BİRİNCİ
KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve
Tanımlar
Amaç
Madde
1 — Bu Yönetmeliğin amacı; ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal
faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın
düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemektir.
Kapsam
Madde
2 — Bu Yönetmelik; her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimi ile
kullanılacak girdilerin organik tarım metoduna uygun olarak üretilmesi veya
temini, orman ve doğal alanlardan organik tarım ilkelerine uygun olarak ürün
toplanması, bu ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması,
taşınması, pazarlanması, kontrolü, sertifikalandırılması, denetimi ile cezai
hükümlere ilişkin teknik ve idari hususları kapsar.
Madde
3 — Bu Yönetmelik, 1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanununa
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde
4 — Bu Yönetmelikte geçen;
Bakanlık:
Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,
İl
Müdürlüğü: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Müdürlüğünü,
Komite:
Organik Tarım Komitesini,
Kanun:
Organik Tarım Kanununu,
Organik
tarım faaliyetleri: Toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak
organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve
kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama,
etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün
veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemlerini,
Organik
tarım metodu: Organik tarımın uygulanması esnasındaki faaliyetlerin tümünü
belirten metodu,
Konvansiyonel
tarım metodu: Organik tarım metodu dışındaki tüm metotları,
Kontrol
ve sertifikasyon kuruluşu: Organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye
ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek ve sertifikalandırmak üzere
Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Kontrol
kuruluşu: Organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar
olan tüm aşamalarını kontrol etmek üzere, Bakanlık tarafından yetki verilmiş
gerçek veya tüzel kişileri,
Sertifikasyon
kuruluşu: Tüm kontrolleri tamamlanmış organik ürün veya girdiyi, kontrol
kuruluşunun yaptığı kontrol ve bu kontrole ilişkin bilgi ve belgeler ile gerek
duyulan hallerde yaptıracağı analizlere dayanarak sertifikalandırmak üzere
Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Yetkilendirilmiş
kuruluş: Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol kuruluşu veya sertifikasyon
kuruluşu olarak Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri,
Kontrol:
Organik tarım faaliyetlerinin bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılıp
yapılmadığının belirlenmesi, düzenli kayıtların tutulması, sonuçların rapor
edilmesi, gerek görülmesi halinde ürünün organik niteliğinin laboratuvar
analizleri ile test edilmesini,
Kontrolör:
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu adına veya kontrol kuruluşu adına, organik
tarım faaliyetlerinin her aşamasının ilgili mevzuata göre uygulanmasını kontrol
etmek üzere, Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek kişiyi,
Sertifiker:
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu adına, kontrolü
tamamlanmış ürünün veya girdinin organik olduğunu onaylamak üzere, Bakanlık
tarafından yetki verilmiş gerçek kişiyi,
Denetim:
Organik tarım faaliyetlerinin, bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılıp
yapılmadığını tespit etmek amacıyla, yetkilendirilmiş kuruluşlar, işletmeler ve
müteşebbisler ile kontrolör ve sertifikerlerin, Bakanlık veya Bakanlık
tarafından denetim yetkisi verilen kuruluşlarca yapılan her türlü denetimini,
İşletme:
Yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolü altında, söz konusu kuruluşlarla sözleşme
yapılmak suretiyle organik ürün üretilen, işlenen, depolanan ve pazarlanan
yerleri,
Müteşebbis:
Organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiyi,
Organik
bitkisel üretim: İnsan gıdası, hayvan yemi, bitki besleme, çoğaltım materyali
elde edilmesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere organik hammadde temini,
tıbbi ve bilimsel amaçlarla her aşaması bu Yönetmeliğe göre üretilen,
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan
üretim faaliyetini,
Organik
hayvansal üretim: Damızlık hayvan veya sperma kullanılarak hayvan üretilmesi,
hayvansal ürünlerden insan gıdası ile hayvan ve bitki besleme ürünleri
üretilmesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere ve bilimsel çalışmalara
organik hammadde temini, her aşaması bu Yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş
kuruluş tarafından kontrol edilen ve sertifikalandırılan üretim faaliyetini,
Organik
su ürünleri üretimi: Denizler, iç sular, havuz, ağ kafes, baraj, göl, gölet,
dalyan ve çiftliklerde organik tarım metoduyla yetiştirilen balık, su bitkisi,
sünger, yumuşakça, kabuklu, memeliler gibi canlılarla bunlardan imal edilen
ürünlerden, insan gıdası, stok takviyesi, hammaddesini tarımdan alan sanayilere
organik hammadde temini, sportif, tıbbi ve bilimsel amaçlarla, her aşaması bu
Yönetmeliğe göre yetkilendirilmiş kuruluşun denetiminde kontrol edilen ve
sertifikalandırılan üretim faaliyetlerini,
Sertifikasyon:
Bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve
girdinin mevzuata uygun olarak belgelendirilmesini,
Sertifika:
Bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve
organik girdinin mevzuata uygun olduğunu gösteren belgeyi,
Çalışma
izni: Bu Yönetmeliğe göre çalışacak kontrolör, sertifiker ile yetkilendirilmiş
kuruluşlara, Bakanlık tarafından verilen izni,
Organik
ürün: Organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilmiş ham, yarı
mamul veya mamul haldeki sertifikalı ürünü,
Konvansiyonel
ürün: Konvansiyonel tarım metotları ile üretilmiş ürünü,
Geçiş
süreci: Bu Yönetmelik hükümlerine göre faaliyete başlanmasından, ürünün organik
olarak sertifikalandırılmasına kadar geçen dönemi,
Organik
girdi: Organik tarım faaliyetlerinde kullanılan materyali,
Organik
ürün etiketi: Organik ürün veya ambalajı üzerinde yer alan, ürünü tanıtan veya
içindekini belirten herhangi bir kelime, detay, ticari marka, tescilli marka,
paket üzerinde yer alan resim, sembol, doküman, ilan, tabela veya tasma gibi
her türlü yazılı ve basılı bilgi ve materyali,
Organik
ürün logosu: Bu Yönetmeliğin Ek- 3 (C) bölümünde yer alan basılı işaretleri,
Biyolojik
mücadele: Zararlı, hastalık, yabancı ot ve diğer canlıların kullanılmasıyla,
zararlı etmenin ekonomik zarar seviyesinin altında tutulabilmesi için yapılan
mücadele stratejisini,
Biyoteknik
yöntemler: Hedeflenen zararlı türlere karşı, tuzak ve tuzak sistemleri,
feromonlar, cezbediciler, uzaklaştırıcılar, beslenmeyi ve yumurtlamayı
engelleyiciler kullanılarak yapılan mücadeleyi,
Genetik
yapısı değiştirilmiş organizmalar (GDO): Çiftleşme ve/veya doğal melezlemelerle
yani türlerin kendi içindeki gen alışverişleriyle meydana gelmeyen,
biyoteknolojik yöntemler kullanılarak farklı türlerden ve mikroorganizmalardan
alınan genlerle yeni bir genetik materyal kombinasyonu yaratılmış olan herhangi
bir canlı organizmayı,
GDO
ürünleri: GDO içeren, GDO’lardan oluşan veya GDO’lardan elde edilen ürünleri,
ifade
eder.
İKİNCİ KISIM
Organik Tarımın Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım
Faaliyetlerine Göre Genel Üretim
Organik tarımın genel kuralları
Madde
5 — Organik tarımın genel kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Bu Yönetmelikte belirtilen kurallara uymak kaydıyla tüm ülke sathında organik
tarım metodu uygulanabilir. Çevre kirliliğinden şüphe duyulan alanlarda organik
tarım yapılıp yapılmayacağına, kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol
kuruluşu tarafından karar verilir.
b)
Organik tarım, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan
sözleşme esasına dayanır. Bu sözleşme; tarımsal faaliyetin bu Yönetmelik
hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder.
c)
Organik tarım, yetkilendirilmiş kuruluşun kontrolünde yapılır.
d)
Konvansiyonel üretimde kullanılan binalar, alet ve ekipmanlar, bu Yönetmeliğin
Ek-8’inde verilen maddeler ile yıkanıp temizlendikten sonra organik üretimde
kullanılır.
Organik tarıma başlama
Madde
6 — Organik tarıma başlama kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, kontrol ve
sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Aşağıda yer alan
bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip sözleşme imzalanır. Bu bilgi ve
belgeler;
1)
Müteşebbisin adı, adresi, T.C. kimlik numarası ve vergi numarasını içeren
kimlik bilgi ve belgeleri,
2)
İşletmenin yeri ve konumu,
3)
Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda
ise araziye ait kroki,
4)
Müracaat edilen arazinin veya arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna
dair bilgi ve belgeleri,
5)
Gıda işleyen işyeri ise "Çalışma İzni ve Gıda Sicili Belgesi",
"Üretim İzin Belgesi".
Bu
Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce sözleşme imzalamış olan müteşebbisler en
geç altı ay içerisinde yukarıda belirtilen bilgi ve belgeleri tamamlamak
zorundadır.
b)
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu, başvuruda bulunan
müteşebbisin organik tarım metoduyla üretime başlayıp başlayamayacağına karar
verir.
c)
Organik tarıma başlaması uygun bulunan müteşebbis, başvurduğu kontrol ve
sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu ile sözleşme yapar. Müteşebbis,
organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu ile
de yapabilir. Bu durumda, müteşebbis üretici grubu adına kontrol ve
sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu ile sözleşme yapar. Müteşebbis;
aracı tüccar, depolama, işleme ve benzeri fason hizmetleri yaptırdığı gerçek ve
tüzel kişi ile de sözleşme yapar.
d)
Yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme imzalamış olan, orman ve doğal alanlardan
ürün toplayacak müteşebbis, ürün toplamadan önce, bu alanların mülkiyetinin
veya kullanma hakkının ait olduğu makamdan yazılı izin alır. Söz konusu
alanlardan toplanan ürünler için geçiş süreci, alanın özelliğine göre, yetkilendirilmiş
kuruluş tarafından belirlenir.
e)
Su ürünleri üretimi yapacak müteşebbis, kamuya ait alanda üretim yapacaksa,
ilgili kurumdan alınacak yazılı izin ile yetkilendirilmiş kuruluşa başvurarak
sözleşme imzalar. Su ürünleri için geçiş sürecini, tür özelliğine göre,
yetkilendirilmiş kuruluş belirler.
f)
Yetkilendirilmiş kuruluş, her bir üretim aşaması için, ayrı ayrı sözleşme
yapabileceği gibi, her faaliyeti ayrı ayrı belirtmek kaydıyla tek bir sözleşme
de yapabilir. Yetkilendirilmiş kuruluş, müteşebbise ister bağımsız, ister
üretici grubu dahilinde olsun, Komitece hazırlanacak ve yetkilendirilmiş
kuruluşlara bildirilecek kodlama sistemine göre, bir kod numarası verir.
Geçiş süreci ile ilgili işlemler
Madde
7 — Yetkilendirilmiş kuruluş sözleşme yaptığı; organik bitkisel, hayvansal ve
su ürünleri üretimi yapan, orman ve doğal alanlardan ürün toplayan müteşebbisi
geçiş sürecine alır. Bitkisel üretimde organik tarıma başlanmasından oniki ay
sonra elde edilen ürünler geçiş süreci ürünü olarak değerlendirilir. Geçiş
süreci ürünü, "Organik tarım geçiş süreci ürünüdür" etiketiyle
pazarlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Metoduyla
Bitkisel Üretim
Organik bitkisel üretim kuralları
Madde
8 — Organik bitkisel üretim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik bitkisel üretim, yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapılarak onun
kontrolünde yapılır.
b)
Organik bitkisel ürün yetiştiriciliği yapacak müteşebbis geçiş sürecine alınır.
Geçiş süreci, tek yıllık bitkiler ile mera ve yem bitkilerinde iki yıl, çok
yıllık bitkilerde üç yıldır. Tek yıllık bitkiler ekim tarihi, çok yıllık
bitkilerde hasat tarihi göz önüne alınır.
c)
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu; arazinin önceki
yıllardaki kullanım durumu, yapılan uygulamalar, bölgedeki genel durum ve yetiştirilen
ürünler, risk durumları, konu ile ilgili müteşebbis kayıtları ve raporlarının
incelenmesi neticesinde geçiş sürecini uzatabilir ya da kısaltabilir.
d)
Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından, aşağıdaki kriterlere göre daha önceki
faaliyetlerin yer aldığı sürenin geçiş döneminin bir parçası olarak kabul
edilmesine karar verilir.
1)
Ek-1 (A) ve (B) bölümlerinde bulunan girdilerin dışındaki girdilerin geriye
dönük olarak en az üç yıl kullanılmadığının belgelenmesi halinde, bu süreç,
geçiş sürecinin bir parçası olarak kabul edilir,
2)
Üretim parsellerinin zorunlu çevre koruma ve kırsal alanların korunmasına
ilişkin alanlar içerisinde yer aldığının resmi bir belge ile belgelendirilmesi
neticesinde bu süreç, geçiş sürecinin bir parçası olarak kabul edilir.
e)
Organik tarıma geçmiş veya geçiş dönemi içerisinde bulunan ve Ek-1 (A) ve (B)
bölümlerinde yer almayan girdilerin hastalık veya zararlı kontrolünde
kullanılmasının devletçe zorunlu kılındığı hallerde yeniden belirlenecek geçiş
süreci kontrol ve sertifikasyon veya kontrol kuruluşunun teklifi ile komite
tarafından azaltılabilir.
f)
Bir işletmede, organik tarım metodu ile üretilen ürün ile aynı tür ve çeşitten
olan yada bu ürünlerden kolaylıkla ayırt edilemeyen konvansiyonel ürünler bir
arada üretilemez. Ancak, çok yıllık bitkisel ürünlerin üretiminde,
1)
Müteşebbisin, işletmenin tamamını engeç beş yıllık plan dahilinde organik
üretime geçireceğini taahhütte bulunması halinde,
2)
Her birimden hasat edilen ürünlerin ayrı ayrı yerlerde tutulmasını sağlayacak önlemlerin
alınması halinde,
3)Yetkilendirilmiş
kuruluşun, ürünlerden her birinin hasadından en az 48 saat önce haberdar
edilmesi halinde,
4)
Müteşebbisin, hasadın tamamlanmasından hemen sonra, elde edilen ürünlerin kesin
miktarı ile ayırt edici özellikleri konusunda yetkilendirilmiş kuruluşu
bilgilendirmesi ve bu ürünlerin diğerlerinden ayrı tutulması için gerekli
önlemlerin alındığını teyit etmesi halinde,
aynı
ürünün organik ve konvansiyonel üretiminin aynı işletmede yapılmasına
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından izin verilir.
Tarımsal
araştırma yapılması düşünülen alanlar ile tohum, vegetatif üretim materyalleri
ve transplantasyon materyallerinin üretileceği durumlarda (f) bendinin (2), (3)
ve (4) numaralı alt bentlerinde yer alan şartlar aranır.
Toprak koruma, hazırlama ve gübreleme
Madde
9 — Organik bitkisel üretimde toprak koruma, hazırlama ve gübreleme kuralları
aşağıda belirtilmiştir.
a)
Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılan kontrollerde arazide toprak koruma
tedbirleri alınıp alınmayacağına karar verilir.
b)
Organik bitkisel üretimde, gereksiz ve toprakta erozyona neden olacak şekilde
toprak işleme yapılamaz.
c)
Toprağın verimliliği ve biyolojik aktivitesi aşağıda belirtilen yöntemlerle
sağlanır.
1)
Çok yıllık ekim rotasyon programı içerisinde baklagil ve derin köklü bitkilerin
yetiştirilmesi veya yeşil gübreleme yapılmalıdır.
2)
Tek ürün için, yılda hektar başına 170 kg saf azotu geçmeyecek şekilde organik
hayvansal üretimden elde edilen gübre kullanılmalıdır.
3)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapılan arazilerden elde edilen karışık
veya karışık olmayan organik materyallerin kullanılması gerekmektedir.
d)
Organik bitkisel üretim yapılacak alanlarda, (c) bendindeki önlemlere rağmen
yeterli toprak verimliliği ve biyolojik aktivitenin sağlanamaması halinde, bu
Yönetmeliğin Ek-1 (A) bölümünde yer alan gübre ve toprak iyileştiriciler
kullanılabilir.
e)
Kompost aktivitasyonu için, genetiği değiştirilmemiş uygun bitkisel kaynaklı
karışım veya mikroorganizma karışımları kullanılabilir.
f)
Toprak koşulları ile topraktaki veya bitkideki besin maddelerinin
yararlılığının artırılması için Ülkemiz tarımsal üretiminde genel olarak
kullanımına izin verilmiş olan mikroorganizma preparatları yetkilendirilmiş
kuruluşun onayı ile kullanılabilir.
g)
Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde Ek-1 (A) bölümünde yer almayan gübreleme veya
toprak iyileştirme ürünleri; bu Yönetmelikte bahsedilen uygulamalarla
karşılanamayan ürünün özel besin ihtiyacı veya özel toprak iyileştirme amaçları
için gerekli ve kullanımları çevre üzerinde bulaşma veya kabul edilemez etkiler
oluşturmuyorsa veya teşvik etmiyorsa, komitenin onayı ile kullanımına izin
verilir.
h)
Organik gübre ve toprak iyileştiricilerin üretimi, ithalatı ve ihracatı için
Bakanlıktan izin alınır. Bu izinlerden sonra, organik tarımda kullanılacak
organik gübre ve toprak iyileştiricileri için yetkilendirilmiş kuruluş
tarafından uygunluk belgesi veya sertifika verilir.
Ekim ve dikim
Madde
10 — Organik bitkisel üretim ekim ve dikim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik tarımsal çoğaltım materyallerinin özellikleri aşağıdaki şekilde
olmalıdır.
1)
Tohum; genetik olarak yapısı değiştirilmemiş, döllenmiş hücre çekirdeği
içindeki DNA dizilimine dışarıdan müdahale edilmemiş, sentetik pestisitler,
radyasyon veya mikrodalga ile muamele görmemiş biyolojik özellikte ve bu
Yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmiş olmalıdır.
2)
Fide; organik tohum veya ana bitkiden elde edilmiş, bu Yönetmelik hükümlerine
uygun olarak üretimi sırasında sentetik besleme ve büyütme maddeleri ile hormonların
kullanılmadığı, toprak ve iklim koşullarına uygun olmalıdır.
3)
Fidan ve anaç; organik materyallerden elde edilmiş, bu Yönetmelik hükümlerine
uygun olarak üretilmiş, üretimi sırasında sentetik bitki besleme ve büyütme
maddeleri ile hormonlar kullanılmamış, toprak ve iklim koşullarına uygun
olmalıdır.
b)
Kullanılacak tohum, fide, fidan, anaç, misel, çelik, yumru gibi çoğaltım
materyali organik tarım metoduyla üretilmiş olmalıdır. Ancak fide dışındaki
çoğaltım materyallerinin, organik olarak elde edilememesi durumunda
konvansiyonel üretimden gelen, Ek-1 (A) ve (B) bölümlerinde yer alan maddelerin
dışındaki herhangi bir sentetik kimyasal madde ile muamele görmemiş çoğaltım
materyali kullanılabilir.
c)
Organik tarımda GDO’lu çoğaltım materyalleri kullanılmaz.
Bitki koruma
Madde
11 — Organik üretimde bitki koruma kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde aşağıdaki hususlar dikkate
alınır.
1)
Hastalık ve zararlılara dayanıklı tür ve çeşit seçimi yapılmalıdır.
2)
Uygun ekim nöbeti hazırlanmalıdır.
3)
Uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır.
4)
Kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele metotları uygulanmalıdır.
b)
Bitki hastalık ve zararlıları ile yabancı otlara karşı yukarıda belirtilen
hususların uygulanamaması veya yetersiz kalması halinde bu Yönetmeliğin Ek-1
(B) bölümünde belirtilen girdiler kullanılır.
c)
Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde Ek-1 (B) bölümünde yer almayan ürünler,
zararlı, hastalık ve yabancıot mücadelesi veya hayvan bina ve barınaklarının
temizlenme ve dezenfeksiyonunda kullanılacak ise aşağıdaki koşulları sağlaması
halinde komitenin onayı ile Ek-1 (B) bölümüne ilave edilebilir.
1)
Zararlı, hastalık ve yabancıotların mücadelesi için gerekli, diğer kültürel,
biyolojik mücadele metotları veya yetiştirme alternatifleri mevcut değilse,
2)
Bitki koruma ürünleri; tohum, bitki, bitkisel ürün veya hayvan ve hayvansal
ürünler ile doğrudan temas etmiyor ve çok yıllık bitkilerde uygulandığı dönem itibarıyla
üründe kalıntı bırakmıyorsa,
3)
Bu ürünlerin kullanımı çevre üzerinde olumsuz etki yaratmıyorsa,
bu
bentte yer alan hükümler bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ortak
kullanımda olan ürünlere uygulanmaz.
d)
Organik tarımda kullanılmasına izin verilen pestisit ve benzeri maddelerin
ruhsatlandırılmasında 15/5/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai
Karantina Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri geçerlidir.
e)
Organik tarımda hastalık, zararlı ve yabancı ot mücadelesinde kullanılacak girdilerin
üretimi ve ithalatı için Bakanlıktan izin alındıktan sonra bu girdilere,
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından organik tarımda kullanılacağına dair
uygunluk belgesi veya sertifika verilir.
Sulama
Madde
12 — Organik bitkisel üretim sulama kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Sanayi ve şehir atık suları ile drenaj sisteminden elde edilen drenaj suları
organik tarımda kullanılamaz, gerekli hallerde suyun uygunluğuna
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yapılacak kontrollerde karar verilir.
b)
Sulama suyu çevre kirliliğine yol açmamalıdır.
c)
Sulama, toprak yapısında bozulmaya ve erozyona yol açmamalıdır.
Hasat
Madde
13 — Organik bitkisel üretim hasat kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik ürünlerin hasadında kullanılan teknik araç ve gereçlerin ekolojik
tahribat ve kirlilik oluşturmaması gerekir.
b)
Elle toplama materyalleri ürünün organikliğini bozmayacak yapıda olmalıdır.
Toplama materyalleri hijyenik olmalıdır.
c)
Ormanlar, doğal alanlar ve tarımsal alanlarda doğal olarak yetişen yenilebilir
bitki ve kısımlarının toplanmasında aşağıdaki hususlara uyulur.
1)
Toplama alanı, toplama işleminin 3 yıl öncesine kadar bu Yönetmeliğin Ek-1’inde
yer alan ürünler dışındaki ürünlerle muamele edilmemiş olmalıdır.
2)
Toplama alanı son iki yıl içinde yangın geçirmiş olmamalıdır.
3)
Toplama alanında anız yakılmamalıdır.
4)
Toplama alanındaki doğal yaşam dengesinin ve türlerin korunması sağlanmalıdır.
Organik
mantar üretimi
Madde
14 — Organik mantar üretiminde; bu Yönetmeliğin Ek-1 (A) bölümünün ilk dört
satırında yer alan çiftlik gübreleri, organik üretim metoduna göre üretim
yapılan arazilerden elde edilen saman benzeri tarımsal kaynaklı ürünler,
kimyasal olarak muamele görmemiş torf, kesimden sonra kimyasal muamele görmemiş
odun, doğal yapısındaki toprak, sulama suyu özelliğindeki su ve kullanımına
izin verilen toprak iyileştiriciler ve mineral gübreler kullanılır. Bu
Yönetmeliğin Ek-1 (A) bölümünde ilk dört satırında yer alan çiftlik gübreleri
bulunmadığı takdirde % 25 oranında bu kısımdaki ihtiyaçları karşılayan çiftlik
gübresi kullanılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Organik Tarım Metoduyla
Hayvansal Üretim
Organik hayvansal üretim kuralları
Madde
15 — Organik hayvansal üretim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik hayvancılıkta, tür ve ırk seçiminde yerel koşullar göz önüne alınır,
hastalığa dayanıklı tür ve ırk seçimine dikkat edilir. Burada açıklanmayan
hususlarda; 28/2/2001 tarihli ve 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu hükümleri uygulanır.
b)
Organik işletmelerden getirilen ve tamamen organik yemlerle beslenilen, genetik
yapısı değiştirilmemiş, çevreye, iklim koşullarına ve hastalıklara dayanıklı
hayvanlar damızlık olarak kullanılır.
c)
Organik hayvan yetiştiriciliğinde tabii tohumlama esastır. Embriyo transferi
yapılamaz. Damızlık hayvanlardan tamamen doğal yöntemlerle elde edilen,
saklanan ve kullanılan sperma ile suni tohumlama yapılabilir.
d)
Organik hayvancılık yapacak işletmelerdeki hayvanlar, meralara veya açık hava
gezinti alanlarına veya açık alanlara erişebilmeli ve birim alan başına düşen
hayvan sayısı, üretim birimindeki bitkisel üretime yeterli hayvan gübresi
sağlayabilecek şekilde sınırlı olmalıdır. Organik gübre stoklama kapasitesi ya
da yayılan nitrojen miktarı, kullanılan tarımsal alanda tek ürün için 170
Kg/N/Ha/Yıl’ı aşamaz. Bu miktar aşıldığında, müteşebbisin aynı bölgede başka
bir alan edinmesi veya yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile komşu işletmelerde
bu olanağı sağlaması gereklidir. Yetkilendirilmiş kuruluş çevre koruma
maksadıyla stoklama kapasitesini azaltabilir.
e)
Organik hayvancılıkta aynı üretim biriminde bulunan tüm hayvanlar, bu
Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmelidir. Ancak, bu Yönetmelik hükümlerine
uygun olarak yetiştirilmeyen hayvanlar, yetiştirildikleri binaların ve
arazilerin bu Yönetmelik kurallarına uygun olarak yetiştirme yapılan
birimlerden açıkça ayrı olması ve ayrı türlerin bulunması şartıyla aynı
işletmede bulunabilirler.
f)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmeyen aynı tür hayvanlar, bu
Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilen hayvanlar ile aynı anda merada
olmamalıdır.
g)
Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetiştirilen hayvanlar aşağıdaki
hususların bulunması şartıyla konvansiyonel yetiştirilen hayvanlarla farklı
zamanlarda ortak arazilerde otlatılabilirler.
1)
Araziler geçiş sürecini tamamlamış olmalıdır.
2)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmemiş hayvanlar, ekstansif üretimden
gelmiş olmalıdır.
3)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilen hayvanlardan elde edilen ürünler;
ortak arazileri kullanan ve bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmeyen
hayvanlarla aynı anda otlatılmadıkları, bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşu
veya kontrol kuruluşunca onaylanmadıkça organik olarak kabul edilemez.
h)
Organik yem bitkileri üretimi yapılacak arazi, aşağıdaki hükümlere göre geçiş
sürecine alınır;
1)
Organik hayvan yetiştiriciliği ve hayvansal üretim yapılacak arazi ve otlaklar
2 yıllık geçiş sürecine alınır.
2)
Otobur olmayan hayvanlar tarafından kullanılan otlaklar, açık barınaklar ve
gezinti alanları için geçiş süresi bir yıla indirilir. Söz konusu araziler bu
Yönetmelik ekinde izin verilen ürünlerden başka ürünlerle işlem görmediyse
geçiş süresi yetkilendirilmiş kuruluşlarca 6 aya indirilir.
ı
) Hayvan ve hayvansal ürünlerin geçiş süreci;
1)
Et üretiminde büyükbaş hayvanlarda 12 ay, küçükbaş hayvanlar ve domuzlar için 6
ay olmalıdır. Ancak organik süt sığırcılığı işletmelerinde sürüden et amaçlı
ayrılacak hayvanlar için bu süre yaşam süresinin 3/4’ dür.
2)
Süt üretimi için yetiştirilen hayvanlar için 6 ay olmalıdır.
3)
Et üretimine yönelik kanatlılarda, üç günlük yaştan büyük olmamak kaydıyla 10
hafta, yumurta üretimine yönelik kanatlılarda ise 6 haftadır.
j)
Damızlık tür veya ırk seçiminde, hayvanların yerel koşullara adaptasyonu,
hastalıklara olan dirençleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bununla birlikte,
yoğun üretimde kullanılan bazı damızlık veya ırklara ilişkin özel hastalık ve
sağlık problemleri olmayanlar damızlık olarak kullanılır. Öncelik yerli tür ve
ırklara verilir.
k)
Bir sürü ilk kez tesis edilirken organik olarak yetiştirilmiş hayvanlar yeterli
sayıda olmadığında, konvansiyonel yetiştirilmiş hayvanlar aşağıdaki hususlara
uyulmak şartıyla organik hayvancılıkta kullanılabilir;
1)
Yumurta üretimi için piliçler 18 haftadan büyük olamaz.
2)
Etlik piliçler geldikleri çiftlikten ayrıldıklarında üç günlük yaştan büyük
olamaz.
3)
Buzağılar ve taylar sütten kesilir kesilmez bu Yönetmelik hükümlerine göre
yetiştirilmelidir ve her koşulda 6 aylıktan küçük olmalıdır.
4)
Kuzular ve oğlaklar sütten kesilir kesilmez bu Yönetmelik hükümlerine göre
yetiştirilmelidirler ve 60 günden büyük olmamalıdır.
5)
Domuz yavruları sütten kesildikleri andan itibaren bu Yönetmelik hükümlerine
göre yetiştirilmiş olmalı ve 35 kg’dan az olmalıdır.
6)
Yetkilendirilmiş kuruluşun onayına tabi olarak, hayvansal üretim biriminde
varolan bu Yönetmeliğin kuralları ile uyuşmayan hayvanlar organik üretime geçiş
yapabilirler.
l)
Organik sığır besisi yapılan işletmede yeniden sürü tesis edilirken; öncelikle
organik hayvancılık yapılan işletmelerden, bulunamaması halinde bu Yönetmelik
hükümlerine uygun şartlardaki besi danaları konvansiyonel hayvancılık yapılan
işletmelerden getirilebilir.
m)
Sürünün büyütülmesi ve/veya sürünün yenilenmesi için organik olarak üretilen
hayvanların bulunamaması halinde her yıl yetişkin büyük baş hayvanların
maksimum % 10’u, domuz ve küçük baş hayvanların maksimum % 20’si dişi olarak,
yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile organik olmayan üretim yerlerinden
getirilebilir.
Bu
oranlar aşağıdaki durumlarda yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile sürünün %
40’ı oranında artırılabilir;
1)
Müteşebbisin yazılı taahhüdü ile sürü büyüklüğünün artırılması garanti edilmesi
halinde,
2)
Irk değiştirildiğinde,
3)
Yeni bir hayvansal üretim geliştirildiğinde,
4)
Çiftlikteki hayvan ırkı yok olma tehlikesi altındaysa,
n)
(m) bendinde belirtilen yüzdeler 10 adetten az büyükbaş hayvan veya 5 adetten
az küçükbaş ve domuz bulunan üretim birimlerinde uygulanamaz. Bu birimlerde
yukarıda belirtilen yenileme işlemleri yılda azami 1 hayvan ile sınırlıdır.
o)
Damızlık erkekler, sonradan bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmesi ve
beslenmesi şartı ile organik olmayan işletmelerden getirilebilir.
p)
Hayvanların organik hayvansal üretim yapmayan çiftliklerden sağlanması
durumunda hayvan sağlığı kurallarına dikkat edilir. Özel koşullar ve karantina
dönemine bağlı olarak kontrol testleri yapılır.
r)
Organik hayvan yetiştiriciliği ve hayvansal üretim yapan işletmeler,
hayvanların giriş ve çıkışı ile tüm tedavi uygulamalarıyla ilgili düzenli
kayıtları tutar.
Organik hayvansal üretimde yem temini ve hayvan besleme
Madde
16 — Organik hayvansal üretimde yem temini ve hayvan besleme kuralları aşağıda
belirtilmiştir.
a)
Kürk hayvanı, pet hayvanı dışında, organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvanlar
organik olarak üretilmiş kaba ve kesif yemlerle beslenmelidir.
b)
Besleme ile hayvanların farklı gelişim evrelerindeki beslenme ihtiyaçları
karşılanırken, üretimi yükseltmekten ziyade, kaliteli üretim sağlanmalıdır.
Hayvanların zorlama ile beslenmesi yasaktır.
c)
Hayvanlar, öncelikle yetiştirildikleri işletmeden sağlanan organik yemlerle,
mümkün olmaması halinde bu Yönetmelik hükümlerine uygun hareket eden diğer
işletmelerden sağlanan ve bu Yönetmeliğin Ek-7’sinde verilen yemlerle beslenir.
d)
Ortalama olarak rasyon formüllerinin kuru maddesinin % 30’una kadarı, geçiş
sürecindeki maddeleri içerebilir. Geçiş sürecindeki yem maddeleri hayvanların
yetiştirildiği işletmeden temin ediliyorsa bu oran % 60’a kadar çıkarılabilir.
e)
Yavruların beslenmesi öncelikle ana sütüyle sağlanmalıdır. Mümkün olmaması
halinde aynı sürüden elde edilen sütlerle beslenilmelidir. Türlere bağlı olarak
yavruların süt ile beslenmeleri gereken asgari süre; büyükbaş hayvanlarda ve
taylarda 90 gün, küçükbaş hayvanlarda 60 gün ve domuzlarda 40 gündür.
f)
Yetiştirme sistemi; yılın değişik dönemlerinde hayvanların otlaklara
ulaşabilmelerine mümkün olduğunca olanak sağlamalıdır. Rasyonda; silaj, taze
veya kuru ottan oluşan günlük kaba yemin kuru madde içeriği en az % 60
olmalıdır. Bununla birlikte, Yetkilendirilmiş kuruluş, süt üretimine yönelik
hayvanlarda laktasyonun başlarında azami 3 aylık bir süre için bu oranın % 50’
ye indirilmesine izin verebilir.
g)
Çiftçinin yemlerini yalnızca organik üretimden sağlayamaması durumunda,
konvansiyonel yem maddelerinin sınırlı oranda kullanılmasına izin verilir. Her
yıl için izin verilen konvansiyonel yem maddeleri oranı, geviş getiren
hayvanlarda % 10 ve diğerlerinde % 20’dir. Bu oranlar tarımsal kaynaklı yem
maddelerinin kuru maddesi üzerinden yıllık olarak hesaplanır. Nakil dönemleri
hariç olmak üzere günlük rasyonda izin verilen konvansiyonel yem oranı, kuru
madde üzerinden % 25 düzeyindedir. Bu uygulamalar yetkilendirilmiş kuruluşun
izniyle yapılır.
h)
Doğal afetler nedeniyle yem üretiminin azalması halinde, afet bölgesinde kısa
bir süre için Komitenin belirleyeceği oranda konvansiyonel yem maddelerinin
hayvan beslenmesinde kullanımına izin verilebilir.
ı)
Domuz ve kanatlı rasyonlarına kaba yem, taze veya kuru ot veya silaj
eklenmelidir.
j)
Yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-7’sindeki ürünler, silaj yapımında katkı ve işleme
maddesi olarak kullanılabilir.
k)
Bu Yönetmeliğin Ek-7 (A) bölümünde yer alan tarımsal kaynaklı, kimyasal solvent
kullanılmadan üretilmiş ve hazırlanmış konvansiyonel yem maddeleri hayvan
beslemede kullanılabilir.
l)
Hayvansal kaynaklı yem maddeleri, yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-7 (B) bölümünde
yer alıyorsa kullanılabilir.
m)
Bu Yönetmeliğin Ek-7 (C) bölümünde yer alan mineral kaynaklı yem maddeleri ve
bu Yönetmeliğin Ek- 7 (D) bölümünde yer alan eser maddeler, vitaminler,
provitaminler ve benzer etkisi olan kimyasal açıdan tam tanımlı maddeler yer
alıyorsa kullanılır.
n)
Enzimler, koruyucular, mikroorganizmalar, bağlayıcılar, topaklanma önleyiciler,
antioksidanlar, silaj katkı maddeleri, hayvan beslemede kullanılan ürünler ve
yem işlemede yardımcı maddeler, bu Yönetmeliğin Ek-7 (D) bölümünde yer alıyorsa
kullanılabilir.
o)
Antibiyotikler, koksidiyostatikler, tıbbi maddeler ile büyümeyi veya üretimi
artırıcı diğer maddeler hayvan beslenmesinde kullanılamaz.
p)
Yem maddeleri, yem katkı maddeleri, yem işlemeye mahsus yardımcı maddeler ve
hayvan beslenmesinde kullanılan ürünler; genetiği değiştirilmiş organizmalar
veya bunlardan elde edilmiş ürünler kullanılarak üretilmiş olamaz.
r)
Organik olarak üretilmiş veya işlenmiş yemlerde aranan şartlar:
1)
Konvansiyonel yem ile organik yem aynı fabrikada aynı anda işlenemez.
2)
Ürünlerin bileşiminde yer alan maddeler ya da bu ürünlerin hazırlanmasında
kullanılan başka herhangi bir madde iyonlaştırıcı radyasyon-ışınlama içeren
uygulamalardan geçmemiş olmalıdır.
3)
Organik yemler mutlaka etiketlenmelidir. Etiket üzerinde;
Yemin
organik miktarı kuru madde üzerinden belirtilmelidir.
Organik
üretim metoduyla elde edilen yem materyalinin yüzdesi yazılmalıdır.
Geçiş
dönemi ürünlerinden elde edilen yem materyallerinin yüzdesi yazılmalıdır.
Tarımsal
kökenli yem maddelerinin toplam yüzdesi etiket üzerinde belirtilmelidir.
Yetkilendirilmiş
kuruluşun ismi etiket üzerinde bulunmalıdır.
4)
Organik olarak üretilen yemler ile konvansiyonel olarak üretilen yemlerin
fiziksel olarak ayrı yerlerde tutulması ve depolanması gerekmektedir.
5)
Organik yem hazırlamada kullanılan her türlü donanımın, konvansiyonel yem
hazırlamada kullanılan her türlü donanımdan bütünüyle ayrılması gerekmektedir.
6)
Konvansiyonel yem hazırlama ünitelerinde aşağıdaki şartlara uymak koşulu ile
organik yem hazırlanabilir
Yem
hazırlama ünitesinde aynı zamanda hem konvansiyonel hem de organik yem
hazırlanamaz.
Yem
hazırlamaya başlamadan önce bu Yönetmeliğin Ek-8’inde verilen maddelerle yem
hazırlama ünitesinin temizliğinin yapılması gerekmektedir.
s)
Organik olarak üretilmiş yemler ya da bunlardan elde edilmiş ürünler
konvansiyonel üretilmiş yemlerle karışmaya ve bulaşmaya meydan vermeyecek
biçimde birarada nakledilebilir. Yemlerin nakledileceği araçların bu
Yönetmeliğin 8 No’lu ekinde verilen maddelerle temizlenir. Nakil esnasındaki
ürün miktarı ile teslimattaki ürün miktarının kayıt altına alınması
gerekmektedir.
t)
29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanunu ve diğer ilgili mevzuata göre, yem
fabrikalarında organik olarak üretilecek yemler öncelikle yetkilendirilmiş
kuruluşca organik olduğuna dair uygunluk belgesi verildikten sonra rasyon
formülleri Bakanlıkça tescil edilir. Ancak bu işlemden sonra yetkilendirilmiş
kuruluş kontrolünde yem fabrikalarında organik yem üretimine geçilir.
Hayvan sağlığı ve veteriner müdahalesi
Madde
17 — Organik hayvan yetiştiriciliğinde hayvan sağlığı ve veteriner hekim
müdahalesi kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik hayvan yetiştiriciliğinde hastalık önleyici tedbirler;
1)
Uygun damızlık ırkların seçilmesi,
2)
Hayvanların doğal bağışıklıklarını artırıcı düzenli egzersiz için gezinti
alanlarına veya otlaklara ulaşımı ve kaliteli yem kullanımının sağlanması,
3)
Aşırı kalabalık nedeni ile hayvanlarda sağlık problemlerini önlemek için uygun
yerleşim sıklığı sağlanmasıdır.
b)
Tüm önleyici tedbirlere rağmen bir hayvanın hastalanması veya yaralanması
durumunda, gerekiyorsa uygun bir barınakta izole edilerek, derhal tedavi
edilmelidir.
c)
Organik hayvancılıkta veteriner hekim gözetiminde veteriner tıbbi ilaçlarının
kullanım usul ve esasları;
1)
Tedaviye alınan hayvan türü üzerinde tedavi edici etkisinin bulunması ve tedavi
koşullarına uygun olması kaydıyla kimyasal sentezlenmiş veteriner tıbbi ürünler
yerine, bitki alıntıları ve bitki özleri gibi bitkisel ilaçlar, probiyotikler,
organik asitler, bitki, hayvan veya mineral kaynaklı maddeler, eser maddeler ve
ürünleri ve homeopat tedavi yöntemleri kullanılır.
2)
Yukarıda bahsedilen maddelerin kullanımının hastalıkla veya yaralanmayla
mücadelede yetersiz kalması durumlarında ve hayvanın acı çekmemesi için tedavi
amacı ile kimyasal bileşimli ilaçlar veya antibiyotikler yetkilendirilmiş
kuruluşun izni ile kontrollü olarak kullanılabilir.
3)
Kimyasal olarak sentezlenmiş veteriner tıbbi müstahzarlar veya antibiyotikler,
hastalık önleyici uygulamalar için kullanılamaz.
d)
Organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvanların genetik yapısı değiştirilemez ve
genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar organik hayvansal üretimde girdi
olarak kullanılamaz. Gen teknolojisi metotları ile hayvan ıslahına izin
verilmez. Büyüme veya üretimi artırıcı maddelerin kullanımı ve üremeyi kontrol
etmek amacıyla veya diğer amaçlarla hormon ya da benzeri maddelerin kullanımı
yasaktır. Ancak hormonlar, tedavi amaçlı veteriner hekim uygulaması olarak
hasta hayvana verilebilir.
e)
Veteriner ilaçlarının kullanılacağı zaman konulan teşhis, müdahale yöntemi,
ilacın dozu, tedavi süresi ve ilacın yasal kesilme süresi ile birlikte
kullanılan ürün kayıt edilmelidir.
f)
Bir hayvana normal koşullarda verilen veteriner ilaçlarının son uygulandığı
tarih ile bu hayvanlardan organik ürün elde edilme tarihi arasındaki süre, yani
ilacın tanımlanmış yasal arınma süresi organik yetiştiricilikte, konvansiyonel
yetiştiricilikteki uygulamanın iki katı veya yasal arınma süresi belirtilmemiş
hallerde ise 48 saat olmalıdır.
g)
Aşı uygulamaları, parazit tedavisi veya ülkemizce zorunlu olarak belirlenen
hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadele programları haricinde, bir hayvanın
veya hayvan grubunun bir yıl içerisinde ikiden fazla kimyasal sentezlenmiş
veteriner tıbbi müstahzarlar veya antibiyotiklerin uygulanması halinde, söz
konusu hayvanlar veya bu hayvanlardan elde edilen ürünler organik ürün olarak
satılamaz ve yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile yeniden geçiş sürecine alınır.
h)
Ülkesel zorunlu mücadele programları dışında işletmenin bulunduğu alanda ihbari
mecburi bulaşıcı ve salgın bir hastalığın ortaya çıkması halinde, 8/5/1986
tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine uyulur ve bağışıklık sağlayan veteriner biyolojik maddeleri
kullanılabilir.
Yetiştiricilik uygulamaları, barınak ve bakım şartları
Madde
18 — Organik hayvansal üretimde yetiştiricilik uygulamaları, barınak ve bakım
şartları aşağıda belirtilmiştir:
a)
Koyunlarda kuyruk kesme amacı ile elastik bant takılması, kuyruk kesme, diş
kesme, gaga kesme ve boynuz köreltme uygulamaları organik yetiştiricilikte
sistematik olarak uygulanamaz. Yolma gibi yöntemler uygulanmaz. Bu
uygulamaların bir kısmına genç hayvanlarda boynuz köreltme uygulamasında olduğu
gibi güvenlik, hayvan sağlığı, rahatlığı ve hijyen için yetkilendirilmiş
kuruluş tarafından izin verilebilir. Bu tür uygulamalar ve ürün kalitesini
artırmaya yönelik fiziksel kastrasyon uygulamaları, hayvanlar en uygun yaşta
iken uzman kişiler tarafından hayvanlara acı çektirmeden yerine getirilmelidir.
b)
Hayvanların bağlı olarak tutulması yasaktır. Ancak, yetkilendirilmiş kuruluş
tarafından hayvanların güvenliği ve refahı için, müteşebbisçe zorunluluğunun
ortaya konulması koşulu ile hayvanların sınırlı bir süre için bağlanmasına izin
verilebilir.
c)
10 baş veya daha az sayıdaki büyükbaş hayvan gruplarında, davranış
ihtiyaçlarına uygun olarak grup içerisinde tutmak mümkün değilse, haftada en az
iki kez otlatma alanlarına ve açık barınak alanlarına veya egzersiz alanlarına
ulaşmalarını sağlamak koşulu ve yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile
bağlanabilirler.
d)
Hayvanların gruplar halinde yetiştirilmeleri durumunda grubun büyüklüğü; hayvan
türünün gelişim evrelerine ve davranış biçimlerine bağlı olup, bir uzman görüşü
ışığında yetkilendirilmiş kuruluşça belirlenir. Hayvanların, kansızlığı teşvik
edecek koşullarda tutulması veya rasyonların kullanılması yasaktır.
e)
Hayvan barınakları, sıhhi bir yapı malzemesinden inşa edilmeli, barınaklarının
koşulları hayvanların biyolojik ve ırk ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Hayvanlar
yem ve suya kolayca erişebilmelidirler. Binaların yalıtımı, ısınması ve
havalandırılması; hava akımını, toz seviyesini, ısıyı, nispi nemi ve gaz
konsantrasyonunu hayvanlara zarar vermeyecek sınırlar içerisinde tutacak
şekilde olmalıdır. Barınaklar; bol miktarda doğal havalandırma ve ışık girişine
izin vermelidir.
f)
Serbest gezinti alanları, açık hava gezinti alanları veya açık barınak
alanları; yerel hava koşullarına ve ilgili türe bağlı olarak yağmura, rüzgara,
güneşe ve aşırı sıcaklığa karşı yeterli korunma sağlamalıdır.
g)
Barınaklar hayvanlara rahatça ve doğal olarak durabilecekleri, kolayca
yatabilecekleri, dönebilecekleri, kendilerini temizleyebilecekleri, tüm doğal
pozisyonları alabilecekleri ve gerinme ve kanat çırpma gibi tüm doğal
hareketleri yapabilecekleri yeterli büyüklükte yer sağlayacak şekilde
olmalıdır.
h)
Kapalı barınakların ve açık gezinti alanlarının asgari alanları ve farklı
hayvan türleri ve kategorileri için diğer barınak özellikleri bu Yönetmeliğin
Ek-6’sında belirtilen kriterlere uygun olmalıdır.
ı)
İklim koşullarının hayvanların açık havada yaşamalarına imkan verdiği
bölgelerde hayvan barınaklarının yapılması zorunlu değildir.
j)
İşletmede kokuyu azaltmak, böcek ve kemirgenlerle mücadele amacıyla, dışkı,
idrar ve dökülmüş veya dağılmış gıdalar ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Bütün bu
tedbirlere rağmen böceklerin ve diğer kemirgenlerin hayvan barınaklarından ve
diğer tesislerden uzaklaştırılamaması durumunda, yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-1
(B) bölümünün B.6 kısmında verilen girdiler kullanılır.
k)
Tüm memeliler, otlak veya açık hava egzersiz alanlarına veya açık bir barınak
alanına ulaşabilmelidir ve hayvanların psikolojik koşulları, hava koşulları ve
arazinin durumu izin verdiği sürece hayvanlar bu yerleri kullanabilmelidir.
Otoburlar, koşullar elverdiği sürece otlaklara ulaşabilmelidir.
l)
Otobur hayvanların otlama dönemlerinde meralara erişebilmeleri halinde ve kış
barınaklarının hayvanlara hareket serbestisi vermesi durumunda, kış aylarında
hayvanlara açık gezinti alanları ve açık alanlar sağlanması zorunluluğu
kaldırılabilir. Ancak; Bir yıldan yaşlı boğalar, meralara, açık gezinti
alanlarına ve açık alanlara erişebilmelidirler. Besinin son döneminde büyükbaşlar,
domuzlar ve küçükbaşlar, yaşam sürelerinin 1/5’ini geçmemesi kaydıyla ve her
durumda yetkilendirilmiş kuruluşun belirleyeceği süre kadar kapalı alanlarda
kalabilirler.
m)
Hayvan barınaklarının zemini düzgün olmalı fakat kaygan olmamalıdır. Toplam
zemin alanının asgari yarısı, sert ve düz olmalıdır.
n)
Altlık; sap-saman veya diğer uygun doğal maddeden oluşmalıdır. Altlık olarak
kullanılan materyal, organik tarımda gübre olarak kullanılmasına izin verilen
her türlü mineral madde ile iyileştirilebilir ve güçlendirilebilir.
o)
Buzağılar 1 haftalık yaştan sonra bireysel bölmelerde tutulmamalıdır.
p)
Kanatlılar açık yetiştirme koşullarında yetiştirilmelidir ve kafeslerde
tutulmamalıdırlar. Su kanatlıları iklim şartlarının elverdiği sürece hayvanın
rahatlığı veya hijyen şartları nedeniyle akarsulara, gölet veya göllere
erişebilmelidirler.
r)
Kümeslerde aşağıdaki asgari şartları karşılamalıdır;
1)
Zeminin asgari üçte biri, parçalı veya ızgaralı yapıda değil, düz bir yapıda
olmalı ve sap-saman, talaş, kum veya kısa çim gibi maddelerle kaplı olmalıdır.
2)
Yumurta tavuğu kümeslerinde zeminin yarıdan fazlası dışkı toplanmasına
elverişli olmalıdır.
3)
Kanatlı grubunun ve kanatlının büyüklüğü ile orantılı büyüklükte tünek
bulunmalıdır. Bu konudaki standartlar bu Yönetmeliğin Ek-6 (B) bölümüne uygun
olmalıdır.
4)
Kanatlının büyüklüğüne göre giriş/çıkış delikleri olmalı ve bu delikler kanatlı
barınağının her 100 m2 si için asgari toplam 4 m uzunlukta olmalıdır.
5)
Her kanatlı barınağında aşağıdakilerden fazla hayvan barındırılmamalıdır;
4800
adet etlik piliç,3000 adet yumurta tavuğu,5200 adet afrika tavuğu, 4000 adet
dişi muskovi veya pekin ördeği,
3200
adet erkek muskovi veya pekin ördeği veya diğer ördekler, 2500 adet et horozu,
kaz veya hindi,
6)
Et üretimine yönelik kanatlı barınaklarının her birinin toplam kullanılabilir
alanı 1600 m2 yi aşmamalıdır.
s)
Yumurta tavuklarında doğal ışık ile suni ışıklandırmanın toplamı günde 16 saati
geçemez. Suni ışıklandırma olmadan asgari sekiz saat dinlenme süresi uygulanır.
t)
Kanatlılar iklim koşullarının elverdiği durumlarda açık hava barınaklarına
ulaşabilmeli ve mümkün olduğunca bu durum yaşamlarının asgari 1/3’ünde
uygulanmalıdır. Bu açık hava barınakları çoğunlukla bitki örtüsü ile
kaplanmalı, koruyucu tesisler bulunmalı ve hayvanların yeterli sayıda suluk ve
yemliklere erişmelerine imkan vermelidir.
u)
Sağlık nedenleriyle, iki yetiştirme dönemi arasında kümesler boş bırakılmalı,
bu süre içerisinde binalar ve tesisat temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
Ayrıca, her kanatlı grubunun yetiştirilmesi tamamlandığında gezinti alanları
sağlık nedeniyle boş bırakılarak, bitki örtüsünün yeniden gelişmesine imkan
verilmelidir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, barınakların boş bırakılması gereken
dönemleri belirlerler. Bu gereklilik barınaklarda tutulmayan ve gün boyunca
serbestçe gezinen küçük miktarlardaki kanatlılara uygulanmaz.
v)
Kanatlılarda asgari kesim yaşları aşağıda belirtilmiştir.
Tavuklar
81 günlük, Et horozları 150 günlük, Pekin ördeği 49 günlük, Dişi muskovi ördeği
70 günlük, Erkek muskovi ördeği 84 günlük, Yaban ördeği 92 günlük, Afrika
tavuğu 94 günlük, Hindi ve kaz 140 günlük.
Nakliye ve kesim
Madde
19 — Organik hayvan nakliyesi ve kesim kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Hayvanların nakliyesinde uyulması gereken kurallar;
1)
Hayvanların nakilleri stressiz ve kısa zamanda gerçekleştirilecek şekilde
yapılır.
2)
Yükleme ve boşaltma işlemleri dikkatlice ve hayvanları zorlamak amacıyla
herhangi bir alet kullanılmadan gerçekleştirilmelidir. Nakliye öncesi ve
esnasında herhangi bir yatıştırıcı ilaç kullanılamaz.
3)
Kara taşımacılığında 8 saatte bir yemleme, sulama ve dinlendirme için mola
verilir.
4)
Yurt içi ve yurt dışı her türlü hayvan nakillerinde 3285 sayılı Hayvan Sağlığı
ve Zabıtası Kanunu ve diğer ilgili mevzuat uygulanır.
b)
Kasaplık hayvanlara kesim esnasında stres yaratmayacak şekilde davranılır.
Mümkün olan durumlarda ayrı mezbaha, kesimhane ve kombinalar kullanılır. Mümkün
olmayan durumlarda ise konvansiyonel olarak yetiştirilmiş hayvanların
kesiminden sonra, mezbaha, kesimhane ve kombinalar bu Yönetmeliğin Ek-8’inde
verilen maddeler ile temizlendikten sonra, organik hayvanların kesimi yapılır.
Hayvan gübresi
Madde
20 — Organik hayvan gübresi kullanma, bulundurma ve koruma kuralları aşağıda
belirtilmiştir.
a)
Organik bitkisel üretim yapılacak alanlarda, arazi üzerine uygulanacak toplam
gübre miktarı, tek ürün için yılda hektar başına 170 kg saf azotu geçemez. Söz
konusu miktara göre bu Yönetmeliğin Ek-5’ inde yer alan tabloda maksimum hayvan
sayısı belirlenmiştir.
b)
Organik üretim yapan işletmeler organik üretim fazlası gübrelerini dağıtmak
amacıyla bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapan diğer müteşebbislerle
işbirliğine gidebilirler. İşbirliği içerisinde kullanılan tarımsal alanda yılda
hektar başına azami 170 kg saf azot miktarının gübreden sağlanan kısmı
hesaplanmalıdır.
c)
Hayvansal gübrelerin depolama yerleri; doğrudan akıntı ile veya sızıntı ile
toprak veya suyun kirlenmesini önleyecek özellikte olmalıdır.
d)
Müteşebbisin, yetkilendirilmiş kuruluş ile yapacağı sözleşmede, hayvan
gübresinin depolanması için yapılan tesislerin yeri ve tarifi, hayvan
gübresinin yayılmasına ilişkin plan, hayvan gübresinin yayılmasına ilişkin
diğer işletmelerle yapılan yazışmalar yer almalıdır.
Organik arı yetiştiriciliği
Madde
21 — Organik arı yetiştiriciliği kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik arı yetiştiriciliği yapılacak alan, kovanlardan itibaren uçuş yarıçapı
3 km. olmak zorundadır. Bu alanda ve aynı zamanda organik ve konvansiyonel
arıcılık birlikte yapılamaz.
b)
Arıcılık ürünleri, bu Yönetmelik hükümlerinin asgari bir yıl uygulanması
kaydıyla organik ürün olarak pazarlanabilir.
c)
Irk seçiminde, arıların yerel koşullara adapte olabilme kapasitesi,
dayanıklıkları ve hastalıklara karşı dirençleri göz önüne alınmalıdır. Apis
mellifera türünün ırkları ve yerel ekotipleri tercih edilmelidir.
d)
Kapasite artırımı, kolonilerin bölünmesi veya organik arıcılık yapan diğer
işletmelerden oğul veya kovan alınabilir.
e)
Yetkilendirilmiş kuruluşdan önceden izin alınması kaydıyla, işletmenin sahip
olduğu konvansiyonel arı kolonileri, organik arıcılığa geçiş amacı ile
kullanılabilir.
f)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapmayan arıcılardan sağlanan arı
oğulları, bir yıllık geçiş süreci içerisinde kullanılabilir.
g)
Sağlık veya felaket nedenleriyle yüksek hayvan ölümlerinin olması durumunda ve
bu Yönetmelik hükümlerine uygun kovanların mevcut olmaması halinde, geçiş
sürecine tabi olmaları kaydıyla, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kovanların
yeniden oluşturulmasına izin verilebilir.
h)
Kolonilerin yenilenmesi amacıyla, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmayan,
yılda % 10 oranında ana arı ve erkek arı, organik üretim yapılan kovanlara
yerleştirilmeleri kaydıyla, organik üretim yapılan birimlere alınabilir. Bu
durumda geçiş süreci uygulanmaz.
ı)
Kovanların yerleşimi aşağıdaki hususlara uygun olmalıdır;
1)
Arılar için yeterli miktarda doğal nektar, balözü ve polen kaynağı bulunmalı ve
suya erişim imkanı olmalıdır.
2)
Üretim bölgesinin 3 km yarıçapı içerisinde bulunan nektar ve polen kaynakları,
organik olarak üretilen ürünlerden veya doğal bitki örtüsünden oluşmalıdır.
j)
Üretim sezonu sonunda arıların kışı geçirebilmesi için kovanlarda yeterli
miktarda bal ve polen bırakılmalıdır.
k)
İlkbahar döneminde arı kolonilerinin beslenmesinde organik bal kullanılır.
İklim koşullarının balın kristalleşmesini hızlandırdığı durumlarda, beslemede
organik metotla üretilen bal yerine organik metodlarla üretilen şeker şurubu
veya organik şeker melası kullanılmasına yetkili kuruluş tarafından izin
verilebilir. Besleme ile ilgili olarak kayıtlara, ürünün tipi, uygulama tarihi,
miktarı ve kullanıldığı kovanlara dair bilgiler yazılır. Besleme işlemi son bal
hasadı ile müteakip nektar veya balözü döneminden önceki 15 gün arasında
yapılır.
l)
Arıcılıkta hastalıkların önlenmesi için;
1)
Dayanıklı uygun ırklar seçilmelidir.
2)
Ana arıların düzenli olarak yenilenmesi, her hangi bir anomali tespiti için
kovanların sistematik olarak kontrolü, kovanlardaki erkek yavru arıların
kontrolü, düzenli aralıklarla malzeme ve teçhizatın dezenfekte edilmesi,
kirlenmiş maddeler veya kaynaklarının imha edilmesi, balmumunun düzenli olarak
yenilenmesi ve kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılması gibi
hastalıklara karşı direnç artırıcı ve enfeksiyon önleyici pratiklerin yapılması
gerekir.
m)
Koruyucu önlemlere rağmen, koloniler hastalanır veya zarar görürse, derhal
tedaviye alınmalı ve gerekirse koloniler ayrı kovanlarda izole edilmelidir. Bu
Yönetmeliğe uygun arıcılıkta kullanılacak veteriner ilaçları aşağıdaki
prensiplere uygun olmalıdır;
1)
İlaçlar Türk İlaç Kodeksine uygun olmalıdır.
2)
Tedavi edici etkilerinin öngörülen tedaviye uygun olması kaydıyla kimyasal
bileşimli ilaçlar yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemleri
kullanılmalıdır.
3)
Yukarıda bahsedilen ürünlerin kullanımı, kolonileri tehdit eden hastalık veya
istilacıların yok edilmesinde etkili olmaması durumunda, yetkilendirilmiş
kuruluşun sorumluluğunda, kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılabilir. Ancak
koruyucu amaçlı kimyasal bileşimli ilaçların kullanımı yasaktır.
4)
Arı zararlısı Varroa için; formik asit, laktik asit, asetik asit, oksalik asit
ve mentol, timol, okaliptol veya kafur kullanılabilir.
n)
Tedavi, kimyasal bileşimli ilaçlar ile yapılırsa, bu dönem içerisinde tedavi
altındaki koloniler izole edilmiş bir bölgeye alınır, tedavi sonrası
kovanlardaki balmumları alınır ve yerine organik balmumu veya boş çerçeve
konulur. Bu kolonilere bir yıllık geçiş süreci uygulanır.
o)
Veteriner ilaçlarının uygulandığı zamanlar; aktif farmakolojik madde de dahil
ürünün tipi, konulan teşhis, dozu, uygulama şekli, tedavi süresi ve ilacın
yarılanma süresi açıkca kaydedilmeli ve ürünler organik ürün olarak
pazarlanmadan önce yetkilendirilmiş kuruluşa bilgi verilmelidir.
p)
Organik arıcılıkta bakım, idare pratikleri ve kayıtları aşağıdaki gibidir;
1)
Arıcılık ürünlerinin hasat edilmesi esnasında petekler içerisindeki arıların
yok edilmesi yasaktır.
2)
Ana arının kanatlarını kesmek gibi işlemler yasaktır. Ana arıların
değiştirilmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine izin verilir. Yalnızca
Varroa bulaşan erkek yavru arıların yok edilmesine izin verilir.
3)
Bal hasadında kimyasal sentetik sinek kovucu maddelerin kullanılması yasaktır.
4)
Kovanların yerleştirildikleri alanlar kovan bilgileri ile birlikte
kaydedilmelidir. Kovanlar bulundukları yerden başka yere yetkilendirilmiş
kuruluş bilgisi dahilinde taşınabilir.
5)
Arıcılık ürünlerinin üretimi, hasadı, işlenmesi ve depolanması esnasında
kolonilere uygulanan koruyucu önlemler ve tedaviler kayıt edilmelidir.
r)
Arıcılıkta kullanılacak materyallerin ve kovanların özellikleri;
1)
Kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden
yapılmalıdır.
2)
Kovanlar kimyasal boyalarla boyanamaz.
3)
Yeni çerçeve için balmumu organik üretim yapan birimlerden sağlanmalıdır.
Arıcılığa yeni başlandığında veya geçiş sürecinde organik olarak üretilen
balmumunun pazarda mevcut olmaması durumunda, organik üretim biriminden
alınmayan balmumunun kullanılmasına, analizlere dayanarak yetkilendirilmiş
kuruluş tarafından izin verilir.
4)
Üzerinde yavrulu gözler bulunan çerçevelerden bal sağımı yapılamaz.
5)
Çerçeve, kovan, petek gibi malzemeleri zararlılardan korumak amacıyla yalnızca
bu Yönetmeliğin Ek-8’indeki ürünlerin kullanılmasına izin verilir. Buhar veya
doğrudan alev gibi fiziki uygulamalara da izin verilir.
6)
Arıcılıkta kullanılan malzemelerin, binaların, teçhizatın ve kapların veya
ürünlerin temizlenmesinde ve taşınmasında yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-8’indeki
maddeler kullanılabilir. Arıların taşınması sırasında hayvanlara stres
yaratmaktan kaçınılır.
7)
Karantina tedbirleri uygulanan ve uçakla ilaçlama yapılan alanlarda organik
arıcılık yapılamaz.
8)
Kovanların taşınması, depolanması, pazarlanmasında ve organik arı ürünlerinin,
üretilmesi, işlenmesi, taşınması, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması ve
pazarlanmasında bu Yönetmeliğin İkinci Kısım, Dördüncü Bölüm hükümleri
uygulanır.
Organik su ürünleri üretiminde genel kurallar
Madde
22 — Organik su ürünleri üretiminin genel kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Yetiştiriciliğin gerçekleştirileceği suyun özellikleri, müteşebbis veya
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından analiz ettirilerek uygunluğu
yetkilendirilmiş kuruluşca onaylanır. Kirlenme varsa, sorun giderilmeden su
ürünleri üretimi yapılamaz.
b)
Yetiştiricilik birimi, önemli bir kirlilik kaynağı olan yerleşim yerinde veya
akarsu yatağında olmamalıdır. İşletmede kullanılacak suyun, alındığı
kaynağındaki ekolojik denge bozulmamalıdır. Havuz tipi balık çiftliklerinde
üretim alanının en az %5’i üzerinde müdahale olmaksızın doğal bitki örtüsünün
gelişimine imkan verilir.
c)
Bakanlıktan aldığı izinle yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapan müteşebbis
geçiş sürecine alınır. Su ürünleri üretiminde geçiş süreci organizmanın türüne,
dikkate alınan hayat döngüsüne veya üreme süresine, yetiştiricilik tekniği, su
özellikleri ve tesisin yapıldığı yerin geçmişte kullanımına göre
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kararlaştırılır. Geçiş süreci konvansiyonel
üretimden gelen materyaller için yaşam süresinin en az 2/3’ü kadardır.
d)
Su ürünleri üretimi, çevre korumaya uygun olmalı, atıklar çevreye zarar
vermemeli, biyolojik çeşitlilik teşvik edilmeli, tür ve alt türlerin seçiminde
kapasiteler ve yerel koşullara uyum göz önüne alınmalı, su yapısının korunması
için bütün tedbirler alınmalıdır. Üretim alanından doğaya kaçışları ve doğadan
üretim alanlarına girişleri engelleyici tedbirler alınmalıdır. Üretim alanlarını
yırtıcı kuşlar ve diğer hayvan türlerinden korurken yağmacı hayvanlara fiziksel
olarak zarar vermeyen tedbirler alınmalıdır. Üretimde kullanılan ekipmanlar,
boyalar organik üretim prensiplerine uygun seçilmelidir. Canlıya zarar vermemek
koşuluyla markalama yapılabilir.
e)
Yetiştiricilik tesislerinde, üretim faaliyetlerinin tümü yetkilendirilmiş
kuruluşun kontrolünde gerçekleştirilir.
f)
Su canlıları organik tarım kurallarına uygun olarak üretilmeli, beslemede
organik olarak üretilmiş yem ve yem katkı maddeleri kullanılmalıdır. Yemler,
gelişimin çeşitli evrelerindeki canlıların beslenme gereksinimlerini
karşılarken doğal lezzeti bozmamalıdır. Hayvansal orjinli kan unu, kemik unu
gibi sentetik kimyasal muamele görmüş yemler kullanılamaz. Üreticinin yem
maddelerinin tamamını organik tarımdan sağlayamaması halinde, konvansiyonel
yemin oranı % 20’yi geçmemek üzere ve belirli sürede yetkilendirilmiş kuruluş
kontrolünde kullanımına izin verilir. Balık etine renk verici sentetik maddeler
ile doğal olmayan yöntemler kullanılamaz.
g)
Su ürünlerinin beslenme gereksinimlerini temin etmek için, bazı besin ilaveleri
kullanılması gerektiğinde, vitamin ve mineraller yetkilendirilmiş kuruluşca
verilecek izne göre kullanılabilir. Yaş yemlerin kullanılmasına izin verilmez.
h)
Yem katkı maddeleri bu Yönetmeliğin Ek-7’sinde verilenlerdir. Yem ve diğer
besin maddeleri genetik yapısı değiştirilerek elde edilmiş yada kısmi olarak
bunlardan türetilmiş ürünleri, katkıları ve tamamlayıcı maddeleri içeremez.
ı)
Balık yemlerinin bulunduğu alan organik tarım kurallarına uygun olmalıdır.
Siloda muhafaza edilen yemlerde organik olarak üretilmiş, bu Yönetmeliğin
Ek-7’sinde belirtilmiş olan koruyucu ve katkılar kullanılabilir.
j)
Üretimi ve büyümeyi teşvik edici sentetik maddelerin kullanımı yasaktır. Ancak;
yetiştiriciliği yapılan aynı canlı türünden alınmak koşuluyla, balık
yetiştiriciliğinde hipofiz enjeksiyonu yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile
yapılabilir.
k)
Doğal olarak hastalığa dayanıklı tür ve alt türlerin seçimine dikkat edilmelidir.
Nesli tehlike altında olan türler tercih edilebilir.
l)
Stok yoğunluğu yetiştiriciliği yapılacak türlere göre yetkilendirilmiş
kuruluşlarca belirlenir.
m)
Yetiştirme şartları balıkların türler itibariyle doğal davranışlarına imkan
vermelidir. Nakliye aşamasında, olumsuz iklim şartlarında ve kuluçkahaneler
haricinde sıvı oksijen kullanımı yasaktır.
n)
Organik su ürünleri yetiştiriciliğinde, hayvanların genetik yapısı
değiştirilemez. Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve bunlardan
üretilmiş ürünler girdi olarak kullanılamaz.
o)
Bazı üretim tiplerinin tabiatında olan hususi müdahaleler dışında uygulanan
büyümeyi arttırıcı ve üreme devrelerini değiştiren maddeler kullanılamaz.
Ancak, canlının sağlığını, dengesini ve davranışlarını etkilememek koşuluyla
fotoperiyot uygulaması ile sıcaklık azaltması veya artırılması şeklindeki
uygulamalar yetkilendirilmiş kuruluşun izniyle gerçekleştirilir. Fotoperiyot,
türün doğal yaşam sahası için bir yıldaki en uzun doğal gün-ışığı uzunluğundan
daha uzun olamaz.
p)
Organik su ürünleri yetiştiriciliği yapan tüm işletmeler güncel ve muntazam
kayıtları tutar.
r)
Organik olarak üretilen balıkların yakalanması, boylanması ve kesimi esnasında
aşırı stres oluşturmayacak yöntemler uygulanır.
s)
Yetiştiricilik ünitesinde mevcut anaçların en az % 20’ si her yıl yenilenir.
t)
Uygun durumlarda polikültür tercih edilecektir. Kültürü yapılan her bir türün
doğal ihtiyaçları karşılanır.
u)
Ürün satımından önceki 3 ay kadar süre içinde ilaç verilmiş ise, her türlü
balık eti ve yumurtası ile su canlısı veya bunlardan elde edilen ürünler
organik ürün olarak satılamaz. Omurgasız organizmalarda geleneksel ilaçların
kullanımına müsaade edilmez. Tedavi edici etkisinin bulunması ve tedavi
koşullarına uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaç uygulamaları yerine
bitkisel ilaçlar veya homeopat ürünler kullanılabilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Organik Ürünlerin
İşlenmesi, Ambalajlanması,
Etiketlenmesi,
Depolanması, Taşınması ve Pazarlanması
Organik ürünlerin işlenmesi ve ambalajlanması
Madde
23 — Organik ürünlerin işlenmesi ve ambalajlanması kuralları aşağıda
belirtilmiştir.
a)
Organik ürünün işlenmesi esnasında, organik ürünün bu Yönetmeliğe uygun olmayan
ürünlerle karışma yada bulaşmasını önleyecek ve ürünün organik niteliğini
koruyacak gerekli tedbirler alınır.
b)
Organik ürünün işlenmesi esnasında, yalnız bu Yönetmeliğin Ek-2’sinde
belirtilen gıda bileşenleri kullanılır.
c)
İyonik radyasyon-ışınlama yöntemi uygulanmaz.
d)
Organik ürün genetik yapısı değiştirilmiş organizma veya bu organizmalardan
elde edilen ürünler kullanılmadan üretilmiş olmalıdır.
e)
Organik tarım metoduyla üretilen bitkisel, hayvansal ve su ürünleri ile organik
ürünler, hammadde, yarı mamul veya mamul madde halinde ambalajlanırken organik
ürün niteliği bozulmamalıdır.
Organik ve geçiş süreci ürünlerinin etiketlenmesi
Madde
24 — Organik ürünlerin etiketlenmesi kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Nihai ürün etiketi üzerinde;
1)
Ürünün adı ve sertifika statüsü belirtilmelidir.
2)
Ürünün hasat yılı, üretim tarihi, kime ait olduğu ve bu Yönetmeliğe uygun
olarak üretilmiş olduğu belirtilmelidir.
3)
Yurt içinde pazarlanan organik ürünlerin üzerinde, bu Yönetmeliğin Ek-3’ünde
belirtilen şekilde organik ürün logosu kullanılmalıdır.
4)
Yetkilendirilmiş kuruluşun adı, kod numarası, sertifika numarası ve logosu
bulunmalıdır.
5)
Ürün içindeki maddeler, ağırlıklarının azalış düzenine göre liste halinde
sıralanmalıdır.
6)
Ürünün menşei belirtilmelidir.
7)
Ürünün üretim yeri, üretim ve son kullanma tarihi belirtilmelidir.
8)
İthal edilmiş ürünlerde Türkçe etiket bilgileri yer almalıdır.
b)
Ürün etiketinde organik kelimesinin kullanılması; ekolojik, biyolojik
kelimelerinin kullanımıyla eşdeğerdir.
c)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmeyen ürün etiketinde, bu Yönetmeliğe
uygun üretildiği, hazırlandığı, işlendiği, ambalajlandığı, depolandığı ima ve
beyan edilemez. Organik olmayan ürünler etiket ve ambalaj dizaynıyla, organik
ürün etiket ve ambalaj dizaynını çağrıştıracak nitelikte ve benzerlikte olamaz.
Böyle ürünler için organik tarımsal ürün olarak marka, patent ve tescil
alınamaz. Organik olmayan ürünler için, tüketicide organik ürün izlenimi
oluşturacak, haksız rekabete neden olacak, bio, biyo, eco, eko, org ön ekleri
kullanılamaz.
d)
Bir ürün aşağıda belirtilen şartları taşıması halinde, organik ürün olarak
etiketlenir.
1)
Ürünün bu yönetmelik hükümlerine uygun olarak üretilmesi veya ithal edilmesi
halinde,
2)
İşlenmiş ürünlerde; ancak aşağıda belirtilen koşulların sağlanması halinde,
Ürün
içerisinde bulunan tarımsal orjinli ürün veya türevlerinin minimum % 95’i bu
Yönetmelik hükümlerine göre üretilmiş veya ithal edilmiş olmalıdır.
Ürün
içeriğinde bulunan organik olarak üretilmeyen tarımsal kaynaklı diğer maddeler
bu Yönetmeliğin Ek- 2 (C) bölümünde yer almış olmalıdır.
Ürün,
tarımsal kaynaklı olmayan gıda maddelerini kullanmayı gerektiriyorsa yalnızca
bu Yönetmeliğin Ek-2 (A) bölümünde listelenen tarımsal kaynaklı olmayan gıda
katkı maddelerini içermelidir.
Tarımsal
orjinli ürün veya türevlerinin işlem görmesi gerekiyorsa bu Yönetmeliğin Ek-2
(B) bölümünde listelenen ürünlerle işlem görmüş olması gereklidir.
e)
Bir geçiş ürünü; ancak aşağıda belirtilen şartları taşıması halinde, geçiş
dönemi ürünü olarak etiketlenir:
1)
Bu Yönetmelik hükümlerine göre geçiş süreci ürünü olmalıdır.
2)
Hasattan önce minimum 12 ay geçiş dönemine uyulmuş olmalıdır.
3)
Etiket üzerinde ürünün, "organik tarım geçiş süreci ürünüdür."
cümlesinde, "organik" ifadesi, "geçiş süreci" ifadesiyle
aynı renk, punto ve yazım tarzında olmalıdır.
f)
Minimum % 70’i organik ürünlerden oluşan işlenmiş ürün etiketinin aşağıda belirtilen
şartları taşıması gereklidir:
1)
İçindekiler kısmında organik tarım metoduyla üretildiğinin belirtilebilmesi
için içindeki tarımsal orjinli maddelerin veya bunların türevlerinin minimum %
70’i bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmiş veya yönetmeliğe eşdeğer
kurallara uygun olarak üretilmiş ithal organik ürün olmalıdır. İçindekiler
kısmında organik olanlar bileşimlerinin % X oranlarıyla birlikte "Organik
tarım metoduyla üretilmiştir" şeklinde ifade edilmeli ve bu ifade
içindekiler kısmında yer alan diğer maddeler ile aynı renk, boyut ve yazı
tarzında olmalıdır.
2)
İşlenmiş ürün içeriğinde bulunan organik olarak üretilmeyen tarımsal kaynaklı
diğer maddeler bu Yönetmeliğin Ek-2 (C) bölümünde yer almış olmalıdır.
3)
İşlenmiş ürün, yalnızca bu Yönetmeliğin Ek-2 (A) bölümünde listelenen, tarımsal
kaynaklı olmayan gıda katkı maddelerini içermelidir.
4)
Tarımsal orjinli ürün veya türevleri bu Yönetmeliğin Ek-2 (B) bölümünde
listelenen ürünlerle işlem görmüş olmalıdır.
5)
Ürün işleme esnasında iyonik radyasyon kullanılmamalıdır.
6)
Ürün, bu yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlar
tarafından kontrolü yapılan müteşebbislerce üretilmiş olmalıdır.
7)
Ürün genetiği değiştirilmiş organizma ve/veya bu organizmalardan elde edilen
ürünler kullanılmadan üretilmiş olmalıdır.
8)
Geçiş sürecinde üretilen ürünler bu Yönetmelik hükümlerine göre geçiş süreci
ürünü olarak etiketlenir.
Organik ürünlerin depolanması
Madde
25 — Organik ürünlerin depolanması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik ürünlerin, depolama alanları, ürünlerin tanınmasına imkan verecek ve bu
Yönetmelikçe uygun bulunmayan başka ürünlerle, maddelerle karışmaya ya da
bulaşmaya meydan vermeyecek biçimde düzenlenmelidir. Organik ürünlerin
depolandığı alanlarda kullanılan yalıtım malzemeleri ve soğutma ile ilgili
ekipmanlar bu amaç gözetilerek seçilmelidir.
b)
Ayrı olarak depolamanın mümkün olmadığı durumlarda organik ürünlerle
konvansiyonel ürünlerin karışmasını engelleyecek tedbirler alınır ve bu
tedbirlerin yeterliliği yetkilendirilmiş kuruluş tarafından kontrol edilir.
c)
Basınç, sıcaklık ve yetkilendirilmiş kuruluşça uygun görülen gazlarla kontrol
edilebilen koşullarda depolama uygulamaları yapılabilir.
d)
Organik ürünlerin depolanması sırasında ürünün organik özelliğini kaybettirecek
ilaç ve ilaçlama yöntemi kullanılamaz.
e)
Organik ürünlerin depolanmasında sentetik kimyasal maddeler kullanılamaz ve
doğal olmayan uygulamalar yapılamaz; tüm bu işlemler yetkilendirilmiş kuruluş
tarafından kontrol edilir.
f)
Müteşebbis tarafından depolama koşulları ile depolanan organik ürünün giriş ve
çıkış miktarları ve tarihine ilişkin kayıtlar düzenli olarak tutulur.
Yetkilendirilmiş kuruluşa onaylatılır ve çizelgenin bir nüshası müteşebbis
tarafından, diğer nüshası yetkilendirilmiş kuruluş tarafından saklanır.
Organik ürünlerin taşınması
Madde
26 — Organik ürünlerin taşınması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Müteşebbis, organik ürünleri toptancı ve perakendeciler de dahil olmak üzere
diğer birimlere taşıma sırasında içeriğinde herhangi bir karışmaya neden
olmayacak biçimde uygun paket, konteynır veya kapalı araçlarda,
izlenebilirliğini sağlayacak şekilde taşınmasını sağlamakla yükümlüdür.
b)
Kontrol sistemine dahil olan iki müteşebbis arasında, kapalı olmayan araç,
konteynır yada paketlerin bir veya birden fazla sayıda nakliye işlemi, ürün
hakkında müteşebbisin adı, adresi, ürünün adı, etiket bilgileri,
yetkilendirilmiş kuruluşun adı, kod numarası gibi gerekli bilgileri içeren
evraklarla birlikte, gönderici ve alıcı tarafların yetkilisi yada
yetkilendirilmiş kuruluşun bilgisi ve onayı ile olmalıdır.
Organik ürünlerin pazarlanması
Madde
27 — Organik ürünlerin pazarlanması kuralları aşağıda belirtilmiştir.
a)
Organik hammadde ve/veya organik işlenmiş ürün olduğunu belirten "Ürün
Sertifikasına" sahip olan ve bu Yönetmelik hükümlerince üretilmiş ürünler
organik ürün olarak pazarlanır.
b)
Organik ürün ticareti yapan müteşebbis, her bir parti satışını "Ürün
Sertifikası" ile belgelendirmek zorundadır.
c)
Organik ürünler, organik ürün olduğu açıkça belirtilerek satılır. Organik
ürünlerin, konvansiyonel ürün ile karışmaması ve organik niteliğinin korunması
organik ürün satışı yapan müteşebbisin yükümlülüğündedir.
d)
İthalatçı ithalat halinde, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından istenilen
belgeleri eksiksiz olarak bu kuruluşa verir. Yetkilendirilmiş kuruluş
tarafından yeniden sertifikalandırma yapmak amacıyla aşağıda belirtilen bilgi
ve belgeler istenir. Bunlar;
1)
İthalatçının ithalat faaliyetleri; ithalatçının adı, adresi, ürünün geldiği
ülke, ürünlerin ülkeye giriş noktası ve ithal edilen ürünlerin depolanmasında
kullanılacak binaların uygunluğuyla ilgili detaylı açıklama belgeleri,
2)
Karşı ülkeden alınan ürünün etiketi ve içeriğine dair bütün bilgilerin aslı
veya noter onaylı tercümeleri,
3)
İthalat işleminin nasıl gerçekleşeceğini ve ihlal durumunda alınacak ihtiyati
tedbirleri içeren belgeler,
4)
İthalatçı tarafından kullanılacak herhangi bir deponun diğer ülkede bulunması
durumunda, karşı ülkenin yetkilendirilmiş kuruluşu tarafından kontrole açık
olacağını belirten belgeler,
5)
İlgili partinin miktarı, orjini ve yapısı, kontrol mekanizmasının detayları,
üretim, işleme, ambalajlama, depolama, nakliye işlemlerinin detayları, alıcıları,
ürün sertifikası, organik tarım müteşebbis sertifikası, ürüne ilişkin yıllık
kontrol raporlarıdır.
Yetkilendirilmiş
kuruluş tarafından gerek duyulması halinde yukardaki bilgi ve belgelere ek
olarak bilgi ve belgeler istenebilir. Tüm bilgi ve belgeler, Komite
denetimlerinde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.
e)
İthalat veya ihracat yapmak isteyen müteşebbis, yetkilendirilmiş kuruluştan
aldığı Ürün Sertifikası ve ulusal mevzuat hükümleri gereğince tamamlamakla
yükümlü olduğu diğer belgelerle birlikte Bakanlığın ilgili birimine başvurur.
f)
Organik ürünlerin ihracatı, Dış Ticaret Müsteşarlığının "İhracatı Kayda
Bağlı Ürünler Listesi"nde yer alan ürünler için yapılan işlemlere tabidir.
Bu nedenle; müteşebbisler, ihracat dokümanlarının bir örneğini Ege İhracatçı
Birliklerine verir. Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçı bildirimleri ve verilen
beyanname numaralarını içeren ihracat verilerini her üç ayda bir Komiteye
bildirir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kontrol ve/veya
Sertifikasyon Sisteminin İşleyişi
BİRİNCİ BÖLÜM
Kontrol Esasları
Kontrol sisteminin özellikleri
Madde
28 — Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün
sertifikalandırılmasıdır. Bu Yönetmelik hükümlerine göre, ürünün güvence altına
alınmasındaki iki temel unsur, kontrol ve sertifikasyondur. Kontrol ve
sertifikasyon işlemi, aynı kuruluş tarafından yapılabileceği gibi ayrı ayrı
kuruluşlar tarafından da yapılabilir.
Kontrol yetkisi
Madde
29 — Bakanlık müteşebbis kontrolüne ilişkin yetkisini, yetkilendirilmiş
kuruluşa devredebilir. Kontrol yetkisi verilen kuruluşlar ve kontrolörler
yetkilerini başka bir kurum ve/veya kuruluşa veya kişiye devredemez.
İşletme ve müteşebbis kontrolü için gerekli bilgi ve belgeler
Madde
30 — İşletme ve müteşebbis kontrolü için gerekli bilgi ve belgeler aşağıda
belirtilmiştir.
a)
Müteşebbisler yaptıkları organik faaliyetler ile ilgili her türlü bilgi ve
belgeleri, sözleşmeli olduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol
kuruluşuna vermekle yükümlüdür. Bu bilgi ve belgeler kuruluş tarafından kayıt
altına alınır. Bu kayıtlar aşağıdaki bilgi ve belgeleri içerir;
1)
İşletmenin adı, adresi, kapasite bilgileri, hukuki durumuna ait bilgi ve
belgeler, sözleşme tarihi, imzalanan sözleşme metni, organik tarıma geçişin
başladığı tarih, sözleşme tarihine kadar ki arazi geçmişine ait bilgiler,
2)
Faaliyet alanı,
3)
İşletmede daha önce uygulanan üretim metodu,
4)
İşletmenin ve işletme binalarının planları,
5)
Arazi parselleri veya alana dair tüm plan ve krokiler,
6)
İşletmenin mevcut makine ve ekipman donanımı,
7)
İşletmenin konumu, kullanılan depoların tanımı ve amaca uygunluğu,
8)
Ürün münavebe planı,
9)
Kullanılacak tüm girdilere ait kayıt defterleri,
10)
İşletmenin malları, dışarıdan satın alınan malları içeren alım ve satım
defterleri,
11)
Ürün çıkış planı, ürünün niteliği, stok durumu, miktarı, ambalajlama şekli ve
materyali,
12)
Orman alanlarından ve doğadan ürün toplanması durumunda, alana ait bütün
tanımlamalar, resmi izinler ile alana yapılan tüm teknik müdahaleler, afetler,
karantina tedbirleri gibi bilgilerdir.
b)
Müteşebbis, faaliyet alanı ile ilgili bilgileri kapsayan organik tarıma geçiş
ve üretim planları hazırlar.
Kontrol işlemi
Madde
31 — Kontrol işlemi; yazılı belgeleri, planları, defterleri, raporları,
kayıtları, arazi, işletme ve depo gibi kritik nokta kontrollerini ve gözlemleri
içermelidir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu yılda en
az bir defa haberli veya habersiz olarak işletmeyi yerinde kontrol eder. Bu
amaçla kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu bir kontrol
planı hazırlar ve hazırlanan bu kontrol planı aşağıdaki bilgileri içerir;
1)
Müteşebbisin adı ve adresi,
2)
Kontrol tarihi,
3)
Kontrolün kapsayacağı konular,
4)
Kontrolör adıdır.
Müteşebbis
tarafından kayıt altına alınan bütün organik tarım faaliyetleri kontrol
raporları için temel bilgi niteliğindedir.
Kontrol
işlemi sırasında kontrolör, bağlı bulunduğu kontrol ve sertifikasyon kuruluşu
veya kontrol kuruluşunun organik tarım faaliyetlerini içeren kendi kontrol
formlarını doldurur. Kontrolör, yaptığı kontrole dair kontrol sonuçlarını
içeren bir belge düzenleyerek müteşebbise verir ve bu belge müteşebbisce
saklanır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu kontrol
işlemi sonucunda bir rapor hazırlar. Kontrol raporu, müteşebbisin bu Yönetmelik
hükümlerine göre yapılan organik tarım faaliyetlerinin kontrol sonuçlarını
içerir.
İKİNCİ BÖLÜM
Sertifikasyon Esasları
Sertifikasyon sisteminin özellikleri
Madde
32 — Sertifikasyon; bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin,
organik ürünün ve girdinin geldiği aşamanın belgelendirilmesidir. Kontrol ve
sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşunca; organik tarım müteşebbis
sertifikası ve ürün sertifikası verilir. Sertifikalar, asgari bu Yönetmeliğin
Ek-4’ünde yer alan bilgileri içerecek şekilde düzenlenmelidir. Düzenlenen
sertifikaların icmal listeleri Komiteye gönderilir.
Sertifikasyon sisteminin özellikleri aşağıda belirtilmiştir;
a)
Sertifikasyon, Komiteden bu yetkiyi almış gerçek veya tüzel kuruluşlarca
yapılır. Sertifikasyon işlemi, kontrolü yapan kuruluşça da yapılabilir, ancak
bu işlem için de Komiteden izin ve yetki almak zorundadır. Sertifika yetkisi
verilen kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu yetkisini
başka bir kurum veya kuruluşa devredemez.
b)
Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu bir sertifikasyon
sistemi oluşturur ve Komiteye sunar. Bu sistemi kontrol ve sertifikasyon
kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşunun uyguladığı fiyat listesi, sertifika
belgesi örneği, sertifika çeşitleri, test etme ve sorgulama metodu, analiz
yöntemi ve kullandığı tüm teknikler ve dokümantasyon sistemi ile ilgili bilgileri
kapsar.
c)
Sertifikasyon kuruluşu sertifika düzenleyeceği işletmelere ait tüm kontrol
bilgilerini ve raporları kontrolü yapan kuruluştan devralır. Kontrol kuruluşu
bu bilgileri sertifikasyon kuruluşuna vermek zorundadır.
Sertifikasyonun esasları
Madde
33 — Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu, bu
Yönetmelikte bahsedilen kriterleri ve sertifikasyon esaslarının uygunluğunu EN
45011 veya ISO 65’e göre sağlamak zorundadır. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu
veya sertifikasyon kuruluşu yapılan işin niteliğine göre kalite sistemini
açıklayan bir kalite el kitabı hazırlar.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Yetkilendirilmiş
Kuruluşlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Yetkilendirilmiş
Kuruluşların Çalışma Esasları, Çalışma İzni ve Yaptırımlar
Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları
Madde
34 — Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları şunlardır:
a)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar; Komiteden çalışma yetkisi almak, çalışma yetki
süreleri dolmadan en az bir ay önce çalışma yetki sürelerinin uzatılması için
başvuru yapmak ve çalışma izinlerinin uzatıldığını belgelemek zorundadırlar.
Yukarıdaki hususlara dikkat etmeyen kuruluşların çalışma izinleri Komite
tarafından yeni izin belgelerini alıncaya kadar durdurulur.
b)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar yurt içinde her türlü organik ürün ambalajında
ulusal organik tarım logosunu kullandırmak zorundadırlar.
c)
Yetkilendirilmiş kuruluş, bu Yönetmelik hükümlerine göre kontrol sürecini
işletmeden ürün veya girdi sertifikalandırması yapamaz.
d)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar bu Yönetmelik hükümlerine uymayan üretim teknikleri
ve girdilerin kullanıldığından şüphe duyduğu durumlarda analiz amaçlı ürün
örnekleri alabilir.
e)
Tespit ettikleri her türlü aykırılıklar ile uygun gördükleri yaptırım
işlemlerini de içeren karar yazısını, müteşebbisin itirazı var ise yirmi gün
içerisinde, itiraz yok ise yıllık raporlarında Komiteye bildirirler. Ayrıca,
yetkilendirilmiş kuruluş tarafından sistemden çıkarılan müteşebbisler diğer
yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirilir. Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından uygun
görülen yaptırımlara itiraz ve şikayet halinde Komite konu ile ilgili inceleme
ve yeni belgeler isteme yetkisine sahiptir. Komite itiraz ve şikayet ile ilgili
bilgi ve belgeleri inceler, nihai kararı verir ve sonucu taraflara iletir.
f)
Yetkilendirilmiş kuruluş, bitkisel ve hayvansal ürünler ile su ürünleri üretimi
yapan, orman alanlarından ve doğadan ürün toplayan, ürün işleyen, ambalajlayan,
depolayan, nakleden, pazarlayan, sözleşme yaptığı geçiş sürecindeki veya bu
süreci tamamlamış bütün müteşebbisleri ve müteşebbislere ait her türlü bilgi ve
belgeyi kontrol eder ve kayıt altına alır. Ayrıntılı rapor hazırlar. Raporlar,
faaliyet alanı ile ilgili olarak aşağıdaki bilgileri içerir.
1)
Bu Yönetmeliğin 6’ ncı maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer
alan bilgiler,
2)
Üretime dair bütün bilgiler,
3)
İşletmeye dair bütün bilgiler,
4)
Kontrollere dair bütün bilgiler,
5)
Sertifikasyona dair bütün bilgiler,
6)
İhlal ve ihtilaflara dair bütün bilgiler,
7)
Gıda siciline dair bütün bilgilerdir.
Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar
Madde
35 — Yetkilendirilmiş kuruluşlarda aranan şartlar şunlardır:
a)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar teknik ve idari bakımından görevini yerine
getirebilecek imkanlara sahip olmalıdır. Komite, bu konuda gerekli incelemelerde
bulunmak, tavsiye ve direktif verme yetkisine sahiptir. Bakanlık tarafından
izin verilecek yerli veya yabancı yetkilendirilmiş kuruluşun Türkiye irtibat
bürosu temsilcisinin ve yardımcısının T.C. vatandaşı olması zorunlu olup,
çalışan T.C. vatandaşı personel sayısı, toplam kontrolör ve diğer personel
sayısının 2/3' ünden az olamaz.
b)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar EN 45011 veya ISO 65 veya standartlara göre
akredite edilmiş olmalıdır.
c)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar, sürekli irtibat sağlanabilecek her türlü alt
yapıyı oluşturur.
d)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar, danışmanlık hizmeti veremez.
e)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yöneticilerinin, ortaklarının, kontrolörlerinin ve
çalışanları ile bunların birinci derece yakınlarının organik tarım
faaliyetlerini kontrol edemez ve sertifikalandıramaz.
f)
Yetkilendirilmiş kuruluşun yöneticileri, ortakları, kontrolörleri ve
çalışanları, aynı anda başka bir yetkilendirilmiş kuruluşda görev alamazlar.
Ancak, serbest kontrolörler aynı anda farklı yetkilendirilmiş kuruluş adına
kontrol yapabilirler.
g)
Yetkilendirilmiş kuruluşların kontrolörlerinin sayısı, kuruluşun proje sayısı
ve kontrol edilecek alan için yeterli olmalıdır. Bir yıl içersinde kontrolör
için maksimum çalışma süresi 90 kontrol günüdür.
h)
Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlardan, yürürlükteki organik tarım
mevzuatlarına uygun faaliyette bulunacaklarına dair noter onaylı bir
taahhütname alınır.
ı)
Yetkilendirilmiş kuruluşlar gerekli gördükleri durumlarda en az bir kontrolör
bulundurmak ve komiteden izin almak kaydıyla şubeler açabilir. Yetkilendirilmiş
kuruluşlar açtığı şubelerince yürütülen tüm faaliyetlerden sorumludurlar.
Şubelerin kapatılması durumunda komite bilgilendirilir.
Yetkilendirilmiş kuruluşun çalışma izni için başvuru şekli
Madde
36 — Gerçek veya tüzel kişiler; kontrol veya sertifikasyon veya kontrol ve
sertifikasyon faaliyetlerinde bulunmak için Bakanlığa resmi olarak müracaat
eder. Komite tarafından gerekli incelemeler yapılır ve müracaat tarihinden
itibaren en geç 3 ay içinde ilgiliye gerekli iznin verilip verilmeyeceğine dair
bilgi verilir. Bakanlıkça izin verilen yetkilendirilmiş kuruluş bu Yönetmelik
çerçevesinde çalışmalarını sürdürür.
Yetkilendirilmiş kuruluş çalışma izni için aranan şartlar ve
istenilen belgeler
Madde
37 — Çalışma izni için istenilen belgeler ve aranan şartlar aşağıda
belirtilmiştir:
a)
Yetkilendirilmiş kuruluşların hukuki yapısını belirtir belgeler;
1)
Yetkilendirilmiş kuruluş tüzel kişilik ise en az Limited Şirket olmalıdır.
2)Yetkilendirilmiş
kuruluş, yabancı bir kuruluşun Türkiye’deki şirketi veya irtibat bürosu ise;
tüm yasal izin prosedürlerini tamamlamış olmalıdır.
3)
Gerçek kişi ise iş yeri açma belgesi almalıdır.
b)
Yetkilendirilmiş kuruluş yabancı bir kuruluşun Türkiye’deki irtibat bürosu veya
şirketi ise, akreditasyon belgesini müracatta ibraz eder. Yeni kurulan şirket
ise akreditasyon belgesini en geç iki yıl içinde Bakanlığa göndermelidir.
Belirtilen sürede akreditasyon belgesi ibraz edilmez ise Bakanlık
yetkilendirilmiş kuruluşun çalışma iznini, belge Bakanlığa ibraz edilinceye
kadar askıya alır.
c)
Yetkilendirilmiş kuruluşların yer ve organizasyon tanımlamalarına dair
belgeler;
1)
Adı, yeri, tüm iletişim bilgileri ve var ise logosuna ait belgeler,
2)
Kuruluş sahibi, ortakları, çalışanları, kontrolörlerine ait kimlik belgeleri,
3)
Kuruluş sahibi, ortakları, çalışanları, kontrolörlerine ait eğitim belgeleri,
4)
Çalışanların görev tanımları ve sigorta belgeleri,
5)
Yetki sahibi kişilere ait imza sirküleri,
6)
Yetkilendirilmiş kuruluşun organizasyon şemasıdır.
d)
Kuruluşun mali yapısına dair belgeler;
1)
Sermaye yapısını gösteren belgeler,
2)
Vergi türü ve vergi numaralarını da içeren belgelerdir.
e)
Kuruluşun çalışma alanı ve çalışma sistemine dair bu Yönetmelikte belirtilen
tüm belgelerdir.
f)
Kontrol ve sertifikasyon yöntemlerini içeren belgeler ve türkçe kalite el
kitabıdır.
Müteşebbisin sorumlulukları ve uygulanacak yaptırımlar
Madde
38 — Müteşebbis; sözleşme yaptığı yetkilendirilmiş kuruluşa organik üretimle
ilgili istediği tüm bilgi ve belgeleri vermek, üretimin her aşamasında gerekli
kontrolün yapılabilmesi için işletmenin organik üretimle ilgili her birimini
yetkilendirilmiş kuruluşa açmak zorundadır. Yetkilendirilmiş kuruluş organik
tarım faaliyetinin her aşamasını istediği anda kontrol eder.
Müteşebbis
faaliyet alanını tam olarak tanımlamalı ve aldığı önlemleri yetkilendirilmiş
kuruluşa bildirmelidir. Müteşebbis, bu Yönetmelik hükümlerine uyacağına ve her
türlü kontrole izin vereceğine dair bir taahhütnameyi yetkilendirilmiş kuruluşa
vermek zorundadır.
Müteşebbis,
ürettiği, işlediği, ithal ettiği yada başka bir müteşebbisten satın aldığı
ürünün bu Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığından kuşkulanıyorsa bu durumu
yetkilendirilmiş kuruluşa bildirir. Durum netlik kazanıncaya kadar söz konusu
ürünün organik ürün olduğuna dair atıfta bulunacak organik ürün etiket ve
logosunu kullanamaz. Müteşebbis söz konusu ürünü tereddütler ortadan kalktıktan
sonra yetkilendirilmiş kuruluşun bilgisi dahilinde bu Yönetmelik hükümlerine
uygun işlemlere tabi tutabilir ve pazarlayabilir.
Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbise uygulanacak
yaptırımlar, aşağıdaki maddelere göre uygulanır.
a)
Müteşebbis, faaliyetleriyle ilgili yetkilendirilmiş kuruluş tarafından
istenilen kayıtları düzenli olarak tutmak zorundadır. Belgelerin düzensiz veya
yanlış tutulması durumunda, yetkilendirilmiş kuruluşlar eksiklik ve
aksaklıkları müteşebbislere ayrıntılı ve yazılı olarak bildirir.
Yetkilendirilmiş kuruluş eksiklik ve aksaklıkların düzeltilmesi için
müteşebbise bir ay süre tanır. Bu süre sonunda tekrar kontrol eder. Eksiklik
giderilmiş ise sözleşme aynen devam eder. Aksi halde kalite el kitabında
belirtilen yaptırımlar uygulanır. İtiraz halinde konu ile ilgili bilgi ve
belgeler en geç yirmi gün içinde Komiteye iletilir. Komite gerekli incelemeleri
yaptıktan sonra nihai kararını verir ve sonucu taraflara bildirir.
b)
Üretim aşamasında bu Yönetmelik hükümlerine aykırı uygulamaların saptanması
halinde; müteşebbis organik üretime geçiş sürecinde ise, süre yetkilendirilmiş
kuruluş tarafından uzatılır, bu süreyi tamamlamışsa tekrar geçiş sürecine
geçirilir ve müteşebbise yazılı olarak bildirilir. Uzatılan geçiş süresi
sonunda bu Yönetmelik hükümlerine aykırı uygulamaları tekrarladığı tespit
edilen üretici müteşebbislerin sözleşmesi feshedilerek Komiteye bildirilir.
İtiraz veya şikayet halinde Komite konu ile ilgili bilgi ve belgeleri ister ve
inceleme başlatır. İnceleme neticesinde, müteşebbisin bu Yönetmelik hükümlerine
aykırı uygulamaların kasıtlı olarak devam ettiği tespit edilmesi durumunda;
Komite müteşebbisi organik üretim yapma faaliyetinden beş yıl süre ile men eder
ve tüm yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirir. Men kararı yalnızca Komite
tarafından verilir.
c)
İşleme, ambalajlama, etiketleme, depolama, taşıma, pazarlama faaliyetlerinde bu
Yönetmelik hükümlerini ihlal eden müteşebbisin ihlale kasıtlı olarak devam
ettiği tespit edildiğinde, Komite müteşebbisi organik tarım faaliyetinden beş
yıl süre ile men eder ve bu kararını tüm yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirir.
Yetkilendirilmiş kuruluşların göndermekle yükümlü oldukları
bilgi ve belgeler
Madde
39 — Komite, yetkilendirilmiş kuruluşlardan; müteşebbise, ürüne, üretime,
kontrol işlemine, kuruluşun kendisine, çalışanına ve menşeine dair her türlü
bilgi ve belgeleri istediği zaman ve biçimde talep edebilir. Ayrıca
yetkilendirilmiş kuruluşlar, yapısıyla ilgili yapılan her türlü değişikliği en
geç bir ay içerisinde Komiteye bildirmek zorundadır.
Bu
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin (f) bendinde verilen kod numarasını, sözleşme yaptığı
müteşebbislerin onaylı listesi, arazi yeri, büyüklüğü, ürünün adı, miktarı
işletmenin adı ve organik faaliyet bilgilerini içeren listeyi Yetkilendirilmiş
kuruluş Komiteye ve organik tarımın yapılacağı il tarım müdürlüğüne en geç bir
ay içinde bildirmek zorundadır. Komite ve il tarım müdürlüğü, kendisine
bildirilen müteşebbisi "organik tarım metodu uygulayan müteşebbis"
olarak kayıt altına alır.
Geçiş
sürecindeki kısaltmanın süresi ve gerekçesi ya da müteşebbisin yeniden geçiş
sürecine alınması durumları yetkilendirilmiş kuruluş tarafından, bir ay
içerisinde üretim yapılan ilin il müdürlüğüne, yıllık raporlarda ise Komiteye
bildirilir.
Yetkilendirilmiş
kuruluşlar, geçen takvim yılında yapmış oldukları bir yıllık faaliyetleriyle
ilgili; ürün, müteşebbis, sertifika icmalleri, kontrol, üretim, ihracat,
ithalat, çalışan personel durumu ile ilgili bilgileri müteakip yılın en geç 31
Mart tarihine kadar Komiteye bildirir. Ayrıca yeni sözleşme yapılan
müteşebbisleri sözleşme tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Komiteye
bildirmek zorundadırlar.
Denetim, yetki ve sorumluluklar ile denetim elemanlarının hizmet
içi eğitimleri
Madde
40 — Yetkilendirilmiş kuruluş, müteşebbis ve işletme denetimleri; Organik Tarım
Komitesi Üyeleri ve il müdürlükleri bünyesinde organik tarım konusunda eğitim
almış teknik elemanlardan oluşan Organik Tarım Birimi tarafından yapılır. Bu
denetimler gerek görülmesi halinde Bakanlık tarafından Teftiş Kurulu
Başkanlığına da yaptırılabilir.
İl
müdürlüklerinde denetimde görev alacak denetim elemanı; İl müdürlüğü tarafından
önerilen, Bakanlık tarafından eğitilerek kimlik verilen kişilerden oluşur.
Denetimler;
yetkilendirilmiş kuruluş büro denetimi, müteşebbis, işletme denetimleri olup,
yetkilendirilmiş kuruluşların büro denetimi komite tarafından, diğer denetimler
ise İl müdürlüklerince yapılır. Denetimler denetim yetkisine sahip en az iki
elaman tarafından gerçekleştirilir. İl müdürlüğü elemanlarınca yapılacak
denetimler sırasında Bakanlık tarafından hazırlanmış olan denetim formları
kullanılır. Yıl sonunda yapılan denetimlere ilişkin değerlendirme icmali
istatistiki bilgi mahiyetinde Bakanlığa en geç müteakip yılın 31 Ocak tarihine
kadar gönderilir.
Bakanlık
merkez teşkilatınca gerek görülmesi halinde taşra teşkilatı denetim
elemanlarına yönelik eğitimler yaptırılır. Çiftçi eğitimleri taşra
teşkilatındaki denetim elemanları tarafından yapılır.
Ceza uygulamaları
Madde
41 — Kanuna aykırı hareket eden müteşebbislere ve yetkilendirilmiş kuruluşlara
verilecek idari para cezaları aşağıdaki şekilde uygulanır.
a)
Suçun tespit edildiği mahallin il müdürlüğünün teklifi veya Komiteye yapılan
şikayete bağlı olarak veya Komitenin doğrudan tespiti halinde Kanunun 12 nci
maddesinin birinci fıkrasının (b), (c), (d), (e) bentlerindeki yaptırımlar
Bakanlık tarafından uygulanır. Bu yaptırımlar Komitenin ön incelemesini
müteakip gerek duyulduğu durumda Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından
yapılacak inceleme sonucuna göre yerine getirilir. Bu inceleme süresince
yetkilendirilmiş kuruluş müteşebbislerle yeni sözleşme yapamaz. Ancak daha
önceden sözleşme yapılmış müteşebbislerle ilgili kontrol, sertifikasyon ya da
kontrol ve sertifikasyon işlemlerine Komitenin alacağı karar doğrultusunda
devam edilebilir.
b)
Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (k) bendlerine aykırı
hareket edenlere Bakanlıkça veya mahallin en büyük mülki amiri tarafından idari
para cezası verilir.
c)
Kanunun 12 nci maddesinde yer alan diğer cezalar ise suçun tespit edildiği
mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir.
d)
Suça ilişkin cezanın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde suçun
tekrarlanması halinde Kanunda öngörülen tekerrür hükümleri uygulanır.
Bakanlık
veya mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilen idari para cezalarına
karşı, kararın ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içerisinde yetkili
idari mahkemelere itiraz edilebilir.
Kontrolörlük kursu, kontrolörlük başvurularında aranılacak
şartlar ile yetki, çalışma şekil ve esasları
Madde
42 — Bakanlıkça gerekli görülmesi halinde, ziraat mühendisi, veteriner hekim,
su ürünleri mühendisi ve gıda mühendislerine yönelik, yılda bir defa kontrolör
kursu açılır veya açtırılır. Kurs masraflarını karşılamak üzere, kursa
katılacaklardan alınacak önceden Kurumca belirlenmiş olan ücret, ilgili döner sermaye
hesabına yatırılır.
Kontrolörlük
başvurularında aranılacak şartlar, kontrolörün, yetki, çalışma şekil ve
esasları şunlardır:
a)
Başvuruda aranılacak şartlar;
1)
Ziraat, veteriner, su ürünleri ve gıda mühendisliği fakültelerinin birinden
mezun olmak,
2)
Organik tarım konusunda bir yıllık bilgi ve deneyim sahibi olduğunu gösterir
resmi belgeye veya konu ile ilgili yüksek lisans diplomasına veya konu ile
ilgili doktora diplomasına veya Bakanlıkça açılacak veya açtırılacak kurslardan
kontrolörlük eğitimi aldığına dair resmi bir belgeye sahip olmak veya organik
tarım komitesinde bir yıl süre ile çalışmış olmak veya lisans eğitimleri uygun
organik tarımda görev yapmış Bakanlık müfettişi olmaktır.
b)
Yetki;
1)
İstenilen bilgi ve belgeleri Komiteye sunan kişilere, Komite tarafından
kontrolörlük yetkisi verilir ve yetkilendirilen kontrolörler kimliklendirilerek
kayıt altına alınır.
2)
Lisans aldıkları meslek odasına üye olmak koşuluyla kontrol hizmeti
verebilirler.
3)
Kontrolörler aynı anda yalnız bir yetkilendirilmiş kuruluş adına çalışır, ancak
serbest kontrolörler aynı anda farklı yetkilendirilmiş kuruluş adına kontrol
yapabilirler.
c)
Çalışma şekil ve esasları;
1)
Komiteden alınacak yetki belgesiyle çalışırlar.
2)
Yaptıkları kontrolle ilgili rapor tutmak, bu raporları imzalamak ve
yetkilendirilmiş kuruluşa teslim etmek zorundadırlar.
3)
Komite, kontrolörün bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranmasını tespit etmesi
halinde kontrolör belgesini geçici veya süresiz olarak iptal edebilir.
Sertifiker başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma
şekil ve esasları
Madde
43 — Sertifikerlik başvurularında aranılacak şartlar ile yetki, çalışma şekil
ve esasları şunlardır:
a)
Başvuruda aranılacak şartlar;
1)
En az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak,
2)
Organik tarım konusunda bir yıllık bilgi ve deneyim sahibi olduğunu gösterir
resmi belgeye veya konu ile ilgili yüksek lisans diplomasına veya konu ile
ilgili doktora diplomasına veya Bakanlıkça açılacak veya açtırılacak kurslardan
kontrolörlük eğitimi aldığına dair resmi bir belgeye sahip olmak veya organik
tarım komitesinde bir yıl süre ile çalışmış olmak veya lisans eğitimleri uygun
organik tarımda görev yapmış Bakanlık müfettişi olmaktır.
b)
Yetki;
1)
İstenilen bilgi ve belgeleri Komiteye sunan kişilere, Komite tarafından
sertifikerlik yetkisi verilir ve yetkilendirilen sertifikerler
kimliklendirilerek kayıt altına alınır.
2)
Sertifikerler yalnız bir yetkilendirilmiş kuruluş adına çalışabilir.
c)
Çalışma şekil ve esasları;
1)
Sertifikerler, Komiteden alınacak yetki belgesiyle çalışırlar.
2)
Komite, sertifikerin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranmasını tespit
etmesi halinde sertifiker belgesini geçici veya süresiz olarak iptal edebilir.
Kontrol ve sertifikasyon ücreti
Madde
44 — Kontrol ve sertifikasyon ücretinin esasları aşağıda belirtilmiştir.
Kontrol
ve sertifikasyon ücreti; yetkilendirilmiş kuruluş ile müteşebbis arasında
yapılan sözleşme ile belirlenir. Yetkilendirilmiş kuruluş kontrollerinde komite
üyesinin de kontrolde bulunmasını gerekli görürse, Komiteye yazılı olarak
başvurur ve oluşacak harcırahı kendi kontrolüne uyguladığı esaslara göre
karşılar.
BEŞİNCİ KISIM
Komiteler
BİRİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Komitesi
Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve
esasları
Madde
45 — Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma şekil ve esasları
aşağıda belirtilmiştir.
a)
Komitenin oluşumu; Bakanlık, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü,
Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü,
Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Araştırma Planlama ve Koordinasyon
Kurulu Başkanlığı ile Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi
Başkanlığı tarafından görevlendirilecek temsilcilerinden, Bakan veya yetkilendireceği
müsteşar veya müsteşar yardımcısının onayı ile kurulur. Yukarıda adı belirtilen
kuruluşlardan en az bir üye olmak üzere komiteye alınacak üye sayısını Tarımsal
Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü belirler. İhtiyaç duyulması halinde Teftiş
Kurulu Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği’nden Komiteye birer üye alınabilir.
Komite başkanlığı ve sekreteryası Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü
Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanlığınca yürütülür.
b)
Komitenin görevleri;
1)
Yetkilendirilmiş kuruluş başvurularını değerlendirerek çalışma izni vermek,
izin sürelerini uzatmak, izinlerini iptal etmek,
2)
Yetkilendirilmiş kuruluşları kodlamak, kontrolörleri, sertifikerleri kodlamak
ve kimliklendirmek,
3)
Kontrolör ve sertifiker yetkisi vermek, yetkilerini iptal etmek,
4)
Yetkilendirilmiş kuruluşların büro denetimini yapmak,
5)
Yetkilendirilmiş kuruluşlara, kontrolörlere ve müteşebbislere organik tarım
mevzuatlarına aykırı hareket etmeleri halinde gerekli idari para cezalarının
uygulanmasını Bakanlık Makamına teklif etmek,
6)
Türkiye’de organik tarımın yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, tanıtılması
konularında çalışmalar yapmak, Organik tarım konusunda eğitim, seminer,
sempozyum, toplantı, kongre ve fuarların düzenlenmesini teşvik etmek, bahse konu
etkinliklere katılmak ve katkı sağlamak,
7)
Uluslararası Organik Tarım mevzuatlarını izleyerek bu konudaki uyumun
sağlanması için değişiklik çalışmaları yapmaktır.
c)
Komite, sekreterya tarafından toplantıya çağrılır. Komite üye tam sayısının en
az salt çoğunluğuyla toplanır. Kararlar üye tam sayısının salt çoğunluğu ile
alınır.
d)
Raportörlük, Komitece Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü
temsilcileri arasından seçilen sekreter üye tarafından yürütülür.
e)
Kararlar, toplantı tarihinden itibaren en geç bir ay içinde toplantıya katılan
tüm üyeler tarafından imzalanır. Bakan veya Bakan’ın yetki verdiği Makamın
Onayına sunulur ve Makam Onayı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
İKİNCİ BÖLÜM
Organik Tarım Ulusal
Yönlendirme Komitesi
Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu, görevleri,
çalışma şekil ve esasları
Madde
46 — Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu, görevleri çalışma
şekil ve esasları aşağıda belirtilmiştir;
a)
Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi; Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel
Müdür’ün başkanlığında TÜGEM temsilcileri, Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, İhracatı Geliştirme Etüt
Merkezi, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü temsilcileri, TÜBİTAK, meslek
kuruluşları, sivil toplum örgütleri, yetkilendirilmiş kuruluşların temsilcisi,
üniversiteler ve özel sektör temsilcileri ile Komitenin toplantı gündemiyle
ilgili görüşlerinin alınmasında yarar gördüğü kurum ve kuruluşların
temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.
b)
Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi; organik tarımın uygulanması ve
geliştirilmesi, desteklemeler ve teşvikler, tüketicinin bilinçlendirilmesi,
organik ürünlerin yurt içi ve yurt dışında pazarlanması, uygulamalardaki
aksaklıkların tespit edilmesi ve bu konudaki stratejilerin belirlenmesi,
organik tarım konusunda proje önerilerinin belirlenmesi ve araştırma
önceliklerinin tespit edilmesi hususunda çalışmaları yürütür.
c)
Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından gerek görülmesi halinde
çalışma grupları oluşturulur.
d)
Olağan olarak yılda en az bir kez toplanır. Olağanüstü durumlarda sekreterya
tarafından toplantıya çağrılır.
e)
Kararlar, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınır ve Komite’ye
tavsiye niteliğindedir.
f)
Raportörlük ve sekreterya Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülür.
g)
Kararlar, toplantı tarihinden itibaren yirmi gün içinde tüm üyeler tarafından
imzalanır. Kararlar imzalandıktan sonra otuz gün içerisinde Komiteye iletilir.
Komite, müteakip ilk toplantısında kararlarla ilgili değerlendirmeyi yapar.
ALTINCI KISIM
Çeşitli ve Son Hükümler
Uyuşmazlık halinde başvurulacak yer
Madde
47 — Her yetkilendirilmiş kuruluş tarafından, gerekli hallerde başvurulması
maksadıyla bir mahkeme yerinin belirlenmesi zorunludur. Bu mahal, müteşebbis
ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında yapılan sözleşmede belirtilmelidir.
Dış ticaret düzenlemeleri
Madde
48 — Organik ürünlerin ithalat ve ihracatına ilişkin gerekli düzenlemeler,
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yapılır.
Hüküm bulunmayan haller
Madde
49 — Organik tarım faaliyetlerinde bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde;
27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine
Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun,
22/3/1971 tarihli ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, 29/5/1973 tarihli ve 1734
sayılı Yem Kanunu, 15/5/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai
Karantina Kanunu ve 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik
Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun, 8/5/1986 tarihli ve 3285
sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve bu Kanunlara dayalı olarak
çıkartılan ilgili mevzuat hükümleri ile 25/4/2002 tarihli ve 24736 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliği, 18/3/2004 tarihli ve
25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelere
Dair Yönetmelik, 4/5/2004 tarihli ve 25452 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Tarımda Kullanılan Organik, Organomineral, Özel, Mikrobiyal ve Enzim İçerikli
Organik Gübreler ile Toprak Düzenleyicilerin Üretimi, İthalatı, İhracatı,
Piyasaya Arzı ve Denetimine Dair Yönetmelik hükümlerine uyulur.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
Madde
50 — 11/7/2002 tarihli ve 24812 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organik
Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik yürürlükten
kaldırılmıştır.
Yürürlük
Madde
51 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde
52 — Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI TARIM YETİŞTİRİCİLİK
SİSTEMLERİ
Ankara, 2015 i · Bu
modül, mesleki ve teknik eğitim okul / kurumlarında uygulanan Çerçeve Öğretim
Programlarında yer alan yeterlikleri kazandırmaya yönelik olarak öğrencilere
rehberlik etmek amacıyla hazırlanmış bireysel öğrenme materyalidir. · Millî Eğitim Bakanlığınca
ücretsiz olarak verilmiştir. ·
PARA İLE SATILMAZ. ii AÇIKLAMALAR
...................................................................................................................iii
ÖĞRENME FAALİYETİ–1
....................................................................................................3
1. AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİK
SİSTEMLERİ........................................................................3
1.1. Açıkta Yetiştiriciliğin Tanımı
.......................................................................................3
1.2. Açıkta Yetiştirilen Bitkilerin
Sınıflandırılması.............................................................7
1.3. Açıkta Yetiştiriciliğinin Avantaj ve
Dezavantajları......................................................8 UYGULAMA
FAALİYETİ ..............................................................................................12
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
....................................................................................13
ÖĞRENME FAALİYETİ–2
..................................................................................................14
2. ÖRTÜ ALTI YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ
................................................................14 2.1.Örtü
Altı Yetiştiriciliğin Tanımı
..................................................................................14
2.2. Örtü Altı Yetiştiricilik
Sistemleri................................................................................15
2.2.1. Toprak Yüzeyini Örten Örtü
Sistemleri...............................................................16
2.2.2. Bitki Üzerini Örten Örtü
Sistemleri.....................................................................20
2.3. Örtü Altında Yetiştirilen Bitkilerin Sınıflandırılması
.................................................28 2.4. Örtü Altında
Yetiştiriciliğinin Avantaj ve Dezavantajları
..........................................29 UYGULAMA FAALİYETİ
..............................................................................................31
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................32
ÖĞRENME FAALİYETİ–3
..................................................................................................33
3. ALTERNATİF YETİŞTİRİCİLİK
SİSTEMLERİ.............................................................33 3.1.
Topraksız Yetiştiriciliğin
Tanımı................................................................................33
3.1.1. Topraksız Yetiştiriciliğin Sınıflandırılması
.........................................................35 3.1.2. Topraksız Yetiştiriciliğin
Avantaj ve Dezavantajları ..........................................47 3.2.
Organik Yetiştiriciliğin Tanımı ve Amacı
..................................................................47 3.2.1.
Organik Tarımın İlkeleri ..........................................................................................51
3.3. İyi Tarım Uygulamalarının (İTU) Tanımı ve Amacı
..................................................54 3.3.1. İyi Tarım
Uygulamalarının Kapsamı...................................................................55
3.3.2. Tarımsal Ürünlerin
İzlenebilirliği........................................................................56
UYGULAMA FAALİYETİ
..............................................................................................59
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
....................................................................................60
MODÜL DEĞERLENDİRME
..............................................................................................61
CEVAP ANAHTARLARI.....................................................................................................62
KAYNAKÇA.........................................................................................................................63
İÇİNDEKİLER iii AÇIKLAMALAR ALAN Tarım DAL Alan Ortak. MODÜLÜN ADI
Yetiştiricilik Sistemleri MODÜLÜN SÜRESİ 40/24 MODÜLÜN AMACI Bireye/öğrenciye
yetiştiricilik sistemleri ile ilgili bilgi ve becerileri kazandırmaktır.
MODÜLÜN ÖĞRENME KAZANIMLARI 1. Bölge, iklim ve pazar şartlarına göre açıkta
yetiştiricilik sistemlerini ayırt edebileceksiniz 2. Bitki türüne göre örtü
altı yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. 3. Bitki türüne göre
alternatif yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. EĞİTİM ÖĞRETİM
ORTAMLARI VE DONANIMLARI Ortam: Açık ortam (tarım arazisi), kapalı ortam
(sınıf, laboratuar, atölye, sera) Donanım: Sisleme araçları, sirkülasyon
fanları, pülverizatör, gölgeleme tülleri, internet. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
Modül içinde yer alan her öğrenme faaliyetinden sonra verilen ölçme araçları
ile kendinizi değerlendireceksiniz. AÇIKLAMALAR 1 Sevgili Öğrenci, Ülkemizde
hızlı nüfus artışı sürekli devam etmekte, tarım ürünlerine talep de miktar ve
kalite olarak devamlı artmaktadır. Ülkemizde tarım yapılabilecek toprakların
ekim alanı olarak son sınırına gelinmiş olduğundan mevcut arazilerde üretim
artışını sağlamak zorunluluktur. Yalnız insanoğlu ne kadar mükemmel ortamda
yaşasa, ne kadar güvenli gıda tüketim ilkesini ön planda tutsa da mutlaka
üzerine basmak, bir bitkiye dokunmak, ondan zevk almak, elektriğini ve
gerginliğini atmak için toprağa koşar. Tarımsal üretimde önemli olan; birim
alandan kârlı, bol ve kaliteli ürün almaktır. Bu amaç doğrultusunda üretim
planlamasından itibaren birtakım teknik konulara dikkat etmek gerekir.
Teknoloji alanındaki gelişmeler paralelinde tarım sektörü de gelişmiştir.
İnsanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri için beslenmeleri gereklidir. Bu
da tarım ürünleriyle olmaktadır. Tarım ürünlerinin yetişmesi için de toprağa
ihtiyaç vardır. Tarımda kullanılmayan arazilerin problemleri tespit edilerek
bunlara çözüm yolları üretmek de ancak yetişmiş elemanlar tarafından
yapılabilmektedir. Bu modülde açıkta yetiştiricilik sistemleri, örtü altı
yetiştiricilik sistemleri ve alternatif yetiştiricilik sistemleri hakkında
teknik bilgiler verilmektedir. GİRİŞ 2 3 ÖĞRENME FAALİYETİ–1 Bölge, iklim ve
pazar şartlarına göre açıkta yetiştiricilik sistemlerini ayırt edebileceksiniz.
Ø
Bölgenizdeki açıkta yetiştiricilik yapan işletmeleri ziyaret ederek en çok yetiştirilen
bitki tür ve çeşitlerini araştırınız. Ø
Bölgenizde yetiştirilen bitkilerin bitkisel özelliklerini inceleyiniz. Ø Tarım işletmelerinde
çalışan teknik elemanlar ve işletme sahipleri ile görüşerek uygulamaları ve
karşılaştıkları sorunlar hakkında bilgiler alınız. Ø Elde ettiğiniz bilgileri
sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız. 1. AÇIKTA YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 1.1.
Açıkta Yetiştiriciliğin Tanımı Bitkilerde büyüme ve gelişme ile ilgili olaylar
çevre koşullarının etkisi altındadır. Açıkta yetiştirilen bitkisel üretimin
çeşitliliği, iklim, toprak, su, yer, yön ve mevki gibi koşullar tarafından
belirlenmektedir. Resim 1.1: Buğday tarlası ÖĞRENME FAALİYETİ–1 ARAŞTIRMA
ÖĞRENME KAZANIMI 4 Resim 1.2: Domates tarlası Açıkta yetiştirilen bitkilerin
büyüme ve gelişmesini etkileyen iklim şartları (sıcaklık, ışık, yağmur, nem,
rüzgâr, sis, dolu, sel ve sağanak yağış, don olayları) tamamen çevrenin
etkisiyle oluşmaktadır. İnsanların iklim değerleri üzerine etkileri, yok
denecek kadar azdır. Bu nedenle tarımsal üretimde en önemli faktör iklimdir.
Resim 1.3: Bulutlar Ø
Sıcaklık Bitkilerin gelişip meyve verebilmeleri için bitkinin değişik
dönemlerinde değişik sıcaklık değerlerine ihtiyaçları vardır. Bazı bitkiler
yüksek sıcaklıklarda gelişmelerini tamamlayabildikleri hâlde bazı bitkiler daha
düşük sıcaklıktan hoşlanır. Bitkinin sıcaklık isteğiyle bölgenin sıcaklık
değerleri örtüşmüyorsa orada sağlıklı bir üretim yapılması imkânsızdır; ancak
seralarda suni bir iklim oluşturularak üretim yapılabilir. Meyvelerin ve sebzelerin;
çiçek açmalarından ürünlerinin hasadına kadar geçen sürede toplam sıcaklığı
isteği vardır. Bitkilerin vejetatif fazdan generatif faza geçebilmeleri için
düşük sıcaklık isteğine ( vernalizasyon) ihtiyaç vardır. 5 Düşük sıcaklıklar,
bitkilerde olumsuz etki yapar. Her bitkinin değişik dönemlerinde dayanabildiği
en düşük sıcaklık değerleri farklıdır. Düşük sıcaklıklarda önemli olan zararın
çok büyük olduğu 0 °C nin altındaki değerlerdir ki buna “don olayı” denir.
Resim 1.4: Kış donları Bitkilerin büyük çoğunluğu gece ve gündüz sıcaklıkları
arasında belirli bir farkın olmasını ister. Bu sıcaklık farkı meyve ve
sebzelerin meyve renk ve kalitesine olumlu etki yapar. Resim 1.5: Çiğ Ø Güneşlenme Güneşlenmenin,
bitkilerin gelişip büyümesi ve meyve vermesi hatta meyve kalitesi üzerine direk
etkisi vardır. En önemlisi, fotosentez olayı güneş ışınları olmadan oluşmaz.
Güneş ışığı bol olan yerlerde birim alandan alınan ürün, güneş ışığını az alan
yerlere göre bol ve kaliteli olur. Bitkilerin gölgede kalması fotosentez
etkinliğinin düşmesine, ışığa yönelimden dolayı boylarının gereğinden fazla
uzun olmasına, zayıf ve cılız gelişime, meyve verim ve kalitesinin düşmesine
sebep olur. Ancak çok fazla güneş ışığı, hassas ürünlerde gövde, dal ve meyve
yanıklıklarının oluşmasına neden olabilir. Bu tür durumlarda bir takım
gölgeleme tedbirleri alınması gereklidir. 6 Resim 1.6: Işığın fotosenteze
etkisi Ayrıca iyi güneş alan meyve ağaçlarında mantar hastalıkları daha az
görülür. Bitkisel üretim yapılacak arazinin güney yamaçlarından seçilmesi,
güneşlenme açısından önemlidir. Ø
Arazi Büyüklüğü Açıkta yetiştiricilik yapılan araziler, çok değişik
büyüklüklerde olabilir. İşletme büyüklüğünü, ekolojik şartlar, yetiştirme
sistemi, bitki tür ve çeşidi, sermaye, ticari veya aile tipi yetiştiricilik
amaçları belirler. Ø
Sulama Sulu veya susuz arazilerde, akarsu vadilerinde, ovalarda yetiştiricilik
yapılır. Günümüzün gelişen imkânları çerçevesinde yağmurlama, sulama yapmaya
yatkın bir yetiştiriciliktir. Resim 1.7: Yağmurlama sulama 7 Ø Makine Kullanımı Maliyeti
düşürmek için toprak işleme, ekim, dikim, çapalama ve hasat gibi işlemler
makineyle yapılarak makine kullanımı azamileştirilmeye çalışılır. Resim 1.8:
Açıkta yetiştiricilikte makine kullanımı Açıkta üretim yapılacak ideal yerin
vejetasyon süresinin 6-8 ay, güneşlenmesinin iyi, sulama olanaklarına sahip,
eğimi en fazla %3, soğuk rüzgarları almayan bir arazide olması gerekir. Ayrıca,
ulaşım kolaylığı, köye yakınlık, fabrikalara yakınlık ve sermaye imkânları,
işçi temini gibi faktörler göz önüne alınmalıdır. Ana yollara yakın olma,
pazarlama kolaylığı sağlar. 1.2. Açıkta Yetiştirilen Bitkilerin
Sınıflandırılması Açık alanda yetiştirilen bitkiler aşağıdaki şekillerde
sınıflandırılabilir. Ø
Tarla bitkileri Ø
Bahçe bitkileri Ø Süs
bitkileri Resim 1.9: Tek yıllık bitkiler buğday ve mısır 8 Resim 1.10 :
Çekirdeksiz üzüm Resim 1.11: Yonca 1.3. Açıkta Yetiştiriciliğinin Avantaj ve
Dezavantajları Ø
Avantajları Açıkta yetiştiricilikte iklim faktörlerini düzenlemek için herhangi
bir tedbir alınmadığı için ilk yatırım masrafları bakımından sermaye
gereksinimi düşüktür. Sadece toprağı işleyip ekime ve dikime hazır hâle
getirmek mümkündür. Diğer yetiştiricilik sistemlerinde olduğu gibi üretime
başlamadan evvel yapılması gereken yatırımların hiç birisi bu sistemde gerekli
olmamaktadır. Sistemin oluşturulması için çok fazla bilgi ve teknolojiye
gereksinim yoktur. Pahalı ve teknik bilgi gereksinimi çok fazla olan diğer
sistemlere göre üretime başlamak daha kolaydır. Bitki sağlığı işlemlerini
yapmak daha etkili ve kolaydır. 9 Ø
Dezavantajları Açıkta yetiştiricilikte iklim, en önemli faktör olduğu için risk
ve belirsizlik çok fazladır. Açık arazide yetiştirilen çok yıllık bitkiler,
dikildikleri yerde uzun yıllar kalıp meyve vereceklerdir. Bu sebeple bahçe kurulacak
yerin, o bahçeye dikilecek bitki tür ve çeşidinin en iyi şekilde yetişmesine ve
bol meyve vermesine elverişli bir yerde olmasına dikkat etmek gerekir. Tek
yıllık bitkilerin üretiminde yer seçiminde bir hata yapılsa bir-iki deneme
sonucu durum anlaşılır ve üretimden vazgeçilerek aynı hata tekrarlanmaz. Fakat
çok yıllık bitkiler için aynı şey söylenemez. Hatalı bir dikim, uygunsuz bir
yer seçimi, yanlış tür ve çeşitlerden bahçe kurulması gibi hâllerde, yapılan
yanlışlık hemen ertesi yıl belli olmaz. Bir çok kereler ağaçlar mahsule yatıp
tam verim çağına girinceye kadar işin farkına varılmayabilir. Bundan sonra
farkına varılsa bile artık iş işten geçmiş demektir ve aradan geçen bunca yıl,
yapılan masraflar, verilen emekler boşuna gitmiş olur. Bu sebeple çok yıllık
bir bitki bahçesi kurulurken çok dikkatli davranmak, birçok hususları incelemek
gerekir. Resim 1.12: Bitkisel üretime hazır arazi Meyvelerin olgunlaşabilmesi
için belirli bir sıcaklığa ve güneşlenme süresine ihtiyaç vardır. Bu sıcaklık
ve güneşlenmenin yeterli olmadığı durumlarda meyvenin kalitesi ve miktarı
düşmektedir. Vejetasyon süresinin kısa sürdüğü bölgelerde meyvelerin
olgunlaşabilmesi için istenen ışık ve sıcaklık toplamı yeterli değilse, meyve
zamanında olgunlaşamaz. İklim; tat, aroma ve renk maddeleri olgunluğun gidişi
üzerinde doğrudan doğruya etkilidir. Tadı ve aroması istenen düzeyde olmayan,
renkten yoksun meyvelerin iyi bir değer bulamayacağı ortadadır. Özellikle
ilkbahar donları sürgün sürme ve çiçek açma dönemine tesadüf ettiğinde tüm ürün
elden çıkabilmektedir. Sonbahar donlarının etkisi ise meyvelerin
olgunlaşmalarına fırsat vermemesinden ötürü o bölge ve yörede bahçe bitkileri
ürünlerinin yetişmesini sınırlamaktadır. 10 Düşük sıcaklıklar, kış soğuklarına
rağmen yaşamını devam ettirme yeteneği, meyvelerin nerede yetişebileceğini
belirleyen önemli bir faktördür. Bazı türler düşük kış sıcaklıklarına
duyarlılık gösterirlerken, elma, erik, armut ve kiraz ancak -22 oC ‘nin
altındaki sıcaklıklarda zarar görürler. İlkbaharın son donları ile sonbaharın
ilk donları arasındaki gün sayısı, vejetasyon süresi, meyvelerin bu dönem
içindeki sıcaklık toplamı istekleri, meyve yetiştiriciliğinin yönünü belirleyen
ve yetiştiriciliği sınırlayan bir faktördür. Ilıman iklim meyve türlerinin
çiçekleri ile küçük meyveleri, ilkbahar donlarına oldukça duyarlıdır. Yine
olgun meyveler ile kuvvetli gelişen sürgünler de erken sonbahar donlarına
duyarlıdır. Uzun ve sıcak gelişme mevsimine gereksinim duyan meyve türlerinin
yetişme bölgeleri sınırlıdır. Örneğin; Grany Smith elma çeşidinin
yetiştiriciliği serin bölgelerde sorun olmaktadır. Çiçeklenme sırasında,
havaların sisli veya yağışlı geçmesi, bitkilerde tozlanmayı önlediğinden, meyve
tutumunu azaltır yani ürün az olur. Belirli yönlerden esen kuvvetli ve devamlı rüzgârlar,
bitki yetiştiriciliğinde olumsuz etkide bulunur. Genç ağaçlar ve bitkiler,
şiddetli rüzgârların etkisi ile bir tarafa yatık olarak büyür. Bu hâl, ağaçtaki
dengeyi bozarak yüklü meyve bağladıklarında dal kırılmalarına sebep olur.
Çiçeklenme sırasında esen sıcak ve kuru rüzgârlar da meyve tutumuna olumsuz
etkide bulunur. Devamlı esen kuvvetli rüzgârlar, ayrıca meyve dökümünü de
artırır. İlaçlamalara engel olur. Ayrıca şiddetli rüzgârlar, toprağı bir yerden
başka yere taşıyarak (toprak erozyonu)bitki yetişmesini dolaylı olarak etkiler.
Açıkta bitkisel üretim yapılacak toprak ilk başta iyi seçilmelidir. Arazi ve
toprağın yerleri değiştirilemez, toprak sabittir. Üretim yapılırken toprağın
yanına gitmek zorunludur. Bu nitelik, işletme yerlerinin seçiminde de rol
oynar. Ülkemiz tarımının en büyük sorunlarından birisi, tarımsal işletmelerin
büyüklüklerinin ekonomik sınırın altında olmasıdır. Tarlanın şekil ve
büyüklüğü, iş verimini etkiler. Küçük ve şekilleri düzgün olmayan parseller, iş
başarısını ve verimini düşürür. Arazi seçimini sınırlayan en önemli unsurlardan
birisi de sermayedir. Ülkemizde tarımsal faaliyetlerin büyük çoğunluğu küçük
aile tipi işletmelerdir. Durum böyle olunca sermaye de sınırlı miktarda
olmaktadır. Bu da ekonomik yönden bir tarımsal faaliyetin yapılmasına engel
olmaktadır. 11 Açıkta yetiştiricilikteki ekolojik faktörlerin oluşmasına insan
müdahalesi olmadığından, oluşacak zararlara karşı ancak koruyucu tedbirler
alınabilir. Resim 1.13: Yamaç arazi 12 UYGULAMA FAALİYETİ Aşağıdaki işlem
basamaklarını takip ederek uygulama faaliyetini gerçekleştiriniz. İşlem
Basamakları Öneriler Ø
Bölgenizde açık alanda yetiştiricilik için uygun bitki türlerini seçiniz. Ø Bitkilerin iklim
isteklerini araştırınız. Ø
Bitkilerin toprak isteklerini araştırınız. Ø
Üretilen bitkisel ürünlerin pazarlama şartlarını inceleyiniz. Ø Üretilen bitkisel ürünlerin
değerlendirme şartlarını inceleyiniz. Ø
İşletmenin şehre ve ana yola yakınlık durumuna bakınız. Ø Bitkilerin iklim istekleri
ile bölgenin iklim şartlarını karşılaştırınız. Ø Açıkta yetiştiricilik için uygun iklim
şartlarını tespit ediniz. Ø
Bölgenin iklim özelliklerinin uygunluğuna bakınız. Ø Bölgenin en düşük kış
sıcaklığını tespit ediniz. Ø
Bölgenin en yüksek sıcaklığını tespit ediniz. Ø Yıllık yağış miktarına bakınız. Ø Sıcaklıkların sürelerini
tespit ediniz. Ø
İlkbahar geç donlarının bitiş tarihini öğreniniz. Ø Yetiştirme ortamının fazla
nemli olmasını önleyiniz. Ø
Güneşlenme süresini tespit ediniz. Ø
Rüzgâr şiddetini ve yönünü tespit ediniz. Ø
Bölgenin uzun yıllar sıcaklık ve yağış ortalamalarını tespit ediniz. Ø Açıkta yetiştiricilik için
uygun toprak şartlarını tespit ediniz. Ø
Arazi miktarını tespit ediniz. Ø
Toprak tipine bakınız. Ø
Toprağın derinliğini ve taban toprağın özelliklerini inceleyiniz. Ø Taban suyu seviyesini
araştırınız. Ø
Toprak reaksiyonu ve tuzluluğuna bakınız. UYGULAMA FAALİYETİ 13 ÖLÇME VE
DEĞERLENDİRME Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri
yazınız. 1. Tarımsal üretimde en önemli faktör …………..dir. 2. Düşük sıcaklıklarda
önemli olan zararın çok büyük olduğu ………. °C nin altındaki değerlerdir ki buna
“……….olayı” denir. 3. Bitkinin sıcaklık isteğiyle bölgenin sıcaklık değerleri
örtüşmüyorsa orada ……………..bir üretim yapılması imkânsızdır. 4. Güneş ışığı bol
olan yerlerde birim alandan alınan ürün, güneş ışığını az alan yerlere göre
…………. ve ………… olur. 5. Açıkta üretim yapılacak ideal yerin vejetasyon süresi
………… ay olmalıdır. 6. Açıkta yetiştiricilikte iklim, en önemli faktör olduğu
için ……….. ve ……….. çok fazladır. DEĞERLENDİRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla
karşılaştırınız. Yanlış cevap verdiğiniz ya da cevap verirken tereddüt
ettiğiniz sorularla ilgili konuları faaliyete geri dönerek tekrarlayınız.
Cevaplarınızın tümü doğru ise bir sonraki öğrenme faaliyetine geçiniz. ÖLÇME VE
DEĞERLENDİRME 14 ÖĞRENME FAALİYETİ–2 Bitki türüne göre örtü altı yetiştiricilik
sistemlerini uygulayabileceksiniz. Ø
Bölgenizdeki toprak yüzeyini örten örtü tiplerini araştırınız. Ø Bölgenizdeki bitki yüzeyini
örten örtü tiplerini araştırınız. Ø Bölgenizde
alçak tünellerin ne amaçla kullanıldığını araştırınız. Ø Bölgenizde yüzeysel
plastiklerin ne amaçla ve nasıl kullanıldığını araştırınız. Ø Çevrenizde toprak yüzeyini
örten örtüleri kullanan çiftçileri ziyaret ederek bu örtüleri ne amaçla ve
nasıl kullandıkları hakkında bilgiler alınız. Ø Elde ettiğiniz bilgileri sınıfta
arkadaşlarınızla paylaşınız. 2. ÖRTÜ ALTI YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 2.1.Örtü
Altı Yetiştiriciliğin Tanımı Dış iklim faktörlerinin etkisini kaldırarak
gerekli özel çevre şartlarının oluşturulması ile alçak ve yüksek sistemler
içinde yapılan sebze, meyve ve süs bitkileri yetiştiriciliğine genel anlamda
örtü altı yetiştiriciliği denir. Örtü altı yetiştiriciliğinde iklimle ilgili
çevre şartlarına, tümüyle veya kısmen bağlı kalmadan gerektiğinde sıcaklık,
ışık, nem gibi faktörler denetim altında tutularak bütün yıl boyunca çeşitli
kültür bitkileriyle bunların tohum, fide ve fidanları üretilmekte, bitkiler
korunmaktadır. Bitki yetiştirmeye tesir eden sıcaklık, ışık, oransal nem,
sulama, CO2 gübrelemesi ve havadaki gazların (özellikle CO2) konsantrasyonu,
sera yapılarıyla denetlenebilir. Bitkilerin optimum istekleri doğrultusunda
sağlanan örtü altı ortamında yılın her mevsiminde taze sebze, çiçek hatta bazı
meyvelerin yetiştirilmeleri mümkündür. Sera işletmeciliğinde amaç; elverişsiz
dış şartların etkin olduğu dönemlerde pazara kârlı ve kaliteli ürünün
gönderilebilmesidir. Seraların temel görevi de bitkilerin gelişmesi için en
uygun çevre koşullarını sağlamaktır. Bitkilerin bu isteklerinin karşılanması
ekonomik koşullar altında olmalıdır. Bunun için serada verimin daha yüksek,
ürün niteliğinin daha iyi ve aynı zamanda ürünün gelişme ve olgunlaşma
süresinin daha kısa olması gerekir. Serada bu şartların oluşturulması için de
sera planlayıcısının bitkilerin isteklerini bilmesi gerekir. ÖĞRENME
FAALİYETİ–2 ARAŞTIRMA ÖĞRENME KAZANIMI 15 İklime bağlı olmaksızın, yetiştirme
ortamı sağlanan özel yapılar içinde sebze yetiştirilmesine “sera sebzeciliği”;
zamanından önce veya sonra pazara gönderilmek üzere yapılan yetiştirmeye
“turfanda sebzecilik”, böyle ürüne de “turfanda sebze” denir. Turfanda
sebzecilik ile sera sebzeciliği iki ayrı uğraş dalıdır. Sera sebzeciliğinde;
iklime bağlı olmaksızın bütün yıl boyunca üretim söz konusudur. Turfanda
sebzecilik ise; iklime bağlı kalınarak sebze üretilen yörelerde pazara ilk veya
son ürünü çıkarmaktır. Turfandacılık; sebzelerin çeşitli vasıta ve usuller
kullanılarak normal hasat devrelerinden daha erken ya da daha geç olarak
yetiştirilmeleridir. Vaktinden evvel yetiştirilmelerine “ilk turfanda
yetiştiriciliği”; vaktinden daha sonra yetiştirilmesine “son turfanda
yetiştiriciliği” adı verilir. Böylece, zaman faydasından istifade edilerek
ekonomik anlamda çok daha kârlı bir sebzecilik faaliyeti gerçekleştirilmiş olur.
Turfandacılık, her şeyden evvel entansif bir sebze işletmeciliği olup normal
üretime göre farklı vasıtalar, farklı metotlar ve farklı girdiler kullanılarak
farklı bir zamanlama ile sebzeciliğin temel amacı olan kârlılıkta da farklı ve
üst seviyeli bir netice elde edilmesini sağlar. Turfanda sebzecilikte üretim
faaliyetine mahsus vasıtaların tanzim ve tertibindeki tekniğe, kullanılan
girdilerin zamanlamasını iyi yapmaya, tesis ve işletme masraflarına katlanmaya,
üretim kademelerinin her bir safhasında dikkat ve özene gerek duyulur. Ancak
netice itibariyle, verim ve kâr yönünden üstün bir işletmecilik şeklidir.
Üstelik, tatbik edildiği ülkenin iç pazarlarında her dönemde sebze arzı
imkânlarını doğurduğu gibi dış pazarlamaya da açılabilmesi için gayet uygun bir
zirai faaliyettir. Seracılık; sermaye, teknik bilgi ve çalışma ile başarı
sağlanabilen bir faaliyettir. Sermaye; standartlara uygun ve teknik bir
kuruluşun teşkili yönünden gereklidir. Teknik bilgi; iş kalitesini yükseltmek,
istenen dönemde mahsul alabilmek, ihtiyaçları vaktinde temin etmek, çeşitli
hastalıklara ve zararlılara kontrollü ve tedbirli olmak, hastalıklara dayanıklı
çeşitler yetiştirmek ve toprak dezenfeksiyonuna lüzum eden önemi vermek
bakımından lüzumludur. 2.2. Örtü Altı Yetiştiricilik Sistemleri Örtü altı
yetiştiriciliğinin amacı, yıl boyunca bitkisel üretim yapmak ve ürün almaktır.
Üretim örtü altında yapılır. Üretim sırasında değişik örtü tiplerinden
yararlanılır. Resim 2.1: Örtü altında domates yetiştiriciliği 16 2.2.1. Toprak
Yüzeyini Örten Örtü Sistemleri Tarımsal üretimde don tehlikelerinin bulunduğu
ve sıcaklığın yetersiz kaldığı dönemlerde, bitkilerin çevresinde onların
isteklerine en uygun atmosferi sağlamak gerekir. Böylece normal yetiştirme
döneminin dışında da nitelikli ve sağlıklı ürün elde etmek mümkün olur. Bu
amaçla bazı örtü sistemlerinden yararlanılır. Bu örtüler çeşitli şekillerde
kurulur ve farklı amaçları vardır. Ø
Malç Plastikler Birinci şekilde, örtü tüm yetiştirme dönemi boyunca toprak
yüzeyinde kalır. Soğuk bölgelerde bitkileri dondan korumak, toprağın sıcaklık
ve fiziksel özelliklerini artırmak, yabancı otların gelişimini engellemek,
kaliteli, erkenci, bol ve temiz ürün almak amacıyla toprak yüzeyi ince plastik,
sap, saman, çam ibreleri, kuru ot, çiftlik gübresi, torf, yaprak, kağıt perlit
gibi maddelerle kaplanır. Tüm gelişme dönemi boyunca toprak ve bitkilerin
toprak altı organları örtü altında kalır. Bu sisteme malçlama denir. Malçlama
sisteminde her ne kadar birçok malzeme kullanılsa da en kolay uygulanan ve en
faydalı olanı plastik örtülerdir. Karık üzerinde tohumların ekileceği veya
fidelerin dikileceği yerler, + , O veya X şeklinde delinerek buralara tohum
ekilir veya fideler dikilir. Bitkiler hasat edilinceye kadar plastik örtü
toprak yüzeyinde kalır. Malçlama amacıyla beyaz plastiklerin yanında siyah,
yeşil gibi renkli olanlar da kullanılabilmektedir. Geniş çapta yapılan
sebzecilik ve çilek yetiştiriciliğinde kullanılan malç plastikler, genellikle
siyah olup bunlar 0,02-0,03-0,05 mm kalınlığındadır. Malç plastikler, ortalama
3 yıl kullanılabilmektedir. Ancak fazla zedelendiklerinden genellikle 1 yıl
kullanılmaktadırlar. Bu plastiklerin genişliği 0,5 - 1 m’dir. Malç plastikler,
elle serilebildiği gibi makine ile de serilebilmektedir. Makine ile
serilebilmesi iş gücü tasarrufu açısından önemlidir. Ayrıca bunların ürün
kalktıktan sonra toplanılması da yine makine ile olabilmektedir. Gerek makine
ile sermede gerekse el ile sermede önce ekim yapılacak yerde karık ve karık
sırtları hazırlanır. Resim 2.2:Malç plastik sermeden önce karık ve karık
sırtlarının hazırlığı 17 Resim 2.3: Malç plastiğin makine ile serilmesi Şekil
2.1: Malç plastiğin kaplanma şekli 1. Karık sırtı, 2, Karık, 3. Malç plastiği,
4. Plastiği tutan toprak, 5. Bitki Sulama plastiğin altına döşenen damlama
sulama boruları ile veya yanlarda kalan karıklardan sızdırma usulü ile yapılır.
Resim 2.4: Malç plastik üzerine dikilmiş çilek fideleri dikilmesi 18 Resim 2.5:
Malç plastik ve organik malç ile kaplanmış çilek serası Resim 2.6: Açık arazide
siyah malç plastiğin kaplanması ve fidelerin dikilmesi Ø Yüzeysel Plastik Örtüler Bu
yöntem, fideleri dondan korumak ve belirli bir süre erkencilik sağlamak
amacıyla kullanılmaktadır. Fideleri don mevsiminin sonuna kadar koruyan bu
örtüler, bitkiler belirli bir yüksekliği alınca kaldırılır. Ekim ve dikimi
yapılan sebzelerde, plastiğin örtülme süresi, ılık ve güneşli ilkbaharda 9-12
gün olmasına karşılık, yağışlı ve soğuk ilkbaharda 20 ve daha fazla gün
olabilir. Yüzeysel plastik ile örtülen toprak, plastik nedeniyle daha çok
ısınmaktadır. Böylece çimlenme plastik örtüsüz topraktakilere göre
hızlanmaktadır. Fidelerde ise gelişme daha iyi olmakta, köklenme ise
hızlanmaktadır. Sürekli yetiştiricilikte ise plastik örtünün etkisiyle artan
toprak ısısı, bitkilerin hızlı bir şekilde gelişmesini sağlamaktadır. Dikimi
yapılarak yetiştirilen sebzelerde deliği bulunan plastiklerin kullanılması
gerekir. Bu tip delikli plastikler, erken zamanda ve kış aylarında
kullanılmaktadır. Delikli plastiklerle yağmur suyunun deliklerden girerek bitkilere
ulaşması sağlanmakta ve plastik iç yüzeyinde su damlasının oluşması
engellenmektedir. Plastik altında bitkiler, rüzgârın mekanik etkisinden de
korunur. Plastik örtünün araziye serilmesi elle veya makine ile olabilir. 19
Resim 2.7: Serada yüzeysel plastiğin serilmesi Ø Yastıklar Yastıklar, içinde sebze fidesi
yetiştirilen yapılardır. Soğuklara karşı dayanma kabiliyetleri olmayan sıcak
mevsim sebzelerinden domates, biber, patlıcan, hıyar, kavun ve sakız kabağı ile
serin mevsim sebzelerinden lahana, karnabahar, pırasa, kıvırcık salata, marul
ve soğan gibi sebzelerin muhtelif yastıklarda önce fideleri yetiştirilmekte ve
bu fideler zamanı geldiğinde sebze bahçesindeki esas yerlerine dikilmektedir.
Şekil 2.2: Tek çatılı ( tek meyilli) yastık Yastıklarda derinlik ölçüsü,
fidelerin yastıkta kalma müddetlerine diğer bir deyimle de yetiştirildiği
bölgenin iklim şartlarına ve fidelerde şaşırtma yapılıp yapılmayacağına göre
değişir. Örneğin; Orta Anadolu’da kışların uzun olması fidelerin daha uzun bir
süre yastıkta kalmasına ve yastık derinliğinin artmasına neden olur. Doğu ve
Orta Anadolu gibi soğuk ve iç bölgelerde 70-80 cm; Akdeniz ve Ege bölgeleri
gibi sıcak kıyılarda 40-60 cm’lik derinlik yeterli olacaktır. 20 Yastığın
duvarları, tuğla, briket ya da betondan olabilir. Alt tarafı fazla suyu
süzdürebilmesi için toprak olarak bırakılır. Yağış sularının yastık içine
sızmaması için de yastığın topraktan yüksek olması gerekir. Ayrıca fazla yağış
sularının akıp gitmesi için yastıkların çevresine 15-20 cm derinliğinde drenaj
çukurlarının açılması gerekir. Yastıkların iskeleti yapıldıktan sonra üzerine
örtülecek pencere çerçeveleri hazırlanır. Bunun için de olabildiğince gölge
yapmayacak materyal seçilir. Yastığın üzerine konan çerçevelerin kolay
kaldırılabilmesi için yan taraflarında tutamak olmalıdır. Çerçeveye
yerleştirilen camlar macunlanarak, yastık içine hava ve su girişi önlenmiş
olur. 2.2.2. Bitki Üzerini Örten Örtü Sistemleri Bu tip örtü sistemlerinde
amaç, bitkilerin tümünün çevresinde dış hava şartlarından ayrılmış bir çevre
ortamı meydana getirmek ve daha uygun bir ortam hazırlamaktır. Bu nedenle
bitkileri örten sistemler farklı sınıflara ayrılır. Plastik tüneller
yüksekliklerine göre; Ø
Yerden orta yüksekliği 60-140 cm arasında olanlar alçak plastik tünel, Ø Yerden orta yüksekliği
180-220 cm arasında kurulanlar yüksek plastik tünel olarak isimlendirilir. Ø 220 cm den daha yüksek
olarak kurulan plastik yapılar, sera grubuna girmektedir. Plastik tüneller,
fide yetiştirmede kullanıldığı gibi turfanda sebze yetiştirmede de kullanılır.
Soğuklara karşı hassas olan domates, biber, patlıcan, hıyar, sakız kabağı,
fasulye, çilek, kavun, karpuz, marul, soğan gibi sebzeler plastik tüneller
altında, kritik devrelerde ısı -5,-6 oC düştüğü şartlarda, soğuklardan çok az
etkilenmektedir. Plastik tünel sistemi, geniş alanlarda kullanılması ve uzun
süreli örtü sağlaması nedeniyle erkencilik açısından daha etkili olmaktadır. Ø Alçak Plastik Tüneller
(Apt) Alçak plastik tüneller; bitki sıraları üzerine (60 cm yarı çaplı yarım
daire kesitli) yerleştirilmiş galvanize tellerin üzerinin yumuşak plastik
örtülerle örtülmesi sonucu elde edilen yarı turfanda yapılardır. Ülkemizde
turfanda sebzecilikte kullanılan plastik sistemler içerisinde en çok tanınan ve
uygulanan alçak plastik tünellerdir. Sistemin kolay kurulması ve ucuz olması
nedeniyle büyük alanlar çok çabuk olarak tünelle kaplanabilmektedir. 21
Ülkemizde küçük çaptaki yetiştiricilikte iskelet malzemesi olarak sert plastik
borular, alüminyum çubuklar, inşaat demiri, dut, söğüt, kavak dalları, yaş
kargı, kamış ve tahta kazıklar kullanılmaktadır. Fazla miktarda fide üretimi,
erkencilik ya da bitkileri erken donlardan korumak amacıyla kurulacak
tünellerde iskelet malzemesi olarak 270 cm uzunluğunda ve 8 mm çapındaki çubuk
demirler kullanılır. APT yapımında kullanılan örtü ise genelde 0.125-0.200 mm
kalınlığındaki polietilen (PE) örtülerdir. Pratikte sonbahar ve ilkbaharda
kullanılan plastik tüneller, malzeme yapısının hassas olması dolayısıyla hemen
hemen tamamen bir mevsim kullanılabilmektedir. Örtü altında yetiştirme pratikte
bölgenin bu mevsimlerdeki iklim şartlarına göre 1-2 ay gibi kısa müddetler için
yapılmaktadır. Genellikle ısıtılmaksızın kullanılan bu plastik tüneller,
altındaki hassas sebzeleri soğuklara karşı -4, -6 0C’lere kadar kurtarmaktadır.
Memleketimizde, sonbaharın sonuyla ilkbahar sonlarına doğru soğuk havanın
tesirini kaybetmesine kadar geçen sürede alçak tüneller uygun bölgelerde
-Akdeniz kıyı, Ege kıyı, Muğla kıyı- kasımda hazırlanarak ocak ayı sonlarına
kadar, ilkbaharda şubattan itibaren son donların bittiği mart sonlarına kadar
rahatlıkla kullanılabilmektedir. Sonbahar ayları içerisinde başlayan, hafif de
olsa hassas bitkilere oldukça zarar veren soğuk hava şartlarından bitkileri
korumak suretiyle hasat periyodu uzatılabilir. Ayrıca ilkbahar aylarında
soğuklara karşı hassas bir çok yazlık sebzelerin açıkta henüz
yetiştirilmelerinin mümkün olmadığı bir devrede plastik tüneller altına ekim ve
dikimleri yapılarak seralardan sonra da olsa; oldukça erken mahsul çıkarılır.
Yetiştirici ve satıcıya tatmin edici gelir temin edilir. Alçak plastik tüneller
diğer örtü sistemleri ile birlikte de kullanılabilir. Örneğin; yüksek plastik
tünellerin, plastik seraların, cam seraların içine alçak plastik tüneller
kurularak yetiştiricilik yapmak mümkün olduğu gibi alçak plastik tüneller
içinde malç plastik sistem de kullanılabilir. Şekil 2.3: Alçak tünel kesiti 22
Resim 2.8: Arazide yapılmış alçak plastik tüneller Ø Yüksek Plastik Tüneller
(Ypt) Yüksek plastik tüneller, alçak plastik tünellerle seralar arasında geçit
şekli olarak ortaya çıkmaktadır. İnsanların içinde çalışabileceği şekilde
yapılmışlardır. Yüksek tünellerin yararlı yönü, bütün yıl kullanılma imkânının
olmasıdır. Bunların kapısının olması ve havalandırma yapılabilmesi nedeniyle
bitkiler için iyi bir ortam sağlarlar. Ayrıca ısıtma da yüksek tünellerde
yapılabilir. Yüksek plastik tünellerde ısıtma yapılmaksızın, 15-45 gün
erkencilik sağlanabilir. . Şekil 2.4: Bir yüksek tünelin iskelet görünüşü.
1.Yüksek tünel iskelet borusu (1/2 inç) 2.Omurga tahtası (7x5 cm)
3.Havalandırma tahtası (3x15 cm) 4.Payanda veya rüzgârlık borusu (1/2 inç). 23
Resim 2.9: Yüksek plastik tünelin içten görünüşü Resim 2.10: Yüksek plastik
tünel Genellikle üretim amaçlı yüksek plastik tünellerde, yanlara 45’er cm
bırakılıp sızdırma sulama yapılacaksa 70-80 cm aralıklarla masuralar
oluşturulur. Damlama sulama ile sulama yapılacak ise karıklar oluşturulmadan
aynı aralıklarla borular döşenir. Resim 2.11: Karıkları oluşturulmuş ve damlama
boruları döşenmiş tünelde yetiştiricilik 24 Yüksek tünellerde yapılan
yetiştiriciliklerde alınacak kültürel önlemler şunlardır: Ø Ağır topraklarda yüksek
tünel kurulmamalıdır. Eğer kurulmuşsa kum, çiftlik gübresi vb. ile toprak
iyileştirilmelidir. Toprak seçimi yapılırken kumlu tınlı topraklar
seçilmelidir. Tünelin çevresine drenaj kanalları açılarak fazla suyun
uzaklaştırılması sağlanmalıdır. Ø
Sezon sonlarında iyi bir toprak işlemesi yapılarak toprak havalandırılmalıdır. Ø Sık sulamadan dolayı
asitleşen toprağa kireç ilave edilerek asitliği düşürülmelidir. Ø Dikimler karık usulü
yapılmalı, sulama suyu kök boğazına değmemelidir. Bitki; suyu, sızdırma ile
kılcal kökler yardımı ile almalıdır. Ø
Fazla sulamadan kaçınılmalıdır. İhtiyaç duyulduğunda sulanmalıdır. Aşırı sulama
nemi artıracağından hastalık etmenleri için uygun ortamı hazırlar. Ø Sıcak havalarda buharlaşma
daha fazla olacağından bu gibi havalarda iyi havalandırma yapılmalıdır. Ø Sulama; yağmurlama şeklinde
yapılmamalı, damlama şeklinde yapılmalıdır. Sulama sabah erken veya akşam üzeri
yapılmalıdır. Ø
Ekim ve dikim yapılırken sıra aralarının hakim rüzgar yönünde olmasına dikkat
edilmelidir. Sıralar mümkün olduğunca kuzey-güney doğrultusunda yapılmalıdır. Ø Örtü altı yetiştiriciliğine
uygun, soğuğa, sıcağa ve hastalığa dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. Ø Sık ekim ve dikim
yapılmamalıdır. Ø
Fide yetiştirilen alanlar her yıl değiştirilmelidir. Ø Gübreleme yaparken dengeli
gübrelemeye özen gösterilmelidir. Toprak tahlili sonucuna ve bitki çeşidine
göre gübreleme yapılmalıdır. Ø
Hastalıklı bitkiler hemen sökülüp atılmalıdır. Ø Hastalık tünel içine insanlar ve hayvanlar
tarafından yayıldığından yüksek tünellere hayvanların girmesine engel
olunmalıdır. Tünel girişlerine kireçli kutular konulmalı, girişte ayaklar
temizlenerek girilmelidir. Tünele gereksiz yere insan sokulmamalı ve içeride
kesinlikle sigara içilmemelidir. Ø
Yüksek tünel içerisinde ve çevresinde bulunan yabancı otlarla mücadele
edilmelidir. Çünkü bu yabancı otlar hastalık ve zararlılara konukçuluk
yaparlar. Ø
Virüs hastalıkları taşıyan yaprak bitkileri ve diğer böceklerle mücadele
yapılmalıdır. Ø
İlaçlama yapılırken ilaçlı suyun yaprakların altına değmesine özen
gösterilmelidir. İlaçlama ve hasat arasındaki süreye dikkat edilmelidir. Ø Tünel içerisinde nemin
düşürülmesini ve hava sirkülasyonunu sağlamak için budama ve seyreltme
yapılmalıdır. Budama sırasında kullanılan aletler dezenfektan bir maddeye
batırılmalıdır. Budama artıkları tünelden uzaklaştırılmalıdır. Ø Bakım ve hasat sırasında
bitkiler fazla hırpalanmamalı ve yaralanmamalıdır. Bu yaralar hastalık
etmeninin giriş kapısıdır. Yapılan bakım ve hasattan sonra ilaçlama yapılarak
hastalık bulaşmaları engellenmelidir. Ø
Hastalık yönünden temiz, ilaçlı tohumlar kullanılmalıdır. 25 Ø Kasım ayının 1'inden
itibaren tünel içine ısı perdesi çekilmelidir. Çünkü ülkemizin genel iklimine
göre bu tarihten itibaren yoğun olarak donlar başlamaktadır. Isı perdesi
çekmekle tünel içi ısısı 3-5 oC artar. Ayrıca tünel içindeki nem üst naylona
çıkmakta, ısı perdesi ile taban arasında kalmamaktadır. Bununla da nemden gelen
hastalıkların önüne geçilmiş olmaktadır. Ø
Haziran ayının 10'una kadar gece ve gündüz arasındaki ısı farkı fazla
olduğundan akşamları havalandırmalar kapatılıp sabah açılmalıdır. Böylelikle
ısı dengesi kurulmaya çalışılmalıdır. Ø
Temmuz-Ağustos ayları çok sıcak geçtiği için gölgelendirme yapılmalıdır. Bunun
için haziran ayının 20'sinden sonra tavan naylonunun üstü gölgelendirilmelidir.
Ø Cam
Seralar ·
Büyüklüklerine Göre Seralar Seralarda büyüklük ölçüsünü genişlik, uzunluk ve
çatının yüksekliği ifade eder. Buna göre seralar büyüklüklerine göre üç grupta
toplanır. o Büyük seralar Genişlikleri 10 m’nin üzerinde, uzunlukları 50-100 m
ve taban alanı 1000 m²den büyük olan seralardır. Bu seralarda yan yükseklikler
2 m ve çatı yükseklikleri 5 m civarındadır. Resim 2.12: Büyük sera o Orta
büyüklükte olan seralar Genişlikleri 7-10 m, uzunlukları 20-50 m, taban alanı
100-1000 m2 arasında olan seralardır. Bunlarda yan yükseklik 1,75-2 m ve çatı
yüksekliği 3,5-4 m’dir. o Küçük seralar Genişlikleri 5-7 m, uzunlukları 20-30
m, taban alanı 100 m2 nin altında olan seralardır. Yan yükseklikleri 1,2-2 m ve
çatı yüksekliği 2,5-3,5 m’dir. 26 Resim 2.13: Cam küçük sera · Yararlanma Durumlarına Göre
Seralar Üretim, yetiştirme, araştırma vb. amaçlarla yapılan seralardır. Değişik
isimler altında gruplandırılırlar. o Yetiştirme Seraları Üretime dönük domates,
hıyar vb. sebzelerin yetiştirildiği seralardır. Bunlar, direkt yetiştiricilik
yapılan seralardır. Resim 2.14: Yetiştirme serası Resim 2.15: Yetiştirme serası
o Üretme seraları Sebzecilikte fide üretimine ve özellikle hibrit tohumu
üretimine yönelik olarak kullanılan seralardır. 27 Resim 2.16: Üretme serası
Resim 2.17: Üretme serası o Araştırma Seraları Her türlü yapısal ve üretime
dönük çalışmaların yapıldığı genelde klima kontrollü seralardır. Mekanizasyon
ve otomasyon bakımlarından mükemmel, çevre şartları tam otomatik olarak
ayarlanabilen seralardır. Islah ve yetiştirme araştırmaları, hastalık ve
zararlılarla ilgili gözlemler yapılabilir. Resim 2.18: Araştırma serası · Örtü Materyallerine Göre
Seralar Örtü malzemesi yönünden seralar cam, plastik, suni elyaf ve plexicam
seralar olarak sınıflandırılır. o Cam örtülü seralar Metal iskeletlilerde cam
örtü hakim vaziyettedir. Bunların ışık geçirgenliği fazladır. Cam örtü aynı
zamanda uzun ömürlü fakat ilk tesiste pahalıdır. Cam; saydam, bozulmaz, oldukça
dayanıklı, paslanmaz, su ve hava geçirmeyen bir maddedir. Fakat çabuk kırılır,
aşırı basınca, vurmaya ve ani sıcaklık değişmelerine karşı dayanıksızdır. 28
Resim 2.19: Cam sera Seraların örtülmesinde kullanılan camların kalınlıkları
dolu yağışı olan yerlerde 4-5 mm, dolu yağışı olmayan yerlerde 3 mm olmalıdır.
Yan yüzeylerde ise rüzgâr hızına bağlı olarak 2-3 mm kalınlığında olmalıdır. o
Plastik örtülü seralar Genellikle plastikler, fiziksel ve kimyasal etkilere
karşı dayanıksızdır. Ancak içine çeşitli katkı maddeleri katılarak
güçlendirilir. Plastiğin iç yüzeyinde nem yoğunlaşması fazla olduğundan
bitkiler üzerine damlamalar olur. Aynı zamanda ışık geçirgenliği de % 20-30
oranında azalır. Tarımda kullanılan plastikler genellikle polietilen (PE) veya
polivinilklorit (PVC) dir. Ülkemizde plastik örtülerin tarımda kullanılma
alanları cama göre daha fazladır. Çünkü plastik malzeme seracılıkta daha ekonomik
olmaktadır. Resim 2.20: Plastik müstakil sera 2.3. Örtü Altında Yetiştirilen
Bitkilerin Sınıflandırılması Ülkemizdeki seralar daha çok sebze yetiştiriciliği
için kullanılmaktadır. Domates, hıyar, kavun, biber ve patlıcan gibi sebzeler
örtü altında geniş alanlarda yetiştiriliyor. Bu sebzelerin yanı sıra yeşil
aksamı tüketilen sebzeler de giderek artan bir şekilde yetiştirilmeye
başlanmıştır. 29 Ancak son yıllarda örtü altında meyve ve asma yetiştiriciliği
de yaygınlaşmaya başlamıştır. Yine aynı şekilde mevsimlik, iç mekân, dış mekân
ve kesme çiçek yetiştiriciliği yapılan seralar mevcuttur. Örtü altında
yetiştiriciliği yapılan bitkiler genellikle; Ø Bahçe bitkileri Ø Süs bitkileri grubu
içerisinde yer almaktadır. 2.4. Örtü Altında Yetiştiriciliğinin Avantaj ve
Dezavantajları Ülkemizde örtü altı yetiştiriciliği 1940'lı yıllarda Antalya'da
başlamış ve bugün kıyılarımız boyunca yaygınlık kazanmıştır. İlk yıllarda yavaş
gelişmesine rağmen büyük tüketim merkezlerine kolay ve çabuk ulaşımın
sağlanması ve örtü materyali olarak plastiğin kullanılması ile hızlanan örtü
altı üretimimiz en yüksek düzeye ulaşmıştır. Öte yandan kıyılardan uzaklaştıkça
iklimi uygun yörelerimizde örtü altı tarımı doğanın sağladığı avantajlar ile
gün geçtikçe kendini gösteren daha bilinçli bir tarımsal işletmecilik hâline
gelmektedir. Ülkemizde örtü altı yetiştiriciliğinin önemi artık iyice
anlaşılmaktadır. Örtü altı yetiştiriciliği birçok bölgemizde yoğun olarak
yapılmakta ve hızla yayılmaktadır. Her bitkinin iklim, toprak, besin maddesi,
su gibi istekleri birbirinden farklı olduğu için bütün yıl boyunca her bitkinin
tarlada açık alanlarda yetiştirilmesi mümkün değildir. Yılın her mevsiminde
taze meyve ve sebze ancak örtü altı sistemleri yapılarak sağlanabilir.
Ülkemizde kırsal kesimde nüfusun tutulamamasının en önemli sorunlarından biri
toprak ve sermaye büyüklüğünün yetersiz olmasıdır. Nüfusun hızlı artması sonucu
gittikçe parçalanan arazi, her geçen gün küçük alanlardan daha fazla
yararlanmayı gerektirmektedir. Bu nedenle seracılığın yaygınlaşması ülkemizde
işsizliği azaltır, daha fazla ürün alınmasını ve nüfusun kırsal kesimde
tutulmasını sağlar. Örtü altında yetiştiriciliğin yararları şunlardır: Ø Yetiştirme devresi
uzatılarak, yıl içinde yetiştirilen bitki sayısı artar, aynı yerden bir kaç
ürün alınabilir. Ø
Pazara sürekli mal çıkarma imkânı vardır. Ø
Birim sahadan elde edilen kazanç artar. Ø İş
gücü, sera ile düzenli ve sürekli olarak değerlendirilebilir. Ø Tarımsal işletmelerde işin
az bulunduğu yaz devresinde kullanılan mevsimlik işçiliğe, seracılıkla devam
sağlanabilir. Ø
Birim alandan yüksek verim ve kaliteli ürün alınır. Elde edilen ürünler de
devamlı pazar (iç ve dış pazarda) bulur. Ø
Tesis ve işletmecilik girdileri ile bir kaç sanayiye imkân hazırlar. Seranın
yapımı için gerekli olan çeşitli malların üretimi için yeni sanayi kollarının
doğmasına neden olur. Ø
Sera yetiştiriciliği, zirai olarak kullanılması mümkün bulunmayan sahaları
kullanılabilir hâle getirir. 30 Örtü altında yetiştiriciliğin dezavantajları
şunlardır: Ø İlk
yatırım maliyetleri çok yüksektir. Ø
Sistemin kurulması ve işletilmesi için belli bir bilgi ve sermaye birikimine
ihtiyaç vardır. Ø
Yetiştiricilik sırasında bitki sağlığı için alınacak tedbirlerin daha sıkı ve
etkin bir şekilde kontrolü gerekir. Ø
İklim elemanlarını ( sıcaklık, havalanma ve nem gibi) kontrol etmekte zorluklar
yaşanabilir. Ø Her
bitkinin (buğday, şekerpancarı vb. tarla bitkileri) örtü altında yetiştirilmesi
şansı olmayabilir. Plastik tünellerin tarımda çok fazla kullanılmasının
nedenleri şunlardır: Ø
Plastik tünellerin yapımı için fazla bir sermayeye gereksinim yoktur. Ø Plastik tünellerin yapımı
için yetişmiş kimselere ihtiyaç yoktur. Kolay ve çabuk olarak
kurulabilmektedir. Ø
Işıklanma ve havalandırma plastik seralara göre daha iyi yapılmaktadır. Ø Plastik örtünün iç kısmında
su yoğunlaşması az ve bu nedenle damlamalarda az olmaktadır. Ø Tünel toprağı
hastalandığında toprak ilaçlaması yapılmaksızın tünel kolaylıkla başka yere
taşınabilmektedir. Ayrıca toprakların yorgunluğunda da tünelin başka yere
taşınması kolay olmaktadır. Ø
Tünel yeri istenildiği zaman fide üretim yeri olarak da kullanılabilmektedir.
31 UYGULAMA FAALİYETİ Aşağıdaki işlem basamaklarını takip ederek uygulama
faaliyetini gerçekleştiriniz. İşlem Basamakları Öneriler Ø Örtü altı yetiştiricilik
çeşitlerini tespit ediniz. Ø
Toprak yüzeyini örten örtü sistemleri araştırınız. Ø Bitki üzerini örten örtü
sistemleri araştırınız. Ø Cam
seraların özelliklerini öğreniniz. Ø
Sera içi iklim değerlerini öğreniniz. Ø
Sera içi sıcaklık şartlarını tespit ediniz. Ø
Sera içi ısı şartlarını tespit ediniz. Ø
Sera içi nem şartlarını tespit ediniz. Ø
Sera içi ışıklandırma şartlarını tespit ediniz. Ø Örtü altı yetiştiricilik yapılacak yerin
iklim değerlerini tespit ediniz. Ø
Bölgenin en düşük kış sıcaklığını tespit ediniz. Ø Bölgenin en yüksek sıcaklığını tespit
ediniz. Ø
Yıllık yağış miktarına bakınız. Ø
Sıcaklıkların sürelerini tespit ediniz. Ø
İlkbahar geç donlarının bitiş tarihini öğreniniz. Ø Yetiştirme ortamının fazla
nemli olmasını önleyiniz. Ø
Güneşlenme süresini tespit ediniz. Ø
Rüzgâr şiddetini ve yönünü tespit ediniz. Ø
Bölgenin uzun yıllar sıcaklık ve yağış ortalamalarını tespit ediniz. UYGULAMA
FAALİYETİ 32 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Ø
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız. 1. Örtü
altı ortamında ………………….. taze sebze, çiçek hatta bazı meyvelerin
yetiştirilmeleri mümkündür. 2. Sera işletmeciliğinde amaç; elverişsiz dış
şartların etkin olduğu dönemlerde pazara …………… ve ………………. ürünün
gönderilebilmesidir. 3. …………….sebzecilik, iklime bağlı kalınarak sebze üretilen
yörelerde pazara ilk veya son ürünü çıkarmaktır. 4. Malç plastikler ortalama
………. yıl kullanılabilmektedir. 5. Yerden orta yüksekliği …………cm arasında
olanlara alçak plastik tünel denir. 6. Büyük seralar, genişlikleri 10 m’nin
üzerinde, uzunlukları ………. m ve taban alanı …………..m²den büyük olan seralardır.
DEĞERLENDİRME Cevaplarınızı cevap anahtarıyla karşılaştırınız. Yanlış cevap
verdiğiniz ya da cevap verirken tereddüt ettiğiniz sorularla ilgili konuları
faaliyete geri dönerek tekrarlayınız. Cevaplarınızın tümü doğru ise bir sonraki
öğrenme faaliyetine geçiniz. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 33 ÖĞRENME FAALİYETİ–3
Bitki türüne göre alternatif yetiştiricilik sistemlerini uygulayabileceksiniz. Ø Bölgenizdeki tarım işletmelerinde
uygulanan alternatif yetiştiricilik sistemlerini araştırınız. Ø Topraksız tarımda tarımı
yapılan bitkileri araştırınız. Ø
Topraksız tarımda kullanılan materyallerde aranılan özellikleri araştırınız. Ø Topraksız tarım
uygulamaları hakkında bilgi alınız. Ø
Normal tarım ile topraksız tarım uygulamalarını karşılaştırınız. Ø Elde ettiğiniz bilgileri
arkadaşlarınızla paylaşınız. 3. ALTERNATİF YETİŞTİRİCİLİK SİSTEMLERİ 3.1.
Topraksız Yetiştiriciliğin Tanımı İçerisinde toprak bulunmayan her türlü
yetiştirme ortamında bitki yetiştirilmesine genel anlamda topraksız tarım adı
verilir. Bu yetiştirme tekniğinde bitki yetiştirme ortamı olarak yalnızca besin
çözeltileri kullanıldığı gibi çeşitli organik ve inorganik katı materyallerden
de yararlanılır. Resim 3.1: Topraksız tarımın seradaki uygulaması Ülkemizde
topraksız tarım konusuna ilgi duyan araştırma kurumu ve araştırıcı sayısı her
geçen gün artmaktadır. Seracılığın yoğun olarak yapıldığı yerlerde, topraktan
ÖĞRENME FAALİYETİ–3 ARAŞTIRMA ÖĞRENME KAZANIMI 34 kaynaklanan sorunların
giderek artması ve topraksız yöntemin çözüm olacağı düşüncesi, topraksız tarımı
cazip hâle getirmektedir. Topraksız tarım; her türlü tarımsal üretimin durgun
veya akan besin eriyiklerinde, sis şeklinde verilmiş besin eriyiğinde veya besin
eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesidir. Topraksız
tarımın amacı; bitkilerin gelişmesini besin solüsyonu yardımıyla sağlamak,
bitkilerin besin maddesi ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak
ve bunu en ekonomik bir şekilde gerçekleştirmektir. Topraksız tarım aslında
örtü altı (özellikle seralarda) yetiştiricilikte uygulanan ancak son zamanlarda
açıkta da kullanılmaya başlanan bir yetiştiricilik yöntemidir. Araştırmalar,
topraksız ortamda yetiştirilen domates meyvelerinin en az toprakta
yetiştirilenler kadar kaliteli olduğunu göstermiştir. Bu sistemin yerleştirilip
yaygınlaştırılması ile tarıma elverişli olmayan taşlık, kayalık, tuzlu ve çorak
alanlar ile taban suyu yüksek olan bölgelerde de başarılı seracılık yapılabilecektir.
Topraksız kültür kullanılarak değişik ürünler yetiştirilebilir. Bununla
birlikte pazar değeri yüksek bitkilerin seçilmesinde fayda vardır. Topraksız
tarımı gerektiren nedenleri şöyle sıralayabiliriz: Ø Toprak kaybı Hızlı nüfus
artışında nüfusun besin ihtiyacının karşılanması için tarım yapılacak topraklar
yetersiz kalabilir. Normal tarım topraklarının bulunmadığı, çöllerin hâkim
olduğu ülkelerde ve ülkemizdeki meyilli-taşlı arazilerde teraslama yaparak
taşıma toprakla tarım yapmaya çalışılan yerler vardır. Erozyon, çoraklaşma,
tarım topraklarının yerleşim ve turizm alanlarına ayrılması toprak kaybını daha
da artırmaktadır. Ø
Toprak yorgunluğu Seralarda aynı ürünün arka arkaya uzun yıllar yetiştirilmesi
toprak yorgunluğuna neden olmaktadır. Bu da toprak verimliliğini düşürmektedir.
Toprak yorgunluğuna çözüm toprak değişimi ve yetiştirilecek üründe değişiklik
yaparak ekim nöbeti uygulamaktır. Ancak bu tür uygulamalar üreticiler için
fazla pratik olmadığı gibi fazla ekonomik de değildir. Üstelik modern tarımda
alınan tüm önlemlere rağmen verim ve kalitede istenilen boyutlarda artışlar
sağlanamamıştır. Ø
Hastalık, zararlı ve yabancı ot sorunu Yoğun tarımın yapıldığı ve sürekli aynı
ürünün yetiştirildiği yerlerde bağışıklık kazanan hastalık, zararlı ve yabancı
otlar büyük sorun olmaktadır. Modern tarımda ilaçlı mücadele yapılarak sorun
ortadan kaldırılmaya çalışılsa da tam bir kontrol sağlanamamaktadır. 35 Ø Aşırı gübre ve su tüketimi
Topraklı tarım yapılan alanlarda ve özellikle seralarda bitkilerden daha çok
verim ve kalite elde etmek için aşırı gübre kullanılmaktadır. Bu durum ileride
gübre açığına ve çevrede kirletici etkilere neden olmaktadır. Topraklı tarım
yapılan alanlarda, verilen suyun bitkilerce kullanılan miktarını saptamakta
güçlükler çekilmektedir. Suyun toprağın derinliklerine sızması, toprak ve
bitkiden buharlaşma ile kaybolması sonucu bitkileri sulamak için kullanılan su
tüketimi topraksız tarımda kullanılanın 4–5 katı olabilmektedir. Ø Enerji ve iş gücü tasarrufu
Topraklı tarımdaki tüm kültürel uygulamalar için iş gücü gereklidir. Toprağın
işlenmesi, ekim dikime hazırlanması, çapalanması, sulamaya elverişli hâle
getirilmesi, sterilizasyonu, bitkilerin gübrelenmesi, yabancı ot kontrolü gibi
işlemler nedeniyle iş gücü ihtiyacı oldukça fazladır. Başta traktör ve bağlantı
ekipmanları olmak üzere birçok alet ve ekipmanın çalıştırılması için bir hayli
enerjiye ihtiyaç bulunmaktadır. Topraksız tarımda ideal bir yetiştirme
ortamında bulunması gereken özellikler şunlardır: · Bitkinin kök sistemi için
yeteri kadar havalanma sağlanmalıdır. ·
Yeterli su tutma kapasitesine sahip olmalıdır. · Strüktür özelliğini uzun süre
koruyabilmelidir. ·
Yabancı ot tohumu, hastalık ve zararlılardan arındırılmış olmalıdır. · Bitkilere zehir etkisi
yapacak herhangi bir madde içermemelidir. ·
Bitkilere destek ve kararlılık sağlamalıdır. · Temini kolay ve maliyeti ucuz olmalıdır.
3.1.1. Topraksız Yetiştiriciliğin Sınıflandırılması 3.2.1.1. Sıvı ( Agregat
Olmayan) Yetiştiricilik Sistemleri Bitkilerin büyüme sürecinde herhangi katı
bir ortam içermeyen yapılarda özel besin çözeltilerinde veya bu besin
çözeltilerinin belli aralıklarla bitki köklerine püskürtülmesi ile
yetiştirilmesi yöntemidir. Şekil 3.1: Sıvı yetiştiricilik sistemleri 36
Hidroponik (solüsyon) sistemler açık ve kapalı sistemler olarak
adlandırılabilir. Açık sistemde besin çözeltisi bitki köklerine bir kez verilir
ve yeniden kullanılmaz. Kapalı sistemde ise fazla çözelti yeniden toplanır ve
dolaştırılır. Ø
Besleyici Film Tekniği (NFT) Bu teknikte besin çözeltisinin 0,5 mm ince bir
film şeklinde ve belirli bir debi ile akacağı bir kanal bulunmaktadır. Bitki
kökleri bu kanaldaki besin çözeltisine doğrudan temas etmektedir. Sistemin
temel bileşenleri plastik borular ve tanktaki dalgıç pompadır. Kanallar
genellikle mat plastik film veya plastik borulardan oluşmaktadır. Yetişme kabı
olarak kullanılan olukların içinden bir besin eriyiği ince bir tabaka hâlinde
geçer. Kaplarda yerleştirilen bitkilerin kökleri besin eriyiği ile temas
ettirilerek beslenmeleri sağlanır. Böylece kökler hem beslenebilmekte ve su
alabilmekte hem de yeterli havalanma olanağı bulmaktadır. Oluklardan geçen
eriyik daha sonra tankta toplanıp yeniden kullanılmaktadır. Böylece su ve besin
maddesi kayıpları da en aza indirgenir. Bu yöntem, topraksız kültürün en
gelişmiş tekniğidir. Tümüyle otomatik çalışan bir sisteme ve düzenlemeye gerek
gösterir. Resim 3.2: NFT’nin şematik olarak gösterilmesi 37 Resim 3.3:
Besleyici film tekniği Ø
Modifiye NFT Bitki köklerinin, değişik kanallar içerisinden sürekli veya aralıklı
olarak birkaç mm'den 4-5 cm'ye kadar derinlikteki besin eriyikleri içerisinde
tutularak beslendiği sistemdir. Sistemde bitkilere verilen besin eriyiği eğimli
bir kanaldan geçirilerek besin tanklarında depolanır. Analiz sonuçlarına göre
eksiklikleri tamamlandıktan sonra tekrar ortama motorlar aracılığı ile
pompalanır. Resim 3.4: Borulu sistemler 38 Resim 3.5: Borulu sistemin
uygulanışı Resim 3.6: Sera sıcaklığına göre hareketli bantlar Ø Aeroponik (Akan Su Kültürü)
Bitkilerin köklerine besin eriyiklerinin sürekli veya aralıklı olarak sis veya
buhar hâlinde püskürtülmesi şeklinde uygulanan yöntemdir. Diğer sistemlere göre
su ve gübre tasarrufu sağlayan bu sistemde besin çözeltisini atmaya yarayan
başlıklar ve sistemi basınçlı bir şekilde çalıştıran motor düzeneği
bulunmaktadır. Resim 3.7: Akan su kültürü Bu sistem genellikle seralarda
uygulanmaktadır. Daha çok marul, ıspanak gibi kısa boylu ve yapraklı sebzeler
için uygundur. Diğer tekniklerde olduğu gibi hava, su, besin maddesi ve ışık
bitkinin dört ana ihtiyacıdır. 39 3.1.2.2. Agregat (Katı) Yetiştiricilik
Sistemleri Topraksız yetiştiriciliğin bu sisteminde gerekli olan katı veya sert
ortam, lokal olarak elde edilen materyallerden oluşur. Seçilen ortam
materyallerinin esnek, gevrek, su ve hava tutma kapasitesi iyi ve kolaylıkla
drene edilen özellikleri olmalıdır. Bu özelliklere ek olarak toksik
maddelerden, hastalık ve zararlılardan oluşan mikroorganizmalardan arındırılmış
olmaları gerekir. Resim 3.8: Agregat hidroponik sistemde yetiştirilen bitki Bu
yöntemde bitkiler; torba, tekne, saksı, viyol ve benzer biçimlerde kaplara
doldurulan organik veya inorganik yapılı materyallere ekilerek veya dikilerek
yetiştirilir. Besin çözeltisi belli aralıklarla damlama sulama veya yağmurlama
sulama ile bu ortama verilir. Bitkiler su/besin maddelerini bu materyallerden
alır. Besin çözeltilerinin pH’ı ve elektriksel iletkenlikleri (EC) bitkilerin
optimum isteklerine göre düzenlenmelidir. Tüm bunları sağlamak için çözeltiler
özel tanklarda hazırlanır. Daha sonra sisteme bağlanarak bitkilere verilir.
Resim 3.9: Katı yetiştiricilik sistemleri 40 Resim 3.10: Yetiştirme ortamından
genel görünüş Yöntemin avantajlarını şöyle sıralayabiliriz: Ø Bitkinin kök bölgesine
yeteri kadar nem ve hava sağlar. Topraklı yetiştiricilikte olduğu gibi bir
sıkışma söz konusu değildir. Dolayısıyla toprak işleme ve çapalama sorunu
ortadan kalkar. Ø
Toprakta bulunan ve toprakla taşınan yabancı ot tohumları bu yöntemde sorun
oluşturmaz. Rüzgârla taşınan ot tohumlarının ise kontrolü mümkündür. Yabancı ot
mücadelesine büyük ölçüde gerek kalmaz. Ø
Bitkilerin besin maddesi ihtiyacı su ile birlikte karşılanır. Ayrıca
gübrelemeye gerek kalmaz. Besin maddesi ve gübre kayıpları en aza iner. Ø Bütün bitkilere eşit
miktarda ve dengeli su ve besin verilir. Böylece daha homojen ürün elde
edilebilir. Ø Su
ekonomisi sağlar. Dengeli sulama ve beslemeyle verimde ve kalitede artış
sağlanır. Ø
Sterilizasyonu daha kolaydır. Ø
Bitkisel üretimi, bitki yetiştirmeye uygun olmayan, tuzlu, taşlı, çöl ve sığ alanlara
da kaydırma imkânı vardır. Ø
Besin maddelerinin dozları ayarlanarak bitkilerin vegetatif veya generatif
devrede tutulmaları sağlanabilir. Ø
Bitkiler için su stresi problemi yoktur. Ø
Topraksız kültür yetiştiriciliği otomasyona uygundur. Sulama ve gübreleme
otomatize edilerek iş gücünden ekonomi sağlanır. Ø Topraksız kültür yetiştiriciliğinde kök
ortamının pH, tuzluluk, besin maddesi ve hava/su oranı dengeli bir şekilde
ayarlanabilir. Yöntemin dezavantajlarını ise şöyle sıralayabiliriz: Ø Sistemi çalıştırmak için
gerekli malzemelerin satın alınması ve kurulması pahalı olduğundan ilk maliyeti
yüksektir. Ø
Zaman zaman bitki beslenme sorunları ile karşı karşıya kalınabilir. Yöntemin
sağlıklı çalıştırılabilmesi için bilgi birikimine sahip kalifiye elemana
ihtiyaç vardır. 41 Ø
Düzenli ve kesintisiz elektrik sistemine ihtiyaç vardır. Elektrik sistemindeki
kesintilerde özellikle NFT sisteminde çok önemli sorunlar ortaya çıkabilir. Ø Sonbahar ve ilkbahar
devrelerinde, sıcak mevsimlerde kök bölgesi sıcaklığı yükselebilir. Bunu
engelleyecek önlemler almak gerekir. Ø
Temiz bir çalışma gerektirir. Özen gösterilmezse bazı kök hastalıklarının
ortaya çıkması durumunda bunlar, besin çözeltisi ile hızla diğer bitkilere de
yayılabilir. Ø
Kanal (Yatak) kültürü Yetiştirilecek bitki türüne göre kanal kültürü
hazırlanır. Kanallar 15–20 cm derinlik, 30–120 cm genişlik, % 1–1,5 eğiminde ve
sera boyuna göre değişen uzunluktadır. Genellikle tek sıra bitki dikimi
yapılır. Ancak yatak genişliği uzun olursa çift sıra hâlinde bitki dikimi
yapılmalıdır. Yere yatay veya tavana asılı dikey olarak yerleştirilebilir.
Resim 3.11: Kanal (yatak) kültürü Resim 3.12: Değişik kanal (yatak) kültürü
uygulamaları Bu yetiştiricilik sisteminde yetiştirme ortamı olarak torf, talaş,
Hindistan cevizi tozu, kum veya çakıl, peat, perlit gibi materyaller veya
bunların karışımları kullanır. Bitkiler bu yapılar içerisine doldurulmuş katı
ortamlar kullanılarak damla sulama ile su ve gübre verilmesi ile üretilir. 42
Resim 3.13: Bitkilerin desteklenmesi Ø
Torba Kültürü Bu sistemde bitkiler herhangi bir materyal ile doldurulmuş
torbalara yerleştirilir. Torba kültüründe kullanılan torbalar değişik büyüklük
ve renklerde olabilir. Ancak daha çok iç kısmı siyah, dış kısmı beyaz torbalar
tavsiye edilir. Şekil 3.2: Torba kültürünün şematik görünümü Bu yöntemde
bitkilere besin çözeltisi damla sulama yöntemi ile verilir. Burada dikkat
edilmesi gereken konu, torbaların yan kısımlarına drenaj delikleri açılmasıdır.
43 Resim 3.14: Torba kültüründe damlama sulama sistemi Torba kültürü, yatay ve
dikey torba kültürü olmak üzere kendi arasında ikiye ayrılır: Ø Dikey (Asılı) Torba Kültürü
Bu teknikte yaklaşık 1 m uzunluğunda, silindir şeklinde, dış kısmı beyaz, iç
kısmı siyah, UV katkılı, kalın PE torbalar kullanılır. Hazırlanan torbalar,
besin çözeltisi toplayan kanallar üzerindeki desteklere dikey olarak asılır. Bu
nedenle de bu tekniğe dikey torba tekniği adı verilmiştir. Resim 3.15: Dikey
torba kültürü 44 Resim 3.16: Dikey torba tekniği Ø Yatay Torba Kültürü Bu teknikte 1–1,5 m
uzunluğunda, dış kısmı beyaz, iç kısmı siyah UV katkılı, polietilen torbalar
kullanılır. Torbalar 6 cm yükseklikte ve 18 cm genişliğindedir. Torbalara
hazırlanan karışımlar doldurulduktan sonra zemin üzerinde yatay olarak uç uca
yerleştirilir. Torbalar, aralarında yürüme boşlukları olması için aralıklı
dizilir. Resim 3.17: Yatay torba tekniği 45 Resim 3.18: Değişik yatay torba
tekniği uygulama alanları Ø
Kaya Yünü Kültürü Kaya yünü, bazaltik kayaların eritilmesi, eriğin liflere
dönüştürülmesi ile üretilir. Lifler eritildikten sonra ortama yapıştırıcı
eklenip sıkıştırılarak geniş bloklar hâlinde kurutulur. Geniş bloklar, küçük
bloklara bölünerek çoğaltma blokları oluşturulur. Resim 3.19: Kaya yünü kültürü
Resim 3.20: Kaya yünü blokları Kaya yünü sisteminin kuruluşu oldukça basit ve
ucuzdur. Bu sistemde her bitkiye bir damlatıcı ve kapasitesi 2 litre/saat olan
damla sulama sistemi kullanılır. Besinler 2 başlı enjektör ve besin konsantresi
tankı kullanılarak verilir. 46 Resim 3.21: Kaya yünü ile üretim Ø Kum Kültürü Kum kültürü,
saf su yerine temiz dere kumu kullanılarak aynı şekilde makro ve mikro
elementlerin solüsyon şeklinde verilmesi ile yapılan yetiştirme tekniğidir. Saf
kum, kanal veya hendek kültüründe kullanılır. Çöl bölgelerinde seranın
tabanının polietilen bir örtü ile kaplanması uygun ve ucuz bir yöntemdir. Bu
işlemden sonra delikli borular yerleştirilir ve üzerine 30 cm yüksekliğinde kum
ilave edilir. Eğer kum, yüzeysel uygulanılacaksa ortamdaki nem üniform
dağılamayacağından bitki kökleri drenaj borularına doğru gelişir. Bitki
yetiştiriciliğinde kullanılan bölgeler düzeltilerek hafifçe eğim verilmelidir.
Bundan sonra besin çözeltisini dağıtan borular uygun şekilde
yerleştirilmelidir. Resim 3.22: Kum kültürü Ø
Perlit Kültürü Perlit, fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle köklendirme
ve topraksız yetiştiricilikte tek başına yetiştirme ortamı olarak kullanılır.
Aynı zamanda diğer materyallerle karıştırılarak da kullanılır. 47 Perlitin
kullanıldığı topraksız yetiştiricilik sistemleri yatak sistemi, torba kültürü,
kanal rezervuar yöntemi ve dikey yatay torba kültürüdür. 3.1.2. Topraksız
Yetiştiriciliğin Avantaj ve Dezavantajları Topraklı yapılan yetiştiricilikte en
önemli avantaj yetiştirme ortamının azot, fosfor, potasyum ve diğer mikro
elementleri içermesidir. Ancak sıvı gübreleme yapılan ortamlar için bu özellik
avantaj sayılamaz. Toprak içeren yetiştirme ortamlarının olumsuz yönleri
şunlardır: Ø
Toprağın istenilen miktarda ve özellikte sürekli olarak bulunması zordur. Ø Çeşitli hastalık, zararlı
ve yabancı otlarla bulaşık olabileceğinden sterilizasyon yapılmadan
kullanılmaz. Sterilizasyon, maliyet açısından pahalı ve oldukça zahmetli bir
iştir. Ø
Toprak içeren karışımlar daha ağır ve masraflıdır. Bunun yanında topraksız
yetiştirme ortamlarının avantajları ise şunlardır: Ø Yetiştirme ortamlarında
kullanılan çeşitli materyaller homojen olarak sağlanabilir. Ø Yetiştirme ortamı olarak
kullanılacak pek çok materyal (perlit, vermikülüt vb.) sterilizasyona gerek
göstermez. Ø
Yetiştirme ortamları genellikle daha hafif ve taşınmaları kolaydır. Ø Karışıma katılan
materyallerin besin maddesi içeriği düşüktür. Böylece beslenme programlarının
daha kolay düzenlenmesine olanak sağlar. Ø
Topraksız yetiştirme ortamının en önemli dezavantajı sıvı gübreye fazla
bağımlılık göstermesi ve tamponluk kapasitesinin yetersiz oluşudur. Bu nedenle
yetiştirme ortamının dikkatli ve sürekli kontrol edilmesi gerekir. Kök
ortamının pH, tuzluluk ve besin maddesi dengesi çabuk bozulur. Bunların
kontrolü bilgi birikimi ve deneyim gerektirir. 3.2. Organik Yetiştiriciliğin
Tanımı ve Amacı Geleneksel tarım ve organik tarımın karşılaştırılmasıyla dünya
nüfusunun hızla artması ve buna bağlı oluşan gıda ihtiyacının karşılanması
insanları tarımsal üretimde birim alandan en kısa sürede mümkün olan en yüksek
verimi elde etmeye yöneltmiştir. Geleneksel tarım modelinin yoğun uygulandığı
son 30-40 yılda tarımsal ekosisteme dışarıdan dâhil edilen unsurların (gübre,
pestisit, enerji kaynakları, su) bilinçsiz ve aşırı tüketimi, bitkisel üretimde
verim artışını getirmiştir. Ancak beraberinde ekolojik, ekonomik ve sosyal
çevre sorunlarına da yol açmıştır. Bugün konvansiyonel (organik tarım metodu
dışındaki tüm geleneksel metotlar) tarımda üretim artışına yönelik çabalar,
doğal dengenin bozulmasına, çevre kirliliğine ve besin zinciriyle tüm canlılara
ulaşabilen zararlı maddelerle insan, bitki ve hayvanlarda hayati tehlikeye ve
genetik erozyona yol açmıştır. Bu olumsuz koşullar karşısında bilinçlenerek
örgütlenen üretici ve tüketiciler, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik dengenin
devamını sağlayan, kirlilik yaratmayan ve canlılarda toksik etki göstermeyen
tarımsal ürünleri üretmeye ve tüketmeye yönelmiştir. Bu çerçevede konvansiyonel
tarıma alternatif olarak organik tarım sistemi geliştirilmiştir. 48 Organik
tarım ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi
yeniden kurmaya yönelik olarak insana ve çevreye dost üretim sistemlerini
içerir. Esas itibari ile sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral
gübrelerin kullanımını yasaklayan, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti,
doğayı koruma ve bitkilerin direncini artırma uygulamalarını esas alır. Doğal
düşmanlardan faydalanmayı gerektiren bütün bu uygulamaların kapalı bir sistemde
oluşturulmasını zorunlu kılar. Üretimde sadece miktar artışını değil aynı
zamanda da ürün kalitesinin yükselmesini amaçlayan alternatif bir tarımsal
üretim şeklidir. Organik tarım; yanlış uygulamalar sonucu bozulan doğal yaşam
dengesinin, üretimde yer alan bitki, hayvan ve insan ile birlikte toprak, su ve
diğer çevresel faktörlerin tümünün ele alınarak planlanması, doğal kaynaklar
kullanılarak dengenin yeniden tesisini amaçlayan üretim tekniğidir. Organik
tarım; bir ürünün ekim veya dikiminden sonra hiçbir uygulama yapılmadan kendi
hâline terk edilmesi demek değildir. Aksine dikkat, bilgi, özveri gerektiren;
geleceğin ihtiyaçlarına yönelik görüşlere dayanan; her aşaması kontrollü ve
sertifikalı üretime dayanan bir modeldir. Finansal israfın düşürülmesi, gelir
güvenliği ve artan geri dönüşüm bakımından da ekolojik tarımın önemi büyüktür.
Konvansiyonel tarımda; kullanılan enerji, sentetik kimyasallar, bitki gelişim
düzenleyiciler, su ve üretim materyallerinin maliyetleri yükselmektedir. Oysa
organik tarımla enerji, su, işçilik ve diğer girdilerden tasarruf sağlanmakta,
kaliteli ve albenisi yüksek ürünler, tüketiciler tarafından tercih
edilmektedir. Organik yetiştiricilik sözleşmeli modele dayalı yapıldığından ve
pazar sorunu yaşanmadığından gelir güvenliği sağlamaktadır. Biyolojik
çeşitliliğin ve toprak verimliliğinin korunması, bitki hastalıklarının ve
zararlıların azalması, artan çeşit sayısı, yüksek besin kalitesi, dengeli ve
kendine yeten üretim sistemi organik yetiştiriciliğin geri dönüşümdeki
etkilerini göstermektedir. Konvansiyonel tarımda ürün kalitesinin ikinci plana
atılması, ekonomik üretim yapmak için mekanizasyonun artırılması ve özellikle
bilinçsiz uygulamalar toprağın canlı tabakasını yok etmiştir. Toprakta oluşan
sert tabakalar, sıkışmalar yaparak bitkilerin gelişimini sınırlandırmış ve
erozyonu teşvik etmiştir. Verim artışı sağlanırken ekolojik denge bozulmuş, iyi
tarım toprakları elden çıkmış veya fakirleşmiştir. Toprakta kaybolan besin
maddelerinin telafisi çok güçleşmiş veya pahalıya mal olmaya başlamıştır. Etkin
bir ekim nöbeti ve sulama tekniğinin toprak korunmasında rol oynamasının
yanında verim ve kalite artışında da önemli rol oynamaktadır. Konvansiyonel
tarımda verim artışı kimyasal ilaç ve gübre kullanımı ile sınırlı kalmamış,
bitki gelişim düzenleyiciler (hormonlar) ve transgenik ürünlerin denetimsiz ve
bilinçsiz kullanımı hızla üretim alanlarında yer almıştır. Özellikle bitki
gelişim düzenleyicilerin kullanımında dikkat edilmemesi hâlinde, bitkilerde
oluşturdukları kalıntılar besin zinciri yoluyla insan sağlığında son derece
büyük tehlikelere yol açmaktadır. Transgenik ürünlerin ve bitki gelişim
düzenleyicilerin, insan ve diğer canlılar üzerindeki olumsuz etkilerinin
ortadan kaldırılmasını hedefleyen organik tarım, ayrıca genetik kaynak erozyonu
ve biyolojik çeşitliliği korumaktadır. 49 Yukarıdaki tanımı kısaca özetlersek
“organik tarım”, tarımsal üretim şeklinin yeniden düzenlenmesidir. Bu
düzenleme, ulusal ya da uluslararası yasalar kapsamında belirli standartlara
sahiptir. Sertifika ve kontrol gerektirir. Bu standartlara uygun üretim şekli ve
ürün, organik tarım sertifikası alır. Bu düzenlemenin hedefi; Ø Doğayı ve tarımsal üretimin
ham maddelerini korumak, Ø
İnsan ve hayvan sağlığını korumak, Ø
Üretimin devamlılığını sağlamak, Ø
Daha temiz ve çevreci ürünler üretmektir. Resim 1.1: Organik üretilmiş meyveler
Organik tarım konusunda en büyük otorite olan Uluslararası Organik Tarım
Federasyonu (IFOAM) her yıl yeni ilavelerle organik tarım yönetmeliğini
genişletmektedir. Bu süreçte oluşan ve temel kabul edilen kurallar şunlardır: Ø Toprak içinde yaşayan
toprak canlılarının hayatiyeti devam ettirilecektir (toprak işleme, tohum
yatağı hazırlama). Ø
Bitkinin topraktan aldığı besin maddeleri dengeli olarak toprağa doğal
uygulamalar ile verilecektir (bitki besleme, yeşil gübreleme, kompost vb.). Ø Bitki besleme amacıyla
toprağa verilen maddelerin üretim ve tüketim süreçlerinde bitki, hayvan ve
insan sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olmayacaktır. Ø Kullanılma mecburiyeti olan
tarımsal savaş preparatları doğal preparatlar olacak ve kullanıldığında
zararlılar dışındaki canlılar üzerinde olumsuz etkisi olmayacaktır. Ø Organik tarım işletmesinin
sahibi ve çalışanlarının hakları ve kazançları, asgari düzeyde insan hakları ve
yaşam standardından aşağı düzeyde olmayacaktır. Ø Organik olarak üretilen ürünlerin, sertifika
ve etiketi olacaktır. 50 Resim 1.2: Organik gübre Ekolojik tarımda ise ürün ek
bir uygulama yapılmaksızın doğal koşullarda üretme ve ürünleri toplama şeklinde
algılanabilir. Bu nitelikli üretimlerin ürünü organik besin veya organik
yemdir. Ancak bu ürünlerin saklanmasının (muhafaza) da bu yönteme uygun şart ve
yöntemlerde yapılması gerekir. Organik tarımda her şey doğaldır. Ortamın
ekolojik koşulları çok iyi incelenerek en uygun tür ve yetiştirme tekniği
uygulanır. Ürünler doğal kükürt, bakır veya bazı bitki özleriyle veya
zararlılara karşı kurulan tuzaklarla korunur. Antibiyotik veya hayvanlarda kısa
sürede kilo almayı sağlayan östrojen türü hormonların kullanımına ve sentetik
gübrelere izin verilmez. Bütün üretim kademeleri yani üretimden tüketiciye ulaşıncaya
kadarki tüm aşamalar Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş
bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenir ve sertifikalandırılır. Organik
tarımın amaçları şunlardır: Ø
Toprağın biyolojik ve mineral yapısını korumak, Ø Toprağın içindeki biyolojik yaşam dengesini
yeniden tesis etmek, Ø
Eksilen toprak organik maddesini (humus) yeniden kazandırmak, Ø Uzun dönemde verimliliği
korumak ve geliştirmek, Ø
Doğal flora ve faunanın korunmasını sağlayarak genetik çeşitliliği devam
ettirmek, Ø
İnsanoğlunun uygulamalarıyla bozulan ‘toprak-bitki-hayvan’ etkenlerinin
ekolojik ilişkilerini güçlendirmek, Ø
Tarımsal kökenli kirliliği önleyerek iklim değişikliğinin ve olumsuz sera
etkisinin azaltılmasına katkıda bulunmak, Ø
Sentetik kimyasal yapılı girdilerin toprakta yaşayan canlıların sağlığı
üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak veya azaltmak, Ø Yöresel kaynakları iyi ve
planlı kullanarak az ama yüksek kalitede üretim yapmak, Ø Bitkisel ve hayvansal
üretimi birlikte planlayıp, karşılıklı girdilerle üretimlerde karşılıklı
desteği sağlamak, 51 Ø
Tarımsal üretimde sosyal ve ekonomik boyutu birlikte düşünmek, Ø Güvenli bir çevrede çalışma
imkânı ile yeterli gelir sağlamaktır. Tarım; kısaca bitkisel ve hayvansal
kökenli (yani organik) ürünleri üretme ve değerlendirme bilim ve tekniğidir.
Kullanılan canlılar biyolojik olup üretim ekolojik koşullarda yapılır. Bu
bakımdan tarım, ürünü yönünden hem organik hem de biyolojik olup işlemleri de
ekolojik koşullarda gerçekleştirilen bir faaliyettir. Bu faaliyetin kendine
göre uygulamalardan doğabilecek avantaj ve dezavantajları vardır. Organik
tarımın avantajları şunlardır: Ø
Üretici geliri, ürüne bağlı olarak artar ( beklenti %10 artış civarındadır.). Ø Fiyatı hızla artan kimyasal
gübre, pestisit ve enerji girdilerinden tasarruf edilir. Ø Sözleşmeli tarımla
üreticinin tüm ürününün alınması garanti edilir. Ø Ekolojik ürünlerin ihraç fiyatı diğer
ürünlerden % 10-20 oranında daha fazladır. Ø
Ekolojik ürünlerin ihracatı ile tarım ürünleri için ilave bir kapasite
oluşturulur. İhraç edilen her ürünle daha önce ulaşılamayan tüketici kitlesine
erişilir. Ø
Özel bilgi isteyen ekolojik tarım modeli tarım ile uğraşanlar için yeni çalışma
alanları yaratır. Organik tarımın sakıncaları şunlardır: Ø Hızla artıp gençleşen
nüfus, tüketim düzeyinin ve çeşitliliğinin sürekli artması, çevredeki ülkelerin
hemen hepsinin tarımsal ürün talep eden özellikleri sebebiyle organik tarımın
(verimde meydana gelebilecek azalma nedeniyle) kısa vadede gelişmesi zordur. Ø Ekolojik tarım kapalı
sistemle gerçekleşir. Arazilerin çok küçük, parçalı ve birbirine yakın olması
uygulamada sakıncalar yaratır. Bu durum organik üretimi olumsuz yönde etkiler.
Çünkü ekolojik üretim yapan bir işletme çevrede üretim yapan diğer klasik
işletmelerde kullanılan kimyasallardan kolayca etkilenmektedir. Ø Ekolojik tarım sisteminde
yetiştirilen ürünlerin pazarlanması özellikle iç piyasa için yeni ve belirsiz
bir konudur. Ø
Konunun yeni olması nedeniyle tarımsal yayım yetersiz kalabilmekte ve bilgili
eleman temini zorlaşmaktadır. 3.2.1. Organik Tarımın İlkeleri Organik tarımın
başlıca dört temel ilkesi bulunmaktadır. Bunlar: Ø Üretim dönemi içinde sentetik, kimyasal
gübre ve ilaç kullanmadan doğal koşullarda üretim yapmaktır. Ø Genetik değişikliliğe
uğratılmamış tohum kullanmaktır. Ø
Özellikle baklagil bitkilerinin yer aldığı ekim nöbetleri ile toprağın
verimliliğini ve organik madde içeriğini ve canlılığını artırmaktır. 52 Ø Bitki, zararlı ve hastalıklarla
mücadelede kalıcı, doğaya zarar veren ve kimyasal zarar etkisi uzun zaman
kaybolmayan kimyasallar kullanmamaktır. Ø
Kullanılmadığını gösteren ürünün sertifikasyon ve etiketlenmesini yaptırarak
belgelendirmektir. Ø
Küçük tarım işletmelerimizin genel özelliğini yansıtan, dışa bağımlı olmadan
ihtiyaçlarını kendi bünyesinde karşılamak yani kapalı bir sistem uygulamaktır.
Organik tarımda farklı bitkisel ve hayvansal ürünler için farklı üretim
yöntemleri mevcut olup bunların ortak ilkeleri şunlardır: Ø Öncelikle, tarımsal
üretimde, üretim ile ilişkili tüm faktörler ve olaylar bir bütün hâlinde
dikkate alınmalı ve organik üretim yapan tarım işletmesinin kendi kendine
yeterliliği sağlanmalıdır. Bunun için toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki
doğal döngünün doğal kökenli ham maddeler kullanılarak mümkün olduğunca
işletmenin kendi içinden veya yakın çevresinden sağlanmasına gayret
edilmelidir. Ø
Tarımsal üretimle beraber ortaya çıkan ve yakın çevreden temin edilen tüm ham
maddelerin ve diğer işletme girdilerinin çevreyi tehdit eden her türlü etkisi
azaltılmalı veya bunlardan tamamen kaçınmaya çalışılmalıdır. Ø Toprağın iyileştirilmesi ve
içindeki organizmaların korunması, beslenmesi sağlanmalı; toprak sömürülmemeli;
tersine doğal verimliliği arttırılmalıdır. Bunu sağlamak için münavebe, organik
gübreleme yapılmalı ayrıca uygun toprak işleme yöntemleri kullanılmalıdır.
Örneğin; çiftlik gübresi veya organik atıklar kullanılarak aerobik ortamda
hazırlanan kompost amaca uygun bir şekilde kullanılır. Bundan başka kaya
unları, alg ürünleri, diğer ilave maddeler kullanılabilir ve yeşil gübreleme
yapılabilir. Bu uygulamalarla toprağın biyolojik olayları teşvik edilerek bazı
bitki besinleri dolaylı yoldan hareketli hâle getirilmekte böylece bitkinin
sağlıklı ve dengeli büyümesine ortam sağlanmaktadır. Bitkilerin hastalıklar ve
zararlılara karşı direnci bazı ek desteklemelerle arttırılmalıdır. Örneğin, çok
yıllık bitkilerde, bitki altına veya sıra aralarına yapılacak ekimlerin mevcut
organik ortama uygun ve dengeli karışımlar hâlinde hazırlanıp uygulanması,
yapılacak münavebelerde karışımda baklagil miktarının yüksek tutulması,
bitkisel üretim ve hayvancılığın kombine edilerek yapılması gibi uygulamalarla
bitkilerin direnci arttırılabilir. Bitki tür ve çeşitlerinin (keza hayvanların)
seçiminde, üretim yapılacak yerin organik koşulları ve bu koşullarda
hastalıklara en az seviyede yakalanma olasılıkları dikkate alınmalıdır. Bunun
yanında sağlıklı, dayanıklı tohum, fidan ve hayvan kullanılmalıdır. Organik
tarımda, bitki sağlığı açısından yukarıda adı geçen ve etkileri uzun sürede
görülebilen önlemler yanında, erken uyarı sistemlerinin kullanılması ve faydalı
canlıların teşvik edilmesi de bitki koruma kavramının önemli bir parçasıdır. Bu
konuda zararlılarla mücadelede biyoteknik yöntemler (örneğin Bacillus
thuringiensis preparatları, feromon tuzakları, faydalı akarlar vb.) ve kültürel
önlemler ( örneğin yabancı otların toprak işlemeyle veya yakarak yok edilmesi
vb.) uygulanabilir. Eğer sorun, ürünü tehdit edici boyutlara ulaşırsa o zaman
bitkisel veya mineral kökenli özel maddeler ve preparatlar kullanılabilir. 53
Yukarıda anlatılan, toprak strüktürü iyileştirici ve humus miktarını arttırıcı
önlemlerle beraber toprağı koruyucu, enerji tasarrufu sağlayan, çalışılan yerin
koşullarına uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır. Bunun için toprağın
yapısı ve koşullarına dikkat edilmeli, çizici aletlerle çalışılmalı, pulluk
gibi toprağı devirerek işleyen aletlere mümkün olduğunca az yer verilmeli ve
temel kural olarak gereğinden fazla sayıda toprak işlemeden kaçınılmalıdır.
İşletmedeki hayvanların sağlığının iyi, verimlilik kapasitesinin yüksek ve uzun
ömürlü olması teşvik edilmelidir. Bunun için ağılların usulüne uygun olması,
beslenmenin mümkün olduğunca işletmenin kendi ürünleri ve yem bitkileriyle
sağlanması, yemlere kimyasal maddeler (antibiyotikler, kilo arttırıcı katkı
maddeleri vb.) katılmamalı, uygun ıslah çalışmaları ile istenen gelişmelerin
temin edilmesine çalışılmalıdır. Yetiştirilen hayvan miktarı kullanılan
tarımsal araziye uygun olmalı ve 1 hektar için 1 büyükbaş hayvan
düşünülmelidir. Bununla beraber organik tarım mevcut koşullara göre hiç hayvan
beslemeden de yapılabilmektedir. Bilindiği gibi tarımsal üretimde, verim ve
kalite arasında ters bir orantı mevcuttur. Genel kural olarak ikisi arasında
denge kurulmalıdır. Ancak organik tarımda bu denge oluşturulur iken kalitenin
ürün miktarına göre öncelik aldığı unutulmamalıdır. Organik üretim yapan tarım
işletmesinde başta petrol olmak üzere fosil yakıtlar ve diğer enerji kaynakları
optimum verimi sağlayacak düzeyde azami tasarruf kuralına uyularak
kullanılmalıdır. Enerji kullanımında güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi
doğal enerji kaynakları olabildiğince tercih edilmelidir. Tarım işletmesi çok
yönlü ve çekici bir şekilde düzenlenmelidir (peyzaj düzenlemeleri, meyve
bahçeleri vb.). Bu amaçla dinlendirici etkiye sahip bir mekânın kurulması,
bunun muhafazası ve uzun süreli faydalı üretim esas alınmalıdır. Organik tarım
işletmeleri gelişme olanakları bulunan; üreticiye, çalışanlarına tatmin edici
kazanç ve imkân sağlayabilen yeterlilikte olmalıdır. Organik tarımda kullanımı
yasaklanan bazı maddeler vardır. Bu maddeler: Ø Sentetik kimyasal gübreler ve sentetik
kimyasal ilaçlar, Ø
Depoda koruyuculuğu artıran ve hasattan sonra olgunlaşmayı teşvik eden sentetik
kimyasal maddeler, Ø
Bitki ve hayvan yetiştirmede hormonlar ve büyüme düzenleyici maddelerdir.
Organik tarım hiç ilaç kullanılmadan yapılan bir tarım değildir. Örneğin;
organik tarım yönetmeliğinde de ifade edildiği gibi organik olarak üretilmiş
ürünlerin işlenmesi ve hazırlanması sırasında kullanılabilecek maddeler
yanında, tarımsal üretimde bitki besin maddesi olarak ve hastalık kontrolünde
kullanılabilecek ürünler belirtilmiştir. 54 3.2.1.1. Organik Bitkisel Ürün
Üretim İlkeleri Ø
Uygun yöntemlerle en az (minimum) düzeyde toprak işleme yapılır. Ø Organik kökenli gübreler
kullanılır. Ø
Dayanıklı, sağlıklı tohum, fide ve fidan çeşitleri seçilir. Ø En uygun ekim-dikim
yöntemleri uygulanır. Ø
Bitki korumada organik yöntem ve organik kökenli ilaçlardan yararlanılır. Ø Hasat, depolama, işleme ve
paketlemede organik kökene bağlı kalınır. 3.2.1.2. Organik Hayvansal Ürün
Üretim İlkeleri Ø
Sağlıklı hayvan yetiştirilmesine özen gösterilir. Ø Ahır koşullarında temizlik
ve titizlik esas prensiptir. Ø
Beslemede organik özellikli yemler kullanılır. Ø Damızlık ve ırk seçiminde genleri ile
oynanmış hayvanlara kesinlikle yer verilmez. 3.3. İyi Tarım Uygulamalarının
(İTU) Tanımı ve Amacı Günümüz teknolojisi ve yenilikler her sektörü olduğu gibi
tarım sektörünü de etkilemiş; geleneksel üretim teknikleri yetersiz kalmıştır.
Bu anlamda sanayicilerin tarıma olan ilgisi artmış, artık sermaye hareketi
tarıma doğru kaymaya başlamıştır. Bu yatırımların sonucunda daha büyük ve
standartları yüksek teknolojik üretim alanları kurulmuştur. Gıda üretimi
günümüz dünyasında çok önemli bir stratejiye sahiptir. Dünyanın yarısı açlıkla
mücadele ederken diğer yarısı da ürettiği ve tükettiği gıda maddelerinin
güvenli olmasını istemektedir. Güvenli gıda denildiğinde insan sağlığına
zararlı olmayan, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalıntılar içermeyen,
aynı zamanda izlenebilirliği sağlanmış ürünler akla gelir. Hem üretimi
geliştirmek hem de ürettiğimiz ürünleri doğru pazarlara satabilmek için
üreticilere ve bu ürünleri paketleyen, dağıtan hatta depolayan ve pazarlamasını
yapan kurum ve kuruluşlara çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bugün tüm
dünyada tarımsal ürünlerin izlenebilirliği, gıda güvenliğinin sağlanması
açısından en önemli konu hâline gelmiştir. Bu konuda çok çeşitli çalışmalar
yapılmış ve daha da yapılmaktadır. Artık tüketici, sofrasına gelen gıdanın
üretim sürecini bilmek istemektedir. Tüm bu gerekliliklerden doğan bir kavram
vardır ki son yıllarda tüm tarım ve ihracat sektörünü etkisi altına almıştır.
Bu kavram minimum tarımsal üretim kriterlerini kapsayan iyi tarım
uygulamalarıdır. 55 Avrupa’daki yaş meyve ve sebze pazarının büyük kısmına
hakim olan perakendeciler, tüketicilerine arz ettikleri yaş meyve ve sebze
ürünlerinde, son yıllarda gündeme gelen insan sağlığını tehdit eder nitelikteki
belli bazı riskleri en aza indirgemek amacıyla 1997 yılında EUREP adı altında
bir araya geldiler.1999 yılında bugünkü iyi tarım uygulamalarının temelini
oluşturan EUREPGAP standartlarını oluşturdular. EUREPGAP standardı 2007 yılında
revize edilerek tüm dünya ülkeleri tarafından kabul görmüş ve GLOBALGAP adını
almıştır. Bu protokolle perakendeciler; “raflarına koydukları ürünün
müşterilerine zarar vermeyeceği” konusunda tedarikçilerden ve dolayısı ile
üreticilerden güvence istemektedirler. Türkiye'de de Tarım Bakanlığı bu
gelişmelere kayıtsız kalmayıp aynı esaslara dayanan İyi Tarım Uygulamaları
Yönetmeliği’ni yayınlamıştır. Artık Türkiye’de tarım sektörünü şekillendiren
bir tarımsal standartlar bütünü uygulanmaya başlamış bulunmaktadır. İyi Tarım
Uygulamaları Yönetmeliği ilk olarak 08.09.2004 tarih ve 25577 sayılı Resmi
Gazete’de yayınlanmıştır. İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği daha sonra 7
Aralık 2010 tarihinde revize edilerek daha kapsamlı bir standartlar bütünü hâlini
almıştır. İyi Tarım Uygulamaları; Tehlike Önleme, Tehlike Analizi ( HACCP)
Zararlılarla Entegre Mücadele ( IPM ) ve Entegre Ürün Yetiştiriciliği ( ICM )
ilkelerini baz alarak çiftçilikle ilgili metotların ve teknolojilerin sürekli
gelişmesini destekler. İyi tarım uygulamaları, bitkinin toprağa ekiminden
önceki süreçten işlenmiş nihai ürün sürecine kadar sertifikalandırılmış
tarımsal ürünün tam üretim sürecini kapsar. Ayrıca; gıda güvenliği, hayvan
refahı, çevre koruma ve işçi sağlığı, güvenliği ve refahı konularını da kapsar.
İyi tarım uygulamaları; çevre, insan, havyan sağlığına zarar vermeyen bir
üretimin yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve
sürdürebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılan tarımsal üretim
şeklidir. İyi tarım uygulamaları sertifikasına sahip ürünün, kimyasal,
fiziksel, mikrobiyolojik kalıntılar içermediği, çevreyi kirletmeden ve doğal
dengeye zarar vermeden üretildiği; üretimi sırasında insan, işçi ve diğer
canlıların olumsuz etkilenmediği; üretildiği ve tüketildiği ülkelerin tarımsal
mevzuatına uygun olarak üretildiği anlaşılır. 3.3.1. İyi Tarım Uygulamalarının
Kapsamı Çevre, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen bir tarımsal üretimin
yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve
sürdürebilirlik ile gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla yapılan tarımsal
üretim modeline iyi tarım denir. İyi tarım uygulamaların da insanların
tüketebileceği tüm ürünleri belgelendirmek mümkündür. 56 Amaçlar şunlardır: Ø Çevre, insan ve hayvan
sağlığına zarar vermeyen bir tarımsal üretimin yapılması, Ø Doğal kaynakların
korunması, Ø
Tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik, Ø Gıda güvenliğinin sağlanmasıdır. İyi tarım
uygulamaları sertifikası; Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından
yetkilendirilen kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından verilen bir
sertifikadır. Belgelendirme kapsamı Ø Yaş
Meyve ve Sebze, Ø
Tarla Bitkileri, Ø
Kesme Çiçek ve Süs Bitkileri, Ø
Fide ve Fidancılık, Ø
Çay, Ø
Hayvancılık, Ø Su
ürünleridir. Günümüzde pek çok perakendeci ürün tedarik ettiği üreticilerden
iyi tarım uygulamaları belgesi talep etmeye başlamıştır. Yeni Hal Yasası’nda da
organik tarım ve iyi tarım uygulamaları sertifikalı ürünlere imtiyazlar
tanınmaktadır. İyi tarım uygulamaları bir zorunluluk olmamakla beraber,
pazarlamada rekabet gücünü artıran ve avantaj sağlayan bir sistemdir. Diğer bir
avantajı ise; iyi tarım uygulamaları esaslarına göre üreticilerin cazip
desteklerden yararlanabilmeleridir. 3.3.2. Tarımsal Ürünlerin İzlenebilirliği
Bugün tüm dünyada tarımsal ürünlerin izlenebilirliği, gıda güvenliğinin
sağlanması açısından en önemli konu hâline gelmiştir. Bu konuda çok çeşitli
çalışmalar yapılmış ve hala yapılmaktadır. İyi tarım uygulamaları standardının
en önemli maddesi izlenebilirlik sisteminin kurulmasıdır. İzlenebilirliğin
sağlanmasındaki en önemli rol, bütün üretim proseslerinin kayıtlarının doğru ve
eş zamanlı olarak tutulmasıdır. Üretici ile son tüketici arasında güvenilir bir
network oluşturmak, bilgi akışını kolaylaştırmak gerekmektedir. Üründe
çıkabilecek herhangi bir problemin (ilaç kalıntısı, kalite, fiziksel
problemler) tespit edilmesinden sonra geriye dönük sorgulamalar yapıldığında
ürünün menşei ve kimin ürettiği bilgilerine kısa zamanda ulaşılması ve
problemin kaynağına inilebilmesi hayati öneme sahiptir. 57 Bu sorgulamaların
yapılması ve tek bir noktadan bütün bilgilere ulaşılmasındaki en önemli kaynak
tarımsal bilişimden yararlanmak olacaktır. Kaldı ki bu bilgiler sadece gıda
güvenliği açısından değil aynı zamanda tüketici taleplerini belirleme, üretim
planlaması ve tedariği konusunda da perakende sektörüne yardımcı olacaktır.
Üreten kişi ürettiği üründe bir problem tespit ettiğinde, bu ürünü geri
çağırabilmeli, aynı zamanda ürünü satan da ürünün menşei hatta bu ürünü
paketleyen tesisteki çalışan işçilerin bilgilerine dahi ulaşabilmelidir. Burada
izlenecek olan; üretim noktası, paketleme noktası, lojistik, market ve en son
tüketicidir. İzlenebilirliğin sağlanmasında gerekli azami bilgiler aşağıda
sıralanmıştır. Ø
Üretici İyi tarım uygulamaları kapsamında izlenebilirlik sisteminin ilk adımı
üreticinin tanımlanması amacıyla aşağıdaki bilgiler yer almalıdır. Üretici
adı-soyadı, kimlik numarası, ÇKS kayıt no, adres, tel, tapu parsel numaraları. Ø Üretim alanı ve ürün İyi tarım
uygulamaları kapsamında izlenebilirliğin oluşturulmasında önemli konulardan
birisi öncelikle üretim yapılan alan ve ürünle ilgili tanımlamalardır. Bu
tanımlamada aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır. Ürün cinsi, üretilecek çeşit ismi,
alan büyüklüğü, parsel kodu, üretim kodu, arazinin toprak ve kullanılacak
sulama suyu analiz sonuçları, üretim alanı adresi, danışman ismi, dikim tarihi,
hasat tarihi, hasat miktarı, dikim aralığı, sulama şekli, dekardaki bitki
sayısı, üretim sezonu. Ø
Ürün korumada kullanılan kimyasal mücadele kayıtları Bir üretim alanında
kullanılan kimyasalların en önemlileri, zararlı ve hastalıklarla mücadelede
kullanılan insektisit, fungusit ve herbisitlerdir. Kullanılan her türlü
tarımsal ilaçların kayıtları ( hangi üretim alanına, ne miktarda, ne kadar,
hangi tarihte, etkili maddesi, hangi hastalık veya zararlı için kullanıldığı,
hasat bekleme süresi, ruhsat tarihi, fatura nosu, kimin tarafından uygulandığı
ve kimin tarafından tavsiye edildiği)tutulmalıdır. Ø Gübre kayıtları Kullanılan
her türlü gübre kayıtları (ne zaman, ne kadar, hangi üretim alanına
uygulandığı, içeriği, ticari adı, kimin tarafından uygulandığı)tutulmalıdır. 58
Ø
Hasat kayıtları Ne zaman, ne miktarda ve ne kalitede ürün hasat edildiği, kimin
tarafından toplandığı, hangi kişiye satıldığı ve her bir partinin faturaları
kayıt altına alınmalıdır. Ø
Paketleme, işleme, depolama kayıtları Ürünün mal kabulden geçtikten sonra
nakliye aşamasına kadar olan tüm sürecin kayıtları (kimin işlediği,
kullanıldıysa hangi kimyasallarla temas ettiği, hangi palette paletlendiği,
hangi mağaza ve markete gönderildiği, nakliye araç bilgileri, araç içi ısı
ölçümleri kayıtları) tutulmalıdır. Ø
Analizler Üretimde kullanılan toprağın kimyasal, sulama suyunun fiziksel,
kimyasal, mikrobiyolojik analiz sonuçları, hasat edilmiş ürünün rezidü
(pestisit kalıntı analizleri) sonuçları kayıtları tutulmalıdır. 59 UYGULAMA
FAALİYETİ Aşağıdaki işlem basamaklarını takip ederek uygulama faaliyetini
gerçekleştiriniz. İşlem Basamakları Öneriler Ø Topraklı ve topraksız yetiştirme ortamlarını
inceleyiniz. Ø
Çevrenizde yapılan seracılık uygulamalarında topraklı ve topraksız yetiştirme
şekillerini inceleyiniz. Ø
Topraksız tarımla ilgili resim ve video görüntüleri bulunuz. Ø Tarımla ilgili web
sayfalarını inceleyiniz. Ø
Topraksız yetiştirme ortamlarının fiziksel özelliklerini inceleyiniz. Ø Topraksız yetiştirmenin
sıvı yetiştirme ortamında mı, katı yetiştirme ortamında mı yapıldığını
inceleyiniz. Ø Her
iki sistemin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırınız. Ø Organik materyalleri
hazırlayınız. Ø
Bitkinin kök ve yetişme ortamına uygun organik materyalini seçiniz. Ø Materyalin dar alan ve
geniş alanlarda kullanılma durumunu inceleyiniz. Ø Uygun organik materyalleri temin ediniz. Ø İnorganik materyalleri
hazırlayınız. Ø Bitkinin
kök ve yetişme ortamına uygun inorganik materyalini araştırınız. Ø Uygun inorganik
materyalleri temin ediniz. Ø
Organik tarım ilkelerini açıklayınız. Ø
Organik tarım yönetmeliklerini inceleyiniz. Ø
Topraksız tarım yapan firma ve kişiler ile iletişime geçiniz. Ø Organik ürün satışı yapan
firma ve kişiler ile görüşünüz. Ø
Organik ürün sertifikalandırma kuruluşları ile iletişime geçiniz. Ø İyi tarım uygulamalarının
uygulama esaslarını araştırınız. Ø İyi
tarım uygulamaları yönetmeliklerini inceleyiniz. Ø İyi tarım uygulamaları uygulayan firma ve
kişiler ile iletişime geçiniz. Ø İyi
tarım uygulamaları ile üretilmiş ürünleri pazarlayan firma ve kişiler ile
görüşünüz. Ø İyi
tarım uygulamaları sertifikalandırma kuruluşları ile iletişime geçiniz.
UYGULAMA FAALİYETİ 60 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan
yerlere doğru sözcükleri yazınız. 1. İçerisinde toprak bulunmayan her türlü
yetiştirme ortamında bitki yetiştirilmesine genel anlamda ………………………………… denir.
2. Suyun drene olmasından sonra ortamda kalan hava ile dolu gözeneklerin hacmi,
ortamın ……………………………………. altına düşmemelidir. 3. Materyalin bitkiler için
zararlı olabilecek …………………………… içerip içermemesi de önemlidir. 4. Hidroponik,
kelime anlamında ………………….. içerisinde desteksiz olarak bitki yetiştiriciliği
anlamındadır. 5. Besin çözeltisinin 0,5 mm ince bir film şeklinde ve belirli
bir debi ile akacağı bir kanal bulunan sistem ………………………………….sistemidir. 6. Sera
zeminin NFT kanallarının yerleştirilmesi durumuna göre şekil verilerek kaplanması
yöntemine …………………………………denir. 7. Organik tarım konusunda en büyük otorite
…………………………………………………………………….kuruluşudur. 8. Organik tarımda kullanımı kesinlikle
yasak olan maddeler ………………………….maddelerdir. 9. İyi Tarım Uygulamaları
Yönetmeliği ülkemizde ilk olarak ………………..yılında yayınlanmıştır. 10. İyi Tarım
Uygulamaları Sertifikası …………………………………………tarafından yetkilendirilen kontrol ve
sertifikasyon kuruluşları tarafından verilen bir sertifikadır. DEĞERLENDİRME
Cevaplarınızı cevap anahtarıyla karşılaştırınız. Yanlış cevap verdiğiniz ya da
cevap verirken tereddüt ettiğiniz sorularla ilgili konuları faaliyete geri
dönerek tekrarlayınız. Cevaplarınızın tümü doğru ise “Modül Değerlendirme ”ye
geçiniz. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 61 MODÜL DEĞERLENDİRME KONTROL LİSTESİ Bu modül
kapsamında aşağıda listelenen davranışlardan kazandığınız beceriler için Evet,
kazanamadığınız beceriler için Hayır kutucuğuna (X) işareti koyarak kendinizi
değerlendiriniz. Değerlendirme Ölçütleri Evet Hayır 1 Açık alanda
yetiştiricilik yapılacak yerdeki ekolojik faktörleri incelediniz mi? 2 Açık
alanda yetiştirilecek bitki tür ve çeşitlerini öğrendiniz mi? 3 Açık alanda
yetiştiricilik yapılacak yerdeki ulaşım şartlarını incelediniz mi? 4 Bahçedeki
sulama imkânları yeterli mi? 5 Bahçe kurulacak yerin toprağı tarım için uygun
mu? 6 Arazi miktarı yeterli mi? 7 Bahçe yerleşim yerlerine yakın mı? 8 Üretilen
tarımsal ürünlerin satış yerini ve şeklini belirlediniz mi? 9 Bitki türüne göre
örtü altı yetiştiricilik sistemlerini uyguladınız mı? 10 Örtü altında yetiştirilen
bitkileri tanıtıcı tablolar oluşturdunuz mu? 11 Örtü altında yetiştiricilikteki
olumsuz koşullara karşı gerekli tedbirleri aldınız mı? 12 Alternatif
yetiştiricilik sistemlerinin uygun olanını kullandınız mı? DEĞERLENDİRME
Değerlendirme sonunda “Hayır” şeklindeki cevaplarınızı bir daha gözden
geçiriniz. Kendinizi yeterli görmüyorsanız öğrenme faaliyetini tekrar ediniz.
Bütün cevaplarınız “Evet” ise bir sonraki modüle geçmek için öğretmeninize
başvurunuz. MODÜL DEĞERLENDİRME 62 CEVAP ANAHTARLARI ÖĞRENME FAALİYETİ-1’İN
CEVAP ANAHTARI 1 iklim 2 0 °C, don 3 sağlıklı 4 bol ve kaliteli 5 6-8 6 risk ve
belirsizlik ÖĞRENME FAALİYETİ-2’İN CEVAP ANAHTARI 1 yılın her mevsiminde 2
kârlı ve kaliteli 3 Turfanda 4 3 yıl 5 60-140 6 50-100, 1000 ÖĞRENME FAALİYETİ-3’ÜN
CEVAP ANAHTARI 1 Topraksız Tarım 2 Toplam Hava Kapasitesinin 3 Toksik Madde 4
Besin Çözeltisi 5 Besleyici Film Tekniği 6 Sabit Kanallar 7 Uluslararası
Organik Tarım Federasyonu 8 sentetik 9 2004 10 Gıda, Tarım Ve Hayvancılık
Bakanlığı CEVAP ANAHTARLARI 63 KAYNAKÇA Ø
BAŞAR H., Bitki Yetiştirme Ortamları ve Hidroponik Ders Notları, Uludağ Ünv.
Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü, Bursa, 2006. Ø YAYÇEP, Sebzecilik 2, Ankara, 2004. Ø AĞAOĞLU Sabit, Hasan ÇELİK,
Yılmaz FİDAN, Genel Bahçe Bitkileri, A.Ü.Ziraat Fakültesi, ANKARA, 1997. Ø ARICI İsmet, Seracılık,
Anadolu Üniversitesi Basımevi, Eskişehir, 1995. Ø BAYKAL M. Celal, Tarım Meslek Lisesi Özel
Sebzecilik Ders Kitabı, Çağdaş Basımevi, Ankara, 1976. Ø ERASLAN Hüseyin, Örtü Altı
Yetiştiriciliği, Uğurer Yayınları, Ankara, 2004. Ø SEVGİCAN Ayten, Örtü Altı Sebzeciliği, Ege
Üniversitesi Ziraat Fakültesi, İzmir, 1998. Ø
ŞENİZ Vedat, Mehmet ÖZGÜR, Özkan SİVRİTEPE, M. Hakan ÖZER, Sebzecilik, Anadolu
Üniversitesi Basımevi, Eskişehir, 1995. Ø
VURAL Hüseyin, Dursun EŞİYOK, İbrahim DUMAN, Kültür Sebzeleri (Sebze
Yetiştirme), Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir, 2000. Ø YAZGAN Abdurrahman, Genel
Sebzecilik, Cumhuriyet Üniversitesi Yayınları: 33, Tokat Ziraat Fakültesi
Yayınları: 9, Tokat, 1990. KAYNAKÇA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder