiyetinin veya kullanma hakkının ait olduğu makamdan yazılı izin alır. Söz konusu alanlardan toplanan ürünler için geçiş süreci, alanın özelliğine göre, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından belirlenir.
e) Su ürünleri üretimi yapacak müteşebbis, kamuya ait alanda üretim yapacaksa, ilgili kurumdan alınacak yazılı izin ile yetkilendirilmiş kuruluşa başvurarak sözleşme imzalar. Su ürünleri için geçiş sürecini, tür özelliğine göre, yetkilendirilmiş kuruluş belirler.
f) Yetkilendirilmiş kuruluş, her bir üretim aşaması için, ayrı ayrı sözleşme yapabileceği gibi, her faaliyeti ayrı ayrı belirtmek kaydıyla tek bir sözleşme de yapabilir. Yetkilendirilmiş kuruluş, müteşebbise ister bağımsız, ister üretici grubu dahilinde olsun, Komitece hazırlanacak ve yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirilecek kodlama sistemine göre, bir kod numarası verir.
Geçiş süreci ile ilgili işlemler
Madde 7 — Yetkilendirilmiş kuruluş sözleşme yaptığı; organik bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi yapan, orman ve doğal alanlardan ürün toplayan müteşebbisi geçiş sürecine alır. Bitkisel üretimde organik tarıma başlanmasından oniki ay sonra elde edilen ürünler geçiş süreci ürünü olarak değerlendirilir. Geçiş süreci ürünü, "Organik tarım geçiş süreci ürünüdür" etiketiyle pazarlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Metoduyla Bitkisel Üretim
Organik bitkisel üretim kuralları
Madde 8 — Organik bitkisel üretim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik bitkisel üretim, yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapılarak onun kontrolünde yapılır.
b) Organik bitkisel ürün yetiştiriciliği yapacak müteşebbis geçiş sürecine alınır. Geçiş süreci, tek yıllık bitkiler ile mera ve yem bitkilerinde iki yıl, çok yıllık bitkilerde üç yıldır. Tek yıllık bitkiler ekim tarihi, çok yıllık bitkilerde hasat tarihi göz önüne alınır.
c) Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu; arazinin önceki yıllardaki kullanım durumu, yapılan uygulamalar, bölgedeki genel durum ve yetiştirilen ürünler, risk durumları, konu ile ilgili müteşebbis kayıtları ve raporlarının incelenmesi neticesinde geçiş sürecini uzatabilir ya da kısaltabilir.
d) Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından, aşağıdaki kriterlere göre daha önceki faaliyetlerin yer aldığı sürenin geçiş döneminin bir parçası olarak kabul edilmesine karar verilir.
1) Ek-1 (A) ve (B) bölümlerinde bulunan girdilerin dışındaki girdilerin geriye dönük olarak en az üç yıl kullanılmadığının belgelenmesi halinde, bu süreç, geçiş sürecinin bir parçası olarak kabul edilir,
2) Üretim parsellerinin zorunlu çevre koruma ve kırsal alanların korunmasına ilişkin alanlar içerisinde yer aldığının resmi bir belge ile belgelendirilmesi neticesinde bu süreç, geçiş sürecinin bir parçası olarak kabul edilir.
e) Organik tarıma geçmiş veya geçiş dönemi içerisinde bulunan ve Ek-1 (A) ve (B) bölümlerinde yer almayan girdilerin hastalık veya zararlı kontrolünde kullanılmasının devletçe zorunlu kılındığı hallerde yeniden belirlenecek geçiş süreci kontrol ve sertifikasyon veya kontrol kuruluşunun teklifi ile komite tarafından azaltılabilir.
f) Bir işletmede, organik tarım metodu ile üretilen ürün ile aynı tür ve çeşitten olan yada bu ürünlerden kolaylıkla ayırt edilemeyen konvansiyonel ürünler bir arada üretilemez. Ancak, çok yıllık bitkisel ürünlerin üretiminde,
1) Müteşebbisin, işletmenin tamamını engeç beş yıllık plan dahilinde organik üretime geçireceğini taahhütte bulunması halinde,
2) Her birimden hasat edilen ürünlerin ayrı ayrı yerlerde tutulmasını sağlayacak önlemlerin alınması halinde,
3)Yetkilendirilmiş kuruluşun, ürünlerden her birinin hasadından en az 48 saat önce haberdar edilmesi halinde,
4) Müteşebbisin, hasadın tamamlanmasından hemen sonra, elde edilen ürünlerin kesin miktarı ile ayırt edici özellikleri konusunda yetkilendirilmiş kuruluşu bilgilendirmesi ve bu ürünlerin diğerlerinden ayrı tutulması için gerekli önlemlerin alındığını teyit etmesi halinde,
aynı ürünün organik ve konvansiyonel üretiminin aynı işletmede yapılmasına yetkilendirilmiş kuruluş tarafından izin verilir.
Tarımsal araştırma yapılması düşünülen alanlar ile tohum, vegetatif üretim materyalleri ve transplantasyon materyallerinin üretileceği durumlarda (f) bendinin (2), (3) ve (4) numaralı alt bentlerinde yer alan şartlar aranır.
Toprak koruma, hazırlama ve gübreleme
Madde 9 — Organik bitkisel üretimde toprak koruma, hazırlama ve gübreleme kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılan kontrollerde arazide toprak koruma tedbirleri alınıp alınmayacağına karar verilir.
b) Organik bitkisel üretimde, gereksiz ve toprakta erozyona neden olacak şekilde toprak işleme yapılamaz.
c) Toprağın verimliliği ve biyolojik aktivitesi aşağıda belirtilen yöntemlerle sağlanır.
1) Çok yıllık ekim rotasyon programı içerisinde baklagil ve derin köklü bitkilerin yetiştirilmesi veya yeşil gübreleme yapılmalıdır.
2) Tek ürün için, yılda hektar başına 170 kg saf azotu geçmeyecek şekilde organik hayvansal üretimden elde edilen gübre kullanılmalıdır.
3) Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapılan arazilerden elde edilen karışık veya karışık olmayan organik materyallerin kullanılması gerekmektedir.
d) Organik bitkisel üretim yapılacak alanlarda, (c) bendindeki önlemlere rağmen yeterli toprak verimliliği ve biyolojik aktivitenin sağlanamaması halinde, bu Yönetmeliğin Ek-1 (A) bölümünde yer alan gübre ve toprak iyileştiriciler kullanılabilir.
e) Kompost aktivitasyonu için, genetiği değiştirilmemiş uygun bitkisel kaynaklı karışım veya mikroorganizma karışımları kullanılabilir.
f) Toprak koşulları ile topraktaki veya bitkideki besin maddelerinin yararlılığının artırılması için Ülkemiz tarımsal üretiminde genel olarak kullanımına izin verilmiş olan mikroorganizma preparatları yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile kullanılabilir.
g) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde Ek-1 (A) bölümünde yer almayan gübreleme veya toprak iyileştirme ürünleri; bu Yönetmelikte bahsedilen uygulamalarla karşılanamayan ürünün özel besin ihtiyacı veya özel toprak iyileştirme amaçları için gerekli ve kullanımları çevre üzerinde bulaşma veya kabul edilemez etkiler oluşturmuyorsa veya teşvik etmiyorsa, komitenin onayı ile kullanımına izin verilir.
h) Organik gübre ve toprak iyileştiricilerin üretimi, ithalatı ve ihracatı için Bakanlıktan izin alınır. Bu izinlerden sonra, organik tarımda kullanılacak organik gübre ve toprak iyileştiricileri için yetkilendirilmiş kuruluş tarafından uygunluk belgesi veya sertifika verilir.
Ekim ve dikim
Madde 10 — Organik bitkisel üretim ekim ve dikim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik tarımsal çoğaltım materyallerinin özellikleri aşağıdaki şekilde olmalıdır.
1) Tohum; genetik olarak yapısı değiştirilmemiş, döllenmiş hücre çekirdeği içindeki DNA dizilimine dışarıdan müdahale edilmemiş, sentetik pestisitler, radyasyon veya mikrodalga ile muamele görmemiş biyolojik özellikte ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmiş olmalıdır.
2) Fide; organik tohum veya ana bitkiden elde edilmiş, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretimi sırasında sentetik besleme ve büyütme maddeleri ile hormonların kullanılmadığı, toprak ve iklim koşullarına uygun olmalıdır.
3) Fidan ve anaç; organik materyallerden elde edilmiş, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmiş, üretimi sırasında sentetik bitki besleme ve büyütme maddeleri ile hormonlar kullanılmamış, toprak ve iklim koşullarına uygun olmalıdır.
b) Kullanılacak tohum, fide, fidan, anaç, misel, çelik, yumru gibi çoğaltım materyali organik tarım metoduyla üretilmiş olmalıdır. Ancak fide dışındaki çoğaltım materyallerinin, organik olarak elde edilememesi durumunda konvansiyonel üretimden gelen, Ek-1 (A) ve (B) bölümlerinde yer alan maddelerin dışındaki herhangi bir sentetik kimyasal madde ile muamele görmemiş çoğaltım materyali kullanılabilir.
c) Organik tarımda GDO’lu çoğaltım materyalleri kullanılmaz.
Bitki koruma
Madde 11 — Organik üretimde bitki koruma kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır.
1) Hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalıdır.
2) Uygun ekim nöbeti hazırlanmalıdır.
3) Uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır.
4) Kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları uygulanmalıdır.
b) Bitki hastalık ve zararlıları ile yabancı otlara karşı yukarıda belirtilen hususların uygulanamaması veya yetersiz kalması halinde bu Yönetmeliğin Ek-1 (B) bölümünde belirtilen girdiler kullanılır.
c) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde Ek-1 (B) bölümünde yer almayan ürünler, zararlı, hastalık ve yabancıot mücadelesi veya hayvan bina ve barınaklarının temizlenme ve dezenfeksiyonunda kullanılacak ise aşağıdaki koşulları sağlaması halinde komitenin onayı ile Ek-1 (B) bölümüne ilave edilebilir.
1) Zararlı, hastalık ve yabancıotların mücadelesi için gerekli, diğer kültürel, biyolojik mücadele metotları veya yetiştirme alternatifleri mevcut değilse,
2) Bitki koruma ürünleri; tohum, bitki, bitkisel ürün veya hayvan ve hayvansal ürünler ile doğrudan temas etmiyor ve çok yıllık bitkilerde uygulandığı dönem itibarıyla üründe kalıntı bırakmıyorsa,
3) Bu ürünlerin kullanımı çevre üzerinde olumsuz etki yaratmıyorsa,
bu bentte yer alan hükümler bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ortak kullanımda olan ürünlere uygulanmaz.
d) Organik tarımda kullanılmasına izin verilen pestisit ve benzeri maddelerin ruhsatlandırılmasında 15/5/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri geçerlidir.
e) Organik tarımda hastalık, zararlı ve yabancı ot mücadelesinde kullanılacak girdilerin üretimi ve ithalatı için Bakanlıktan izin alındıktan sonra bu girdilere, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından organik tarımda kullanılacağına dair uygunluk belgesi veya sertifika verilir.
Sulama
Madde 12 — Organik bitkisel üretim sulama kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları organik tarımda kullanılamaz, gerekli hallerde suyun uygunluğuna yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılacak kontrollerde karar verilir.
b) Sulama suyu çevre kirliliğine yol açmamalıdır.
c) Sulama, toprak yapısında bozulmaya ve erozyona yol açmamalıdır.
Hasat
Madde 13 — Organik bitkisel üretim hasat kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik ürünlerin hasadında kullanılan teknik araç ve gereçlerin ekolojik tahribat ve kirlilik oluşturmaması gerekir.
b) Elle toplama materyalleri ürünün organikliğini bozmayacak yapıda olmalıdır. Toplama materyalleri hijyenik olmalıdır.
c) Ormanlar, doğal alanlar ve tarımsal alanlarda doğal olarak yetişen yenilebilir bitki ve kısımlarının toplanmasında aşağıdaki hususlara uyulur.
1) Toplama alanı, toplama işleminin 3 yıl öncesine kadar bu Yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan ürünler dışındaki ürünlerle muamele edilmemiş olmalıdır.
2) Toplama alanı son iki yıl içinde yangın geçirmiş olmamalıdır.
3) Toplama alanında anız yakılmamalıdır.
4) Toplama alanındaki doğal yaşam dengesinin ve türlerin korunması sağlanmalıdır.
Organik mantar üretimi
Madde 14 — Organik mantar üretiminde; bu Yönetmeliğin Ek-1 (A) bölümünün ilk dört satırında yer alan çiftlik gübreleri, organik üretim metoduna göre üretim yapılan arazilerden elde edilen saman benzeri tarımsal kaynaklı ürünler, kimyasal olarak muamele görmemiş torf, kesimden sonra kimyasal muamele görmemiş odun, doğal yapısındaki toprak, sulama suyu özelliğindeki su ve kullanımına izin verilen toprak iyileştiriciler ve mineral gübreler kullanılır. Bu Yönetmeliğin Ek-1 (A) bölümünde ilk dört satırında yer alan çiftlik gübreleri bulunmadığı takdirde % 25 oranında bu kısımdaki ihtiyaçları karşılayan çiftlik gübresi kullanılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Organik Tarım Metoduyla Hayvansal Üretim
Organik hayvansal üretim kuralları
Madde 15 — Organik hayvansal üretim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik hayvancılıkta, tür ve ırk seçiminde yerel koşullar göz önüne alınır, hastalığa dayanıklı tür ve ırk seçimine dikkat edilir. Burada açıklanmayan hususlarda; 28/2/2001 tarihli ve 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu hükümleri uygulanır.
b) Organik işletmelerden getirilen ve tamamen organik yemlerle beslenilen, genetik yapısı değiştirilmemiş, çevreye, iklim koşullarına ve hastalıklara dayanıklı hayvanlar damızlık olarak kullanılır.
c) Organik hayvan yetiştiriciliğinde tabii tohumlama esastır. Embriyo transferi yapılamaz. Damızlık hayvanlardan tamamen doğal yöntemlerle elde edilen, saklanan ve kullanılan sperma ile suni tohumlama yapılabilir.
d) Organik hayvancılık yapacak işletmelerdeki hayvanlar, meralara veya açık hava gezinti alanlarına veya açık alanlara erişebilmeli ve birim alan başına düşen hayvan sayısı, üretim birimindeki bitkisel üretime yeterli hayvan gübresi sağlayabilecek şekilde sınırlı olmalıdır. Organik gübre stoklama kapasitesi ya da yayılan nitrojen miktarı, kullanılan tarımsal alanda tek ürün için 170 Kg/N/Ha/Yıl’ı aşamaz. Bu miktar aşıldığında, müteşebbisin aynı bölgede başka bir alan edinmesi veya yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile komşu işletmelerde bu olanağı sağlaması gereklidir. Yetkilendirilmiş kuruluş çevre koruma maksadıyla stoklama kapasitesini azaltabilir.
e) Organik hayvancılıkta aynı üretim biriminde bulunan tüm hayvanlar, bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmelidir. Ancak, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetiştirilmeyen hayvanlar, yetiştirildikleri binaların ve arazilerin bu Yönetmelik kurallarına uygun olarak yetiştirme yapılan birimlerden açıkça ayrı olması ve ayrı türlerin bulunması şartıyla aynı işletmede bulunabilirler.
f) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmeyen aynı tür hayvanlar, bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilen hayvanlar ile aynı anda merada olmamalıdır.
g) Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetiştirilen hayvanlar aşağıdaki hususların bulunması şartıyla konvansiyonel yetiştirilen hayvanlarla farklı zamanlarda ortak arazilerde otlatılabilirler.
1) Araziler geçiş sürecini tamamlamış olmalıdır.
2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmemiş hayvanlar, ekstansif üretimden gelmiş olmalıdır.
3) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilen hayvanlardan elde edilen ürünler; ortak arazileri kullanan ve bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmeyen hayvanlarla aynı anda otlatılmadıkları, bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşunca onaylanmadıkça organik olarak kabul edilemez.
h) Organik yem bitkileri üretimi yapılacak arazi, aşağıdaki hükümlere göre geçiş sürecine alınır;
1) Organik hayvan yetiştiriciliği ve hayvansal üretim yapılacak arazi ve otlaklar 2 yıllık geçiş sürecine alınır.
2) Otobur olmayan hayvanlar tarafından kullanılan otlaklar, açık barınaklar ve gezinti alanları için geçiş süresi bir yıla indirilir. Söz konusu araziler bu Yönetmelik ekinde izin verilen ürünlerden başka ürünlerle işlem görmediyse geçiş süresi yetkilendirilmiş kuruluşlarca 6 aya indirilir.
ı ) Hayvan ve hayvansal ürünlerin geçiş süreci;
1) Et üretiminde büyükbaş hayvanlarda 12 ay, küçükbaş hayvanlar ve domuzlar için 6 ay olmalıdır. Ancak organik süt sığırcılığı işletmelerinde sürüden et amaçlı ayrılacak hayvanlar için bu süre yaşam süresinin 3/4’ dür.
2) Süt üretimi için yetiştirilen hayvanlar için 6 ay olmalıdır.
3) Et üretimine yönelik kanatlılarda, üç günlük yaştan büyük olmamak kaydıyla 10 hafta, yumurta üretimine yönelik kanatlılarda ise 6 haftadır.
j) Damızlık tür veya ırk seçiminde, hayvanların yerel koşullara adaptasyonu, hastalıklara olan dirençleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bununla birlikte, yoğun üretimde kullanılan bazı damızlık veya ırklara ilişkin özel hastalık ve sağlık problemleri olmayanlar damızlık olarak kullanılır. Öncelik yerli tür ve ırklara verilir.
k) Bir sürü ilk kez tesis edilirken organik olarak yetiştirilmiş hayvanlar yeterli sayıda olmadığında, konvansiyonel yetiştirilmiş hayvanlar aşağıdaki hususlara uyulmak şartıyla organik hayvancılıkta kullanılabilir;
1) Yumurta üretimi için piliçler 18 haftadan büyük olamaz.
2) Etlik piliçler geldikleri çiftlikten ayrıldıklarında üç günlük yaştan büyük olamaz.
3) Buzağılar ve taylar sütten kesilir kesilmez bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmelidir ve her koşulda 6 aylıktan küçük olmalıdır.
4) Kuzular ve oğlaklar sütten kesilir kesilmez bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmelidirler ve 60 günden büyük olmamalıdır.
5) Domuz yavruları sütten kesildikleri andan itibaren bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmiş olmalı ve 35 kg’dan az olmalıdır.
6) Yetkilendirilmiş kuruluşun onayına tabi olarak, hayvansal üretim biriminde varolan bu Yönetmeliğin kuralları ile uyuşmayan hayvanlar organik üretime geçiş yapabilirler.
l) Organik sığır besisi yapılan işletmede yeniden sürü tesis edilirken; öncelikle organik hayvancılık yapılan işletmelerden, bulunamaması halinde bu Yönetmelik hükümlerine uygun şartlardaki besi danaları konvansiyonel hayvancılık yapılan işletmelerden getirilebilir.
m) Sürünün büyütülmesi ve/veya sürünün yenilenmesi için organik olarak üretilen hayvanların bulunamaması halinde her yıl yetişkin büyük baş hayvanların maksimum % 10’u, domuz ve küçük baş hayvanların maksimum % 20’si dişi olarak, yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile organik olmayan üretim yerlerinden getirilebilir.
Bu oranlar aşağıdaki durumlarda yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile sürünün % 40’ı oranında artırılabilir;
1) Müteşebbisin yazılı taahhüdü ile sürü büyüklüğünün artırılması garanti edilmesi halinde,
2) Irk değiştirildiğinde,
3) Yeni bir hayvansal üretim geliştirildiğinde,
4) Çiftlikteki hayvan ırkı yok olma tehlikesi altındaysa,
n) (m) bendinde belirtilen yüzdeler 10 adetten az büyükbaş hayvan veya 5 adetten az küçükbaş ve domuz bulunan üretim birimlerinde uygulanamaz. Bu birimlerde yukarıda belirtilen yenileme işlemleri yılda azami 1 hayvan ile sınırlıdır.
o) Damızlık erkekler, sonradan bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmesi ve beslenmesi şartı ile organik olmayan işletmelerden getirilebilir.
p) Hayvanların organik hayvansal üretim yapmayan çiftliklerden sağlanması durumunda hayvan sağlığı kurallarına dikkat edilir. Özel koşullar ve karantina dönemine bağlı olarak kontrol testleri yapılır.
r) Organik hayvan yetiştiriciliği ve hayvansal üretim yapan işletmeler, hayvanların giriş ve çıkışı ile tüm tedavi uygulamalarıyla ilgili düzenli kayıtları tutar.
Organik hayvansal üretimde yem temini ve hayvan besleme
Madde 16 — Organik hayvansal üretimde yem temini ve hayvan besleme kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Kürk hayvanı, pet hayvanı dışında, organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvanlar organik olarak üretilmiş kaba ve kesif yemlerle beslenmelidir.
b) Besleme ile hayvanların farklı gelişim evrelerindeki beslenme ihtiyaçları karşılanırken, üretimi yükseltmekten ziyade, kaliteli üretim sağlanmalıdır. Hayvanların zorlama ile beslenmesi yasaktır.
c) Hayvanlar, öncelikle yetiştirildikleri işletmeden sağlanan organik yemlerle, mümkün olmaması halinde bu Yönetmelik hükümlerine uygun hareket eden diğer işletmelerden sağlanan ve bu Yönetmeliğin Ek-7’sinde verilen yemlerle beslenir.
d) Ortalama olarak rasyon formüllerinin kuru maddesinin % 30’una kadarı, geçiş sürecindeki maddeleri içerebilir. Geçiş sürecindeki yem maddeleri hayvanların yetiştirildiği işletmeden temin ediliyorsa bu oran % 60’a kadar çıkarılabilir.
e) Yavruların beslenmesi öncelikle ana sütüyle sağlanmalıdır. Mümkün olmaması halinde aynı sürüden elde edilen sütlerle beslenilmelidir. Türlere bağlı olarak yavruların süt ile beslenmeleri gereken asgari süre; büyükbaş hayvanlarda ve taylarda 90 gün, küçükbaş hayvanlarda 60 gün ve domuzlarda 40 gündür.
f) Yetiştirme sistemi; yılın değişik dönemlerinde hayvanların otlaklara ulaşabilmelerine mümkün olduğunca olanak sağlamalıdır. Rasyonda; silaj, taze veya kuru ottan oluşan günlük kaba yemin kuru madde içeriği en az % 60 olmalıdır. Bununla birlikte, Yetkilendirilmiş kuruluş, süt üretimine yönelik hayvanlarda laktasyonun başlarında azami 3 aylık bir süre için bu oranın % 50’ ye indirilmesine izin verebilir.
g) Çiftçinin yemlerini yalnızca organik üretimden sağlayamaması durumunda, konvansiyonel yem maddelerinin sınırlı oranda kullanılmasına izin verilir. Her yıl için izin verilen konvansiyonel yem maddeleri oranı, geviş getiren hayvanlarda % 10 ve diğerlerinde % 20’dir. Bu oranlar tarımsal kaynaklı yem maddelerinin kuru maddesi üzerinden yıllık olarak hesaplanır. Nakil dönemleri hariç olmak üzere günlük rasyonda izin verilen konvansiyonel yem oranı, kuru madde üzerinden % 25 düzeyindedir. Bu uygulamalar yetkilendirilmiş kuruluşun izniyle yapılır.
h) Doğal afetler nedeniyle yem üretiminin azalması halinde, afet bölgesinde kısa bir süre için Komitenin belirleyeceği oranda konvansiyonel yem maddelerinin hayvan beslenmesinde kullanımına izin verilebilir.
ı) Domuz ve kanatlı rasyonlarına kaba yem, taze veya kuru ot veya silaj eklenmelidir.
j) Yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-7’sindeki ürünler, silaj yapımında katkı ve işleme maddesi olarak kullanılabilir.
k) Bu Yönetmeliğin Ek-7 (A) bölümünde yer alan tarımsal kaynaklı, kimyasal solvent kullanılmadan üretilmiş ve hazırlanmış konvansiyonel yem maddeleri hayvan beslemede kullanılabilir.
l) Hayvansal kaynaklı yem maddeleri, yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-7 (B) bölümünde yer alıyorsa kullanılabilir.
m) Bu Yönetmeliğin Ek-7 (C) bölümünde yer alan mineral kaynaklı yem maddeleri ve bu Yönetmeliğin Ek- 7 (D) bölümünde yer alan eser maddeler, vitaminler, provitaminler ve benzer etkisi olan kimyasal açıdan tam tanımlı maddeler yer alıyorsa kullanılır.
n) Enzimler, koruyucular, mikroorganizmalar, bağlayıcılar, topaklanma önleyiciler, antioksidanlar, silaj katkı maddeleri, hayvan beslemede kullanılan ürünler ve yem işlemede yardımcı maddeler, bu Yönetmeliğin Ek-7 (D) bölümünde yer alıyorsa kullanılabilir.
o) Antibiyotikler, koksidiyostatikler, tıbbi maddeler ile büyümeyi veya üretimi artırıcı diğer maddeler hayvan beslenmesinde kullanılamaz.
p) Yem maddeleri, yem katkı maddeleri, yem işlemeye mahsus yardımcı maddeler ve hayvan beslenmesinde kullanılan ürünler; genetiği değiştirilmiş organizmalar veya bunlardan elde edilmiş ürünler kullanılarak üretilmiş olamaz.
r) Organik olarak üretilmiş veya işlenmiş yemlerde aranan şartlar:
1) Konvansiyonel yem ile organik yem aynı fabrikada aynı anda işlenemez.
2) Ürünlerin bileşiminde yer alan maddeler ya da bu ürünlerin hazırlanmasında kullanılan başka herhangi bir madde iyonlaştırıcı radyasyon-ışınlama içeren uygulamalardan geçmemiş olmalıdır.
3) Organik yemler mutlaka etiketlenmelidir. Etiket üzerinde;
Yemin organik miktarı kuru madde üzerinden belirtilmelidir.
Organik üretim metoduyla elde edilen yem materyalinin yüzdesi yazılmalıdır.
Geçiş dönemi ürünlerinden elde edilen yem materyallerinin yüzdesi yazılmalıdır.
Tarımsal kökenli yem maddelerinin toplam yüzdesi etiket üzerinde belirtilmelidir.
Yetkilendirilmiş kuruluşun ismi etiket üzerinde bulunmalıdır.
4) Organik olarak üretilen yemler ile konvansiyonel olarak üretilen yemlerin fiziksel olarak ayrı yerlerde tutulması ve depolanması gerekmektedir.
5) Organik yem hazırlamada kullanılan her türlü donanımın, konvansiyonel yem hazırlamada kullanılan her türlü donanımdan bütünüyle ayrılması gerekmektedir.
6) Konvansiyonel yem hazırlama ünitelerinde aşağıdaki şartlara uymak koşulu ile organik yem hazırlanabilir
Yem hazırlama ünitesinde aynı zamanda hem konvansiyonel hem de organik yem hazırlanamaz.
Yem hazırlamaya başlamadan önce bu Yönetmeliğin Ek-8’inde verilen maddelerle yem hazırlama ünitesinin temizliğinin yapılması gerekmektedir.
s) Organik olarak üretilmiş yemler ya da bunlardan elde edilmiş ürünler konvansiyonel üretilmiş yemlerle karışmaya ve bulaşmaya meydan vermeyecek biçimde birarada nakledilebilir. Yemlerin nakledileceği araçların bu Yönetmeliğin 8 No’lu ekinde verilen maddelerle temizlenir. Nakil esnasındaki ürün miktarı ile teslimattaki ürün miktarının kayıt altına alınması gerekmektedir.
t) 29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanunu ve diğer ilgili mevzuata göre, yem fabrikalarında organik olarak üretilecek yemler öncelikle yetkilendirilmiş kuruluşca organik olduğuna dair uygunluk belgesi verildikten sonra rasyon formülleri Bakanlıkça tescil edilir. Ancak bu işlemden sonra yetkilendirilmiş kuruluş kontrolünde yem fabrikalarında organik yem üretimine geçilir.
Hayvan sağlığı ve veteriner müdahalesi
Madde 17 — Organik hayvan yetiştiriciliğinde hayvan sağlığı ve veteriner hekim müdahalesi kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik hayvan yetiştiriciliğinde hastalık önleyici tedbirler;
1) Uygun damızlık ırkların seçilmesi,
2) Hayvanların doğal bağışıklıklarını artırıcı düzenli egzersiz için gezinti alanlarına veya otlaklara ulaşımı ve kaliteli yem kullanımının sağlanması,
3) Aşırı kalabalık nedeni ile hayvanlarda sağlık problemlerini önlemek için uygun yerleşim sıklığı sağlanmasıdır.
b) Tüm önleyici tedbirlere rağmen bir hayvanın hastalanması veya yaralanması durumunda, gerekiyorsa uygun bir barınakta izole edilerek, derhal tedavi edilmelidir.
c) Organik hayvancılıkta veteriner hekim gözetiminde veteriner tıbbi ilaçlarının kullanım usul ve esasları;
1) Tedaviye alınan hayvan türü üzerinde tedavi edici etkisinin bulunması ve tedavi koşullarına uygun olması kaydıyla kimyasal sentezlenmiş veteriner tıbbi ürünler yerine, bitki alıntıları ve bitki özleri gibi bitkisel ilaçlar, probiyotikler, organik asitler, bitki, hayvan veya mineral kaynaklı maddeler, eser maddeler ve ürünleri ve homeopat tedavi yöntemleri kullanılır.
2) Yukarıda bahsedilen maddelerin kullanımının hastalıkla veya yaralanmayla mücadelede yetersiz kalması durumlarında ve hayvanın acı çekmemesi için tedavi amacı ile kimyasal bileşimli ilaçlar veya antibiyotikler yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile kontrollü olarak kullanılabilir.
3) Kimyasal olarak sentezlenmiş veteriner tıbbi müstahzarlar veya antibiyotikler, hastalık önleyici uygulamalar için kullanılamaz.
d) Organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvanların genetik yapısı değiştirilemez ve genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar organik hayvansal üretimde girdi olarak kullanılamaz. Gen teknolojisi metotları ile hayvan ıslahına izin verilmez. Büyüme veya üretimi artırıcı maddelerin kullanımı ve üremeyi kontrol etmek amacıyla veya diğer amaçlarla hormon ya da benzeri maddelerin kullanımı yasaktır. Ancak hormonlar, tedavi amaçlı veteriner hekim uygulaması olarak hasta hayvana verilebilir.
e) Veteriner ilaçlarının kullanılacağı zaman konulan teşhis, müdahale yöntemi, ilacın dozu, tedavi süresi ve ilacın yasal kesilme süresi ile birlikte kullanılan ürün kayıt edilmelidir.
f) Bir hayvana normal koşullarda verilen veteriner ilaçlarının son uygulandığı tarih ile bu hayvanlardan organik ürün elde edilme tarihi arasındaki süre, yani ilacın tanımlanmış yasal arınma süresi organik yetiştiricilikte, konvansiyonel yetiştiricilikteki uygulamanın iki katı veya yasal arınma süresi belirtilmemiş hallerde ise 48 saat olmalıdır.
g) Aşı uygulamaları, parazit tedavisi veya ülkemizce zorunlu olarak belirlenen hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadele programları haricinde, bir hayvanın veya hayvan grubunun bir yıl içerisinde ikiden fazla kimyasal sentezlenmiş veteriner tıbbi müstahzarlar veya antibiyotiklerin uygulanması halinde, söz konusu hayvanlar veya bu hayvanlardan elde edilen ürünler organik ürün olarak satılamaz ve yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile yeniden geçiş sürecine alınır.
h) Ülkesel zorunlu mücadele programları dışında işletmenin bulunduğu alanda ihbari mecburi bulaşıcı ve salgın bir hastalığın ortaya çıkması halinde, 8/5/1986 tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uyulur ve bağışıklık sağlayan veteriner biyolojik maddeleri kullanılabilir.
Yetiştiricilik uygulamaları, barınak ve bakım şartları
Madde 18 — Organik hayvansal üretimde yetiştiricilik uygulamaları, barınak ve bakım şartları aşağıda belirtilmiştir:
a) Koyunlarda kuyruk kesme amacı ile elastik bant takılması, kuyruk kesme, diş kesme, gaga kesme ve boynuz köreltme uygulamaları organik yetiştiricilikte sistematik olarak uygulanamaz. Yolma gibi yöntemler uygulanmaz. Bu uygulamaların bir kısmına genç hayvanlarda boynuz köreltme uygulamasında olduğu gibi güvenlik, hayvan sağlığı, rahatlığı ve hijyen için yetkilendirilmiş kuruluş tarafından izin verilebilir. Bu tür uygulamalar ve ürün kalitesini artırmaya yönelik fiziksel kastrasyon uygulamaları, hayvanlar en uygun yaşta iken uzman kişiler tarafından hayvanlara acı çektirmeden yerine getirilmelidir.
b) Hayvanların bağlı olarak tutulması yasaktır. Ancak, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından hayvanların güvenliği ve refahı için, müteşebbisçe zorunluluğunun ortaya konulması koşulu ile hayvanların sınırlı bir süre için bağlanmasına izin verilebilir.
c) 10 baş veya daha az sayıdaki büyükbaş hayvan gruplarında, davranış ihtiyaçlarına uygun olarak grup içerisinde tutmak mümkün değilse, haftada en az iki kez otlatma alanlarına ve açık barınak alanlarına veya egzersiz alanlarına ulaşmalarını sağlamak koşulu ve yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile bağlanabilirler.
d) Hayvanların gruplar halinde yetiştirilmeleri durumunda grubun büyüklüğü; hayvan türünün gelişim evrelerine ve davranış biçimlerine bağlı olup, bir uzman görüşü ışığında yetkilendirilmiş kuruluşça belirlenir. Hayvanların, kansızlığı teşvik edecek koşullarda tutulması veya rasyonların kullanılması yasaktır.
e) Hayvan barınakları, sıhhi bir yapı malzemesinden inşa edilmeli, barınaklarının koşulları hayvanların biyolojik ve ırk ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Hayvanlar yem ve suya kolayca erişebilmelidirler. Binaların yalıtımı, ısınması ve havalandırılması; hava akımını, toz seviyesini, ısıyı, nispi nemi ve gaz konsantrasyonunu hayvanlara zarar vermeyecek sınırlar içerisinde tutacak şekilde olmalıdır. Barınaklar; bol miktarda doğal havalandırma ve ışık girişine izin vermelidir.
f) Serbest gezinti alanları, açık hava gezinti alanları veya açık barınak alanları; yerel hava koşullarına ve ilgili türe bağlı olarak yağmura, rüzgara, güneşe ve aşırı sıcaklığa karşı yeterli korunma sağlamalıdır.
g) Barınaklar hayvanlara rahatça ve doğal olarak durabilecekleri, kolayca yatabilecekleri, dönebilecekleri, kendilerini temizleyebilecekleri, tüm doğal pozisyonları alabilecekleri ve gerinme ve kanat çırpma gibi tüm doğal hareketleri yapabilecekleri yeterli büyüklükte yer sağlayacak şekilde olmalıdır.
h) Kapalı barınakların ve açık gezinti alanlarının asgari alanları ve farklı hayvan türleri ve kategorileri için diğer barınak özellikleri bu Yönetmeliğin Ek-6’sında belirtilen kriterlere uygun olmalıdır.
ı) İklim koşullarının hayvanların açık havada yaşamalarına imkan verdiği bölgelerde hayvan barınaklarının yapılması zorunlu değildir.
j) İşletmede kokuyu azaltmak, böcek ve kemirgenlerle mücadele amacıyla, dışkı, idrar ve dökülmüş veya dağılmış gıdalar ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Bütün bu tedbirlere rağmen böceklerin ve diğer kemirgenlerin hayvan barınaklarından ve diğer tesislerden uzaklaştırılamaması durumunda, yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-1 (B) bölümünün B.6 kısmında verilen girdiler kullanılır.
k) Tüm memeliler, otlak veya açık hava egzersiz alanlarına veya açık bir barınak alanına ulaşabilmelidir ve hayvanların psikolojik koşulları, hava koşulları ve arazinin durumu izin verdiği sürece hayvanlar bu yerleri kullanabilmelidir. Otoburlar, koşullar elverdiği sürece otlaklara ulaşabilmelidir.
l) Otobur hayvanların otlama dönemlerinde meralara erişebilmeleri halinde ve kış barınaklarının hayvanlara hareket serbestisi vermesi durumunda, kış aylarında hayvanlara açık gezinti alanları ve açık alanlar sağlanması zorunluluğu kaldırılabilir. Ancak; Bir yıldan yaşlı boğalar, meralara, açık gezinti alanlarına ve açık alanlara erişebilmelidirler. Besinin son döneminde büyükbaşlar, domuzlar ve küçükbaşlar, yaşam sürelerinin 1/5’ini geçmemesi kaydıyla ve her durumda yetkilendirilmiş kuruluşun belirleyeceği süre kadar kapalı alanlarda kalabilirler.
m) Hayvan barınaklarının zemini düzgün olmalı fakat kaygan olmamalıdır. Toplam zemin alanının asgari yarısı, sert ve düz olmalıdır.
n) Altlık; sap-saman veya diğer uygun doğal maddeden oluşmalıdır. Altlık olarak kullanılan materyal, organik tarımda gübre olarak kullanılmasına izin verilen her türlü mineral madde ile iyileştirilebilir ve güçlendirilebilir.
o) Buzağılar 1 haftalık yaştan sonra bireysel bölmelerde tutulmamalıdır.
p) Kanatlılar açık yetiştirme koşullarında yetiştirilmelidir ve kafeslerde tutulmamalıdırlar. Su kanatlıları iklim şartlarının elverdiği sürece hayvanın rahatlığı veya hijyen şartları nedeniyle akarsulara, gölet veya göllere erişebilmelidirler.
r) Kümeslerde aşağıdaki asgari şartları karşılamalıdır;
1) Zeminin asgari üçte biri, parçalı veya ızgaralı yapıda değil, düz bir yapıda olmalı ve sap-saman, talaş, kum veya kısa çim gibi maddelerle kaplı olmalıdır.
2) Yumurta tavuğu kümeslerinde zeminin yarıdan fazlası dışkı toplanmasına elverişli olmalıdır.
3) Kanatlı grubunun ve kanatlının büyüklüğü ile orantılı büyüklükte tünek bulunmalıdır. Bu konudaki standartlar bu Yönetmeliğin Ek-6 (B) bölümüne uygun olmalıdır.
4) Kanatlının büyüklüğüne göre giriş/çıkış delikleri olmalı ve bu delikler kanatlı barınağının her 100 m2 si için asgari toplam 4 m uzunlukta olmalıdır.
5) Her kanatlı barınağında aşağıdakilerden fazla hayvan barındırılmamalıdır;
4800 adet etlik piliç,3000 adet yumurta tavuğu,5200 adet afrika tavuğu, 4000 adet dişi muskovi veya pekin ördeği,
3200 adet erkek muskovi veya pekin ördeği veya diğer ördekler, 2500 adet et horozu, kaz veya hindi,
6) Et üretimine yönelik kanatlı barınaklarının her birinin toplam kullanılabilir alanı 1600 m2 yi aşmamalıdır.
s) Yumurta tavuklarında doğal ışık ile suni ışıklandırmanın toplamı günde 16 saati geçemez. Suni ışıklandırma olmadan asgari sekiz saat dinlenme süresi uygulanır.
t) Kanatlılar iklim koşullarının elverdiği durumlarda açık hava barınaklarına ulaşabilmeli ve mümkün olduğunca bu durum yaşamlarının asgari 1/3’ünde uygulanmalıdır. Bu açık hava barınakları çoğunlukla bitki örtüsü ile kaplanmalı, koruyucu tesisler bulunmalı ve hayvanların yeterli sayıda suluk ve yemliklere erişmelerine imkan vermelidir.
u) Sağlık nedenleriyle, iki yetiştirme dönemi arasında kümesler boş bırakılmalı, bu süre içerisinde binalar ve tesisat temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir. Ayrıca, her kanatlı grubunun yetiştirilmesi tamamlandığında gezinti alanları sağlık nedeniyle boş bırakılarak, bitki örtüsünün yeniden gelişmesine imkan verilmelidir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, barınakların boş bırakılması gereken dönemleri belirlerler. Bu gereklilik barınaklarda tutulmayan ve gün boyunca serbestçe gezinen küçük miktarlardaki kanatlılara uygulanmaz.
v) Kanatlılarda asgari kesim yaşları aşağıda belirtilmiştir.
Tavuklar 81 günlük, Et horozları 150 günlük, Pekin ördeği 49 günlük, Dişi muskovi ördeği 70 günlük, Erkek muskovi ördeği 84 günlük, Yaban ördeği 92 günlük, Afrika tavuğu 94 günlük, Hindi ve kaz 140 günlük.
Nakliye ve kesim
Madde 19 — Organik hayvan nakliyesi ve kesim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Hayvanların nakliyesinde uyulması gereken kurallar;
1) Hayvanların nakilleri stressiz ve kısa zamanda gerçekleştirilecek şekilde yapılır.
2) Yükleme ve boşaltma işlemleri dikkatlice ve hayvanları zorlamak amacıyla herhangi bir alet kullanılmadan gerçekleştirilmelidir. Nakliye öncesi ve esnasında herhangi bir yatıştırıcı ilaç kullanılamaz.
3) Kara taşımacılığında 8 saatte bir yemleme, sulama ve dinlendirme için mola verilir.
4) Yurt içi ve yurt dışı her türlü hayvan nakillerinde 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve diğer ilgili mevzuat uygulanır.
b) Kasaplık hayvanlara kesim esnasında stres yaratmayacak şekilde davranılır. Mümkün olan durumlarda ayrı mezbaha, kesimhane ve kombinalar kullanılır. Mümkün olmayan durumlarda ise konvansiyonel olarak yetiştirilmiş hayvanların kesiminden sonra, mezbaha, kesimhane ve kombinalar bu Yönetmeliğin Ek-8’inde verilen maddeler ile temizlendikten sonra, organik hayvanların kesimi yapılır.
Hayvan gübresi
Madde 20 — Organik hayvan gübresi kullanma, bulundurma ve koruma kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik bitkisel üretim yapılacak alanlarda, arazi üzerine uygulanacak toplam gübre miktarı, tek ürün için yılda hektar başına 170 kg saf azotu geçemez. Söz konusu miktara göre bu Yönetmeliğin Ek-5’ inde yer alan tabloda maksimum hayvan sayısı belirlenmiştir.
b) Organik üretim yapan işletmeler organik üretim fazlası gübrelerini dağıtmak amacıyla bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapan diğer müteşebbislerle işbirliğine gidebilirler. İşbirliği içerisinde kullanılan tarımsal alanda yılda hektar başına azami 170 kg saf azot miktarının gübreden sağlanan kısmı hesaplanmalıdır.
c) Hayvansal gübrelerin depolama yerleri; doğrudan akıntı ile veya sızıntı ile toprak veya suyun kirlenmesini önleyecek özellikte olmalıdır.
d) Müteşebbisin, yetkilendirilmiş kuruluş ile yapacağı sözleşmede, hayvan gübresinin depolanması için yapılan tesislerin yeri ve tarifi, hayvan gübresinin yayılmasına ilişkin plan, hayvan gübresinin yayılmasına ilişkin diğer işletmelerle yapılan yazışmalar yer almalıdır.
Organik arı yetiştiriciliği
Madde 21 — Organik arı yetiştiriciliği kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik arı yetiştiriciliği yapılacak alan, kovanlardan itibaren uçuş yarıçapı 3 km. olmak zorundadır. Bu alanda ve aynı zamanda organik ve konvansiyonel arıcılık birlikte yapılamaz.
b) Arıcılık ürünleri, bu Yönetmelik hükümlerinin asgari bir yıl uygulanması kaydıyla organik ürün olarak pazarlanabilir.
c) Irk seçiminde, arıların yerel koşullara adapte olabilme kapasitesi, dayanıklıkları ve hastalıklara karşı dirençleri göz önüne alınmalıdır. Apis mellifera türünün ırkları ve yerel ekotipleri tercih edilmelidir.
d) Kapasite artırımı, kolonilerin bölünmesi veya organik arıcılık yapan diğer işletmelerden oğul veya kovan alınabilir.
e) Yetkilendirilmiş kuruluşdan önceden izin alınması kaydıyla, işletmenin sahip olduğu konvansiyonel arı kolonileri, organik arıcılığa geçiş amacı ile kullanılabilir.
f) Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapmayan arıcılardan sağlanan arı oğulları, bir yıllık geçiş süreci içerisinde kullanılabilir.
g) Sağlık veya felaket nedenleriyle yüksek hayvan ölümlerinin olması durumunda ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun kovanların mevcut olmaması halinde, geçiş sürecine tabi olmaları kaydıyla, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kovanların yeniden oluşturulmasına izin verilebilir.
h) Kolonilerin yenilenmesi amacıyla, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmayan, yılda % 10 oranında ana arı ve erkek arı, organik üretim yapılan kovanlara yerleştirilmeleri kaydıyla, organik üretim yapılan birimlere alınabilir. Bu durumda geçiş süreci uygulanmaz.
ı) Kovanların yerleşimi aşağıdaki hususlara uygun olmalıdır;
1) Arılar için yeterli miktarda doğal nektar, balözü ve polen kaynağı bulunmalı ve suya erişim imkanı olmalıdır.
2) Üretim bölgesinin 3 km yarıçapı içerisinde bulunan nektar ve polen kaynakları, organik olarak üretilen ürünlerden veya doğal bitki örtüsünden oluşmalıdır.
j) Üretim sezonu sonunda arıların kışı geçirebilmesi için kovanlarda yeterli miktarda bal ve polen bırakılmalıdır.
k) İlkbahar döneminde arı kolonilerinin beslenmesinde organik bal kullanılır. İklim koşullarının balın kristalleşmesini hızlandırdığı durumlarda, beslemede organik metotla üretilen bal yerine organik metodlarla üretilen şeker şurubu veya organik şeker melası kullanılmasına yetkili kuruluş tarafından izin verilebilir. Besleme ile ilgili olarak kayıtlara, ürünün tipi, uygulama tarihi, miktarı ve kullanıldığı kovanlara dair bilgiler yazılır. Besleme işlemi son bal hasadı ile müteakip nektar veya balözü döneminden önceki 15 gün arasında yapılır.
l) Arıcılıkta hastalıkların önlenmesi için;
1) Dayanıklı uygun ırklar seçilmelidir.
2) Ana arıların düzenli olarak yenilenmesi, her hangi bir anomali tespiti için kovanların sistematik olarak kontrolü, kovanlardaki erkek yavru arıların kontrolü, düzenli aralıklarla malzeme ve teçhizatın dezenfekte edilmesi, kirlenmiş maddeler veya kaynaklarının imha edilmesi, balmumunun düzenli olarak yenilenmesi ve kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılması gibi hastalıklara karşı direnç artırıcı ve enfeksiyon önleyici pratiklerin yapılması gerekir.
m) Koruyucu önlemlere rağmen, koloniler hastalanır veya zarar görürse, derhal tedaviye alınmalı ve gerekirse koloniler ayrı kovanlarda izole edilmelidir. Bu Yönetmeliğe uygun arıcılıkta kullanılacak veteriner ilaçları aşağıdaki prensiplere uygun olmalıdır;
1) İlaçlar Türk İlaç Kodeksine uygun olmalıdır.
2) Tedavi edici etkilerinin öngörülen tedaviye uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaçlar yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemleri kullanılmalıdır.
3) Yukarıda bahsedilen ürünlerin kullanımı, kolonileri tehdit eden hastalık veya istilacıların yok edilmesinde etkili olmaması durumunda, yetkilendirilmiş kuruluşun sorumluluğunda, kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılabilir. Ancak koruyucu amaçlı kimyasal bileşimli ilaçların kullanımı yasaktır.
4) Arı zararlısı Varroa için; formik asit, laktik asit, asetik asit, oksalik asit ve mentol, timol, okaliptol veya kafur kullanılabilir.
n) Tedavi, kimyasal bileşimli ilaçlar ile yapılırsa, bu dönem içerisinde tedavi altındaki koloniler izole edilmiş bir bölgeye alınır, tedavi sonrası kovanlardaki balmumları alınır ve yerine organik balmumu veya boş çerçeve konulur. Bu kolonilere bir yıllık geçiş süreci uygulanır.
o) Veteriner ilaçlarının uygulandığı zamanlar; aktif farmakolojik madde de dahil ürünün tipi, konulan teşhis, dozu, uygulama şekli, tedavi süresi ve ilacın yarılanma süresi açıkca kaydedilmeli ve ürünler organik ürün olarak pazarlanmadan önce yetkilendirilmiş kuruluşa bilgi verilmelidir.
p) Organik arıcılıkta bakım, idare pratikleri ve kayıtları aşağıdaki gibidir;
1) Arıcılık ürünlerinin hasat edilmesi esnasında petekler içerisindeki arıların yok edilmesi yasaktır.
2) Ana arının kanatlarını kesmek gibi işlemler yasaktır. Ana arıların değiştirilmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine izin verilir. Yalnızca Varroa bulaşan erkek yavru arıların yok edilmesine izin verilir.
3) Bal hasadında kimyasal sentetik sinek kovucu maddelerin kullanılması yasaktır.
4) Kovanların yerleştirildikleri alanlar kovan bilgileri ile birlikte kaydedilmelidir. Kovanlar bulundukları yerden başka yere yetkilendirilmiş kuruluş bilgisi dahilinde taşınabilir.
5) Arıcılık ürünlerinin üretimi, hasadı, işlenmesi ve depolanması esnasında kolonilere uygulanan koruyucu önlemler ve tedaviler kayıt edilmelidir.
r) Arıcılıkta kullanılacak materyallerin ve kovanların özellikleri;
1) Kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden yapılmalıdır.
2) Kovanlar kimyasal boyalarla boyanamaz.
3) Yeni çerçeve için balmumu organik üretim yapan birimlerden sağlanmalıdır. Arıcılığa yeni başlandığında veya geçiş sürecinde organik olarak üretilen balmumunun pazarda mevcut olmaması durumunda, organik üretim biriminden alınmayan balmumunun kullanılmasına, analizlere dayanarak yetkilendirilmiş kuruluş tarafından izin verilir.
4) Üzerinde yavrulu gözler bulunan çerçevelerden bal sağımı yapılamaz.
5) Çerçeve, kovan, petek gibi malzemeleri zararlılardan korumak amacıyla yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-8’indeki ürünlerin kullanılmasına izin verilir. Buhar veya doğrudan alev gibi fiziki uygulamalara da izin verilir.
6) Arıcılıkta kullanılan malzemelerin, binaların, teçhizatın ve kapların veya ürünlerin temizlenmesinde ve taşınmasında yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-8’indeki maddeler kullanılabilir. Arıların taşınması sırasında hayvanlara stres yaratmaktan kaçınılır.
7) Karantina tedbirleri uygulanan ve uçakla ilaçlama yapılan alanlarda organik arıcılık yapılamaz.
8) Kovanların taşınması, depolanması, pazarlanmasında ve organik arı ürünlerinin, üretilmesi, işlenmesi, taşınması, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması ve pazarlanmasında bu Yönetmeliğin İkinci Kısım, Dördüncü Bölüm hükümleri uygulanır.
Organik su ürünleri üretiminde genel kurallar
Madde 22 — Organik su ürünleri üretiminin genel kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Yetiştiriciliğin gerçekleştirileceği suyun özellikleri, müteşebbis veya yetkilendirilmiş kuruluş tarafından analiz ettirilerek uygunluğu yetkilendirilmiş kuruluşca onaylanır. Kirlenme varsa, sorun giderilmeden su ürünleri üretimi yapılamaz.
b) Yetiştiricilik birimi, önemli bir kirlilik kaynağı olan yerleşim yerinde veya akarsu yatağında olmamalıdır. İşletmede kullanılacak suyun, alındığı kaynağındaki ekolojik denge bozulmamalıdır. Havuz tipi balık çiftliklerinde üretim alanının en az %5’i üzerinde müdahale olmaksızın doğal bitki örtüsünün gelişimine imkan verilir.
c) Bakanlıktan aldığı izinle yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapan müteşebbis geçiş sürecine alınır. Su ürünleri üretiminde geçiş süreci organizmanın türüne, dikkate alınan hayat döngüsüne veya üreme süresine, yetiştiricilik tekniği, su özellikleri ve tesisin yapıldığı yerin geçmişte kullanımına göre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kararlaştırılır. Geçiş süreci konvansiyonel üretimden gelen materyaller için yaşam süresinin en az 2/3’ü kadardır.
d) Su ürünleri üretimi, çevre korumaya uygun olmalı, atıklar çevreye zarar vermemeli, biyolojik çeşitlilik teşvik edilmeli, tür ve alt türlerin seçiminde kapasiteler ve yerel koşullara uyum göz önüne alınmalı, su yapısının korunması için bütün tedbirler alınmalıdır. Üretim alanından doğaya kaçışları ve doğadan üretim alanlarına girişleri engelleyici tedbirler alınmalıdır. Üretim alanlarını yırtıcı kuşlar ve diğer hayvan türlerinden korurken yağmacı hayvanlara fiziksel olarak zarar vermeyen tedbirler alınmalıdır. Üretimde kullanılan ekipmanlar, boyalar organik üretim prensiplerine uygun seçilmelidir. Canlıya zarar vermemek koşuluyla markalama yapılabilir.
e) Yetiştiricilik tesislerinde, üretim faaliyetlerinin tümü yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolünde gerçekleştirilir.
f) Su canlıları organik tarım kurallarına uygun olarak üretilmeli, beslemede organik olarak üretilmiş yem ve yem katkı maddeleri kullanılmalıdır. Yemler, gelişimin çeşitli evrelerindeki canlıların beslenme gereksinimlerini karşılarken doğal lezzeti bozmamalıdır. Hayvansal orjinli kan unu, kemik unu gibi sentetik kimyasal muamele görmüş yemler kullanılamaz. Üreticinin yem maddelerinin tamamını organik tarımdan sağlayamaması halinde, konvansiyonel yemin oranı % 20’yi geçmemek üzere ve belirli sürede yetkilendirilmiş kuruluş kontrolünde kullanımına izin verilir. Balık etine renk verici sentetik maddeler ile doğal olmayan yöntemler kullanılamaz.
g) Su ürünlerinin beslenme gereksinimlerini temin etmek için, bazı besin ilaveleri kullanılması gerektiğinde, vitamin ve mineraller yetkilendirilmiş kuruluşca verilecek izne göre kullanılabilir. Yaş yemlerin kullanılmasına izin verilmez.
h) Yem katkı maddeleri bu Yönetmeliğin Ek-7’sinde verilenlerdir. Yem ve diğer besin maddeleri genetik yapısı değiştirilerek elde edilmiş yada kısmi olarak bunlardan türetilmiş ürünleri, katkıları ve tamamlayıcı maddeleri içeremez.
ı) Balık yemlerinin bulunduğu alan organik tarım kurallarına uygun olmalıdır. Siloda muhafaza edilen yemlerde organik olarak üretilmiş, bu Yönetmeliğin Ek-7’sinde belirtilmiş olan koruyucu ve katkılar kullanılabilir.
j) Üretimi ve büyümeyi teşvik edici sentetik maddelerin kullanımı yasaktır. Ancak; yetiştiriciliği yapılan aynı canlı türünden alınmak koşuluyla, balık yetiştiriciliğinde hipofiz enjeksiyonu yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile yapılabilir.
k) Doğal olarak hastalığa dayanıklı tür ve alt türlerin seçimine dikkat edilmelidir. Nesli tehlike altında olan türler tercih edilebilir.
l) Stok yoğunluğu yetiştiriciliği yapılacak türlere göre yetkilendirilmiş kuruluşlarca belirlenir.
m) Yetiştirme şartları balıkların türler itibariyle doğal davranışlarına imkan vermelidir. Nakliye aşamasında, olumsuz iklim şartlarında ve kuluçkahaneler haricinde sıvı oksijen kullanımı yasaktır.
n) Organik su ürünleri yetiştiriciliğinde, hayvanların genetik yapısı değiştirilemez. Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve bunlardan üretilmiş ürünler girdi olarak kullanılamaz.
o) Bazı üretim tiplerinin tabiatında olan hususi müdahaleler dışında uygulanan büyümeyi arttırıcı ve üreme devrelerini değiştiren maddeler kullanılamaz. Ancak, canlının sağlığını, dengesini ve davranışlarını etkilememek koşuluyla fotoperiyot uygulaması ile sıcaklık azaltması veya artırılması şeklindeki uygulamalar yetkilendirilmiş kuruluşun izniyle gerçekleştirilir. Fotoperiyot, türün doğal yaşam sahası için bir yıldaki en uzun doğal gün-ışığı uzunluğundan daha uzun olamaz.
p) Organik su ürünleri yetiştiriciliği yapan tüm işletmeler güncel ve muntazam kayıtları tutar.
r) Organik olarak üretilen balıkların yakalanması, boylanması ve kesimi esnasında aşırı stres oluşturmayacak yöntemler uygulanır.
s) Yetiştiricilik ünitesinde mevcut anaçların en az % 20’ si her yıl yenilenir.
t) Uygun durumlarda polikültür tercih edilecektir. Kültürü yapılan her bir türün doğal ihtiyaçları karşılanır.
u) Ürün satımından önceki 3 ay kadar süre içinde ilaç verilmiş ise, her türlü balık eti ve yumurtası ile su canlısı veya bunlardan elde edilen ürünler organik ürün olarak satılamaz. Omurgasız organizmalarda geleneksel ilaçların kullanımına müsaade edilmez. Tedavi edici etkisinin bulunması ve tedavi koşullarına uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaç uygulamaları yerine bitkisel ilaçlar veya homeopat ürünler kullanılabilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Organik Ürünlerin İşlenmesi, Ambalajlanması,
Etiketlenmesi, Depolanması, Taşınması ve Pazarlanması
Organik ürünlerin işlenmesi ve ambalajlanması
Madde 23 — Organik ürünlerin işlenmesi ve ambalajlanması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik ürünün işlenmesi esnasında, organik ürünün bu Yönetmeliğe uygun olmayan ürünlerle karışma yada bulaşmasını önleyecek ve ürünün organik niteliğini koruyacak gerekli tedbirler alınır.
b) Organik ürünün işlenmesi esnasında, yalnız bu Yönetmeliğin Ek-2’sinde belirtilen gıda bileşenleri kullanılır.
c) İyonik radyasyon-ışınlama yöntemi uygulanmaz.
d) Organik ürün genetik yapısı değiştirilmiş organizma veya bu organizmalardan elde edilen ürünler kullanılmadan üretilmiş olmalıdır.
e) Organik tarım metoduyla üretilen bitkisel, hayvansal ve su ürünleri ile organik ürünler, hammadde, yarı mamul veya mamul madde halinde ambalajlanırken organik ürün niteliği bozulmamalıdır.
Organik ve geçiş süreci ürünlerinin etiketlenmesi
Madde 24 — Organik ürünlerin etiketlenmesi kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Nihai ürün etiketi üzerinde;
1) Ürünün adı ve sertifika statüsü belirtilmelidir.
2) Ürünün hasat yılı, üretim tarihi, kime ait olduğu ve bu Yönetmeliğe uygun olarak üretilmiş olduğu belirtilmelidir.
3) Yurt içinde pazarlanan organik ürünlerin üzerinde, bu Yönetmeliğin Ek-3’ünde belirtilen şekilde organik ürün logosu kullanılmalıdır.
4) Yetkilendirilmiş kuruluşun adı, kod numarası, sertifika numarası ve logosu bulunmalıdır.
5) Ürün içindeki maddeler, ağırlıklarının azalış düzenine göre liste halinde sıralanmalıdır.
6) Ürünün menşei belirtilmelidir.
7) Ürünün üretim yeri, üretim ve son kullanma tarihi belirtilmelidir.
8) İthal edilmiş ürünlerde Türkçe etiket bilgileri yer almalıdır.
b) Ürün etiketinde organik kelimesinin kullanılması; ekolojik, biyolojik kelimelerinin kullanımıyla eşdeğerdir.
c) Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmeyen ürün etiketinde, bu Yönetmeliğe uygun üretildiği, hazırlandığı, işlendiği, ambalajlandığı, depolandığı ima ve beyan edilemez. Organik olmayan ürünler etiket ve ambalaj dizaynıyla, organik ürün etiket ve ambalaj dizaynını çağrıştıracak nitelikte ve benzerlikte olamaz. Böyle ürünler için organik tarımsal ürün olarak marka, patent ve tescil alınamaz. Organik olmayan ürünler için, tüketicide organik ürün izlenimi oluşturacak, haksız rekabete neden olacak, bio, biyo, eco, eko, org ön ekleri kullanılamaz.
d) Bir ürün aşağıda belirtilen şartları taşıması halinde, organik ürün olarak etiketlenir.
1) Ürünün bu yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmesi veya ithal edilmesi halinde,
2) İşlenmiş ürünlerde; ancak aşağıda belirtilen koşulların sağlanması halinde,
Ürün içerisinde bulunan tarımsal orjinli ürün veya türevlerinin minimum % 95’i bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmiş veya ithal edilmiş olmalıdır.
Ürün içeriğinde bulunan organik olarak üretilmeyen tarımsal kaynaklı diğer maddeler bu Yönetmeliğin Ek- 2 (C) bölümünde yer almış olmalıdır.
Ürün, tarımsal kaynaklı olmayan gıda maddelerini kullanmayı gerektiriyorsa yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-2 (A) bölümünde listelenen tarımsal kaynaklı olmayan gıda katkı maddelerini içermelidir.
Tarımsal orjinli ürün veya türevlerinin işlem görmesi gerekiyorsa bu Yönetmeliğin Ek-2 (B) bölümünde listelenen ürünlerle işlem görmüş olması gereklidir.
e) Bir geçiş ürünü; ancak aşağıda belirtilen şartları taşıması halinde, geçiş dönemi ürünü olarak etiketlenir:
1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre geçiş süreci ürünü olmalıdır.
2) Hasattan önce minimum 12 ay geçiş dönemine uyulmuş olmalıdır.
3) Etiket üzerinde ürünün, "organik tarım geçiş süreci ürünüdür." cümlesinde, "organik" ifadesi, "geçiş süreci" ifadesiyle aynı renk, punto ve yazım tarzında olmalıdır.
f) Minimum % 70’i organik ürünlerden oluşan işlenmiş ürün etiketinin aşağıda belirtilen şartları taşıması gereklidir:
1) İçindekiler kısmında organik tarım metoduyla üretildiğinin belirtilebilmesi için içindeki tarımsal orjinli maddelerin veya bunların türevlerinin minimum % 70’i bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmiş veya yönetmeliğe eşdeğer kurallara uygun olarak üretilmiş ithal organik ürün olmalıdır. İçindekiler kısmında organik olanlar bileşimlerinin % X oranlarıyla birlikte "Organik tarım metoduyla üretilmiştir" şeklinde ifade edilmeli ve bu ifade içindekiler kısmında yer alan diğer maddeler ile aynı renk, boyut ve yazı tarzında olmalıdır.
2) İşlenmiş ürün içeriğinde bulunan organik olarak üretilmeyen tarımsal kaynaklı diğer maddeler bu Yönetmeliğin Ek-2 (C) bölümünde yer almış olmalıdır.
3) İşlenmiş ürün, yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-2 (A) bölümünde listelenen, tarımsal kaynaklı olmayan gıda katkı maddelerini içermelidir.
4) Tarımsal orjinli ürün veya türevleri bu Yönetmeliğin Ek-2 (B) bölümünde listelenen ürünlerle işlem görmüş olmalıdır.
5) Ürün işleme esnasında iyonik radyasyon kullanılmamalıdır.
6) Ürün, bu yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlar tarafından kontrolü yapılan müteşebbislerce üretilmiş olmalıdır.
7) Ürün genetiği değiştirilmiş organizma ve/veya bu organizmalardan elde edilen ürünler kullanılmadan üretilmiş olmalıdır.
8) Geçiş sürecinde üretilen ürünler bu Yönetmelik hükümlerine göre geçiş süreci ürünü olarak etiketlenir.
Organik ürünlerin depolanması
Madde 25 — Organik ürünlerin depolanması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik ürünlerin, depolama alanları, ürünlerin tanınmasına imkan verecek ve bu Yönetmelikçe uygun bulunmayan başka ürünlerle, maddelerle karışmaya ya da bulaşmaya meydan vermeyecek biçimde düzenlenmelidir. Organik ürünlerin depolandığı alanlarda kullanılan yalıtım malzemeleri ve soğutma ile ilgili ekipmanlar bu amaç gözetilerek seçilmelidir.
b) Ayrı olarak depolamanın mümkün olmadığı durumlarda organik ürünlerle konvansiyonel ürünlerin karışmasını engelleyecek tedbirler alınır ve bu tedbirlerin yeterliliği yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilir.
c) Basınç, sıcaklık ve yetkilendirilmiş kuruluşça uygun görülen gazlarla kontrol edilebilen koşullarda depolama uygulamaları yapılabilir.
d) Organik ürünlerin depolanması sırasında ürünün organik özelliğini kaybettirecek ilaç ve ilaçlama yöntemi kullanılamaz.
e) Organik ürünlerin depolanmasında sentetik kimyasal maddeler kullanılamaz ve doğal olmayan uygulamalar yapılamaz; tüm bu işlemler yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilir.
f) Müteşebbis tarafından depolama koşulları ile depolanan organik ürünün giriş ve çıkış miktarları ve tarihine ilişkin kayıtlar düzenli olarak tutulur. Yetkilendirilmiş kuruluşa onaylatılır ve çizelgenin bir nüshası müteşebbis tarafından, diğer nüshası yetkilendirilmiş kuruluş tarafından saklanır.
Organik ürünlerin taşınması
Madde 26 — Organik ürünlerin taşınması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Müteşebbis, organik ürünleri toptancı ve perakendeciler de dahil olmak üzere diğer birimlere taşıma sırasında içeriğinde herhangi bir karışmaya neden olmayacak biçimde uygun paket, konteynır veya kapalı araçlarda, izlenebilirliğini sağlayacak şekilde taşınmasını sağlamakla yükümlüdür.
b) Kontrol sistemine dahil olan iki müteşebbis arasında, kapalı olmayan araç, konteynır yada paketlerin bir veya birden fazla sayıda nakliye işlemi, ürün hakkında müteşebbisin adı, adresi, ürünün adı, etiket bilgileri, yetkilendirilmiş kuruluşun adı, kod numarası gibi gerekli bilgileri içeren evraklarla birlikte, gönderici ve alıcı tarafların yetkilisi yada yetkilendirilmiş kuruluşun bilgisi ve onayı ile olmalıdır.
Organik ürünlerin pazarlanması
Madde 27 — Organik ürünlerin pazarlanması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a) Organik hammadde ve/veya organik işlenmiş ürün olduğunu belirten "Ürün Sertifikasına" sahip olan ve bu Yönetmelik hükümlerince üretilmiş ürünler organik ürün olarak pazarlanır.
b) Organik ürün ticareti yapan müteşebbis, her bir parti satışını "Ürün Sertifikası" ile belgelendirmek zorundadır.
c) Organik ürünler, organik ürün olduğu açıkça belirtilerek satılır. Organik ürünlerin, konvansiyonel ürün ile karışmaması ve organik niteliğinin korunması organik ürün satışı yapan müteşebbisin yükümlülüğündedir.
d) İthalatçı ithalat halinde, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından istenilen belgeleri eksiksiz olarak bu kuruluşa verir. Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yeniden sertifikalandırma yapmak amacıyla aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler istenir. Bunlar;
1) İthalatçının ithalat faaliyetleri; ithalatçının adı, adresi, ürünün geldiği ülke, ürünlerin ülkeye giriş noktası ve ithal edilen ürünlerin depolanmasında kullanılacak binaların uygunluğuyla ilgili detaylı açıklama belgeleri,
2) Karşı ülkeden alınan ürünün etiketi ve içeriğine dair bütün bilgilerin aslı veya noter onaylı tercümeleri,
3) İthalat işleminin nasıl gerçekleşeceğini ve ihlal durumunda alınacak ihtiyati tedbirleri içeren belgeler,
4) İthalatçı tarafından kullanılacak herhangi bir deponun diğer ülkede bulunması durumunda, karşı ülkenin yetkilendirilmiş kuruluşu tarafından kontrole açık olacağını belirten belgeler,
5) İlgili partinin miktarı, orjini ve yapısı, kontrol mekanizmasının detayları, üretim, işleme, ambalajlama, depolama, nakliye işlemlerinin detayları, alıcıları, ürün sertifikası, organik tarım müteşebbis sertifikası, ürüne ilişkin yıllık kontrol raporlarıdır.
Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından gerek duyulması halinde yukardaki bilgi ve belgelere ek olarak bilgi ve belgeler istenebilir. Tüm bilgi ve belgeler, Komite denetimlerinde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.
e) İthalat veya ihracat yapmak isteyen müteşebbis, yetkilendirilmiş kuruluştan aldığı Ürün Sertifikası ve ulusal mevzuat hükümleri gereğince tamamlamakla yükümlü olduğu diğer belgelerle birlikte Bakanlığın ilgili birimine başvurur.
f) Organik ürünlerin ihracatı, Dış Ticaret Müsteşarlığının "İhracatı Kayda Bağlı Ürünler Listesi"nde yer alan ürünler için yapılan işlemlere tabidir. Bu nedenle; müteşebbisler, ihracat dokümanlarının bir örneğini Ege İhracatçı Birliklerine verir. Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçı bildirimleri ve verilen beyanname numaralarını içeren ihracat verilerini her üç ayda bir Komiteye bildirir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kontrol ve/veya Sertifikasyon Sisteminin İşleyişi
BİRİNCİ BÖLÜM
Kontrol Esasları
Kontrol sisteminin özellikleri
Madde 28 — Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır. Bu Yönetmelik hükümlerine göre, ürünün güvence altına alınmasındaki iki temel unsur, kontrol ve sertifikasyondur. Kontrol ve sertifikasyon işlemi, aynı kuruluş tarafından yapılabileceği gibi ayrı ayrı kuruluşlar tarafından da yapılabilir.
Kontrol yetkisi
Madde 29 — Bakanlık müteşebbis kontrolüne ilişkin yetkisini, yetkilendirilmiş kuruluşa devredebilir. Kontrol yetkisi verilen kuruluşlar ve kontrolörler yetkilerini başka bir kurum ve/veya kuruluşa veya kişiye devredemez.
İşletme ve müteşebbis kontrolü için gerekli bilgi ve belgeler
Madde 30 — İşletme ve müteşebbis kontrolü için gerekli bilgi ve belgeler aşağıda belirtilmiştir.
a) Müteşebbisler yaptıkları organik faaliyetler ile ilgili her türlü bilgi ve belgeleri, sözleşmeli olduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşuna vermekle yükümlüdür. Bu bilgi ve belgeler kuruluş tarafından kayıt altına alınır. Bu kayıtlar aşağıdaki bilgi ve belgeleri içerir;
1) İşletmenin adı, adresi, kapasite bilgileri, hukuki durumuna ait bilgi ve belgeler, sözleşme tarihi, imzalanan sözleşme metni, organik tarıma geçişin başladığı tarih, sözleşme tarihine kadar ki arazi geçmişine ait bilgiler,
2) Faaliyet alanı,
3) İşletmede daha önce uygulanan üretim metodu,
4) İşletmenin ve işletme binalarının planları,
5) Arazi parselleri veya alana dair tüm plan ve krokiler,
6) İşletmenin mevcut makine ve ekipman donanımı,
7) İşletmenin konumu, kullanılan depoların tanımı ve amaca uygunluğu,
8) Ürün münavebe planı,
9) Kullanılacak tüm girdilere ait kayıt defterleri,
10) İşletmenin malları, dışarıdan satın alınan malları içeren alım ve satım defterleri,
11) Ürün çıkış planı, ürünün niteliği, stok durumu, miktarı, ambalajlama şekli ve materyali,
12) Orman alanlarından ve doğadan ürün toplanması durumunda, alana ait bütün tanımlamalar, resmi izinler ile alana yapılan tüm teknik müdahaleler, afetler, karantina tedbirleri gibi bilgilerdir.
b) Müteşebbis, faaliyet alanı ile ilgili bilgileri kapsayan organik tarıma geçiş ve üretim planları hazırlar.
Kontrol işlemi
Madde 31 — Kontrol işlemi; yazılı belgeleri, planları, defterleri, raporları, kayıtları, arazi, işletme ve depo gibi kritik nokta kontrollerini ve gözlemleri içermelidir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu yılda en az bir defa haberli veya habersiz olarak işletmeyi yerinde kontrol eder. Bu amaçla kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu bir kontrol planı hazırlar ve hazırlanan bu kontrol planı aşağıdaki bilgileri içerir;
1) Müteşebbisin adı ve adresi,
2) Kontrol tarihi,
3) Kontrolün kapsayacağı konular,
4) Kontrolör adıdır.
Müteşebbis tarafından kayıt altına alınan bütün organik tarım faaliyetleri kontrol raporları için temel bilgi niteliğindedir.
Kontrol işlemi sırasında kontrolör, bağlı bulunduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşunun organik tarım faaliyetlerini içeren kendi kontrol formlarını doldurur. Kontrolör, yaptığı kontrole dair kontrol sonuçlarını içeren bir belge düzenleyerek müteşebbise verir ve bu belge müteşebbisce saklanır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu kontrol işlemi sonucunda bir rapor hazırlar. Kontrol raporu, müteşebbisin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılan organik tarım faaliyetlerinin kontrol sonuçlarını içerir.
İKİNCİ BÖLÜM
Sertifikasyon Esasları
Sertifikasyon sisteminin özellikleri
Madde 32 — Sertifikasyon; bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve girdinin geldiği aşamanın belgelendirilmesidir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşunca; organik tarım müteşebbis sertifikası ve ürün sertifikası verilir. Sertifikalar, asgari bu Yönetmeliğin Ek-4’ünde yer alan bilgileri içerecek şekilde düzenlenmelidir. Düzenlenen sertifikaların icmal listeleri Komiteye gönderilir.
Sertifikasyon sisteminin özellikleri aşağıda belirtilmiştir;
a) Sertifikasyon, Komiteden bu yetkiyi almış gerçek veya tüzel kuruluşlarca yapılır. Sertifikasyon işlemi, kontrolü yapan kuruluşça da yapılabilir, ancak bu işlem için de Komiteden izin ve yetki almak zorundadır. Sertifika yetkisi verilen kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu yetkisini başka bir kurum veya kuruluşa devredemez.
b) Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu bir sertifikasyon sistemi oluşturur ve Komiteye sunar. Bu sistemi kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşunun uyguladığı fiyat listesi, sertifika belgesi örneği, sertifika çeşitleri, test etme ve sorgulama metodu, analiz yöntemi ve kullandığı tüm teknikler ve dokümantasyon sistemi ile ilgili bilgileri kapsar.
c) Sertifikasyon kuruluşu sertifika düzenleyeceği işletmelere ait tüm kontrol bilgilerini ve raporları kontrolü yapan kuruluştan devralır. Kontrol kuruluşu bu bilgileri sertifikasyon kuruluşuna vermek zorundadır.
Sertifikasyonun esasları
Madde 33 — Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu, bu Yönetmelikte bahsedilen kriterleri ve sertifikasyon esaslarının uygunluğunu EN 45011 veya ISO 65’e göre sağlamak zorundadır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu yapılan işin niteliğine göre kalite sistemini açıklayan bir kalite el kitabı hazırlar.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Yetkilendirilmiş Kuruluşlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Yetkilendirilmiş Kuruluşların Çalışma Esasları, Çalışma İzni ve Yaptırımlar
Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları
Madde 34 — Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları şunlardır:
a) Yetkilendirilmiş kuruluşlar; Komiteden çalışma yetkisi almak, çalışma yetki süreleri dolmadan en az bir ay önce çalışma yetki sürelerinin uzatılması için başvuru yapmak ve çalışma izinlerinin uzatıldığını belgelemek zorundadırlar. Yukarıdaki hususlara dikkat etmeyen kuruluşların çalışma izinleri Komite tarafından yeni izin belgelerini alıncaya kadar durdurulur.
b) Yetkilendirilmiş kuruluşlar yurt içinde her türlü organik ürün ambalajında ulusal organik tarım logosunu kullandırmak zorundadırlar.
c) Yetkilendirilmiş kuruluş, bu Yönetmelik hükümlerine göre kontrol sürecini işletmeden ürün veya girdi sertifikalandırması yapamaz.
d) Yetkilendirilmiş kuruluşlar bu Yönetmelik hükümlerine uymayan üretim teknikleri ve girdilerin kullanıldığından şüphe duyduğu durumlarda analiz amaçlı ürün örnekleri alabilir.
e) Tespit ettikleri her türlü aykırılıklar ile uygun gördükleri yaptırım işlemlerini de içeren karar yazısını, müteşebbisin itirazı var ise yirmi gün içerisinde, itiraz yok ise yıllık raporlarında Komiteye bildirirler. Ayrıca, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından sistemden çıkarılan müteşebbisler diğer yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirilir. Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından uygun görülen yaptırımlara itiraz ve şikayet halinde Komite konu ile ilgili inceleme ve yeni belgeler isteme yetkisine sahiptir. Komite itiraz ve şikayet ile ilgili bilgi ve belgeleri inceler, nihai kararı verir ve sonucu taraflara iletir.
f) Yetkilendirilmiş kuruluş, bitkisel ve hayvansal ürünler ile su ürünleri üretimi yapan, orman alanlarından ve doğadan ürün toplayan, ürün işleyen, ambalajlayan, depolayan, nakleden, pazarlayan, sözleşme yaptığı geçiş sürecindeki veya bu süreci tamamlamış bütün müteşebbisleri ve müteşebbislere ait her türlü bilgi ve belgeyi kontrol eder ve kayıt altına alır. Ayrıntılı rapor hazırlar. Raporlar, faaliyet alanı ile ilgili olarak aşağıdaki bilgileri içerir.
1) Bu Yönetmeliğin 6’ ncı maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan bilgiler,
2) Üretime dair bütün bilgiler,
3) İşletmeye dair bütün bilgiler,
4) Kontrollere dair bütün bilgiler,
5) Sertifikasyona dair bütün bilgiler,
6) İhlal ve ihtilaflara dair bütün bilgiler,
7) Gıda siciline dair bütün bilgilerdir.
Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar
Madde 35 — Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar şunlardır:
a) Yetkilendirilmiş kuruluşlar teknik ve idari bakımından görevini yerine getirebilecek imkanlara sahip olmalıdır. Komite, bu konuda gerekli incelemelerde bulunmak, tavsiye ve direktif verme yetkisine sahiptir. Bakanlık tarafından izin verilecek yerli veya yabancı yetkilendirilmiş kuruluşun Türkiye irtibat bürosu temsilcisinin ve yardımcısının T.C. vatandaşı olması zorunlu olup, çalışan T.C. vatandaşı personel sayısı, toplam kontrolör ve diğer personel sayısının 2/3' ünden az olamaz.
b) Yetkilendirilmiş kuruluşlar EN 45011 veya ISO 65 veya standartlara göre akredite edilmiş olmalıdır.
c) Yetkilendirilmiş kuruluşlar, sürekli irtibat sağlanabilecek her türlü alt yapıyı oluşturur.
d) Yetkilendirilmiş kuruluşlar, danışmanlık hizmeti veremez.
e) Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yöneticilerinin, ortaklarının, kontrolörlerinin ve çalışanları ile bunların birinci derece yakınlarının organik tarım faaliyetlerini kontrol edemez ve sertifikalandıramaz.
f) Yetkilendirilmiş kuruluşun yöneticileri, ortakları, kontrolörleri ve çalışanları, aynı anda başka bir yetkilendirilmiş kuruluşda görev alamazlar. Ancak, serbest kontrolörler aynı anda farklı yetkilendirilmiş kuruluş adına kontrol yapabilirler.
g) Yetkilendirilmiş kuruluşların kontrolörlerinin sayısı, kuruluşun proje sayısı ve kontrol edilecek alan için yeterli olmalıdır. Bir yıl içersinde kontrolör için maksimum çalışma süresi 90 kontrol günüdür.
h) Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlardan, yürürlükteki organik tarım mevzuatlarına uygun faaliyette bulunacaklarına dair noter onaylı bir taahhütname alınır.
ı) Yetkilendirilmiş kuruluşlar gerekli gördükleri durumlarda en az bir kontrolör bulundurmak ve komiteden izin almak kaydıyla şubeler açabilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar açtığı şubelerince yürütülen tüm faaliyetlerden sorumludurlar. Şubelerin kapatılması durumunda komite bilgilendirilir.
Yetkilendirilmiş kuruluşun çalışma izni için başvuru şekli
Madde 36 — Gerçek veya tüzel kişiler; kontrol veya sertifikasyon veya kontrol ve sertifikasyon faaliyetlerinde bulunmak için Bakanlığa resmi olarak müracaat eder. Komite tarafından gerekli incelemeler yapılır ve müracaat tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde ilgiliye gerekli iznin verilip verilmeyeceğine dair bilgi verilir. Bakanlıkça izin verilen yetkilendirilmiş kuruluş bu Yönetmelik çerçevesinde çalışmalarını sürdürür.
Yetkilendirilmiş kuruluş çalışma izni için aranan şartlar ve istenilen belgeler
Madde 37 — Çalışma izni için istenilen belgeler ve aranan şartlar aşağıda belirtilmiştir:
a) Yetkilendirilmiş kuruluşların hukuki yapısını belirtir belgeler;
1) Yetkilendirilmiş kuruluş tüzel kişilik ise en az Limited Şirket olmalıdır.
2)Yetkilendirilmiş kuruluş, yabancı bir kuruluşun Türkiye’deki şirketi veya irtibat bürosu ise; tüm yasal izin prosedürlerini tamamlamış olmalıdır.
3) Gerçek kişi ise iş yeri açma belgesi almalıdır.
b) Yetkilendirilmiş kuruluş yabancı bir kuruluşun Türkiye’deki irtibat bürosu veya şirketi ise, akreditasyon belgesini müracatta ibraz eder. Yeni kurulan şirket ise akreditasyon belgesini en geç iki yıl içinde Bakanlığa göndermelidir. Belirtilen sürede akreditasyon belgesi ibraz edilmez ise Bakanlık yetkilendirilmiş kuruluşun çalışma iznini, belge Bakanlığa ibraz edilinceye kadar askıya alır.
c) Yetkilendirilmiş kuruluşların yer ve organizasyon tanımlamalarına dair belgeler;
1) Adı, yeri, tüm iletişim bilgileri ve var ise logosuna ait belgeler,
2) Kuruluş sahibi, ortakları, çalışanları, kontrolörlerine ait kimlik belgeleri,
3) Kuruluş sahibi, ortakları, çalışanları, kontrolörlerine ait eğitim belgeleri,
4) Çalışanların görev tanımları ve sigorta belgeleri,
5) Yetki sahibi kişilere ait imza sirküleri,
6) Yetkilendirilmiş kuruluşun organizasyon şemasıdır.
d) Kuruluşun mali yapısına dair belgeler;
1) Sermaye yapısını gösteren belgeler,
2) Vergi türü ve vergi numaralarını da içeren belgelerdir.
e) Kuruluşun çalışma alanı ve çalışma sistemine dair bu Yönetmelikte belirtilen tüm belgelerdir.
f) Kontrol ve sertifikasyon yöntemlerini içeren belgeler ve türkçe kalite el kitabıdır.
Müteşebbisin sorumlulukları ve uygulanacak yaptırımlar
Madde 38 — Müteşebbis; sözleşme yaptığı yetkilendirilmiş kuruluşa organik üretimle ilgili istediği tüm bilgi ve belgeleri vermek, üretimin her aşamasında gerekli kontrolün yapılabilmesi için işletmenin organik üretimle ilgili her birimini yetkilendirilmiş kuruluşa açmak zorundadır. Yetkilendirilmiş kuruluş organik tarım faaliyetinin her aşamasını istediği anda kontrol eder.
Müteşebbis faaliyet alanını tam olarak tanımlamalı ve aldığı önlemleri yetkilendirilmiş kuruluşa bildirmelidir. Müteşebbis, bu Yönetmelik hükümlerine uyacağına ve her türlü kontrole izin vereceğine dair bir taahhütnameyi yetkilendirilmiş kuruluşa vermek zorundadır.
Müteşebbis, ürettiği, işlediği, ithal ettiği yada başka bir müteşebbisten satın aldığı ürünün bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından kuşkulanıyorsa bu durumu yetkilendirilmiş kuruluşa bildirir. Durum netlik kazanıncaya kadar söz konusu ürünün organik ürün olduğuna dair atıfta bulunacak organik ürün etiket ve logosunu kullanamaz. Müteşebbis söz konusu ürünü tereddütler ortadan kalktıktan sonra yetkilendirilmiş kuruluşun bilgisi dahilinde bu Yönetmelik hükümlerine uygun işlemlere tabi tutabilir ve pazarlayabilir.
Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbise uygulanacak yaptırımlar, aşağıdaki maddelere göre uygulanır.
a) Müteşebbis, faaliyetleriyle ilgili yetkilendirilmiş kuruluş tarafından istenilen kayıtları düzenli olarak tutmak zorundadır. Belgelerin düzensiz veya yanlış tutulması durumunda, yetkilendirilmiş kuruluşlar eksiklik ve aksaklıkları müteşebbislere ayrıntılı ve yazılı olarak bildirir. Yetkilendirilmiş kuruluş eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesi için müteşebbise bir ay süre tanır. Bu süre sonunda tekrar kontrol eder. Eksiklik giderilmiş ise sözleşme aynen devam eder. Aksi halde kalite el kitabında belirtilen yaptırımlar uygulanır. İtiraz halinde konu ile ilgili bilgi ve belgeler en geç yirmi gün içinde Komiteye iletilir. Komite gerekli incelemeleri yaptıktan sonra nihai kararını verir ve sonucu taraflara bildirir.
b) Üretim aşamasında bu Yönetmelik hükümlerine aykırı uygulamaların saptanması halinde; müteşebbis organik üretime geçiş sürecinde ise, süre yetkilendirilmiş kuruluş tarafından uzatılır, bu süreyi tamamlamışsa tekrar geçiş sürecine geçirilir ve müteşebbise yazılı olarak bildirilir. Uzatılan geçiş süresi sonunda bu Yönetmelik hükümlerine aykırı uygulamaları tekrarladığı tespit edilen üretici müteşebbislerin sözleşmesi feshedilerek Komiteye bildirilir. İtiraz veya şikayet halinde Komite konu ile ilgili bilgi ve belgeleri ister ve inceleme başlatır. İnceleme neticesinde, müteşebbisin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı uygulamaların kasıtlı olarak devam ettiği tespit edilmesi durumunda; Komite müteşebbisi organik üretim yapma faaliyetinden beş yıl süre ile men eder ve tüm yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirir. Men kararı yalnızca Komite tarafından verilir.
c) İşleme, ambalajlama, etiketleme, depolama, taşıma, pazarlama faaliyetlerinde bu Yönetmelik hükümlerini ihlal eden müteşebbisin ihlale kasıtlı olarak devam ettiği tespit edildiğinde, Komite müteşebbisi organik tarım faaliyetinden beş yıl süre ile men eder ve bu kararını tüm yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirir.
Yetkilendirilmiş kuruluşların göndermekle yükümlü oldukları bilgi ve belgeler
Madde 39 — Komite, yetkilendirilmiş kuruluşlardan; müteşebbise, ürüne, üretime, kontrol işlemine, kuruluşun kendisine, çalışanına ve menşeine dair her türlü bilgi ve belgeleri istediği zaman ve biçimde talep edebilir. Ayrıca yetkilendirilmiş kuruluşlar, yapısıyla ilgili yapılan her türlü değişikliği en geç bir ay içerisinde Komiteye bildirmek zorundadır.
Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin (f) bendinde verilen kod numarasını, sözleşme yaptığı müteşebbislerin onaylı listesi, arazi yeri, büyüklüğü, ürünün adı, miktarı işletmenin adı ve organik faaliyet bilgilerini içeren listeyi Yetkilendirilmiş kuruluş Komiteye ve organik tarımın yapılacağı il tarım müdürlüğüne en geç bir ay içinde bildirmek zorundadır. Komite ve il tarım müdürlüğü, kendisine bildirilen müteşebbisi "organik tarım metodu uygulayan müteşebbis" olarak kayıt altına alır.
Geçiş sürecindeki kısaltmanın süresi ve gerekçesi ya da müteşebbisin yeniden geçiş sürecine alınması durumları yetkilendirilmiş kuruluş tarafından, bir ay içerisinde üretim yapılan ilin il müdürlüğüne, yıllık raporlarda ise Komiteye bildirilir.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar, geçen takvim yılında yapmış oldukları bir yıllık faaliyetleriyle ilgili; ürün, müteşebbis, sertifika icmalleri, kontrol, üretim, ihracat, ithalat, çalışan personel durumu ile ilgili bilgileri müteakip yılın en geç 31 Mart tarihine kadar Komiteye bildirir. Ayrıca yeni sözleşme yapılan müteşebbisleri sözleşme tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Komiteye bildirmek zorundadırlar.
Denetim, yetki ve sorumluluklar ile denetim elemanlarının hizmet içi eğitimleri
Madde 40 — Yetkilendirilmiş kuruluş, müteşebbis ve işletme denetimleri; Organik Tarım Komitesi Üyeleri ve il müdürlükleri bünyesinde organik tarım konusunda eğitim almış teknik elemanlardan oluşan Organik Tarım Birimi tarafından yapılır. Bu denetimler gerek görülmesi halinde Bakanlık tarafından Teftiş Kurulu Başkanlığına da yaptırılabilir.
İl müdürlüklerinde denetimde görev alacak denetim elemanı; İl müdürlüğü tarafından önerilen, Bakanlık tarafından eğitilerek kimlik verilen kişilerden oluşur.
Denetimler; yetkilendirilmiş kuruluş büro denetimi, müteşebbis, işletme denetimleri olup, yetkilendirilmiş kuruluşların büro denetimi komite tarafından, diğer denetimler ise İl müdürlüklerince yapılır. Denetimler denetim yetkisine sahip en az iki elaman tarafından gerçekleştirilir. İl müdürlüğü elemanlarınca yapılacak denetimler sırasında Bakanlık tarafından hazırlanmış olan denetim formları kullanılır. Yıl sonunda yapılan denetimlere ilişkin değerlendirme icmali istatistiki bilgi mahiyetinde Bakanlığa en geç müteakip yılın 31 Ocak tarihine kadar gönderilir.
Bakanlık merkez teşkilatınca gerek görülmesi halinde taşra teşkilatı denetim elemanlarına yönelik eğitimler yaptırılır. Çiftçi eğitimleri taşra teşkilatındaki denetim elemanları tarafından yapılır.
Ceza uygulamaları
Madde 41 — Kanuna aykırı hareket eden müteşebbislere ve yetkilendirilmiş kuruluşlara verilecek idari para cezaları aşağıdaki şekilde uygulanır.
a) Suçun tespit edildiği mahallin il müdürlüğünün teklifi veya Komiteye yapılan şikayete bağlı olarak veya Komitenin doğrudan tespiti halinde Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (d), (e) bentlerindeki yaptırımlar Bakanlık tarafından uygulanır. Bu yaptırımlar Komitenin ön incelemesini müteakip gerek duyulduğu durumda Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre yerine getirilir. Bu inceleme süresince yetkilendirilmiş kuruluş müteşebbislerle yeni sözleşme yapamaz. Ancak daha önceden sözleşme yapılmış müteşebbislerle ilgili kontrol, sertifikasyon ya da kontrol ve sertifikasyon işlemlerine Komitenin alacağı karar doğrultusunda devam edilebilir.
b) Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (k) bendlerine aykırı hareket edenlere Bakanlıkça veya mahallin en büyük mülki amiri tarafından idari para cezası verilir.
c) Kanunun 12 nci maddesinde yer alan diğer cezalar ise suçun tespit edildiği mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir.
d) Suça ilişkin cezanın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde suçun tekrarlanması halinde Kanunda öngörülen tekerrür hükümleri uygulanır.
Bakanlık veya mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilen idari para cezalarına karşı, kararın ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içerisinde yetkili idari mahkemelere itiraz edilebilir.
Kontrolörlük kursu, kontrolörlük başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma şekil ve esasları
Madde 42 — Bakanlıkça gerekli görülmesi halinde, ziraat mühendisi, veteriner hekim, su ürünleri mühendisi ve gıda mühendislerine yönelik, yılda bir defa kontrolör kursu açılır veya açtırılır. Kurs masraflarını karşılamak üzere, kursa katılacaklardan alınacak önceden Kurumca belirlenmiş olan ücret, ilgili döner sermaye hesabına yatırılır.
Kontrolörlük başvurularında aranılacak şartlar, kontrolörün, yetki, çalışma şekil ve esasları şunlardır:
a) Başvuruda aranılacak şartlar;
1) Ziraat, veteriner, su ürünleri ve gıda mühendisliği fakültelerinin birinden mezun olmak,
2) Organik tarım konusunda bir yıllık bilgi ve deneyim sahibi olduğunu gösterir resmi belgeye veya konu ile ilgili yüksek lisans diplomasına veya konu ile ilgili doktora diplomasına veya Bakanlıkça açılacak veya açtırılacak kurslardan kontrolörlük eğitimi aldığına dair resmi bir belgeye sahip olmak veya organik tarım komitesinde bir yıl süre ile çalışmış olmak veya lisans eğitimleri uygun organik tarımda görev yapmış Bakanlık müfettişi olmaktır.
b) Yetki;
1) İstenilen bilgi ve belgeleri Komiteye sunan kişilere, Komite tarafından kontrolörlük yetkisi verilir ve yetkilendirilen kontrolörler kimliklendirilerek kayıt altına alınır.
2) Lisans aldıkları meslek odasına üye olmak koşuluyla kontrol hizmeti verebilirler.
3) Kontrolörler aynı anda yalnız bir yetkilendirilmiş kuruluş adına çalışır, ancak serbest kontrolörler aynı anda farklı yetkilendirilmiş kuruluş adına kontrol yapabilirler.
c) Çalışma şekil ve esasları;
1) Komiteden alınacak yetki belgesiyle çalışırlar.
2) Yaptıkları kontrolle ilgili rapor tutmak, bu raporları imzalamak ve yetkilendirilmiş kuruluşa teslim etmek zorundadırlar.
3) Komite, kontrolörün bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranmasını tespit etmesi halinde kontrolör belgesini geçici veya süresiz olarak iptal edebilir.
Sertifiker başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma şekil ve esasları
Madde 43 — Sertifikerlik başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma şekil ve esasları şunlardır:
a) Başvuruda aranılacak şartlar;
1) En az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2) Organik tarım konusunda bir yıllık bilgi ve deneyim sahibi olduğunu gösterir resmi belgeye veya konu ile ilgili yüksek lisans diplomasına veya konu ile ilgili doktora diplomasına veya Bakanlıkça açılacak veya açtırılacak kurslardan kontrolörlük eğitimi aldığına dair resmi bir belgeye sahip olmak veya organik tarım komitesinde bir yıl süre ile çalışmış olmak veya lisans eğitimleri uygun organik tarımda görev yapmış Bakanlık müfettişi olmaktır.
b) Yetki;
1) İstenilen bilgi ve belgeleri Komiteye sunan kişilere, Komite tarafından sertifikerlik yetkisi verilir ve yetkilendirilen sertifikerler kimliklendirilerek kayıt altına alınır.
2) Sertifikerler yalnız bir yetkilendirilmiş kuruluş adına çalışabilir.
c) Çalışma şekil ve esasları;
1) Sertifikerler, Komiteden alınacak yetki belgesiyle çalışırlar.
2) Komite, sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranmasını tespit etmesi halinde sertifiker belgesini geçici veya süresiz olarak iptal edebilir.
Kontrol ve sertifikasyon ücreti
Madde 44 — Kontrol ve sertifikasyon ücretinin esasları aşağıda belirtilmiştir.
Kontrol ve sertifikasyon ücreti; yetkilendirilmiş kuruluş ile müteşebbis arasında yapılan sözleşme ile belirlenir. Yetkilendirilmiş kuruluş kontrollerinde komite üyesinin de kontrolde bulunmasını gerekli görürse, Komiteye yazılı olarak başvurur ve oluşacak harcırahı kendi kontrolüne uyguladığı esaslara göre karşılar.
BEŞİNCİ KISIM
Komiteler
BİRİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Komitesi
Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları
Madde 45 — Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları aşağıda belirtilmiştir.
a) Komitenin oluşumu; Bakanlık, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı ile Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından görevlendirilecek temsilcilerinden, Bakan veya yetkilendireceği müsteşar veya müsteşar yardımcısının onayı ile kurulur. Yukarıda adı belirtilen kuruluşlardan en az bir üye olmak üzere komiteye alınacak üye sayısını Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü belirler. İhtiyaç duyulması halinde Teftiş Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nden Komiteye birer üye alınabilir. Komite başkanlığı ve sekreteryası Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanlığınca yürütülür.
b) Komitenin görevleri;
1) Yetkilendirilmiş kuruluş başvurularını değerlendirerek çalışma izni vermek, izin sürelerini uzatmak, izinlerini iptal etmek,
2) Yetkilendirilmiş kuruluşları kodlamak, kontrolörleri, sertifikerleri kodlamak ve kimliklendirmek,
3) Kontrolör ve sertifiker yetkisi vermek, yetkilerini iptal etmek,
4) Yetkilendirilmiş kuruluşların büro denetimini yapmak,
5) Yetkilendirilmiş kuruluşlara, kontrolörlere ve müteşebbislere organik tarım mevzuatlarına aykırı hareket etmeleri halinde gerekli idari para cezalarının uygulanmasını Bakanlık Makamına teklif etmek,
6) Türkiye’de organik tarımın yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, tanıtılması konularında çalışmalar yapmak, Organik tarım konusunda eğitim, seminer, sempozyum, toplantı, kongre ve fuarların düzenlenmesini teşvik etmek, bahse konu etkinliklere katılmak ve katkı sağlamak,
7) Uluslararası Organik Tarım mevzuatlarını izleyerek bu konudaki uyumun sağlanması için değişiklik çalışmaları yapmaktır.
c) Komite, sekreterya tarafından toplantıya çağrılır. Komite üye tam sayısının en az salt çoğunluğuyla toplanır. Kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile alınır.
d) Raportörlük, Komitece Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü temsilcileri arasından seçilen sekreter üye tarafından yürütülür.
e) Kararlar, toplantı tarihinden itibaren en geç bir ay içinde toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır. Bakan veya Bakan’ın yetki verdiği Makamın Onayına sunulur ve Makam Onayı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
İKİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi
Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları
Madde 46 — Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu, görevleri çalışma şekil ve esasları aşağıda belirtilmiştir;
a) Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi; Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür’ün başkanlığında TÜGEM temsilcileri, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü temsilcileri, TÜBİTAK, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, yetkilendirilmiş kuruluşların temsilcisi, üniversiteler ve özel sektör temsilcileri ile Komitenin toplantı gündemiyle ilgili görüşlerinin alınmasında yarar gördüğü kurum ve kuruluşların temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.
b) Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi; organik tarımın uygulanması ve geliştirilmesi, desteklemeler ve teşvikler, tüketicinin bilinçlendirilmesi, organik ürünlerin yurt içi ve yurt dışında pazarlanması, uygulamalardaki aksaklıkların tespit edilmesi ve bu konudaki stratejilerin belirlenmesi, organik tarım konusunda proje önerilerinin belirlenmesi ve araştırma önceliklerinin tespit edilmesi hususunda çalışmaları yürütür.
c) Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından gerek görülmesi halinde çalışma grupları oluşturulur.
d) Olağan olarak yılda en az bir kez toplanır. Olağanüstü durumlarda sekreterya tarafından toplantıya çağrılır.
e) Kararlar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır ve Komite’ye tavsiye niteliğindedir.
f) Raportörlük ve sekreterya Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.
g) Kararlar, toplantı tarihinden itibaren yirmi gün içinde tüm üyeler tarafından imzalanır. Kararlar imzalandıktan sonra otuz gün içerisinde Komiteye iletilir. Komite, müteakip ilk toplantısında kararlarla ilgili değerlendirmeyi yapar.
ALTINCI KISIM
Çeşitli ve Son Hükümler
Uyuşmazlık halinde başvurulacak yer
Madde 47 — Her yetkilendirilmiş kuruluş tarafından, gerekli hallerde başvurulması maksadıyla bir mahkeme yerinin belirlenmesi zorunludur. Bu mahal, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında yapılan sözleşmede belirtilmelidir.
Dış ticaret düzenlemeleri
Madde 48 — Organik ürünlerin ithalat ve ihracatına ilişkin gerekli düzenlemeler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yapılır.
Hüküm bulunmayan haller
Madde 49 — Organik tarım faaliyetlerinde bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde; 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, 29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanunu, 15/5/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu ve 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun, 8/5/1986 tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve bu Kanunlara dayalı olarak çıkartılan ilgili mevzuat hükümleri ile 25/4/2002 tarihli ve 24736 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliği, 18/3/2004 tarihli ve 25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelere Dair Yönetmelik, 4/5/2004 tarihli ve 25452 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımda Kullanılan Organik, Organomineral, Özel, Mikrobiyal ve Enzim İçerikli Organik Gübreler ile Toprak Düzenleyicilerin Üretimi, İthalatı, İhracatı, Piyasaya Arzı ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümlerine uyulur.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
Madde 50 — 11/7/2002 tarihli ve 24812 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
Madde 51 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 52 — Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

***

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI TARIM YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 
Ankara, 2015 i · Bu modül, mesleki ve teknik eğitim okul / kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim Programlarında yer alan yeterlikleri kazandırmaya yönelik olarak öğrencilere rehberlik etmek amacıyla hazırlanmış bireysel öğrenme materyalidir. · Millî Eğitim Bakanlığınca ücretsiz olarak verilmiştir. · PARA İLE SATILMAZ. ii AÇIKLAMALAR ...................................................................................................................iii ÖĞRENME FAALİYETİ–1 ....................................................................................................3 1. AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ........................................................................3 1.1. Açıkta Yetiştiriciliğin Tanımı .......................................................................................3 1.2. Açıkta Yetiştirilen Bitkilerin Sınıflandırılması.............................................................7 1.3. Açıkta Yetiştiriciliğinin Avantaj ve Dezavantajları......................................................8 UYGULAMA FAALİYETİ ..............................................................................................12 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................13 ÖĞRENME FAALİYETİ–2 ..................................................................................................14 2. ÖRTÜ ALTI YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ ................................................................14 2.1.Örtü Altı Yetiştiriciliğin Tanımı ..................................................................................14 2.2. Örtü Altı Yetiştiricilik Sistemleri................................................................................15 2.2.1. Toprak Yüzeyini Örten Örtü Sistemleri...............................................................16 2.2.2. Bitki Üzerini Örten Örtü Sistemleri.....................................................................20 2.3. Örtü Altında Yetiştirilen Bitkilerin Sınıflandırılması .................................................28 2.4. Örtü Altında Yetiştiriciliğinin Avantaj ve Dezavantajları ..........................................29 UYGULAMA FAALİYETİ ..............................................................................................31 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................32 ÖĞRENME FAALİYETİ–3 ..................................................................................................33 3. ALTERNATİF YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ.............................................................33 3.1. Topraksız Yetiştiriciliğin Tanımı................................................................................33 3.1.1. Topraksız Yetiştiriciliğin Sınıflandırılması .........................................................35 3.1.2. Topraksız Yetiştiriciliğin Avantaj ve Dezavantajları ..........................................47 3.2. Organik Yetiştiriciliğin Tanımı ve Amacı ..................................................................47 3.2.1. Organik Tarımın İlkeleri ..........................................................................................51 3.3. İyi Tarım Uygulamalarının (İTU) Tanımı ve Amacı ..................................................54 3.3.1. İyi Tarım Uygulamalarının Kapsamı...................................................................55 3.3.2. Tarımsal Ürünlerin İzlenebilirliği........................................................................56 UYGULAMA FAALİYETİ ..............................................................................................59 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................60 MODÜL DEĞERLENDİRME ..............................................................................................61 CEVAP ANAHTARLARI.....................................................................................................62 KAYNAKÇA.........................................................................................................................63 İÇİNDEKİLER iii AÇIKLAMALAR ALAN Tarım DAL Alan Ortak. MODÜLÜN ADI Yetiştiricilik Sistemleri MODÜLÜN SÜRESİ 40/24 MODÜLÜN AMACI Bireye/öğrenciye yetiştiricilik sistemleri ile ilgili bilgi ve becerileri kazandırmaktır. MODÜLÜN ÖĞRENME KAZANIMLARI 1. Bölge, iklim ve pazar şartlarına göre açıkta yetiştiricilik sistemlerini ayırt edebileceksiniz 2. Bitki türüne göre örtü altı yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. 3. Bitki türüne göre alternatif yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. EĞİTİM ÖĞRETİM ORTAMLARI VE DONANIMLARI Ortam: Açık ortam (tarım arazisi), kapalı ortam (sınıf, laboratuar, atölye, sera) Donanım: Sisleme araçları, sirkülasyon fanları, pülverizatör, gölgeleme tülleri, internet. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Modül içinde yer alan her öğrenme faaliyetinden sonra verilen ölçme araçları ile kendinizi değerlendireceksiniz. AÇIKLAMALAR 1 Sevgili Öğrenci, Ülkemizde hızlı nüfus artışı sürekli devam etmekte, tarım ürünlerine talep de miktar ve kalite olarak devamlı artmaktadır. Ülkemizde tarım yapılabilecek toprakların ekim alanı olarak son sınırına gelinmiş olduğundan mevcut arazilerde üretim artışını sağlamak zorunluluktur. Yalnız insanoğlu ne kadar mükemmel ortamda yaşasa, ne kadar güvenli gıda tüketim ilkesini ön planda tutsa da mutlaka üzerine basmak, bir bitkiye dokunmak, ondan zevk almak, elektriğini ve gerginliğini atmak için toprağa koşar. Tarımsal üretimde önemli olan; birim alandan kârlı, bol ve kaliteli ürün almaktır. Bu amaç doğrultusunda üretim planlamasından itibaren birtakım teknik konulara dikkat etmek gerekir. Teknoloji alanındaki gelişmeler paralelinde tarım sektörü de gelişmiştir. İnsanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için beslenmeleri gereklidir. Bu da tarım ürünleriyle olmaktadır. Tarım ürünlerinin yetişmesi için de toprağa ihtiyaç vardır. Tarımda kullanılmayan arazilerin problemleri tespit edilerek bunlara çözüm yolları üretmek de ancak yetişmiş elemanlar tarafından yapılabilmektedir. Bu modülde açıkta yetiştiricilik sistemleri, örtü altı yetiştiricilik sistemleri ve alternatif yetiştiricilik sistemleri hakkında teknik bilgiler verilmektedir. GİRİŞ 2 3 ÖĞRENME FAALİYETİ–1 Bölge, iklim ve pazar şartlarına göre açıkta yetiştiricilik sistemlerini ayırt edebileceksiniz. Ø Bölgenizdeki açıkta yetiştiricilik yapan işletmeleri ziyaret ederek en çok yetiştirilen bitki tür ve çeşitlerini araştırınız. Ø Bölgenizde yetiştirilen bitkilerin bitkisel özelliklerini inceleyiniz. Ø Tarım işletmelerinde çalışan teknik elemanlar ve işletme sahipleri ile görüşerek uygulamaları ve karşılaştıkları sorunlar hakkında bilgiler alınız. Ø Elde ettiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız. 1. AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 1.1. Açıkta Yetiştiriciliğin Tanımı Bitkilerde büyüme ve gelişme ile ilgili olaylar çevre koşullarının etkisi altındadır. Açıkta yetiştirilen bitkisel üretimin çeşitliliği, iklim, toprak, su, yer, yön ve mevki gibi koşullar tarafından belirlenmektedir. Resim 1.1: Buğday tarlası ÖĞRENME FAALİYETİ–1 ARAŞTIRMA ÖĞRENME KAZANIMI 4 Resim 1.2: Domates tarlası Açıkta yetiştirilen bitkilerin büyüme ve gelişmesini etkileyen iklim şartları (sıcaklık, ışık, yağmur, nem, rüzgâr, sis, dolu, sel ve sağanak yağış, don olayları) tamamen çevrenin etkisiyle oluşmaktadır. İnsanların iklim değerleri üzerine etkileri, yok denecek kadar azdır. Bu nedenle tarımsal üretimde en önemli faktör iklimdir. Resim 1.3: Bulutlar Ø Sıcaklık Bitkilerin gelişip meyve verebilmeleri için bitkinin değişik dönemlerinde değişik sıcaklık değerlerine ihtiyaçları vardır. Bazı bitkiler yüksek sıcaklıklarda gelişmelerini tamamlayabildikleri hâlde bazı bitkiler daha düşük sıcaklıktan hoşlanır. Bitkinin sıcaklık isteğiyle bölgenin sıcaklık değerleri örtüşmüyorsa orada sağlıklı bir üretim yapılması imkânsızdır; ancak seralarda suni bir iklim oluşturularak üretim yapılabilir. Meyvelerin ve sebzelerin; çiçek açmalarından ürünlerinin hasadına kadar geçen sürede toplam sıcaklığı isteği vardır. Bitkilerin vejetatif fazdan generatif faza geçebilmeleri için düşük sıcaklık isteğine ( vernalizasyon) ihtiyaç vardır. 5 Düşük sıcaklıklar, bitkilerde olumsuz etki yapar. Her bitkinin değişik dönemlerinde dayanabildiği en düşük sıcaklık değerleri farklıdır. Düşük sıcaklıklarda önemli olan zararın çok büyük olduğu 0 °C nin altındaki değerlerdir ki buna “don olayı” denir. Resim 1.4: Kış donları Bitkilerin büyük çoğunluğu gece ve gündüz sıcaklıkları arasında belirli bir farkın olmasını ister. Bu sıcaklık farkı meyve ve sebzelerin meyve renk ve kalitesine olumlu etki yapar. Resim 1.5: Çiğ Ø Güneşlenme Güneşlenmenin, bitkilerin gelişip büyümesi ve meyve vermesi hatta meyve kalitesi üzerine direk etkisi vardır. En önemlisi, fotosentez olayı güneş ışınları olmadan oluşmaz. Güneş ışığı bol olan yerlerde birim alandan alınan ürün, güneş ışığını az alan yerlere göre bol ve kaliteli olur. Bitkilerin gölgede kalması fotosentez etkinliğinin düşmesine, ışığa yönelimden dolayı boylarının gereğinden fazla uzun olmasına, zayıf ve cılız gelişime, meyve verim ve kalitesinin düşmesine sebep olur. Ancak çok fazla güneş ışığı, hassas ürünlerde gövde, dal ve meyve yanıklıklarının oluşmasına neden olabilir. Bu tür durumlarda bir takım gölgeleme tedbirleri alınması gereklidir. 6 Resim 1.6: Işığın fotosenteze etkisi Ayrıca iyi güneş alan meyve ağaçlarında mantar hastalıkları daha az görülür. Bitkisel üretim yapılacak arazinin güney yamaçlarından seçilmesi, güneşlenme açısından önemlidir. Ø Arazi Büyüklüğü Açıkta yetiştiricilik yapılan araziler, çok değişik büyüklüklerde olabilir. İşletme büyüklüğünü, ekolojik şartlar, yetiştirme sistemi, bitki tür ve çeşidi, sermaye, ticari veya aile tipi yetiştiricilik amaçları belirler. Ø Sulama Sulu veya susuz arazilerde, akarsu vadilerinde, ovalarda yetiştiricilik yapılır. Günümüzün gelişen imkânları çerçevesinde yağmurlama, sulama yapmaya yatkın bir yetiştiriciliktir. Resim 1.7: Yağmurlama sulama 7 Ø Makine Kullanımı Maliyeti düşürmek için toprak işleme, ekim, dikim, çapalama ve hasat gibi işlemler makineyle yapılarak makine kullanımı azamileştirilmeye çalışılır. Resim 1.8: Açıkta yetiştiricilikte makine kullanımı Açıkta üretim yapılacak ideal yerin vejetasyon süresinin 6-8 ay, güneşlenmesinin iyi, sulama olanaklarına sahip, eğimi en fazla %3, soğuk rüzgarları almayan bir arazide olması gerekir. Ayrıca, ulaşım kolaylığı, köye yakınlık, fabrikalara yakınlık ve sermaye imkânları, işçi temini gibi faktörler göz önüne alınmalıdır. Ana yollara yakın olma, pazarlama kolaylığı sağlar. 1.2. Açıkta Yetiştirilen Bitkilerin Sınıflandırılması Açık alanda yetiştirilen bitkiler aşağıdaki şekillerde sınıflandırılabilir. Ø Tarla bitkileri Ø Bahçe bitkileri Ø Süs bitkileri Resim 1.9: Tek yıllık bitkiler buğday ve mısır 8 Resim 1.10 : Çekirdeksiz üzüm Resim 1.11: Yonca 1.3. Açıkta Yetiştiriciliğinin Avantaj ve Dezavantajları Ø Avantajları Açıkta yetiştiricilikte iklim faktörlerini düzenlemek için herhangi bir tedbir alınmadığı için ilk yatırım masrafları bakımından sermaye gereksinimi düşüktür. Sadece toprağı işleyip ekime ve dikime hazır hâle getirmek mümkündür. Diğer yetiştiricilik sistemlerinde olduğu gibi üretime başlamadan evvel yapılması gereken yatırımların hiç birisi bu sistemde gerekli olmamaktadır. Sistemin oluşturulması için çok fazla bilgi ve teknolojiye gereksinim yoktur. Pahalı ve teknik bilgi gereksinimi çok fazla olan diğer sistemlere göre üretime başlamak daha kolaydır. Bitki sağlığı işlemlerini yapmak daha etkili ve kolaydır. 9 Ø Dezavantajları Açıkta yetiştiricilikte iklim, en önemli faktör olduğu için risk ve belirsizlik çok fazladır. Açık arazide yetiştirilen çok yıllık bitkiler, dikildikleri yerde uzun yıllar kalıp meyve vereceklerdir. Bu sebeple bahçe kurulacak yerin, o bahçeye dikilecek bitki tür ve çeşidinin en iyi şekilde yetişmesine ve bol meyve vermesine elverişli bir yerde olmasına dikkat etmek gerekir. Tek yıllık bitkilerin üretiminde yer seçiminde bir hata yapılsa bir-iki deneme sonucu durum anlaşılır ve üretimden vazgeçilerek aynı hata tekrarlanmaz. Fakat çok yıllık bitkiler için aynı şey söylenemez. Hatalı bir dikim, uygunsuz bir yer seçimi, yanlış tür ve çeşitlerden bahçe kurulması gibi hâllerde, yapılan yanlışlık hemen ertesi yıl belli olmaz. Bir çok kereler ağaçlar mahsule yatıp tam verim çağına girinceye kadar işin farkına varılmayabilir. Bundan sonra farkına varılsa bile artık iş işten geçmiş demektir ve aradan geçen bunca yıl, yapılan masraflar, verilen emekler boşuna gitmiş olur. Bu sebeple çok yıllık bir bitki bahçesi kurulurken çok dikkatli davranmak, birçok hususları incelemek gerekir. Resim 1.12: Bitkisel üretime hazır arazi Meyvelerin olgunlaşabilmesi için belirli bir sıcaklığa ve güneşlenme süresine ihtiyaç vardır. Bu sıcaklık ve güneşlenmenin yeterli olmadığı durumlarda meyvenin kalitesi ve miktarı düşmektedir. Vejetasyon süresinin kısa sürdüğü bölgelerde meyvelerin olgunlaşabilmesi için istenen ışık ve sıcaklık toplamı yeterli değilse, meyve zamanında olgunlaşamaz. İklim; tat, aroma ve renk maddeleri olgunluğun gidişi üzerinde doğrudan doğruya etkilidir. Tadı ve aroması istenen düzeyde olmayan, renkten yoksun meyvelerin iyi bir değer bulamayacağı ortadadır. Özellikle ilkbahar donları sürgün sürme ve çiçek açma dönemine tesadüf ettiğinde tüm ürün elden çıkabilmektedir. Sonbahar donlarının etkisi ise meyvelerin olgunlaşmalarına fırsat vermemesinden ötürü o bölge ve yörede bahçe bitkileri ürünlerinin yetişmesini sınırlamaktadır. 10 Düşük sıcaklıklar, kış soğuklarına rağmen yaşamını devam ettirme yeteneği, meyvelerin nerede yetişebileceğini belirleyen önemli bir faktördür. Bazı türler düşük kış sıcaklıklarına duyarlılık gösterirlerken, elma, erik, armut ve kiraz ancak -22 oC ‘nin altındaki sıcaklıklarda zarar görürler. İlkbaharın son donları ile sonbaharın ilk donları arasındaki gün sayısı, vejetasyon süresi, meyvelerin bu dönem içindeki sıcaklık toplamı istekleri, meyve yetiştiriciliğinin yönünü belirleyen ve yetiştiriciliği sınırlayan bir faktördür. Ilıman iklim meyve türlerinin çiçekleri ile küçük meyveleri, ilkbahar donlarına oldukça duyarlıdır. Yine olgun meyveler ile kuvvetli gelişen sürgünler de erken sonbahar donlarına duyarlıdır. Uzun ve sıcak gelişme mevsimine gereksinim duyan meyve türlerinin yetişme bölgeleri sınırlıdır. Örneğin; Grany Smith elma çeşidinin yetiştiriciliği serin bölgelerde sorun olmaktadır. Çiçeklenme sırasında, havaların sisli veya yağışlı geçmesi, bitkilerde tozlanmayı önlediğinden, meyve tutumunu azaltır yani ürün az olur. Belirli yönlerden esen kuvvetli ve devamlı rüzgârlar, bitki yetiştiriciliğinde olumsuz etkide bulunur. Genç ağaçlar ve bitkiler, şiddetli rüzgârların etkisi ile bir tarafa yatık olarak büyür. Bu hâl, ağaçtaki dengeyi bozarak yüklü meyve bağladıklarında dal kırılmalarına sebep olur. Çiçeklenme sırasında esen sıcak ve kuru rüzgârlar da meyve tutumuna olumsuz etkide bulunur. Devamlı esen kuvvetli rüzgârlar, ayrıca meyve dökümünü de artırır. İlaçlamalara engel olur. Ayrıca şiddetli rüzgârlar, toprağı bir yerden başka yere taşıyarak (toprak erozyonu)bitki yetişmesini dolaylı olarak etkiler. Açıkta bitkisel üretim yapılacak toprak ilk başta iyi seçilmelidir. Arazi ve toprağın yerleri değiştirilemez, toprak sabittir. Üretim yapılırken toprağın yanına gitmek zorunludur. Bu nitelik, işletme yerlerinin seçiminde de rol oynar. Ülkemiz tarımının en büyük sorunlarından birisi, tarımsal işletmelerin büyüklüklerinin ekonomik sınırın altında olmasıdır. Tarlanın şekil ve büyüklüğü, iş verimini etkiler. Küçük ve şekilleri düzgün olmayan parseller, iş başarısını ve verimini düşürür. Arazi seçimini sınırlayan en önemli unsurlardan birisi de sermayedir. Ülkemizde tarımsal faaliyetlerin büyük çoğunluğu küçük aile tipi işletmelerdir. Durum böyle olunca sermaye de sınırlı miktarda olmaktadır. Bu da ekonomik yönden bir tarımsal faaliyetin yapılmasına engel olmaktadır. 11 Açıkta yetiştiricilikteki ekolojik faktörlerin oluşmasına insan müdahalesi olmadığından, oluşacak zararlara karşı ancak koruyucu tedbirler alınabilir. Resim 1.13: Yamaç arazi 12 UYGULAMA FAALİYETİ Aşağıdaki işlem basamaklarını takip ederek uygulama faaliyetini gerçekleştiriniz. İşlem Basamakları Öneriler Ø Bölgenizde açık alanda yetiştiricilik için uygun bitki türlerini seçiniz. Ø Bitkilerin iklim isteklerini araştırınız. Ø Bitkilerin toprak isteklerini araştırınız. Ø Üretilen bitkisel ürünlerin pazarlama şartlarını inceleyiniz. Ø Üretilen bitkisel ürünlerin değerlendirme şartlarını inceleyiniz. Ø İşletmenin şehre ve ana yola yakınlık durumuna bakınız. Ø Bitkilerin iklim istekleri ile bölgenin iklim şartlarını karşılaştırınız. Ø Açıkta yetiştiricilik için uygun iklim şartlarını tespit ediniz. Ø Bölgenin iklim özelliklerinin uygunluğuna bakınız. Ø Bölgenin en düşük kış sıcaklığını tespit ediniz. Ø Bölgenin en yüksek sıcaklığını tespit ediniz. Ø Yıllık yağış miktarına bakınız. Ø Sıcaklıkların sürelerini tespit ediniz. Ø İlkbahar geç donlarının bitiş tarihini öğreniniz. Ø Yetiştirme ortamının fazla nemli olmasını önleyiniz. Ø Güneşlenme süresini tespit ediniz. Ø Rüzgâr şiddetini ve yönünü tespit ediniz. Ø Bölgenin uzun yıllar sıcaklık ve yağış ortalamalarını tespit ediniz. Ø Açıkta yetiştiricilik için uygun toprak şartlarını tespit ediniz. Ø Arazi miktarını tespit ediniz. Ø Toprak tipine bakınız. Ø Toprağın derinliğini ve taban toprağın özelliklerini inceleyiniz. Ø Taban suyu seviyesini araştırınız. Ø Toprak reaksiyonu ve tuzluluğuna bakınız. UYGULAMA FAALİYETİ 13 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız. 1. Tarımsal üretimde en önemli faktör …………..dir. 2. Düşük sıcaklıklarda önemli olan zararın çok büyük olduğu ………. °C nin altındaki değerlerdir ki buna “……….olayı” denir. 3. Bitkinin sıcaklık isteğiyle bölgenin sıcaklık değerleri örtüşmüyorsa orada ……………..bir üretim yapılması imkânsızdır. 4. Güneş ışığı bol olan yerlerde birim alandan alınan ürün, güneş ışığını az alan yerlere göre …………. ve ………… olur. 5. Açıkta üretim yapılacak ideal yerin vejetasyon süresi ………… ay olmalıdır. 6. Açıkta yetiştiricilikte iklim, en önemli faktör olduğu için ……….. ve ……….. çok fazladır. DEĞERLENDİRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla karşılaştırınız. Yanlış cevap verdiğiniz ya da cevap verirken tereddüt ettiğiniz sorularla ilgili konuları faaliyete geri dönerek tekrarlayınız. Cevaplarınızın tümü doğru ise bir sonraki öğrenme faaliyetine geçiniz. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 14 ÖĞRENME FAALİYETİ–2 Bitki türüne göre örtü altı yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. Ø Bölgenizdeki toprak yüzeyini örten örtü tiplerini araştırınız. Ø Bölgenizdeki bitki yüzeyini örten örtü tiplerini araştırınız. Ø Bölgenizde alçak tünellerin ne amaçla kullanıldığını araştırınız. Ø Bölgenizde yüzeysel plastiklerin ne amaçla ve nasıl kullanıldığını araştırınız. Ø Çevrenizde toprak yüzeyini örten örtüleri kullanan çiftçileri ziyaret ederek bu örtüleri ne amaçla ve nasıl kullandıkları hakkında bilgiler alınız. Ø Elde ettiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız. 2. ÖRTÜ ALTI YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 2.1.Örtü Altı Yetiştiriciliğin Tanımı Dış iklim faktörlerinin etkisini kaldırarak gerekli özel çevre şartlarının oluşturulması ile alçak ve yüksek sistemler içinde yapılan sebze, meyve ve süs bitkileri yetiştiriciliğine genel anlamda örtü altı yetiştiriciliği denir. Örtü altı yetiştiriciliğinde iklimle ilgili çevre şartlarına, tümüyle veya kısmen bağlı kalmadan gerektiğinde sıcaklık, ışık, nem gibi faktörler denetim altında tutularak bütün yıl boyunca çeşitli kültür bitkileriyle bunların tohum, fide ve fidanları üretilmekte, bitkiler korunmaktadır. Bitki yetiştirmeye tesir eden sıcaklık, ışık, oransal nem, sulama, CO2 gübrelemesi ve havadaki gazların (özellikle CO2) konsantrasyonu, sera yapılarıyla denetlenebilir. Bitkilerin optimum istekleri doğrultusunda sağlanan örtü altı ortamında yılın her mevsiminde taze sebze, çiçek hatta bazı meyvelerin yetiştirilmeleri mümkündür. Sera işletmeciliğinde amaç; elverişsiz dış şartların etkin olduğu dönemlerde pazara kârlı ve kaliteli ürünün gönderilebilmesidir. Seraların temel görevi de bitkilerin gelişmesi için en uygun çevre koşullarını sağlamaktır. Bitkilerin bu isteklerinin karşılanması ekonomik koşullar altında olmalıdır. Bunun için serada verimin daha yüksek, ürün niteliğinin daha iyi ve aynı zamanda ürünün gelişme ve olgunlaşma süresinin daha kısa olması gerekir. Serada bu şartların oluşturulması için de sera planlayıcısının bitkilerin isteklerini bilmesi gerekir. ÖĞRENME FAALİYETİ–2 ARAŞTIRMA ÖĞRENME KAZANIMI 15 İklime bağlı olmaksızın, yetiştirme ortamı sağlanan özel yapılar içinde sebze yetiştirilmesine “sera sebzeciliği”; zamanından önce veya sonra pazara gönderilmek üzere yapılan yetiştirmeye “turfanda sebzecilik”, böyle ürüne de “turfanda sebze” denir. Turfanda sebzecilik ile sera sebzeciliği iki ayrı uğraş dalıdır. Sera sebzeciliğinde; iklime bağlı olmaksızın bütün yıl boyunca üretim söz konusudur. Turfanda sebzecilik ise; iklime bağlı kalınarak sebze üretilen yörelerde pazara ilk veya son ürünü çıkarmaktır. Turfandacılık; sebzelerin çeşitli vasıta ve usuller kullanılarak normal hasat devrelerinden daha erken ya da daha geç olarak yetiştirilmeleridir. Vaktinden evvel yetiştirilmelerine “ilk turfanda yetiştiriciliği”; vaktinden daha sonra yetiştirilmesine “son turfanda yetiştiriciliği” adı verilir. Böylece, zaman faydasından istifade edilerek ekonomik anlamda çok daha kârlı bir sebzecilik faaliyeti gerçekleştirilmiş olur. Turfandacılık, her şeyden evvel entansif bir sebze işletmeciliği olup normal üretime göre farklı vasıtalar, farklı metotlar ve farklı girdiler kullanılarak farklı bir zamanlama ile sebzeciliğin temel amacı olan kârlılıkta da farklı ve üst seviyeli bir netice elde edilmesini sağlar. Turfanda sebzecilikte üretim faaliyetine mahsus vasıtaların tanzim ve tertibindeki tekniğe, kullanılan girdilerin zamanlamasını iyi yapmaya, tesis ve işletme masraflarına katlanmaya, üretim kademelerinin her bir safhasında dikkat ve özene gerek duyulur. Ancak netice itibariyle, verim ve kâr yönünden üstün bir işletmecilik şeklidir. Üstelik, tatbik edildiği ülkenin iç pazarlarında her dönemde sebze arzı imkânlarını doğurduğu gibi dış pazarlamaya da açılabilmesi için gayet uygun bir zirai faaliyettir. Seracılık; sermaye, teknik bilgi ve çalışma ile başarı sağlanabilen bir faaliyettir. Sermaye; standartlara uygun ve teknik bir kuruluşun teşkili yönünden gereklidir. Teknik bilgi; iş kalitesini yükseltmek, istenen dönemde mahsul alabilmek, ihtiyaçları vaktinde temin etmek, çeşitli hastalıklara ve zararlılara kontrollü ve tedbirli olmak, hastalıklara dayanıklı çeşitler yetiştirmek ve toprak dezenfeksiyonuna lüzum eden önemi vermek bakımından lüzumludur. 2.2. Örtü Altı Yetiştiricilik Sistemleri Örtü altı yetiştiriciliğinin amacı, yıl boyunca bitkisel üretim yapmak ve ürün almaktır. Üretim örtü altında yapılır. Üretim sırasında değişik örtü tiplerinden yararlanılır. Resim 2.1: Örtü altında domates yetiştiriciliği 16 2.2.1. Toprak Yüzeyini Örten Örtü Sistemleri Tarımsal üretimde don tehlikelerinin bulunduğu ve sıcaklığın yetersiz kaldığı dönemlerde, bitkilerin çevresinde onların isteklerine en uygun atmosferi sağlamak gerekir. Böylece normal yetiştirme döneminin dışında da nitelikli ve sağlıklı ürün elde etmek mümkün olur. Bu amaçla bazı örtü sistemlerinden yararlanılır. Bu örtüler çeşitli şekillerde kurulur ve farklı amaçları vardır. Ø Malç Plastikler Birinci şekilde, örtü tüm yetiştirme dönemi boyunca toprak yüzeyinde kalır. Soğuk bölgelerde bitkileri dondan korumak, toprağın sıcaklık ve fiziksel özelliklerini artırmak, yabancı otların gelişimini engellemek, kaliteli, erkenci, bol ve temiz ürün almak amacıyla toprak yüzeyi ince plastik, sap, saman, çam ibreleri, kuru ot, çiftlik gübresi, torf, yaprak, kağıt perlit gibi maddelerle kaplanır. Tüm gelişme dönemi boyunca toprak ve bitkilerin toprak altı organları örtü altında kalır. Bu sisteme malçlama denir. Malçlama sisteminde her ne kadar birçok malzeme kullanılsa da en kolay uygulanan ve en faydalı olanı plastik örtülerdir. Karık üzerinde tohumların ekileceği veya fidelerin dikileceği yerler, + , O veya X şeklinde delinerek buralara tohum ekilir veya fideler dikilir. Bitkiler hasat edilinceye kadar plastik örtü toprak yüzeyinde kalır. Malçlama amacıyla beyaz plastiklerin yanında siyah, yeşil gibi renkli olanlar da kullanılabilmektedir. Geniş çapta yapılan sebzecilik ve çilek yetiştiriciliğinde kullanılan malç plastikler, genellikle siyah olup bunlar 0,02-0,03-0,05 mm kalınlığındadır. Malç plastikler, ortalama 3 yıl kullanılabilmektedir. Ancak fazla zedelendiklerinden genellikle 1 yıl kullanılmaktadırlar. Bu plastiklerin genişliği 0,5 - 1 m’dir. Malç plastikler, elle serilebildiği gibi makine ile de serilebilmektedir. Makine ile serilebilmesi iş gücü tasarrufu açısından önemlidir. Ayrıca bunların ürün kalktıktan sonra toplanılması da yine makine ile olabilmektedir. Gerek makine ile sermede gerekse el ile sermede önce ekim yapılacak yerde karık ve karık sırtları hazırlanır. Resim 2.2:Malç plastik sermeden önce karık ve karık sırtlarının hazırlığı 17 Resim 2.3: Malç plastiğin makine ile serilmesi Şekil 2.1: Malç plastiğin kaplanma şekli 1. Karık sırtı, 2, Karık, 3. Malç plastiği, 4. Plastiği tutan toprak, 5. Bitki Sulama plastiğin altına döşenen damlama sulama boruları ile veya yanlarda kalan karıklardan sızdırma usulü ile yapılır. Resim 2.4: Malç plastik üzerine dikilmiş çilek fideleri dikilmesi 18 Resim 2.5: Malç plastik ve organik malç ile kaplanmış çilek serası Resim 2.6: Açık arazide siyah malç plastiğin kaplanması ve fidelerin dikilmesi Ø Yüzeysel Plastik Örtüler Bu yöntem, fideleri dondan korumak ve belirli bir süre erkencilik sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Fideleri don mevsiminin sonuna kadar koruyan bu örtüler, bitkiler belirli bir yüksekliği alınca kaldırılır. Ekim ve dikimi yapılan sebzelerde, plastiğin örtülme süresi, ılık ve güneşli ilkbaharda 9-12 gün olmasına karşılık, yağışlı ve soğuk ilkbaharda 20 ve daha fazla gün olabilir. Yüzeysel plastik ile örtülen toprak, plastik nedeniyle daha çok ısınmaktadır. Böylece çimlenme plastik örtüsüz topraktakilere göre hızlanmaktadır. Fidelerde ise gelişme daha iyi olmakta, köklenme ise hızlanmaktadır. Sürekli yetiştiricilikte ise plastik örtünün etkisiyle artan toprak ısısı, bitkilerin hızlı bir şekilde gelişmesini sağlamaktadır. Dikimi yapılarak yetiştirilen sebzelerde deliği bulunan plastiklerin kullanılması gerekir. Bu tip delikli plastikler, erken zamanda ve kış aylarında kullanılmaktadır. Delikli plastiklerle yağmur suyunun deliklerden girerek bitkilere ulaşması sağlanmakta ve plastik iç yüzeyinde su damlasının oluşması engellenmektedir. Plastik altında bitkiler, rüzgârın mekanik etkisinden de korunur. Plastik örtünün araziye serilmesi elle veya makine ile olabilir. 19 Resim 2.7: Serada yüzeysel plastiğin serilmesi Ø Yastıklar Yastıklar, içinde sebze fidesi yetiştirilen yapılardır. Soğuklara karşı dayanma kabiliyetleri olmayan sıcak mevsim sebzelerinden domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun ve sakız kabağı ile serin mevsim sebzelerinden lahana, karnabahar, pırasa, kıvırcık salata, marul ve soğan gibi sebzelerin muhtelif yastıklarda önce fideleri yetiştirilmekte ve bu fideler zamanı geldiğinde sebze bahçesindeki esas yerlerine dikilmektedir. Şekil 2.2: Tek çatılı ( tek meyilli) yastık Yastıklarda derinlik ölçüsü, fidelerin yastıkta kalma müddetlerine diğer bir deyimle de yetiştirildiği bölgenin iklim şartlarına ve fidelerde şaşırtma yapılıp yapılmayacağına göre değişir. Örneğin; Orta Anadolu’da kışların uzun olması fidelerin daha uzun bir süre yastıkta kalmasına ve yastık derinliğinin artmasına neden olur. Doğu ve Orta Anadolu gibi soğuk ve iç bölgelerde 70-80 cm; Akdeniz ve Ege bölgeleri gibi sıcak kıyılarda 40-60 cm’lik derinlik yeterli olacaktır. 20 Yastığın duvarları, tuğla, briket ya da betondan olabilir. Alt tarafı fazla suyu süzdürebilmesi için toprak olarak bırakılır. Yağış sularının yastık içine sızmaması için de yastığın topraktan yüksek olması gerekir. Ayrıca fazla yağış sularının akıp gitmesi için yastıkların çevresine 15-20 cm derinliğinde drenaj çukurlarının açılması gerekir. Yastıkların iskeleti yapıldıktan sonra üzerine örtülecek pencere çerçeveleri hazırlanır. Bunun için de olabildiğince gölge yapmayacak materyal seçilir. Yastığın üzerine konan çerçevelerin kolay kaldırılabilmesi için yan taraflarında tutamak olmalıdır. Çerçeveye yerleştirilen camlar macunlanarak, yastık içine hava ve su girişi önlenmiş olur. 2.2.2. Bitki Üzerini Örten Örtü Sistemleri Bu tip örtü sistemlerinde amaç, bitkilerin tümünün çevresinde dış hava şartlarından ayrılmış bir çevre ortamı meydana getirmek ve daha uygun bir ortam hazırlamaktır. Bu nedenle bitkileri örten sistemler farklı sınıflara ayrılır. Plastik tüneller yüksekliklerine göre; Ø Yerden orta yüksekliği 60-140 cm arasında olanlar alçak plastik tünel, Ø Yerden orta yüksekliği 180-220 cm arasında kurulanlar yüksek plastik tünel olarak isimlendirilir. Ø 220 cm den daha yüksek olarak kurulan plastik yapılar, sera grubuna girmektedir. Plastik tüneller, fide yetiştirmede kullanıldığı gibi turfanda sebze yetiştirmede de kullanılır. Soğuklara karşı hassas olan domates, biber, patlıcan, hıyar, sakız kabağı, fasulye, çilek, kavun, karpuz, marul, soğan gibi sebzeler plastik tüneller altında, kritik devrelerde ısı -5,-6 oC düştüğü şartlarda, soğuklardan çok az etkilenmektedir. Plastik tünel sistemi, geniş alanlarda kullanılması ve uzun süreli örtü sağlaması nedeniyle erkencilik açısından daha etkili olmaktadır. Ø Alçak Plastik Tüneller (Apt) Alçak plastik tüneller; bitki sıraları üzerine (60 cm yarı çaplı yarım daire kesitli) yerleştirilmiş galvanize tellerin üzerinin yumuşak plastik örtülerle örtülmesi sonucu elde edilen yarı turfanda yapılardır. Ülkemizde turfanda sebzecilikte kullanılan plastik sistemler içerisinde en çok tanınan ve uygulanan alçak plastik tünellerdir. Sistemin kolay kurulması ve ucuz olması nedeniyle büyük alanlar çok çabuk olarak tünelle kaplanabilmektedir. 21 Ülkemizde küçük çaptaki yetiştiricilikte iskelet malzemesi olarak sert plastik borular, alüminyum çubuklar, inşaat demiri, dut, söğüt, kavak dalları, yaş kargı, kamış ve tahta kazıklar kullanılmaktadır. Fazla miktarda fide üretimi, erkencilik ya da bitkileri erken donlardan korumak amacıyla kurulacak tünellerde iskelet malzemesi olarak 270 cm uzunluğunda ve 8 mm çapındaki çubuk demirler kullanılır. APT yapımında kullanılan örtü ise genelde 0.125-0.200 mm kalınlığındaki polietilen (PE) örtülerdir. Pratikte sonbahar ve ilkbaharda kullanılan plastik tüneller, malzeme yapısının hassas olması dolayısıyla hemen hemen tamamen bir mevsim kullanılabilmektedir. Örtü altında yetiştirme pratikte bölgenin bu mevsimlerdeki iklim şartlarına göre 1-2 ay gibi kısa müddetler için yapılmaktadır. Genellikle ısıtılmaksızın kullanılan bu plastik tüneller, altındaki hassas sebzeleri soğuklara karşı -4, -6 0C’lere kadar kurtarmaktadır. Memleketimizde, sonbaharın sonuyla ilkbahar sonlarına doğru soğuk havanın tesirini kaybetmesine kadar geçen sürede alçak tüneller uygun bölgelerde -Akdeniz kıyı, Ege kıyı, Muğla kıyı- kasımda hazırlanarak ocak ayı sonlarına kadar, ilkbaharda şubattan itibaren son donların bittiği mart sonlarına kadar rahatlıkla kullanılabilmektedir. Sonbahar ayları içerisinde başlayan, hafif de olsa hassas bitkilere oldukça zarar veren soğuk hava şartlarından bitkileri korumak suretiyle hasat periyodu uzatılabilir. Ayrıca ilkbahar aylarında soğuklara karşı hassas bir çok yazlık sebzelerin açıkta henüz yetiştirilmelerinin mümkün olmadığı bir devrede plastik tüneller altına ekim ve dikimleri yapılarak seralardan sonra da olsa; oldukça erken mahsul çıkarılır. Yetiştirici ve satıcıya tatmin edici gelir temin edilir. Alçak plastik tüneller diğer örtü sistemleri ile birlikte de kullanılabilir. Örneğin; yüksek plastik tünellerin, plastik seraların, cam seraların içine alçak plastik tüneller kurularak yetiştiricilik yapmak mümkün olduğu gibi alçak plastik tüneller içinde malç plastik sistem de kullanılabilir. Şekil 2.3: Alçak tünel kesiti 22 Resim 2.8: Arazide yapılmış alçak plastik tüneller Ø Yüksek Plastik Tüneller (Ypt) Yüksek plastik tüneller, alçak plastik tünellerle seralar arasında geçit şekli olarak ortaya çıkmaktadır. İnsanların içinde çalışabileceği şekilde yapılmışlardır. Yüksek tünellerin yararlı yönü, bütün yıl kullanılma imkânının olmasıdır. Bunların kapısının olması ve havalandırma yapılabilmesi nedeniyle bitkiler için iyi bir ortam sağlarlar. Ayrıca ısıtma da yüksek tünellerde yapılabilir. Yüksek plastik tünellerde ısıtma yapılmaksızın, 15-45 gün erkencilik sağlanabilir. . Şekil 2.4: Bir yüksek tünelin iskelet görünüşü. 1.Yüksek tünel iskelet borusu (1/2 inç) 2.Omurga tahtası (7x5 cm) 3.Havalandırma tahtası (3x15 cm) 4.Payanda veya rüzgârlık borusu (1/2 inç). 23 Resim 2.9: Yüksek plastik tünelin içten görünüşü Resim 2.10: Yüksek plastik tünel Genellikle üretim amaçlı yüksek plastik tünellerde, yanlara 45’er cm bırakılıp sızdırma sulama yapılacaksa 70-80 cm aralıklarla masuralar oluşturulur. Damlama sulama ile sulama yapılacak ise karıklar oluşturulmadan aynı aralıklarla borular döşenir. Resim 2.11: Karıkları oluşturulmuş ve damlama boruları döşenmiş tünelde yetiştiricilik 24 Yüksek tünellerde yapılan yetiştiriciliklerde alınacak kültürel önlemler şunlardır: Ø Ağır topraklarda yüksek tünel kurulmamalıdır. Eğer kurulmuşsa kum, çiftlik gübresi vb. ile toprak iyileştirilmelidir. Toprak seçimi yapılırken kumlu tınlı topraklar seçilmelidir. Tünelin çevresine drenaj kanalları açılarak fazla suyun uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Ø Sezon sonlarında iyi bir toprak işlemesi yapılarak toprak havalandırılmalıdır. Ø Sık sulamadan dolayı asitleşen toprağa kireç ilave edilerek asitliği düşürülmelidir. Ø Dikimler karık usulü yapılmalı, sulama suyu kök boğazına değmemelidir. Bitki; suyu, sızdırma ile kılcal kökler yardımı ile almalıdır. Ø Fazla sulamadan kaçınılmalıdır. İhtiyaç duyulduğunda sulanmalıdır. Aşırı sulama nemi artıracağından hastalık etmenleri için uygun ortamı hazırlar. Ø Sıcak havalarda buharlaşma daha fazla olacağından bu gibi havalarda iyi havalandırma yapılmalıdır. Ø Sulama; yağmurlama şeklinde yapılmamalı, damlama şeklinde yapılmalıdır. Sulama sabah erken veya akşam üzeri yapılmalıdır. Ø Ekim ve dikim yapılırken sıra aralarının hakim rüzgar yönünde olmasına dikkat edilmelidir. Sıralar mümkün olduğunca kuzey-güney doğrultusunda yapılmalıdır. Ø Örtü altı yetiştiriciliğine uygun, soğuğa, sıcağa ve hastalığa dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Ø Sık ekim ve dikim yapılmamalıdır. Ø Fide yetiştirilen alanlar her yıl değiştirilmelidir. Ø Gübreleme yaparken dengeli gübrelemeye özen gösterilmelidir. Toprak tahlili sonucuna ve bitki çeşidine göre gübreleme yapılmalıdır. Ø Hastalıklı bitkiler hemen sökülüp atılmalıdır. Ø Hastalık tünel içine insanlar ve hayvanlar tarafından yayıldığından yüksek tünellere hayvanların girmesine engel olunmalıdır. Tünel girişlerine kireçli kutular konulmalı, girişte ayaklar temizlenerek girilmelidir. Tünele gereksiz yere insan sokulmamalı ve içeride kesinlikle sigara içilmemelidir. Ø Yüksek tünel içerisinde ve çevresinde bulunan yabancı otlarla mücadele edilmelidir. Çünkü bu yabancı otlar hastalık ve zararlılara konukçuluk yaparlar. Ø Virüs hastalıkları taşıyan yaprak bitkileri ve diğer böceklerle mücadele yapılmalıdır. Ø İlaçlama yapılırken ilaçlı suyun yaprakların altına değmesine özen gösterilmelidir. İlaçlama ve hasat arasındaki süreye dikkat edilmelidir. Ø Tünel içerisinde nemin düşürülmesini ve hava sirkülasyonunu sağlamak için budama ve seyreltme yapılmalıdır. Budama sırasında kullanılan aletler dezenfektan bir maddeye batırılmalıdır. Budama artıkları tünelden uzaklaştırılmalıdır. Ø Bakım ve hasat sırasında bitkiler fazla hırpalanmamalı ve yaralanmamalıdır. Bu yaralar hastalık etmeninin giriş kapısıdır. Yapılan bakım ve hasattan sonra ilaçlama yapılarak hastalık bulaşmaları engellenmelidir. Ø Hastalık yönünden temiz, ilaçlı tohumlar kullanılmalıdır. 25 Ø Kasım ayının 1'inden itibaren tünel içine ısı perdesi çekilmelidir. Çünkü ülkemizin genel iklimine göre bu tarihten itibaren yoğun olarak donlar başlamaktadır. Isı perdesi çekmekle tünel içi ısısı 3-5 oC artar. Ayrıca tünel içindeki nem üst naylona çıkmakta, ısı perdesi ile taban arasında kalmamaktadır. Bununla da nemden gelen hastalıkların önüne geçilmiş olmaktadır. Ø Haziran ayının 10'una kadar gece ve gündüz arasındaki ısı farkı fazla olduğundan akşamları havalandırmalar kapatılıp sabah açılmalıdır. Böylelikle ısı dengesi kurulmaya çalışılmalıdır. Ø Temmuz-Ağustos ayları çok sıcak geçtiği için gölgelendirme yapılmalıdır. Bunun için haziran ayının 20'sinden sonra tavan naylonunun üstü gölgelendirilmelidir. Ø Cam Seralar · Büyüklüklerine Göre Seralar Seralarda büyüklük ölçüsünü genişlik, uzunluk ve çatının yüksekliği ifade eder. Buna göre seralar büyüklüklerine göre üç grupta toplanır. o Büyük seralar Genişlikleri 10 m’nin üzerinde, uzunlukları 50-100 m ve taban alanı 1000 m²den büyük olan seralardır. Bu seralarda yan yükseklikler 2 m ve çatı yükseklikleri 5 m civarındadır. Resim 2.12: Büyük sera o Orta büyüklükte olan seralar Genişlikleri 7-10 m, uzunlukları 20-50 m, taban alanı 100-1000 m2 arasında olan seralardır. Bunlarda yan yükseklik 1,75-2 m ve çatı yüksekliği 3,5-4 m’dir. o Küçük seralar Genişlikleri 5-7 m, uzunlukları 20-30 m, taban alanı 100 m2 nin altında olan seralardır. Yan yükseklikleri 1,2-2 m ve çatı yüksekliği 2,5-3,5 m’dir. 26 Resim 2.13: Cam küçük sera · Yararlanma Durumlarına Göre Seralar Üretim, yetiştirme, araştırma vb. amaçlarla yapılan seralardır. Değişik isimler altında gruplandırılırlar. o Yetiştirme Seraları Üretime dönük domates, hıyar vb. sebzelerin yetiştirildiği seralardır. Bunlar, direkt yetiştiricilik yapılan seralardır. Resim 2.14: Yetiştirme serası Resim 2.15: Yetiştirme serası o Üretme seraları Sebzecilikte fide üretimine ve özellikle hibrit tohumu üretimine yönelik olarak kullanılan seralardır. 27 Resim 2.16: Üretme serası Resim 2.17: Üretme serası o Araştırma Seraları Her türlü yapısal ve üretime dönük çalışmaların yapıldığı genelde klima kontrollü seralardır. Mekanizasyon ve otomasyon bakımlarından mükemmel, çevre şartları tam otomatik olarak ayarlanabilen seralardır. Islah ve yetiştirme araştırmaları, hastalık ve zararlılarla ilgili gözlemler yapılabilir. Resim 2.18: Araştırma serası · Örtü Materyallerine Göre Seralar Örtü malzemesi yönünden seralar cam, plastik, suni elyaf ve plexicam seralar olarak sınıflandırılır. o Cam örtülü seralar Metal iskeletlilerde cam örtü hakim vaziyettedir. Bunların ışık geçirgenliği fazladır. Cam örtü aynı zamanda uzun ömürlü fakat ilk tesiste pahalıdır. Cam; saydam, bozulmaz, oldukça dayanıklı, paslanmaz, su ve hava geçirmeyen bir maddedir. Fakat çabuk kırılır, aşırı basınca, vurmaya ve ani sıcaklık değişmelerine karşı dayanıksızdır. 28 Resim 2.19: Cam sera Seraların örtülmesinde kullanılan camların kalınlıkları dolu yağışı olan yerlerde 4-5 mm, dolu yağışı olmayan yerlerde 3 mm olmalıdır. Yan yüzeylerde ise rüzgâr hızına bağlı olarak 2-3 mm kalınlığında olmalıdır. o Plastik örtülü seralar Genellikle plastikler, fiziksel ve kimyasal etkilere karşı dayanıksızdır. Ancak içine çeşitli katkı maddeleri katılarak güçlendirilir. Plastiğin iç yüzeyinde nem yoğunlaşması fazla olduğundan bitkiler üzerine damlamalar olur. Aynı zamanda ışık geçirgenliği de % 20-30 oranında azalır. Tarımda kullanılan plastikler genellikle polietilen (PE) veya polivinilklorit (PVC) dir. Ülkemizde plastik örtülerin tarımda kullanılma alanları cama göre daha fazladır. Çünkü plastik malzeme seracılıkta daha ekonomik olmaktadır. Resim 2.20: Plastik müstakil sera 2.3. Örtü Altında Yetiştirilen Bitkilerin Sınıflandırılması Ülkemizdeki seralar daha çok sebze yetiştiriciliği için kullanılmaktadır. Domates, hıyar, kavun, biber ve patlıcan gibi sebzeler örtü altında geniş alanlarda yetiştiriliyor. Bu sebzelerin yanı sıra yeşil aksamı tüketilen sebzeler de giderek artan bir şekilde yetiştirilmeye başlanmıştır. 29 Ancak son yıllarda örtü altında meyve ve asma yetiştiriciliği de yaygınlaşmaya başlamıştır. Yine aynı şekilde mevsimlik, iç mekân, dış mekân ve kesme çiçek yetiştiriciliği yapılan seralar mevcuttur. Örtü altında yetiştiriciliği yapılan bitkiler genellikle; Ø Bahçe bitkileri Ø Süs bitkileri grubu içerisinde yer almaktadır. 2.4. Örtü Altında Yetiştiriciliğinin Avantaj ve Dezavantajları Ülkemizde örtü altı yetiştiriciliği 1940'lı yıllarda Antalya'da başlamış ve bugün kıyılarımız boyunca yaygınlık kazanmıştır. İlk yıllarda yavaş gelişmesine rağmen büyük tüketim merkezlerine kolay ve çabuk ulaşımın sağlanması ve örtü materyali olarak plastiğin kullanılması ile hızlanan örtü altı üretimimiz en yüksek düzeye ulaşmıştır. Öte yandan kıyılardan uzaklaştıkça iklimi uygun yörelerimizde örtü altı tarımı doğanın sağladığı avantajlar ile gün geçtikçe kendini gösteren daha bilinçli bir tarımsal işletmecilik hâline gelmektedir. Ülkemizde örtü altı yetiştiriciliğinin önemi artık iyice anlaşılmaktadır. Örtü altı yetiştiriciliği birçok bölgemizde yoğun olarak yapılmakta ve hızla yayılmaktadır. Her bitkinin iklim, toprak, besin maddesi, su gibi istekleri birbirinden farklı olduğu için bütün yıl boyunca her bitkinin tarlada açık alanlarda yetiştirilmesi mümkün değildir. Yılın her mevsiminde taze meyve ve sebze ancak örtü altı sistemleri yapılarak sağlanabilir. Ülkemizde kırsal kesimde nüfusun tutulamamasının en önemli sorunlarından biri toprak ve sermaye büyüklüğünün yetersiz olmasıdır. Nüfusun hızlı artması sonucu gittikçe parçalanan arazi, her geçen gün küçük alanlardan daha fazla yararlanmayı gerektirmektedir. Bu nedenle seracılığın yaygınlaşması ülkemizde işsizliği azaltır, daha fazla ürün alınmasını ve nüfusun kırsal kesimde tutulmasını sağlar. Örtü altında yetiştiriciliğin yararları şunlardır: Ø Yetiştirme devresi uzatılarak, yıl içinde yetiştirilen bitki sayısı artar, aynı yerden bir kaç ürün alınabilir. Ø Pazara sürekli mal çıkarma imkânı vardır. Ø Birim sahadan elde edilen kazanç artar. Ø İş gücü, sera ile düzenli ve sürekli olarak değerlendirilebilir. Ø Tarımsal işletmelerde işin az bulunduğu yaz devresinde kullanılan mevsimlik işçiliğe, seracılıkla devam sağlanabilir. Ø Birim alandan yüksek verim ve kaliteli ürün alınır. Elde edilen ürünler de devamlı pazar (iç ve dış pazarda) bulur. Ø Tesis ve işletmecilik girdileri ile bir kaç sanayiye imkân hazırlar. Seranın yapımı için gerekli olan çeşitli malların üretimi için yeni sanayi kollarının doğmasına neden olur. Ø Sera yetiştiriciliği, zirai olarak kullanılması mümkün bulunmayan sahaları kullanılabilir hâle getirir. 30 Örtü altında yetiştiriciliğin dezavantajları şunlardır: Ø İlk yatırım maliyetleri çok yüksektir. Ø Sistemin kurulması ve işletilmesi için belli bir bilgi ve sermaye birikimine ihtiyaç vardır. Ø Yetiştiricilik sırasında bitki sağlığı için alınacak tedbirlerin daha sıkı ve etkin bir şekilde kontrolü gerekir. Ø İklim elemanlarını ( sıcaklık, havalanma ve nem gibi) kontrol etmekte zorluklar yaşanabilir. Ø Her bitkinin (buğday, şekerpancarı vb. tarla bitkileri) örtü altında yetiştirilmesi şansı olmayabilir. Plastik tünellerin tarımda çok fazla kullanılmasının nedenleri şunlardır: Ø Plastik tünellerin yapımı için fazla bir sermayeye gereksinim yoktur. Ø Plastik tünellerin yapımı için yetişmiş kimselere ihtiyaç yoktur. Kolay ve çabuk olarak kurulabilmektedir. Ø Işıklanma ve havalandırma plastik seralara göre daha iyi yapılmaktadır. Ø Plastik örtünün iç kısmında su yoğunlaşması az ve bu nedenle damlamalarda az olmaktadır. Ø Tünel toprağı hastalandığında toprak ilaçlaması yapılmaksızın tünel kolaylıkla başka yere taşınabilmektedir. Ayrıca toprakların yorgunluğunda da tünelin başka yere taşınması kolay olmaktadır. Ø Tünel yeri istenildiği zaman fide üretim yeri olarak da kullanılabilmektedir. 31 UYGULAMA FAALİYETİ Aşağıdaki işlem basamaklarını takip ederek uygulama faaliyetini gerçekleştiriniz. İşlem Basamakları Öneriler Ø Örtü altı yetiştiricilik çeşitlerini tespit ediniz. Ø Toprak yüzeyini örten örtü sistemleri araştırınız. Ø Bitki üzerini örten örtü sistemleri araştırınız. Ø Cam seraların özelliklerini öğreniniz. Ø Sera içi iklim değerlerini öğreniniz. Ø Sera içi sıcaklık şartlarını tespit ediniz. Ø Sera içi ısı şartlarını tespit ediniz. Ø Sera içi nem şartlarını tespit ediniz. Ø Sera içi ışıklandırma şartlarını tespit ediniz. Ø Örtü altı yetiştiricilik yapılacak yerin iklim değerlerini tespit ediniz. Ø Bölgenin en düşük kış sıcaklığını tespit ediniz. Ø Bölgenin en yüksek sıcaklığını tespit ediniz. Ø Yıllık yağış miktarına bakınız. Ø Sıcaklıkların sürelerini tespit ediniz. Ø İlkbahar geç donlarının bitiş tarihini öğreniniz. Ø Yetiştirme ortamının fazla nemli olmasını önleyiniz. Ø Güneşlenme süresini tespit ediniz. Ø Rüzgâr şiddetini ve yönünü tespit ediniz. Ø Bölgenin uzun yıllar sıcaklık ve yağış ortalamalarını tespit ediniz. UYGULAMA FAALİYETİ 32 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Ø Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız. 1. Örtü altı ortamında ………………….. taze sebze, çiçek hatta bazı meyvelerin yetiştirilmeleri mümkündür. 2. Sera işletmeciliğinde amaç; elverişsiz dış şartların etkin olduğu dönemlerde pazara …………… ve ………………. ürünün gönderilebilmesidir. 3. …………….sebzecilik, iklime bağlı kalınarak sebze üretilen yörelerde pazara ilk veya son ürünü çıkarmaktır. 4. Malç plastikler ortalama ………. yıl kullanılabilmektedir. 5. Yerden orta yüksekliği …………cm arasında olanlara alçak plastik tünel denir. 6. Büyük seralar, genişlikleri 10 m’nin üzerinde, uzunlukları ………. m ve taban alanı …………..m²den büyük olan seralardır. DEĞERLENDİRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla karşılaştırınız. Yanlış cevap verdiğiniz ya da cevap verirken tereddüt ettiğiniz sorularla ilgili konuları faaliyete geri dönerek tekrarlayınız. Cevaplarınızın tümü doğru ise bir sonraki öğrenme faaliyetine geçiniz. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 33 ÖĞRENME FAALİYETİ–3 Bitki türüne göre alternatif yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. Ø Bölgenizdeki tarım işletmelerinde uygulanan alternatif yetiştiricilik sistemlerini araştırınız. Ø Topraksız tarımda tarımı yapılan bitkileri araştırınız. Ø Topraksız tarımda kullanılan materyallerde aranılan özellikleri araştırınız. Ø Topraksız tarım uygulamaları hakkında bilgi alınız. Ø Normal tarım ile topraksız tarım uygulamalarını karşılaştırınız. Ø Elde ettiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. 3. ALTERNATİF YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 3.1. Topraksız Yetiştiriciliğin Tanımı İçerisinde toprak bulunmayan her türlü yetiştirme ortamında bitki yetiştirilmesine genel anlamda topraksız tarım adı verilir. Bu yetiştirme tekniğinde bitki yetiştirme ortamı olarak yalnızca besin çözeltileri kullanıldığı gibi çeşitli organik ve inorganik katı materyallerden de yararlanılır. Resim 3.1: Topraksız tarımın seradaki uygulaması Ülkemizde topraksız tarım konusuna ilgi duyan araştırma kurumu ve araştırıcı sayısı her geçen gün artmaktadır. Seracılığın yoğun olarak yapıldığı yerlerde, topraktan ÖĞRENME FAALİYETİ–3 ARAŞTIRMA ÖĞRENME KAZANIMI 34 kaynaklanan sorunların giderek artması ve topraksız yöntemin çözüm olacağı düşüncesi, topraksız tarımı cazip hâle getirmektedir. Topraksız tarım; her türlü tarımsal üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde, sis şeklinde verilmiş besin eriyiğinde veya besin eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesidir. Topraksız tarımın amacı; bitkilerin gelişmesini besin solüsyonu yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin maddesi ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en ekonomik bir şekilde gerçekleştirmektir. Topraksız tarım aslında örtü altı (özellikle seralarda) yetiştiricilikte uygulanan ancak son zamanlarda açıkta da kullanılmaya başlanan bir yetiştiricilik yöntemidir. Araştırmalar, topraksız ortamda yetiştirilen domates meyvelerinin en az toprakta yetiştirilenler kadar kaliteli olduğunu göstermiştir. Bu sistemin yerleştirilip yaygınlaştırılması ile tarıma elverişli olmayan taşlık, kayalık, tuzlu ve çorak alanlar ile taban suyu yüksek olan bölgelerde de başarılı seracılık yapılabilecektir. Topraksız kültür kullanılarak değişik ürünler yetiştirilebilir. Bununla birlikte pazar değeri yüksek bitkilerin seçilmesinde fayda vardır. Topraksız tarımı gerektiren nedenleri şöyle sıralayabiliriz: Ø Toprak kaybı Hızlı nüfus artışında nüfusun besin ihtiyacının karşılanması için tarım yapılacak topraklar yetersiz kalabilir. Normal tarım topraklarının bulunmadığı, çöllerin hâkim olduğu ülkelerde ve ülkemizdeki meyilli-taşlı arazilerde teraslama yaparak taşıma toprakla tarım yapmaya çalışılan yerler vardır. Erozyon, çoraklaşma, tarım topraklarının yerleşim ve turizm alanlarına ayrılması toprak kaybını daha da artırmaktadır. Ø Toprak yorgunluğu Seralarda aynı ürünün arka arkaya uzun yıllar yetiştirilmesi toprak yorgunluğuna neden olmaktadır. Bu da toprak verimliliğini düşürmektedir. Toprak yorgunluğuna çözüm toprak değişimi ve yetiştirilecek üründe değişiklik yaparak ekim nöbeti uygulamaktır. Ancak bu tür uygulamalar üreticiler için fazla pratik olmadığı gibi fazla ekonomik de değildir. Üstelik modern tarımda alınan tüm önlemlere rağmen verim ve kalitede istenilen boyutlarda artışlar sağlanamamıştır. Ø Hastalık, zararlı ve yabancı ot sorunu Yoğun tarımın yapıldığı ve sürekli aynı ürünün yetiştirildiği yerlerde bağışıklık kazanan hastalık, zararlı ve yabancı otlar büyük sorun olmaktadır. Modern tarımda ilaçlı mücadele yapılarak sorun ortadan kaldırılmaya çalışılsa da tam bir kontrol sağlanamamaktadır. 35 Ø Aşırı gübre ve su tüketimi Topraklı tarım yapılan alanlarda ve özellikle seralarda bitkilerden daha çok verim ve kalite elde etmek için aşırı gübre kullanılmaktadır. Bu durum ileride gübre açığına ve çevrede kirletici etkilere neden olmaktadır. Topraklı tarım yapılan alanlarda, verilen suyun bitkilerce kullanılan miktarını saptamakta güçlükler çekilmektedir. Suyun toprağın derinliklerine sızması, toprak ve bitkiden buharlaşma ile kaybolması sonucu bitkileri sulamak için kullanılan su tüketimi topraksız tarımda kullanılanın 4–5 katı olabilmektedir. Ø Enerji ve iş gücü tasarrufu Topraklı tarımdaki tüm kültürel uygulamalar için iş gücü gereklidir. Toprağın işlenmesi, ekim dikime hazırlanması, çapalanması, sulamaya elverişli hâle getirilmesi, sterilizasyonu, bitkilerin gübrelenmesi, yabancı ot kontrolü gibi işlemler nedeniyle iş gücü ihtiyacı oldukça fazladır. Başta traktör ve bağlantı ekipmanları olmak üzere birçok alet ve ekipmanın çalıştırılması için bir hayli enerjiye ihtiyaç bulunmaktadır. Topraksız tarımda ideal bir yetiştirme ortamında bulunması gereken özellikler şunlardır: · Bitkinin kök sistemi için yeteri kadar havalanma sağlanmalıdır. · Yeterli su tutma kapasitesine sahip olmalıdır. · Strüktür özelliğini uzun süre koruyabilmelidir. · Yabancı ot tohumu, hastalık ve zararlılardan arındırılmış olmalıdır. · Bitkilere zehir etkisi yapacak herhangi bir madde içermemelidir. · Bitkilere destek ve kararlılık sağlamalıdır. · Temini kolay ve maliyeti ucuz olmalıdır. 3.1.1. Topraksız Yetiştiriciliğin Sınıflandırılması 3.2.1.1. Sıvı ( Agregat Olmayan) Yetiştiricilik Sistemleri Bitkilerin büyüme sürecinde herhangi katı bir ortam içermeyen yapılarda özel besin çözeltilerinde veya bu besin çözeltilerinin belli aralıklarla bitki köklerine püskürtülmesi ile yetiştirilmesi yöntemidir. Şekil 3.1: Sıvı yetiştiricilik sistemleri 36 Hidroponik (solüsyon) sistemler açık ve kapalı sistemler olarak adlandırılabilir. Açık sistemde besin çözeltisi bitki köklerine bir kez verilir ve yeniden kullanılmaz. Kapalı sistemde ise fazla çözelti yeniden toplanır ve dolaştırılır. Ø Besleyici Film Tekniği (NFT) Bu teknikte besin çözeltisinin 0,5 mm ince bir film şeklinde ve belirli bir debi ile akacağı bir kanal bulunmaktadır. Bitki kökleri bu kanaldaki besin çözeltisine doğrudan temas etmektedir. Sistemin temel bileşenleri plastik borular ve tanktaki dalgıç pompadır. Kanallar genellikle mat plastik film veya plastik borulardan oluşmaktadır. Yetişme kabı olarak kullanılan olukların içinden bir besin eriyiği ince bir tabaka hâlinde geçer. Kaplarda yerleştirilen bitkilerin kökleri besin eriyiği ile temas ettirilerek beslenmeleri sağlanır. Böylece kökler hem beslenebilmekte ve su alabilmekte hem de yeterli havalanma olanağı bulmaktadır. Oluklardan geçen eriyik daha sonra tankta toplanıp yeniden kullanılmaktadır. Böylece su ve besin maddesi kayıpları da en aza indirgenir. Bu yöntem, topraksız kültürün en gelişmiş tekniğidir. Tümüyle otomatik çalışan bir sisteme ve düzenlemeye gerek gösterir. Resim 3.2: NFT’nin şematik olarak gösterilmesi 37 Resim 3.3: Besleyici film tekniği Ø Modifiye NFT Bitki köklerinin, değişik kanallar içerisinden sürekli veya aralıklı olarak birkaç mm'den 4-5 cm'ye kadar derinlikteki besin eriyikleri içerisinde tutularak beslendiği sistemdir. Sistemde bitkilere verilen besin eriyiği eğimli bir kanaldan geçirilerek besin tanklarında depolanır. Analiz sonuçlarına göre eksiklikleri tamamlandıktan sonra tekrar ortama motorlar aracılığı ile pompalanır. Resim 3.4: Borulu sistemler 38 Resim 3.5: Borulu sistemin uygulanışı Resim 3.6: Sera sıcaklığına göre hareketli bantlar Ø Aeroponik (Akan Su Kültürü) Bitkilerin köklerine besin eriyiklerinin sürekli veya aralıklı olarak sis veya buhar hâlinde püskürtülmesi şeklinde uygulanan yöntemdir. Diğer sistemlere göre su ve gübre tasarrufu sağlayan bu sistemde besin çözeltisini atmaya yarayan başlıklar ve sistemi basınçlı bir şekilde çalıştıran motor düzeneği bulunmaktadır. Resim 3.7: Akan su kültürü Bu sistem genellikle seralarda uygulanmaktadır. Daha çok marul, ıspanak gibi kısa boylu ve yapraklı sebzeler için uygundur. Diğer tekniklerde olduğu gibi hava, su, besin maddesi ve ışık bitkinin dört ana ihtiyacıdır. 39 3.1.2.2. Agregat (Katı) Yetiştiricilik Sistemleri Topraksız yetiştiriciliğin bu sisteminde gerekli olan katı veya sert ortam, lokal olarak elde edilen materyallerden oluşur. Seçilen ortam materyallerinin esnek, gevrek, su ve hava tutma kapasitesi iyi ve kolaylıkla drene edilen özellikleri olmalıdır. Bu özelliklere ek olarak toksik maddelerden, hastalık ve zararlılardan oluşan mikroorganizmalardan arındırılmış olmaları gerekir. Resim 3.8: Agregat hidroponik sistemde yetiştirilen bitki Bu yöntemde bitkiler; torba, tekne, saksı, viyol ve benzer biçimlerde kaplara doldurulan organik veya inorganik yapılı materyallere ekilerek veya dikilerek yetiştirilir. Besin çözeltisi belli aralıklarla damlama sulama veya yağmurlama sulama ile bu ortama verilir. Bitkiler su/besin maddelerini bu materyallerden alır. Besin çözeltilerinin pH’ı ve elektriksel iletkenlikleri (EC) bitkilerin optimum isteklerine göre düzenlenmelidir. Tüm bunları sağlamak için çözeltiler özel tanklarda hazırlanır. Daha sonra sisteme bağlanarak bitkilere verilir. Resim 3.9: Katı yetiştiricilik sistemleri 40 Resim 3.10: Yetiştirme ortamından genel görünüş Yöntemin avantajlarını şöyle sıralayabiliriz: Ø Bitkinin kök bölgesine yeteri kadar nem ve hava sağlar. Topraklı yetiştiricilikte olduğu gibi bir sıkışma söz konusu değildir. Dolayısıyla toprak işleme ve çapalama sorunu ortadan kalkar. Ø Toprakta bulunan ve toprakla taşınan yabancı ot tohumları bu yöntemde sorun oluşturmaz. Rüzgârla taşınan ot tohumlarının ise kontrolü mümkündür. Yabancı ot mücadelesine büyük ölçüde gerek kalmaz. Ø Bitkilerin besin maddesi ihtiyacı su ile birlikte karşılanır. Ayrıca gübrelemeye gerek kalmaz. Besin maddesi ve gübre kayıpları en aza iner. Ø Bütün bitkilere eşit miktarda ve dengeli su ve besin verilir. Böylece daha homojen ürün elde edilebilir. Ø Su ekonomisi sağlar. Dengeli sulama ve beslemeyle verimde ve kalitede artış sağlanır. Ø Sterilizasyonu daha kolaydır. Ø Bitkisel üretimi, bitki yetiştirmeye uygun olmayan, tuzlu, taşlı, çöl ve sığ alanlara da kaydırma imkânı vardır. Ø Besin maddelerinin dozları ayarlanarak bitkilerin vegetatif veya generatif devrede tutulmaları sağlanabilir. Ø Bitkiler için su stresi problemi yoktur. Ø Topraksız kültür yetiştiriciliği otomasyona uygundur. Sulama ve gübreleme otomatize edilerek iş gücünden ekonomi sağlanır. Ø Topraksız kültür yetiştiriciliğinde kök ortamının pH, tuzluluk, besin maddesi ve hava/su oranı dengeli bir şekilde ayarlanabilir. Yöntemin dezavantajlarını ise şöyle sıralayabiliriz: Ø Sistemi çalıştırmak için gerekli malzemelerin satın alınması ve kurulması pahalı olduğundan ilk maliyeti yüksektir. Ø Zaman zaman bitki beslenme sorunları ile karşı karşıya kalınabilir. Yöntemin sağlıklı çalıştırılabilmesi için bilgi birikimine sahip kalifiye elemana ihtiyaç vardır. 41 Ø Düzenli ve kesintisiz elektrik sistemine ihtiyaç vardır. Elektrik sistemindeki kesintilerde özellikle NFT sisteminde çok önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Ø Sonbahar ve ilkbahar devrelerinde, sıcak mevsimlerde kök bölgesi sıcaklığı yükselebilir. Bunu engelleyecek önlemler almak gerekir. Ø Temiz bir çalışma gerektirir. Özen gösterilmezse bazı kök hastalıklarının ortaya çıkması durumunda bunlar, besin çözeltisi ile hızla diğer bitkilere de yayılabilir. Ø Kanal (Yatak) kültürü Yetiştirilecek bitki türüne göre kanal kültürü hazırlanır. Kanallar 15–20 cm derinlik, 30–120 cm genişlik, % 1–1,5 eğiminde ve sera boyuna göre değişen uzunluktadır. Genellikle tek sıra bitki dikimi yapılır. Ancak yatak genişliği uzun olursa çift sıra hâlinde bitki dikimi yapılmalıdır. Yere yatay veya tavana asılı dikey olarak yerleştirilebilir. Resim 3.11: Kanal (yatak) kültürü Resim 3.12: Değişik kanal (yatak) kültürü uygulamaları Bu yetiştiricilik sisteminde yetiştirme ortamı olarak torf, talaş, Hindistan cevizi tozu, kum veya çakıl, peat, perlit gibi materyaller veya bunların karışımları kullanır. Bitkiler bu yapılar içerisine doldurulmuş katı ortamlar kullanılarak damla sulama ile su ve gübre verilmesi ile üretilir. 42 Resim 3.13: Bitkilerin desteklenmesi Ø Torba Kültürü Bu sistemde bitkiler herhangi bir materyal ile doldurulmuş torbalara yerleştirilir. Torba kültüründe kullanılan torbalar değişik büyüklük ve renklerde olabilir. Ancak daha çok iç kısmı siyah, dış kısmı beyaz torbalar tavsiye edilir. Şekil 3.2: Torba kültürünün şematik görünümü Bu yöntemde bitkilere besin çözeltisi damla sulama yöntemi ile verilir. Burada dikkat edilmesi gereken konu, torbaların yan kısımlarına drenaj delikleri açılmasıdır. 43 Resim 3.14: Torba kültüründe damlama sulama sistemi Torba kültürü, yatay ve dikey torba kültürü olmak üzere kendi arasında ikiye ayrılır: Ø Dikey (Asılı) Torba Kültürü Bu teknikte yaklaşık 1 m uzunluğunda, silindir şeklinde, dış kısmı beyaz, iç kısmı siyah, UV katkılı, kalın PE torbalar kullanılır. Hazırlanan torbalar, besin çözeltisi toplayan kanallar üzerindeki desteklere dikey olarak asılır. Bu nedenle de bu tekniğe dikey torba tekniği adı verilmiştir. Resim 3.15: Dikey torba kültürü 44 Resim 3.16: Dikey torba tekniği Ø Yatay Torba Kültürü Bu teknikte 1–1,5 m uzunluğunda, dış kısmı beyaz, iç kısmı siyah UV katkılı, polietilen torbalar kullanılır. Torbalar 6 cm yükseklikte ve 18 cm genişliğindedir. Torbalara hazırlanan karışımlar doldurulduktan sonra zemin üzerinde yatay olarak uç uca yerleştirilir. Torbalar, aralarında yürüme boşlukları olması için aralıklı dizilir. Resim 3.17: Yatay torba tekniği 45 Resim 3.18: Değişik yatay torba tekniği uygulama alanları Ø Kaya Yünü Kültürü Kaya yünü, bazaltik kayaların eritilmesi, eriğin liflere dönüştürülmesi ile üretilir. Lifler eritildikten sonra ortama yapıştırıcı eklenip sıkıştırılarak geniş bloklar hâlinde kurutulur. Geniş bloklar, küçük bloklara bölünerek çoğaltma blokları oluşturulur. Resim 3.19: Kaya yünü kültürü Resim 3.20: Kaya yünü blokları Kaya yünü sisteminin kuruluşu oldukça basit ve ucuzdur. Bu sistemde her bitkiye bir damlatıcı ve kapasitesi 2 litre/saat olan damla sulama sistemi kullanılır. Besinler 2 başlı enjektör ve besin konsantresi tankı kullanılarak verilir. 46 Resim 3.21: Kaya yünü ile üretim Ø Kum Kültürü Kum kültürü, saf su yerine temiz dere kumu kullanılarak aynı şekilde makro ve mikro elementlerin solüsyon şeklinde verilmesi ile yapılan yetiştirme tekniğidir. Saf kum, kanal veya hendek kültüründe kullanılır. Çöl bölgelerinde seranın tabanının polietilen bir örtü ile kaplanması uygun ve ucuz bir yöntemdir. Bu işlemden sonra delikli borular yerleştirilir ve üzerine 30 cm yüksekliğinde kum ilave edilir. Eğer kum, yüzeysel uygulanılacaksa ortamdaki nem üniform dağılamayacağından bitki kökleri drenaj borularına doğru gelişir. Bitki yetiştiriciliğinde kullanılan bölgeler düzeltilerek hafifçe eğim verilmelidir. Bundan sonra besin çözeltisini dağıtan borular uygun şekilde yerleştirilmelidir. Resim 3.22: Kum kültürü Ø Perlit Kültürü Perlit, fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle köklendirme ve topraksız yetiştiricilikte tek başına yetiştirme ortamı olarak kullanılır. Aynı zamanda diğer materyallerle karıştırılarak da kullanılır. 47 Perlitin kullanıldığı topraksız yetiştiricilik sistemleri yatak sistemi, torba kültürü, kanal rezervuar yöntemi ve dikey yatay torba kültürüdür. 3.1.2. Topraksız Yetiştiriciliğin Avantaj ve Dezavantajları Topraklı yapılan yetiştiricilikte en önemli avantaj yetiştirme ortamının azot, fosfor, potasyum ve diğer mikro elementleri içermesidir. Ancak sıvı gübreleme yapılan ortamlar için bu özellik avantaj sayılamaz. Toprak içeren yetiştirme ortamlarının olumsuz yönleri şunlardır: Ø Toprağın istenilen miktarda ve özellikte sürekli olarak bulunması zordur. Ø Çeşitli hastalık, zararlı ve yabancı otlarla bulaşık olabileceğinden sterilizasyon yapılmadan kullanılmaz. Sterilizasyon, maliyet açısından pahalı ve oldukça zahmetli bir iştir. Ø Toprak içeren karışımlar daha ağır ve masraflıdır. Bunun yanında topraksız yetiştirme ortamlarının avantajları ise şunlardır: Ø Yetiştirme ortamlarında kullanılan çeşitli materyaller homojen olarak sağlanabilir. Ø Yetiştirme ortamı olarak kullanılacak pek çok materyal (perlit, vermikülüt vb.) sterilizasyona gerek göstermez. Ø Yetiştirme ortamları genellikle daha hafif ve taşınmaları kolaydır. Ø Karışıma katılan materyallerin besin maddesi içeriği düşüktür. Böylece beslenme programlarının daha kolay düzenlenmesine olanak sağlar. Ø Topraksız yetiştirme ortamının en önemli dezavantajı sıvı gübreye fazla bağımlılık göstermesi ve tamponluk kapasitesinin yetersiz oluşudur. Bu nedenle yetiştirme ortamının dikkatli ve sürekli kontrol edilmesi gerekir. Kök ortamının pH, tuzluluk ve besin maddesi dengesi çabuk bozulur. Bunların kontrolü bilgi birikimi ve deneyim gerektirir. 3.2. Organik Yetiştiriciliğin Tanımı ve Amacı Geleneksel tarım ve organik tarımın karşılaştırılmasıyla dünya nüfusunun hızla artması ve buna bağlı oluşan gıda ihtiyacının karşılanması insanları tarımsal üretimde birim alandan en kısa sürede mümkün olan en yüksek verimi elde etmeye yöneltmiştir. Geleneksel tarım modelinin yoğun uygulandığı son 30-40 yılda tarımsal ekosisteme dışarıdan dâhil edilen unsurların (gübre, pestisit, enerji kaynakları, su) bilinçsiz ve aşırı tüketimi, bitkisel üretimde verim artışını getirmiştir. Ancak beraberinde ekolojik, ekonomik ve sosyal çevre sorunlarına da yol açmıştır. Bugün konvansiyonel (organik tarım metodu dışındaki tüm geleneksel metotlar) tarımda üretim artışına yönelik çabalar, doğal dengenin bozulmasına, çevre kirliliğine ve besin zinciriyle tüm canlılara ulaşabilen zararlı maddelerle insan, bitki ve hayvanlarda hayati tehlikeye ve genetik erozyona yol açmıştır. Bu olumsuz koşullar karşısında bilinçlenerek örgütlenen üretici ve tüketiciler, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik dengenin devamını sağlayan, kirlilik yaratmayan ve canlılarda toksik etki göstermeyen tarımsal ürünleri üretmeye ve tüketmeye yönelmiştir. Bu çerçevede konvansiyonel tarıma alternatif olarak organik tarım sistemi geliştirilmiştir. 48 Organik tarım ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik olarak insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içerir. Esas itibari ile sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübrelerin kullanımını yasaklayan, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti, doğayı koruma ve bitkilerin direncini artırma uygulamalarını esas alır. Doğal düşmanlardan faydalanmayı gerektiren bütün bu uygulamaların kapalı bir sistemde oluşturulmasını zorunlu kılar. Üretimde sadece miktar artışını değil aynı zamanda da ürün kalitesinin yükselmesini amaçlayan alternatif bir tarımsal üretim şeklidir. Organik tarım; yanlış uygulamalar sonucu bozulan doğal yaşam dengesinin, üretimde yer alan bitki, hayvan ve insan ile birlikte toprak, su ve diğer çevresel faktörlerin tümünün ele alınarak planlanması, doğal kaynaklar kullanılarak dengenin yeniden tesisini amaçlayan üretim tekniğidir. Organik tarım; bir ürünün ekim veya dikiminden sonra hiçbir uygulama yapılmadan kendi hâline terk edilmesi demek değildir. Aksine dikkat, bilgi, özveri gerektiren; geleceğin ihtiyaçlarına yönelik görüşlere dayanan; her aşaması kontrollü ve sertifikalı üretime dayanan bir modeldir. Finansal israfın düşürülmesi, gelir güvenliği ve artan geri dönüşüm bakımından da ekolojik tarımın önemi büyüktür. Konvansiyonel tarımda; kullanılan enerji, sentetik kimyasallar, bitki gelişim düzenleyiciler, su ve üretim materyallerinin maliyetleri yükselmektedir. Oysa organik tarımla enerji, su, işçilik ve diğer girdilerden tasarruf sağlanmakta, kaliteli ve albenisi yüksek ürünler, tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Organik yetiştiricilik sözleşmeli modele dayalı yapıldığından ve pazar sorunu yaşanmadığından gelir güvenliği sağlamaktadır. Biyolojik çeşitliliğin ve toprak verimliliğinin korunması, bitki hastalıklarının ve zararlıların azalması, artan çeşit sayısı, yüksek besin kalitesi, dengeli ve kendine yeten üretim sistemi organik yetiştiriciliğin geri dönüşümdeki etkilerini göstermektedir. Konvansiyonel tarımda ürün kalitesinin ikinci plana atılması, ekonomik üretim yapmak için mekanizasyonun artırılması ve özellikle bilinçsiz uygulamalar toprağın canlı tabakasını yok etmiştir. Toprakta oluşan sert tabakalar, sıkışmalar yaparak bitkilerin gelişimini sınırlandırmış ve erozyonu teşvik etmiştir. Verim artışı sağlanırken ekolojik denge bozulmuş, iyi tarım toprakları elden çıkmış veya fakirleşmiştir. Toprakta kaybolan besin maddelerinin telafisi çok güçleşmiş veya pahalıya mal olmaya başlamıştır. Etkin bir ekim nöbeti ve sulama tekniğinin toprak korunmasında rol oynamasının yanında verim ve kalite artışında da önemli rol oynamaktadır. Konvansiyonel tarımda verim artışı kimyasal ilaç ve gübre kullanımı ile sınırlı kalmamış, bitki gelişim düzenleyiciler (hormonlar) ve transgenik ürünlerin denetimsiz ve bilinçsiz kullanımı hızla üretim alanlarında yer almıştır. Özellikle bitki gelişim düzenleyicilerin kullanımında dikkat edilmemesi hâlinde, bitkilerde oluşturdukları kalıntılar besin zinciri yoluyla insan sağlığında son derece büyük tehlikelere yol açmaktadır. Transgenik ürünlerin ve bitki gelişim düzenleyicilerin, insan ve diğer canlılar üzerindeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen organik tarım, ayrıca genetik kaynak erozyonu ve biyolojik çeşitliliği korumaktadır. 49 Yukarıdaki tanımı kısaca özetlersek “organik tarım”, tarımsal üretim şeklinin yeniden düzenlenmesidir. Bu düzenleme, ulusal ya da uluslararası yasalar kapsamında belirli standartlara sahiptir. Sertifika ve kontrol gerektirir. Bu standartlara uygun üretim şekli ve ürün, organik tarım sertifikası alır. Bu düzenlemenin hedefi; Ø Doğayı ve tarımsal üretimin ham maddelerini korumak, Ø İnsan ve hayvan sağlığını korumak, Ø Üretimin devamlılığını sağlamak, Ø Daha temiz ve çevreci ürünler üretmektir. Resim 1.1: Organik üretilmiş meyveler Organik tarım konusunda en büyük otorite olan Uluslararası Organik Tarım Federasyonu (IFOAM) her yıl yeni ilavelerle organik tarım yönetmeliğini genişletmektedir. Bu süreçte oluşan ve temel kabul edilen kurallar şunlardır: Ø Toprak içinde yaşayan toprak canlılarının hayatiyeti devam ettirilecektir (toprak işleme, tohum yatağı hazırlama). Ø Bitkinin topraktan aldığı besin maddeleri dengeli olarak toprağa doğal uygulamalar ile verilecektir (bitki besleme, yeşil gübreleme, kompost vb.). Ø Bitki besleme amacıyla toprağa verilen maddelerin üretim ve tüketim süreçlerinde bitki, hayvan ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olmayacaktır. Ø Kullanılma mecburiyeti olan tarımsal savaş preparatları doğal preparatlar olacak ve kullanıldığında zararlılar dışındaki canlılar üzerinde olumsuz etkisi olmayacaktır. Ø Organik tarım işletmesinin sahibi ve çalışanlarının hakları ve kazançları, asgari düzeyde insan hakları ve yaşam standardından aşağı düzeyde olmayacaktır. Ø Organik olarak üretilen ürünlerin, sertifika ve etiketi olacaktır. 50 Resim 1.2: Organik gübre Ekolojik tarımda ise ürün ek bir uygulama yapılmaksızın doğal koşullarda üretme ve ürünleri toplama şeklinde algılanabilir. Bu nitelikli üretimlerin ürünü organik besin veya organik yemdir. Ancak bu ürünlerin saklanmasının (muhafaza) da bu yönteme uygun şart ve yöntemlerde yapılması gerekir. Organik tarımda her şey doğaldır. Ortamın ekolojik koşulları çok iyi incelenerek en uygun tür ve yetiştirme tekniği uygulanır. Ürünler doğal kükürt, bakır veya bazı bitki özleriyle veya zararlılara karşı kurulan tuzaklarla korunur. Antibiyotik veya hayvanlarda kısa sürede kilo almayı sağlayan östrojen türü hormonların kullanımına ve sentetik gübrelere izin verilmez. Bütün üretim kademeleri yani üretimden tüketiciye ulaşıncaya kadarki tüm aşamalar Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenir ve sertifikalandırılır. Organik tarımın amaçları şunlardır: Ø Toprağın biyolojik ve mineral yapısını korumak, Ø Toprağın içindeki biyolojik yaşam dengesini yeniden tesis etmek, Ø Eksilen toprak organik maddesini (humus) yeniden kazandırmak, Ø Uzun dönemde verimliliği korumak ve geliştirmek, Ø Doğal flora ve faunanın korunmasını sağlayarak genetik çeşitliliği devam ettirmek, Ø İnsanoğlunun uygulamalarıyla bozulan ‘toprak-bitki-hayvan’ etkenlerinin ekolojik ilişkilerini güçlendirmek, Ø Tarımsal kökenli kirliliği önleyerek iklim değişikliğinin ve olumsuz sera etkisinin azaltılmasına katkıda bulunmak, Ø Sentetik kimyasal yapılı girdilerin toprakta yaşayan canlıların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak veya azaltmak, Ø Yöresel kaynakları iyi ve planlı kullanarak az ama yüksek kalitede üretim yapmak, Ø Bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte planlayıp, karşılıklı girdilerle üretimlerde karşılıklı desteği sağlamak, 51 Ø Tarımsal üretimde sosyal ve ekonomik boyutu birlikte düşünmek, Ø Güvenli bir çevrede çalışma imkânı ile yeterli gelir sağlamaktır. Tarım; kısaca bitkisel ve hayvansal kökenli (yani organik) ürünleri üretme ve değerlendirme bilim ve tekniğidir. Kullanılan canlılar biyolojik olup üretim ekolojik koşullarda yapılır. Bu bakımdan tarım, ürünü yönünden hem organik hem de biyolojik olup işlemleri de ekolojik koşullarda gerçekleştirilen bir faaliyettir. Bu faaliyetin kendine göre uygulamalardan doğabilecek avantaj ve dezavantajları vardır. Organik tarımın avantajları şunlardır: Ø Üretici geliri, ürüne bağlı olarak artar ( beklenti %10 artış civarındadır.). Ø Fiyatı hızla artan kimyasal gübre, pestisit ve enerji girdilerinden tasarruf edilir. Ø Sözleşmeli tarımla üreticinin tüm ürününün alınması garanti edilir. Ø Ekolojik ürünlerin ihraç fiyatı diğer ürünlerden % 10-20 oranında daha fazladır. Ø Ekolojik ürünlerin ihracatı ile tarım ürünleri için ilave bir kapasite oluşturulur. İhraç edilen her ürünle daha önce ulaşılamayan tüketici kitlesine erişilir. Ø Özel bilgi isteyen ekolojik tarım modeli tarım ile uğraşanlar için yeni çalışma alanları yaratır. Organik tarımın sakıncaları şunlardır: Ø Hızla artıp gençleşen nüfus, tüketim düzeyinin ve çeşitliliğinin sürekli artması, çevredeki ülkelerin hemen hepsinin tarımsal ürün talep eden özellikleri sebebiyle organik tarımın (verimde meydana gelebilecek azalma nedeniyle) kısa vadede gelişmesi zordur. Ø Ekolojik tarım kapalı sistemle gerçekleşir. Arazilerin çok küçük, parçalı ve birbirine yakın olması uygulamada sakıncalar yaratır. Bu durum organik üretimi olumsuz yönde etkiler. Çünkü ekolojik üretim yapan bir işletme çevrede üretim yapan diğer klasik işletmelerde kullanılan kimyasallardan kolayca etkilenmektedir. Ø Ekolojik tarım sisteminde yetiştirilen ürünlerin pazarlanması özellikle iç piyasa için yeni ve belirsiz bir konudur. Ø Konunun yeni olması nedeniyle tarımsal yayım yetersiz kalabilmekte ve bilgili eleman temini zorlaşmaktadır. 3.2.1. Organik Tarımın İlkeleri Organik tarımın başlıca dört temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar: Ø Üretim dönemi içinde sentetik, kimyasal gübre ve ilaç kullanmadan doğal koşullarda üretim yapmaktır. Ø Genetik değişikliliğe uğratılmamış tohum kullanmaktır. Ø Özellikle baklagil bitkilerinin yer aldığı ekim nöbetleri ile toprağın verimliliğini ve organik madde içeriğini ve canlılığını artırmaktır. 52 Ø Bitki, zararlı ve hastalıklarla mücadelede kalıcı, doğaya zarar veren ve kimyasal zarar etkisi uzun zaman kaybolmayan kimyasallar kullanmamaktır. Ø Kullanılmadığını gösteren ürünün sertifikasyon ve etiketlenmesini yaptırarak belgelendirmektir. Ø Küçük tarım işletmelerimizin genel özelliğini yansıtan, dışa bağımlı olmadan ihtiyaçlarını kendi bünyesinde karşılamak yani kapalı bir sistem uygulamaktır. Organik tarımda farklı bitkisel ve hayvansal ürünler için farklı üretim yöntemleri mevcut olup bunların ortak ilkeleri şunlardır: Ø Öncelikle, tarımsal üretimde, üretim ile ilişkili tüm faktörler ve olaylar bir bütün hâlinde dikkate alınmalı ve organik üretim yapan tarım işletmesinin kendi kendine yeterliliği sağlanmalıdır. Bunun için toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki doğal döngünün doğal kökenli ham maddeler kullanılarak mümkün olduğunca işletmenin kendi içinden veya yakın çevresinden sağlanmasına gayret edilmelidir. Ø Tarımsal üretimle beraber ortaya çıkan ve yakın çevreden temin edilen tüm ham maddelerin ve diğer işletme girdilerinin çevreyi tehdit eden her türlü etkisi azaltılmalı veya bunlardan tamamen kaçınmaya çalışılmalıdır. Ø Toprağın iyileştirilmesi ve içindeki organizmaların korunması, beslenmesi sağlanmalı; toprak sömürülmemeli; tersine doğal verimliliği arttırılmalıdır. Bunu sağlamak için münavebe, organik gübreleme yapılmalı ayrıca uygun toprak işleme yöntemleri kullanılmalıdır. Örneğin; çiftlik gübresi veya organik atıklar kullanılarak aerobik ortamda hazırlanan kompost amaca uygun bir şekilde kullanılır. Bundan başka kaya unları, alg ürünleri, diğer ilave maddeler kullanılabilir ve yeşil gübreleme yapılabilir. Bu uygulamalarla toprağın biyolojik olayları teşvik edilerek bazı bitki besinleri dolaylı yoldan hareketli hâle getirilmekte böylece bitkinin sağlıklı ve dengeli büyümesine ortam sağlanmaktadır. Bitkilerin hastalıklar ve zararlılara karşı direnci bazı ek desteklemelerle arttırılmalıdır. Örneğin, çok yıllık bitkilerde, bitki altına veya sıra aralarına yapılacak ekimlerin mevcut organik ortama uygun ve dengeli karışımlar hâlinde hazırlanıp uygulanması, yapılacak münavebelerde karışımda baklagil miktarının yüksek tutulması, bitkisel üretim ve hayvancılığın kombine edilerek yapılması gibi uygulamalarla bitkilerin direnci arttırılabilir. Bitki tür ve çeşitlerinin (keza hayvanların) seçiminde, üretim yapılacak yerin organik koşulları ve bu koşullarda hastalıklara en az seviyede yakalanma olasılıkları dikkate alınmalıdır. Bunun yanında sağlıklı, dayanıklı tohum, fidan ve hayvan kullanılmalıdır. Organik tarımda, bitki sağlığı açısından yukarıda adı geçen ve etkileri uzun sürede görülebilen önlemler yanında, erken uyarı sistemlerinin kullanılması ve faydalı canlıların teşvik edilmesi de bitki koruma kavramının önemli bir parçasıdır. Bu konuda zararlılarla mücadelede biyoteknik yöntemler (örneğin Bacillus thuringiensis preparatları, feromon tuzakları, faydalı akarlar vb.) ve kültürel önlemler ( örneğin yabancı otların toprak işlemeyle veya yakarak yok edilmesi vb.) uygulanabilir. Eğer sorun, ürünü tehdit edici boyutlara ulaşırsa o zaman bitkisel veya mineral kökenli özel maddeler ve preparatlar kullanılabilir. 53 Yukarıda anlatılan, toprak strüktürü iyileştirici ve humus miktarını arttırıcı önlemlerle beraber toprağı koruyucu, enerji tasarrufu sağlayan, çalışılan yerin koşullarına uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır. Bunun için toprağın yapısı ve koşullarına dikkat edilmeli, çizici aletlerle çalışılmalı, pulluk gibi toprağı devirerek işleyen aletlere mümkün olduğunca az yer verilmeli ve temel kural olarak gereğinden fazla sayıda toprak işlemeden kaçınılmalıdır. İşletmedeki hayvanların sağlığının iyi, verimlilik kapasitesinin yüksek ve uzun ömürlü olması teşvik edilmelidir. Bunun için ağılların usulüne uygun olması, beslenmenin mümkün olduğunca işletmenin kendi ürünleri ve yem bitkileriyle sağlanması, yemlere kimyasal maddeler (antibiyotikler, kilo arttırıcı katkı maddeleri vb.) katılmamalı, uygun ıslah çalışmaları ile istenen gelişmelerin temin edilmesine çalışılmalıdır. Yetiştirilen hayvan miktarı kullanılan tarımsal araziye uygun olmalı ve 1 hektar için 1 büyükbaş hayvan düşünülmelidir. Bununla beraber organik tarım mevcut koşullara göre hiç hayvan beslemeden de yapılabilmektedir. Bilindiği gibi tarımsal üretimde, verim ve kalite arasında ters bir orantı mevcuttur. Genel kural olarak ikisi arasında denge kurulmalıdır. Ancak organik tarımda bu denge oluşturulur iken kalitenin ürün miktarına göre öncelik aldığı unutulmamalıdır. Organik üretim yapan tarım işletmesinde başta petrol olmak üzere fosil yakıtlar ve diğer enerji kaynakları optimum verimi sağlayacak düzeyde azami tasarruf kuralına uyularak kullanılmalıdır. Enerji kullanımında güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi doğal enerji kaynakları olabildiğince tercih edilmelidir. Tarım işletmesi çok yönlü ve çekici bir şekilde düzenlenmelidir (peyzaj düzenlemeleri, meyve bahçeleri vb.). Bu amaçla dinlendirici etkiye sahip bir mekânın kurulması, bunun muhafazası ve uzun süreli faydalı üretim esas alınmalıdır. Organik tarım işletmeleri gelişme olanakları bulunan; üreticiye, çalışanlarına tatmin edici kazanç ve imkân sağlayabilen yeterlilikte olmalıdır. Organik tarımda kullanımı yasaklanan bazı maddeler vardır. Bu maddeler: Ø Sentetik kimyasal gübreler ve sentetik kimyasal ilaçlar, Ø Depoda koruyuculuğu artıran ve hasattan sonra olgunlaşmayı teşvik eden sentetik kimyasal maddeler, Ø Bitki ve hayvan yetiştirmede hormonlar ve büyüme düzenleyici maddelerdir. Organik tarım hiç ilaç kullanılmadan yapılan bir tarım değildir. Örneğin; organik tarım yönetmeliğinde de ifade edildiği gibi organik olarak üretilmiş ürünlerin işlenmesi ve hazırlanması sırasında kullanılabilecek maddeler yanında, tarımsal üretimde bitki besin maddesi olarak ve hastalık kontrolünde kullanılabilecek ürünler belirtilmiştir. 54 3.2.1.1. Organik Bitkisel Ürün Üretim İlkeleri Ø Uygun yöntemlerle en az (minimum) düzeyde toprak işleme yapılır. Ø Organik kökenli gübreler kullanılır. Ø Dayanıklı, sağlıklı tohum, fide ve fidan çeşitleri seçilir. Ø En uygun ekim-dikim yöntemleri uygulanır. Ø Bitki korumada organik yöntem ve organik kökenli ilaçlardan yararlanılır. Ø Hasat, depolama, işleme ve paketlemede organik kökene bağlı kalınır. 3.2.1.2. Organik Hayvansal Ürün Üretim İlkeleri Ø Sağlıklı hayvan yetiştirilmesine özen gösterilir. Ø Ahır koşullarında temizlik ve titizlik esas prensiptir. Ø Beslemede organik özellikli yemler kullanılır. Ø Damızlık ve ırk seçiminde genleri ile oynanmış hayvanlara kesinlikle yer verilmez. 3.3. İyi Tarım Uygulamalarının (İTU) Tanımı ve Amacı Günümüz teknolojisi ve yenilikler her sektörü olduğu gibi tarım sektörünü de etkilemiş; geleneksel üretim teknikleri yetersiz kalmıştır. Bu anlamda sanayicilerin tarıma olan ilgisi artmış, artık sermaye hareketi tarıma doğru kaymaya başlamıştır. Bu yatırımların sonucunda daha büyük ve standartları yüksek teknolojik üretim alanları kurulmuştur. Gıda üretimi günümüz dünyasında çok önemli bir stratejiye sahiptir. Dünyanın yarısı açlıkla mücadele ederken diğer yarısı da ürettiği ve tükettiği gıda maddelerinin güvenli olmasını istemektedir. Güvenli gıda denildiğinde insan sağlığına zararlı olmayan, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalıntılar içermeyen, aynı zamanda izlenebilirliği sağlanmış ürünler akla gelir. Hem üretimi geliştirmek hem de ürettiğimiz ürünleri doğru pazarlara satabilmek için üreticilere ve bu ürünleri paketleyen, dağıtan hatta depolayan ve pazarlamasını yapan kurum ve kuruluşlara çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bugün tüm dünyada tarımsal ürünlerin izlenebilirliği, gıda güvenliğinin sağlanması açısından en önemli konu hâline gelmiştir. Bu konuda çok çeşitli çalışmalar yapılmış ve daha da yapılmaktadır. Artık tüketici, sofrasına gelen gıdanın üretim sürecini bilmek istemektedir. Tüm bu gerekliliklerden doğan bir kavram vardır ki son yıllarda tüm tarım ve ihracat sektörünü etkisi altına almıştır. Bu kavram minimum tarımsal üretim kriterlerini kapsayan iyi tarım uygulamalarıdır. 55 Avrupa’daki yaş meyve ve sebze pazarının büyük kısmına hakim olan perakendeciler, tüketicilerine arz ettikleri yaş meyve ve sebze ürünlerinde, son yıllarda gündeme gelen insan sağlığını tehdit eder nitelikteki belli bazı riskleri en aza indirgemek amacıyla 1997 yılında EUREP adı altında bir araya geldiler.1999 yılında bugünkü iyi tarım uygulamalarının temelini oluşturan EUREPGAP standartlarını oluşturdular. EUREPGAP standardı 2007 yılında revize edilerek tüm dünya ülkeleri tarafından kabul görmüş ve GLOBALGAP adını almıştır. Bu protokolle perakendeciler; “raflarına koydukları ürünün müşterilerine zarar vermeyeceği” konusunda tedarikçilerden ve dolayısı ile üreticilerden güvence istemektedirler. Türkiye'de de Tarım Bakanlığı bu gelişmelere kayıtsız kalmayıp aynı esaslara dayanan İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği’ni yayınlamıştır. Artık Türkiye’de tarım sektörünü şekillendiren bir tarımsal standartlar bütünü uygulanmaya başlamış bulunmaktadır. İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği ilk olarak 08.09.2004 tarih ve 25577 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği daha sonra 7 Aralık 2010 tarihinde revize edilerek daha kapsamlı bir standartlar bütünü hâlini almıştır. İyi Tarım Uygulamaları; Tehlike Önleme, Tehlike Analizi ( HACCP) Zararlılarla Entegre Mücadele ( IPM ) ve Entegre Ürün Yetiştiriciliği ( ICM ) ilkelerini baz alarak çiftçilikle ilgili metotların ve teknolojilerin sürekli gelişmesini destekler. İyi tarım uygulamaları, bitkinin toprağa ekiminden önceki süreçten işlenmiş nihai ürün sürecine kadar sertifikalandırılmış tarımsal ürünün tam üretim sürecini kapsar. Ayrıca; gıda güvenliği, hayvan refahı, çevre koruma ve işçi sağlığı, güvenliği ve refahı konularını da kapsar. İyi tarım uygulamaları; çevre, insan, havyan sağlığına zarar vermeyen bir üretimin yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılan tarımsal üretim şeklidir. İyi tarım uygulamaları sertifikasına sahip ürünün, kimyasal, fiziksel, mikrobiyolojik kalıntılar içermediği, çevreyi kirletmeden ve doğal dengeye zarar vermeden üretildiği; üretimi sırasında insan, işçi ve diğer canlıların olumsuz etkilenmediği; üretildiği ve tüketildiği ülkelerin tarımsal mevzuatına uygun olarak üretildiği anlaşılır. 3.3.1. İyi Tarım Uygulamalarının Kapsamı Çevre, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen bir tarımsal üretimin yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılan tarımsal üretim modeline iyi tarım denir. İyi tarım uygulamaların da insanların tüketebileceği tüm ürünleri belgelendirmek mümkündür. 56 Amaçlar şunlardır: Ø Çevre, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen bir tarımsal üretimin yapılması, Ø Doğal kaynakların korunması, Ø Tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik, Ø Gıda güvenliğinin sağlanmasıdır. İyi tarım uygulamaları sertifikası; Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından verilen bir sertifikadır. Belgelendirme kapsamı Ø Yaş Meyve ve Sebze, Ø Tarla Bitkileri, Ø Kesme Çiçek ve Süs Bitkileri, Ø Fide ve Fidancılık, Ø Çay, Ø Hayvancılık, Ø Su ürünleridir. Günümüzde pek çok perakendeci ürün tedarik ettiği üreticilerden iyi tarım uygulamaları belgesi talep etmeye başlamıştır. Yeni Hal Yasası’nda da organik tarım ve iyi tarım uygulamaları sertifikalı ürünlere imtiyazlar tanınmaktadır. İyi tarım uygulamaları bir zorunluluk olmamakla beraber, pazarlamada rekabet gücünü artıran ve avantaj sağlayan bir sistemdir. Diğer bir avantajı ise; iyi tarım uygulamaları esaslarına göre üreticilerin cazip desteklerden yararlanabilmeleridir. 3.3.2. Tarımsal Ürünlerin İzlenebilirliği Bugün tüm dünyada tarımsal ürünlerin izlenebilirliği, gıda güvenliğinin sağlanması açısından en önemli konu hâline gelmiştir. Bu konuda çok çeşitli çalışmalar yapılmış ve hala yapılmaktadır. İyi tarım uygulamaları standardının en önemli maddesi izlenebilirlik sisteminin kurulmasıdır. İzlenebilirliğin sağlanmasındaki en önemli rol, bütün üretim proseslerinin kayıtlarının doğru ve eş zamanlı olarak tutulmasıdır. Üretici ile son tüketici arasında güvenilir bir network oluşturmak, bilgi akışını kolaylaştırmak gerekmektedir. Üründe çıkabilecek herhangi bir problemin (ilaç kalıntısı, kalite, fiziksel problemler) tespit edilmesinden sonra geriye dönük sorgulamalar yapıldığında ürünün menşei ve kimin ürettiği bilgilerine kısa zamanda ulaşılması ve problemin kaynağına inilebilmesi hayati öneme sahiptir. 57 Bu sorgulamaların yapılması ve tek bir noktadan bütün bilgilere ulaşılmasındaki en önemli kaynak tarımsal bilişimden yararlanmak olacaktır. Kaldı ki bu bilgiler sadece gıda güvenliği açısından değil aynı zamanda tüketici taleplerini belirleme, üretim planlaması ve tedariği konusunda da perakende sektörüne yardımcı olacaktır. Üreten kişi ürettiği üründe bir problem tespit ettiğinde, bu ürünü geri çağırabilmeli, aynı zamanda ürünü satan da ürünün menşei hatta bu ürünü paketleyen tesisteki çalışan işçilerin bilgilerine dahi ulaşabilmelidir. Burada izlenecek olan; üretim noktası, paketleme noktası, lojistik, market ve en son tüketicidir. İzlenebilirliğin sağlanmasında gerekli azami bilgiler aşağıda sıralanmıştır. Ø Üretici İyi tarım uygulamaları kapsamında izlenebilirlik sisteminin ilk adımı üreticinin tanımlanması amacıyla aşağıdaki bilgiler yer almalıdır. Üretici adı-soyadı, kimlik numarası, ÇKS kayıt no, adres, tel, tapu parsel numaraları. Ø Üretim alanı ve ürün İyi tarım uygulamaları kapsamında izlenebilirliğin oluşturulmasında önemli konulardan birisi öncelikle üretim yapılan alan ve ürünle ilgili tanımlamalardır. Bu tanımlamada aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır. Ürün cinsi, üretilecek çeşit ismi, alan büyüklüğü, parsel kodu, üretim kodu, arazinin toprak ve kullanılacak sulama suyu analiz sonuçları, üretim alanı adresi, danışman ismi, dikim tarihi, hasat tarihi, hasat miktarı, dikim aralığı, sulama şekli, dekardaki bitki sayısı, üretim sezonu. Ø Ürün korumada kullanılan kimyasal mücadele kayıtları Bir üretim alanında kullanılan kimyasalların en önemlileri, zararlı ve hastalıklarla mücadelede kullanılan insektisit, fungusit ve herbisitlerdir. Kullanılan her türlü tarımsal ilaçların kayıtları ( hangi üretim alanına, ne miktarda, ne kadar, hangi tarihte, etkili maddesi, hangi hastalık veya zararlı için kullanıldığı, hasat bekleme süresi, ruhsat tarihi, fatura nosu, kimin tarafından uygulandığı ve kimin tarafından tavsiye edildiği)tutulmalıdır. Ø Gübre kayıtları Kullanılan her türlü gübre kayıtları (ne zaman, ne kadar, hangi üretim alanına uygulandığı, içeriği, ticari adı, kimin tarafından uygulandığı)tutulmalıdır. 58 Ø Hasat kayıtları Ne zaman, ne miktarda ve ne kalitede ürün hasat edildiği, kimin tarafından toplandığı, hangi kişiye satıldığı ve her bir partinin faturaları kayıt altına alınmalıdır. Ø Paketleme, işleme, depolama kayıtları Ürünün mal kabulden geçtikten sonra nakliye aşamasına kadar olan tüm sürecin kayıtları (kimin işlediği, kullanıldıysa hangi kimyasallarla temas ettiği, hangi palette paletlendiği, hangi mağaza ve markete gönderildiği, nakliye araç bilgileri, araç içi ısı ölçümleri kayıtları) tutulmalıdır. Ø Analizler Üretimde kullanılan toprağın kimyasal, sulama suyunun fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik analiz sonuçları, hasat edilmiş ürünün rezidü (pestisit kalıntı analizleri) sonuçları kayıtları tutulmalıdır. 59 UYGULAMA FAALİYETİ Aşağıdaki işlem basamaklarını takip ederek uygulama faaliyetini gerçekleştiriniz. İşlem Basamakları Öneriler Ø Topraklı ve topraksız yetiştirme ortamlarını inceleyiniz. Ø Çevrenizde yapılan seracılık uygulamalarında topraklı ve topraksız yetiştirme şekillerini inceleyiniz. Ø Topraksız tarımla ilgili resim ve video görüntüleri bulunuz. Ø Tarımla ilgili web sayfalarını inceleyiniz. Ø Topraksız yetiştirme ortamlarının fiziksel özelliklerini inceleyiniz. Ø Topraksız yetiştirmenin sıvı yetiştirme ortamında mı, katı yetiştirme ortamında mı yapıldığını inceleyiniz. Ø Her iki sistemin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırınız. Ø Organik materyalleri hazırlayınız. Ø Bitkinin kök ve yetişme ortamına uygun organik materyalini seçiniz. Ø Materyalin dar alan ve geniş alanlarda kullanılma durumunu inceleyiniz. Ø Uygun organik materyalleri temin ediniz. Ø İnorganik materyalleri hazırlayınız. Ø Bitkinin kök ve yetişme ortamına uygun inorganik materyalini araştırınız. Ø Uygun inorganik materyalleri temin ediniz. Ø Organik tarım ilkelerini açıklayınız. Ø Organik tarım yönetmeliklerini inceleyiniz. Ø Topraksız tarım yapan firma ve kişiler ile iletişime geçiniz. Ø Organik ürün satışı yapan firma ve kişiler ile görüşünüz. Ø Organik ürün sertifikalandırma kuruluşları ile iletişime geçiniz. Ø İyi tarım uygulamalarının uygulama esaslarını araştırınız. Ø İyi tarım uygulamaları yönetmeliklerini inceleyiniz. Ø İyi tarım uygulamaları uygulayan firma ve kişiler ile iletişime geçiniz. Ø İyi tarım uygulamaları ile üretilmiş ürünleri pazarlayan firma ve kişiler ile görüşünüz. Ø İyi tarım uygulamaları sertifikalandırma kuruluşları ile iletişime geçiniz. UYGULAMA FAALİYETİ 60 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız. 1. İçerisinde toprak bulunmayan her türlü yetiştirme ortamında bitki yetiştirilmesine genel anlamda ………………………………… denir. 2. Suyun drene olmasından sonra ortamda kalan hava ile dolu gözeneklerin hacmi, ortamın ……………………………………. altına düşmemelidir. 3. Materyalin bitkiler için zararlı olabilecek …………………………… içerip içermemesi de önemlidir. 4. Hidroponik, kelime anlamında ………………….. içerisinde desteksiz olarak bitki yetiştiriciliği anlamındadır. 5. Besin çözeltisinin 0,5 mm ince bir film şeklinde ve belirli bir debi ile akacağı bir kanal bulunan sistem ………………………………….sistemidir. 6. Sera zeminin NFT kanallarının yerleştirilmesi durumuna göre şekil verilerek kaplanması yöntemine …………………………………denir. 7. Organik tarım konusunda en büyük otorite …………………………………………………………………….kuruluşudur. 8. Organik tarımda kullanımı kesinlikle yasak olan maddeler ………………………….maddelerdir. 9. İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği ülkemizde ilk olarak ………………..yılında yayınlanmıştır. 10. İyi Tarım Uygulamaları Sertifikası …………………………………………tarafından yetkilendirilen kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından verilen bir sertifikadır. DEĞERLENDİRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla karşılaştırınız. Yanlış cevap verdiğiniz ya da cevap verirken tereddüt ettiğiniz sorularla ilgili konuları faaliyete geri dönerek tekrarlayınız. Cevaplarınızın tümü doğru ise “Modül Değerlendirme ”ye geçiniz. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 61 MODÜL DEĞERLENDİRME KONTROL LİSTESİ Bu modül kapsamında aşağıda listelenen davranışlardan kazandığınız beceriler için Evet, kazanamadığınız beceriler için Hayır kutucuğuna (X) işareti koyarak kendinizi değerlendiriniz. Değerlendirme Ölçütleri Evet Hayır 1 Açık alanda yetiştiricilik yapılacak yerdeki ekolojik faktörleri incelediniz mi? 2 Açık alanda yetiştirilecek bitki tür ve çeşitlerini öğrendiniz mi? 3 Açık alanda yetiştiricilik yapılacak yerdeki ulaşım şartlarını incelediniz mi? 4 Bahçedeki sulama imkânları yeterli mi? 5 Bahçe kurulacak yerin toprağı tarım için uygun mu? 6 Arazi miktarı yeterli mi? 7 Bahçe yerleşim yerlerine yakın mı? 8 Üretilen tarımsal ürünlerin satış yerini ve şeklini belirlediniz mi? 9 Bitki türüne göre örtü altı yetiştiricilik sistemlerini uyguladınız mı? 10 Örtü altında yetiştirilen bitkileri tanıtıcı tablolar oluşturdunuz mu? 11 Örtü altında yetiştiricilikteki olumsuz koşullara karşı gerekli tedbirleri aldınız mı? 12 Alternatif yetiştiricilik sistemlerinin uygun olanını kullandınız mı? DEĞERLENDİRME Değerlendirme sonunda “Hayır” şeklindeki cevaplarınızı bir daha gözden geçiriniz. Kendinizi yeterli görmüyorsanız öğrenme faaliyetini tekrar ediniz. Bütün cevaplarınız “Evet” ise bir sonraki modüle geçmek için öğretmeninize başvurunuz. MODÜL DEĞERLENDİRME 62 CEVAP ANAHTARLARI ÖĞRENME FAALİYETİ-1’İN CEVAP ANAHTARI 1 iklim 2 0 °C, don 3 sağlıklı 4 bol ve kaliteli 5 6-8 6 risk ve belirsizlik ÖĞRENME FAALİYETİ-2’İN CEVAP ANAHTARI 1 yılın her mevsiminde 2 kârlı ve kaliteli 3 Turfanda 4 3 yıl 5 60-140 6 50-100, 1000 ÖĞRENME FAALİYETİ-3’ÜN CEVAP ANAHTARI 1 Topraksız Tarım 2 Toplam Hava Kapasitesinin 3 Toksik Madde 4 Besin Çözeltisi 5 Besleyici Film Tekniği 6 Sabit Kanallar 7 Uluslararası Organik Tarım Federasyonu 8 sentetik 9 2004 10 Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı CEVAP ANAHTARLARI 63 KAYNAKÇA Ø BAŞAR H., Bitki Yetiştirme Ortamları ve Hidroponik Ders Notları, Uludağ Ünv. Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü, Bursa, 2006. Ø YAYÇEP, Sebzecilik 2, Ankara, 2004. Ø AĞAOĞLU Sabit, Hasan ÇELİK, Yılmaz FİDAN, Genel Bahçe Bitkileri, A.Ü.Ziraat Fakültesi, ANKARA, 1997. Ø ARICI İsmet, Seracılık, Anadolu Üniversitesi Basımevi, Eskişehir, 1995. Ø BAYKAL M. Celal, Tarım Meslek Lisesi Özel Sebzecilik Ders Kitabı, Çağdaş Basımevi, Ankara, 1976. Ø ERASLAN Hüseyin, Örtü Altı Yetiştiriciliği, Uğurer Yayınları, Ankara, 2004. Ø SEVGİCAN Ayten, Örtü Altı Sebzeciliği, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, İzmir, 1998. Ø ŞENİZ Vedat, Mehmet ÖZGÜR, Özkan SİVRİTEPE, M. Hakan ÖZER, Sebzecilik, Anadolu Üniversitesi Basımevi, Eskişehir, 1995. Ø VURAL Hüseyin, Dursun EŞİYOK, İbrahim DUMAN, Kültür Sebzeleri (Sebze Yetiştirme), Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir, 2000. Ø YAZGAN Abdurrahman, Genel Sebzecilik, Cumhuriyet Üniversitesi Yayınları: 33, Tokat Ziraat Fakültesi Yayınları: 9, Tokat, 1990. KAYNAKÇA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder